04 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
01 Ekim 2026

Sinek ilacı ve benzeri ürünler sıkı denetime tabi tutulmaya başlandı

Batı Nil virüsü vakalarının Güney Kıbrıs’ın ardından KKTC’de de görülmesi sonrasında özellikle sinek ilacı ve benzeri ürünlerde bazı sıkıntıların yaşandığı yönündeki şikayetler Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’na bağlı ekipler tarafından denetlenmeye başladı.

Alo 171 Tüketici Hattı’na bu yönde gelen şikayetlerin ardından harekete geçen ekipler tarafından piyasada fiyat ve stok kontrolü gerçekleştiriliyor.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, halk sağlığını da ilgilendiren bu konuda gelen şikayetleri anında dikkate aldıklarını ve geniş çaplı bir denetim başlattıklarını ifade ederek, söz konusu ürünlere ilişkin değerlendirmeleri kamuoyunun bilgisine getireceklerini söyledi.

Taçoy, vatandaşlara da çağrıda bulunarak, karşılaştıkları her türlü durumu Alo 171 Tüketici Hattı’na iletebileceklerini, her şikayetin mutlaka araştırılacağını hatırlattı.

01 Ekim 2026

Yağışlar pazartesiye kadar sürecek

Ülkede dünden itibaren yer yer etkili olan yağışların pazartesi gününe kadar süreceği, hava sıcaklığının ise yaklaşık 2 derece düşeceği açıklandı.

Meteoroloji Dairesi’nin 1-7 Ekim tarihlerini kapsayan hava tahmin raporuna göre bölge, alçak basınç sistemi ile üst atmosferdeki serin ve nemli hava kütlesinin etkisinde kalacak.

Hava, pazartesiye kadar parçalı bulutlu, yer yer sağanak veya gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışlı sistem pazartesiden sonra etkisini kaybedecek.

Sıcaklıkların da düşmesiyle birlikte en yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde ve sahillerde 26 – 29 derece dolaylarında seyredecek. Rüzgar ise periyodun ilk yarısında Kuzeyli, ikinci yarısında ise Güney ve Batı yönlerden orta, zaman zaman kuvvetli esecek.

01 Ekim 2026

Döviz kurları: Dolar 49,20, euro 55,70, İngiliz sterlini 65,20 TL

Serbest piyasada bugün dolar 49,20, euro 55,70, İngiliz sterlini 65,20 TL’den işlem görüyor.

Bu sabah 08.20 itibarıyla 48,90 TL’den alınan dolar, 49,20 TL’den; 55,30 TL’den alınan euro 55,70 TL’den satılıyor.

İngiliz sterlininin alışı 64,80 TL’den, satışı ise 65,20 TL’den gerçekleşiyor.

30 Eylül 2026

Yapay zekanın gölgesinde çevirmenliğin geleceği yeniden şekilleniyor

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun 2017’de aldığı kararla ilan edilen 30 Eylül Uluslararası Çeviri Günü, farklı diller arasında iletişimi sağlayan çevirmen, tercüman ve diğer dil profesyonellerinin çalışmalarına dikkati çekiyor. Yapay zekanın dil teknolojilerindeki hızlı gelişimi ise çevirmenlerin meslekteki rolünün nasıl değişeceği sorusunu gündeme taşıyor.

Büyük dil modelleri, geleneksel makine çevirisinden farklı olarak yalnızca kelimeleri bir dilden diğerine aktarmak yerine metnin bağlamını, cümle yapısını ve önceki ifadeleri dikkate alarak daha doğal çeviriler oluşturabiliyor. Ancak 2026’da yayımlanan araştırmalar, profesyonel çeviri süreçlerinde yapay zekanın insan çevirmenin yerini tamamen almasından çok, insanla birlikte kullanılmasının öne çıktığına işaret ediyor.

71 BİN SEGMENTTE YAPAY ZEKA VE İNSAN KARŞILAŞTIRILDI

Avrupa Makine Çevirisi Birliği’nin 2026 konferansında sunulan bir araştırmada, İngilizceden 10 farklı dile ve 5 farklı alana yönelik toplam 71 bin 262 üretim segmenti incelendi.

Araştırma kapsamında 6 bin 618 segment, 60 profesyonel çevirmen tarafından ayrıca değerlendirildi. Araştırmacılar, yapay zeka tarafından üretilen çevirileri dil kılavuzları ve kaliteli iki dilli örneklerle yeniden düzenleyen “AI post-editing” sistemi geliştirdi.

Bu sistem, doğrudan büyük dil modeliyle yapılan çevirilerin yanı sıra Google Translate ve DeepL çıktılarıyla karşılaştırıldı. Yapay zeka destekli iki farklı son düzenleme yönteminin, genel kalite açısından diğer çeviri sistemlerinden daha iyi sonuç verdiği belirlendi.

Doğrudan büyük dil modeliyle yapılan çeviriler ise aynı kalite seviyesine ulaşamadı. Bulgular, yapay zekanın ürettiği metnin alan bilgisi, terminoloji ve editoryal kurallar doğrultusunda insan tarafından yeniden işlenmesinin çeviri kalitesinde belirleyici olabildiğini gösterdi.

HIZ AVANTAJI KALİTEYİ TEK BAŞINA BELİRLEMİYOR

Yapay zekanın çeviri alanındaki en belirgin avantajlarından biri, yüksek hacimli metinleri kısa sürede işleyebilmesi. Ancak araştırmalar, hızlı üretimin nihai metnin kalitesiyle doğrudan eş anlamlı olmadığını ortaya koyuyor.

Rutgers Üniversitesi’ndeki araştırmacıların 9 Temmuz 2026’da “Digital Translation” dergisinde yayımlanan çalışmasında, ABD’deki devlet kurumlarının kullandığı hukuki nitelikteki belgelerin İngilizceden İspanyolcaya çevirisinde farklı yöntemler karşılaştırıldı.

27 profesyonel çevirmenin dahil edildiği araştırmada insan çevirisi, makine çevirisi sonrası insan düzenlemesi ve yapay zeka destekli yöntemler değerlendirildi. Makine çevirisi sonrası insan düzenlemesinin, yalnızca insan çevirisine kıyasla işlem süresini önemli ölçüde azalttığı görüldü. GPT-4’ün de DeepL ve Google Translate gibi geleneksel makine çevirisi sistemlerine kıyasla daha yüksek genel kalite puanları aldığı belirlendi.

Bununla birlikte, insan tarafından düzenlenen makine çevirisinin, kalite bakımından insan çevirisine yakın sonuçlar verebildiği tespit edildi. Bulgular, yapay zekanın çevirmenin tamamen devre dışı bırakılmasından ziyade ilk taslak ve destek aşamalarında kullanılmasının öne çıktığını gösterdi.

Avrupa Dil Endüstrisi’nin Mart 2026 tarihli araştırması da yapay zekanın bazı dil hizmetlerini dönüştürdüğünü ve yeni mesleki rollerin ortaya çıktığını ortaya koydu.

DEYİM VE KÜLTÜREL İFADELERDE İNSAN KONTROLÜ ÖNEMLİ

Çeviride kelimelerin doğru karşılığını bulmak, anlamın hedef dile eksiksiz aktarılması için her zaman yeterli olmuyor. Deyimler, atasözleri, argo ifadeler ve kültürel göndermeler, kelimesi kelimesine çevirinin anlam kaybına yol açabildiği alanların başında geliyor.

Monash Üniversitesi’nde 2025’te yapılan bir araştırmada, farklı kültürlere dayanan atasözlerinin yapay zeka tarafından çevrilmesi incelendi. Çalışmada, benzer kültürel geçmişe sahip diller arasında yapay zeka modellerinin daha başarılı sonuçlar verdiği ve büyük dil modellerinin geleneksel makine çevirisi sistemlerinden genel olarak daha iyi performans gösterdiği belirlendi.

Ancak araştırmada BLEU, CHRF++ ve COMET gibi otomatik değerlendirme ölçütlerinin atasözü çevirilerinin kalitesini her zaman güvenilir şekilde ölçemediği de görüldü. Bu durum, bir çevirinin otomatik sistemlerden yüksek puan almasının kültürel anlamın hedef dile doğru aktarıldığını tek başına göstermediğine işaret etti.

ÇEVİRMENLİK YERİNE YENİ BİR İŞ AKIŞI

Yapay zekanın profesyonel çevirmenler tarafından nasıl kullanıldığı da mesleğin dönüşümüne ilişkin ipuçları veriyor.

İtalya’daki IULM Üniversitesi’nin 2024’te gerçekleştirdiği araştırmaya göre, profesyonel çevirmenlerin yüzde 29,4’ü üretken yapay zekayı iş akışına dahil etti. Bu araçlar en çok bağlamdaki anlamı belirleme, cümleleri yeniden ifade etme, kısaltma, özetleme, sadeleştirme, eş anlamlı ve metafor bulma gibi görevlerde kullanıldı.

Üretken yapay zekadan yararlanan çevirmenlerin yalnızca yüzde 28,8’inin bu araçları çalışma zamanlarının yarısından fazlasında kullandığı belirlendi. Bu sonuç, yapay zekanın profesyonel çeviride henüz tüm sürecin yerini alan bir teknoloji olmaktan ziyade farklı aşamalarda kullanılan yardımcı bir araç olarak konumlandığını gösterdi.

Güncel araştırmalar, çeviri sektöründe insan ve yapay zekanın birlikte kullanıldığı hibrit modellerin öne çıktığına işaret ediyor. Bu modelde yapay zeka taslak oluşturma ve yüksek hacimli metinleri işleme görevlerini üstlenirken, terminoloji, bağlam, kültürel anlam ve son editoryal değerlendirme insan uzmanlığıyla şekilleniyor.

Özellikle hukuk ve sağlık gibi uzmanlık gerektiren alanlarda, düşük kaynaklı dillerde ve deyimsel veya kültürel ifadelerde hız ile doğruluk arasındaki fark daha belirgin hale geliyor. Yapay zeka milyonlarca kelimeyi kısa sürede işleyebilse de çevirinin hedef dilde hangi anlamı taşıması gerektiğinin belirlenmesinde bağlam, kültür ve metnin kullanım amacı insan denetiminin önemini koruduğu alanlar arasında yer alıyor.

30 Eylül 2026

Güllü’nün ölümü davası yarın! Kızı Tuğyan ilk kez hakim karşısına çıkacak

Yalova‘da 26 Eylül 2025’te 6’ncı kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden, “Güllü” adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un (52) ölümüyle ilgili davanın görülmesine yarın başlanıyor. Şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter (28) ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet, arkadaşı Sultan Nur Ulu (25) ise ‘Yalan tanıklık’ suçundan 4 yıla kadar hapis cezası talebiyle Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkacak.

3 FARKLI İFADE VEREN KIZI TUTUKLANDI

‘ Güllü‘ olarak tanınan şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Olaya ilişkin Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma kapsamında otopsi yapılan Güllü, İstanbul’da toprağa verildi. Daha önce alınan 3 ifadesinde de farklı konuşan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile arkadaşı Sultan Nur Ulu, gözaltına alındı. Tuğyan Ülkem Gülter, ‘Kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanırken, Sultan Nur Ulu hakkında ev hapsi kararı verildi.

SORUŞTURMA 11 AY SONRA TAMAMLANDI

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma 11 ay sonra tamamlandı. Hazırlanan iddianamede; bir numaralı sanık olarak yer alan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter hakkında ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. İddianamede; Güllü‘nün, kızı Tuğyan’a ait odanın penceresinden düştüğü, 18 metre yükseklikten beton zemine çarptığı, kafatası ve omur kırıkları ile çok sayıda iç organ ve büyük damar yaralanmasına bağlı iç kanama sonucu hayatını kaybettiği kaydedildi. Toksikoloji incelemesinde; Gül Tut’un kanında 3.53 promil alkol tespit edildiği, kullanılan ilaçların toksik seviyede olmadığı ve zehirlenerek öldürüldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı ifadesine de yer verildi.

SAVCILIK: GÜLLÜ’YÜ ODAYA GETİRMEK İÇİN EN SEVDİĞİ ŞARKI AÇILDI

Tuğyan Ülkem Gülter’in olay gecesi arkadaşı Sultan Nur Ulu’dan annesinin çok sevdiği ‘Malkata’ isimli roman havasını açmasını istediği, şarkının Güllü banyodan çıktığı sırada cep telefonundan başlatıldığı belirlendi. Müziği duyan Gül Tut’un, ‘O ne lan?’ diyerek kızının odasına geldiği, odadakilerle birlikte müziğe eşlik ettiği ve bir süre roman havası oynadığı kaydedildi. Savcılık, şarkının özellikle Gül Tut’u olayın meydana geldiği odaya getirmek amacıyla açıldığını ve bunun tasarlanan eylemin bir parçası olduğunu belirtti.

ANNESİNİ, “HADİ GÖRÜŞÜRÜZ” DİYEREK PENCEREDEN ATTIĞI İDDİASI

İddianamede; olay anına ait kamera ses kayıtları üzerinde İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından ayrıntılı inceleme yapıldığı belirtildi. Bilirkişi raporunda, düşmenin hemen öncesinde genç bir kadın sesi tarafından alaycı ve neşeli bir tonla ‘Hadi görüşürüz’ denildiğinin değerlendirildiği aktarıldı. Savcılık, bu sözün Tuğyan Ülkem Gülter tarafından söylendiği kanaatine vardı. İddianamede, Gülter’in bu sözlerin hemen ardından annesini kalça altından iki eliyle kavradığı, ayaklarını yerden keserek pencereden aşağı attığı belirtildi.

Olay sırasında odada bulunan Sultan Nur Ulu’nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut’un alkollü olduğunu ve pencereden düştüğünü söylediği ancak daha sonra verdiği ifadede olayın farklı şekilde gerçekleştiğini anlattığı belirtildi. Sultan Nur Ulu’nun, Gül Tut’un yüzü pencereye dönük halde bulunduğu sırada Tuğyan’ın annesini kalça altından iki eliyle kavradığını, ayaklarını yerden keserek aşağı attığını belirttiği ifadesi de iddianamede yer aldı. Tanığın avukatıyla yaptığı kayda alınmış telefon görüşmesinde de Tuğyan’ın yaptığı şeylerin bedelini ödemek istemediğini ve savcılığa giderek gerçekleri anlatacağını söylediği tespit edildi. Savcılık, bu ses kaydının tanığın sonradan verdiği ifadesini desteklediğini değerlendirdi.

“BİR GÜN CAMDAN ATIP ÖLDÜRECEĞİM”

İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan aylar önce annesinin ölmesini istediğini gösterdiği ileri sürülen çok sayıda mesaj ve tanık anlatımına yer verildi. Üç tanık, Tuğyan’ın kendilerine annesini ‘Bir gün camdan atıp öldüreceğini’ söylediğini iddia etti. Bir başka tanık ise Gülter’in annesi veya kendisinden birinin öleceği yönünde sözler sarf ettiğini anlattı. Gülter’in eski sevgilisi K.E. ile yakınlarına gönderdiği mesajlarda ‘Bıktım bu annemden’, ‘Gebersin’, ‘Bu kadın ölsün’, ‘Ölmüyor, ne zaman?’ ve ‘Ona büyük bir şey yapacağım’ şeklinde ifadeler kullandığı belirtildi.

“ZİHİNSEL OLARAK EYLEME HAZIRLANMIŞ”

Tuğyan’ın olaydan yaklaşık 2 ay önce eski erkek arkadaşı K.E.’ye, ‘Annem birazdan kendini atıyor’ şeklinde mesaj gönderdiği de iddianamede yer aldı. Savcılık, bu mesajı Gülter’ib eylemine ilişkin ‘zihinsel hazırlık süreci’nin göstergelerinden biri olarak değerlendirdi.

Evde bulunan kamera kayıtlarının ham halinde, Gül Tut’un yere düşmesinden önce kısa aralıklarla 3 farklı çarpma ve darbe sesinin duyulduğu tespit edildi. Bilirkişi değerlendirmesinde; ikinci ve üçüncü çarpma sesi arasındaki yaklaşık 1,9 saniyelik sürenin Gül Tut’un pencereden çıkışıyla beton zemine çarpması arasında geçen süreyle büyük ölçüde örtüştüğü belirtildi. Gül Tut’un odada bulunan Tuğyan ve Sultan’a yaklaşık bir metre mesafede olduğu ancak ilk darbe sesinden sonra yaklaşık 7 saniye boyunca iki kişiden de herhangi bir bağırma veya kurtarma refleksi duyulmadığı aktarıldı. Savcılık, bu durumun Tuğyan ve Sultan’ın düşme olayını gördüklerine ve olayın anlatıldığı gibi ani bir kaza olmadığına işaret ettiğini kaydetti.

“DIŞ KUVVET VEYA TEMASIN BULUNMASI KAZA İHTİMALİNDEN YÜKSEK”

Olayın gerçekleştiği odanın zemininden alınan numunelerde; kayganlaştırıcı herhangi bir maddeye rastlanmadı. Gül Tut’un tıbbi kayıtlarında intihar düşüncesine ilişkin bir bulgu bulunmadığı, şarkıcının yükseklik korkusu olduğunun birçok tanık tarafından anlatıldığı belirtildi. Bilirkişi heyeti, Gül Tut’un vücut yapısı ve pencerenin yüksekliği dikkate alındığında geriye doğru düşmesi için dışarıdan bir kuvvet veya temas bulunmasının, kaza ihtimalinden daha mümkün olduğu yönünde görüş bildirdi. Adli Tıp Kurumu ise yüksekten düşmenin intihar, kaza veya başka bir kişinin etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin tıbben ayırt edilemeyeceğini ve olayın adli soruşturmayla aydınlatılması gerektiğini kaydetti.

MESAJLARI SİLDİRMEK İSTEMİŞ

İddianamede; Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan sonra eski erkek arkadaşı K.E.’den telefon ekranını paylaşmasını ve aralarındaki mesajları silmesini istediği belirtildi. Gülter’in K.E.’ye katıldığı canlı yayında susması, olay gecesinden ve annesiyle arasındaki sorunlardan bahsetmemesi yönünde baskı yaptığı, annesiyle ilişkisinin iyi olduğunu söylemesini istediği ifade edildi. Savcılık ayrıca Tuğyan’ın olayın tek görgü tanığı konumundaki Sultan Nur Ulu’yu sürekli yanında tutmaya çalıştığını, başka biriyle buluştuğu sırada takip ettiğini ve gerçekleri anlatmaması için tehdit ettiğini kaydetti.

“HAKKIMI HELAL ETMEM”

Tuğyan ve Sultan’ın olaydan sonra İstanbul’da kaldıkları bir otelde, yurt dışına nasıl çıkabilecekleri konusunda bir kişiyle telefon görüşmesi yaptıkları kaydedildi. Görüşmede; Sultan’a Tuğyan tarafından tehdit edilip edilmediğinin sorulduğu, Tuğyan’ın iaraya girerek, ‘Tabii ki ediyorum. Birgün beni yalnız bırakırsa hakkımı helal etmem’ dediği belirtildi. Gülter’in olayın ardından telefon değiştirdiği, cihazını fabrika ayarlarına döndürdüğü ve bazı mesajların silinmesini istediği de iddianamede destekleyici deliller arasında gösterildi.

“SERİ KATİL DAVASI” OYUNUNU İNCELEMİŞ

Tuğyan Ülkem Gülter’in dijital materyallerinde ise ‘Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?’, ‘Kokain saçta ne zaman çıkar?’ ve ‘Saçta metamfetamin çıkar mı?’ şeklinde internet aramaları yaptığı tespit edildi. Gülter’in ayrıca ‘Çözülmemiş davalar, seri katil davası, dedektif oyunu, suçluyu bulma’ isimli bir kutu oyununu internet üzerinden incelediği belirtildi. Buna karşın Tuğyan ve Sultan’dan alınan saç örneklerinde, uyuşturucu veya uyarıcı madde tespit edilmedi. Şüphelilerin üzerlerinde, evlerinde ve eşyalarında yapılan aramalarda da suç unsuruna rastlanmadı.

YAŞADIĞI PANİK KAMERAYA YANSIDI

Olay gecesine ait yeni güvenlik kamerası görüntüleri de ortaya çıktı. Görüntülerde; Güllü’nün düşmesinin ardından Tuğyan’ın bina girişinde polis ekipleriyle konuştuğu, daha sonra daireye çıktığı görüldü. Tuğyan’ın olay sonrasında panik yaşadığı ve polis ekiplerine, “Annem neden öyle söylüyor, annem iyi mi?” dediği görüntülere yansıdı.

O ANLARI UYGULAMALARI OLARAK ANLATTI

Öte yandan Sultan Nur Ulu’nun, savcılıkta verdiği ifade sırasında olay anını canlandırdığı öğrenildi. Tuğyan Ülkem Gülter’in annesine arkadan yaklaşarak kalçasının altından kavradığını ve ardından pencereden aşağı attığını öne süren Ulu’nun o anları uygulamalı olarak anlattığı görüntüler dava dosyasına girdi. Ulu, savcılık ifadesinde de Tuğyan’ın annesini arkadan tuttuğunu, ardından yukarı doğru çektiğini gördüğünü iddia etti. Sultan Nur Ulu, Güllü’nün bu olayın ardından pencereden düştüğünü iddia ederek, Tuğyan’ın daha sonra “Koş” diye bağırarak aşağıya doğru gittiğini söyledi. Ulu, ifadesinin devamında kendisinin de Tuğyan’ın peşinden gittiğini anlattı.

BAŞSAVCILIK: ÖNCEDEN TASARLAMIŞ

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı, mesaj kayıtları, tanık anlatımları, ses çözümleri, bilirkişi raporları ve olay sonrasındaki davranışlarını birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini önceden tasarlayarak öldürdüğünü kaydetti. İddianamede, tutuklu Gülter’in, ‘Tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edildi. İddianamede, ikinci sanık olarak yer alan ve ev hapsi kararı daha sonra kaldırılan Ulu’nun ise ‘Yalan tanıklık’ suçundan 4 yıla kadar hapsi istendi. Sanıkların yargılanmasına, 1 Ekim Perşembe günü Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlanacak.

30 Eylül 2026

Aziz Yıldırım’ın Acun Ilıcalı davasında 3. ret

Acun Ilıcalı’ya ait 217 numaralı locayla Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın tasarruf girişimine yönelik açılan dava için mahkeme yine ret kararı verdi.

İş insanı Acun Ilıcalı’nın avukatı Hakan Öncel, Fenerbahçe Stadı’ndaki 217 numaralı locaya yönelik açılan davada mahkemenin üçüncü kez red kararı verdiğini açıkladı.

Av. Dr. Hakan Öncel’in konuyla ilgili yazılı yaptığı açıklama şöyle:

” Aziz Yıldırım‘ın, Acun Ilıcalı’ya ait 217 numaralı locaya yönelik hukuka aykırı tasarruf girişimleri bağımsız mahkemelerce üçüncü kez reddedilmiştir. Aziz Yıldırım’ın şirketi adına mahkemeye sunulan dilekçede, Acun Ilıcalı’nın fiilen locada maç izlediği Mart 2026’da, loca ödemesinin bizzat kendi şirketi tarafından yapıldığı yönünde iddialara yer verilmiştir. Yargıyı yanıltma maksadıyla Fenerbahçe’nin resmi antetinin gerçeğe aykırı biçimde kullanılması yönünde şüphe sebebiyle suç duyurusunda bulunulmuştur, yürütülen soruşturma halen sürmektedir. Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kurumsal kimliğini mesnetsiz iddialara alet eden bu girişim karşısında, adli makamlar nezdinde tüm yasal haklarımızı eksiksiz kullanacağımızı kamuoyuna saygılarımızla bildiririz.”

30 Eylül 2026

Takipçisinin yorumu Ecem Erkek’i sinirlendirdi!

“Güldür Güldür” programıyla ünlenen Ecem Erkek, sosyal medyada kendisine gelen bir yoruma verdiği cevapla gündeme geldi.

Ecem Erkek, sosyal medya hesabından bir takipçisinden gelen mesajı paylaştı.

“BURNUNU YAPTIRSANA”

Bir kullanıcının oyuncuya “Burnunu yaptırsana” şeklindeki yorumuna tepki gösteren Erkek, cevabıyla dikkat çekti.

“SENİN GİBİ HER ŞEYE BURNUMU SOKAYIM”

Ünlü oyuncu, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Yaptırayım da senin gibi her şeye burnumu mu sokayım? Sayın gönül yapılı burun meraklısı”.

Erkek’in bu yanıtı, kısa sürede sosyal medyada gündem oldu.

30 Eylül 2026

Victoria’s Secret 2026 kadrosu açıklandı: İşte podyuma çıkacak modeller

Victoria’s Secret’ın yıllardır büyük ilgi gören moda şovu için hazırlıklar sürüyor.

Bu yıl New York yerine Los Angeles’ta gerçekleştirilecek Victoria’s Secret Fashion Show’un müzik kadrosu da belli oldu.

29 Eylül’de yapılan açıklamaya göre gösteride Megan Thee Stallion, Megan Moroney, Tate McRae ve KATSEYE sahne alacak.

10 model açıklandı

Gösterinin müzik kadrosunun yanı sıra podyuma çıkacağı doğrulanan modeller de dikkat çekiyor.

Şu ana kadar açıklanan 10 isim arasında Adriana Lima, Gigi Hadid, Paloma Elsesser, Imaan Hammam, Anok Yai, Candice Swanepoel, Ashley Graham, Abby Champion, Alex Consani ve Devyn Garcia bulunuyor.

Victoria’s Secret ise yeni isimlerin ilerleyen günlerde açıklanabileceğini duyurdu.

30 Eylül 2026

Girne’de park halindeki araç alev aldı

Girne’de yol kenarında park halinde bulunan araçta yangın meydana geldi.

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre olay, 29 Eylül 2026 tarihinde saat 13.00 sıralarında Girne’de Türkmen Sokak üzerinde meydana geldi.

Yol kenarında park halinde bulunan SB 509 plakalı araçta, muhtemelen motor bölümündeki elektrik aksamlarının kısa devre yapıp alevlenmesi sonucu yangın çıktı.

Yangın, İtfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Yangın sonucunda aracın motor bölümü yanarak zarar gördü.

Olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

30 Eylül 2026

İngiltere Parlamentosu’nda Erhürman’a ilişkin soru soruldu

İngiltere Parlamentosu’nda Muhafazakâr Parti mensubu Lord Richard Balfe tarafından, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Kıbrıs sorununun geleceğine ilişkin iki yeni yazılı parlamenter soru yöneltildi.

ERHÜRMAN’IN SEÇİLMESİNE İLİŞKİN HÜKÜMETİN DEĞERLENDİRMESİ SORULDU: DÜZENLİ TEMAS VE FEDERASYON YANITI VERİLDİ

Lord Balfe, ilk sorusunda İngiltere Hükümeti’nin Tufan Erhürman’ın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Cumhurbaşkanı seçilmesine ilişkin herhangi bir değerlendirme yapıp yapmadığını sordu.

İngiltere Dışişleri, Milletler Topluluğu ve Kalkınma Ofisi Parlamento Dışişleri Bakan Yardımcısı Lord Wood of Anfield (Stewart Martin Wood) tarafından verilen yanıtta, hükümetin “tüm Kıbrıslılara fayda sağlayacak kalıcı, kapsamlı ve adil bir çözüm” için destek vermeye devam ettiği belirtildi. Yanıtta, çözümün Birleşmiş Milletler parametreleri çerçevesinde, “siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli, iki toplumlu federasyon” temelinde olması gerektiği ifade edildi. İngiltere’nin Kıbrıs Türk toplumunun, BM öncülüğündeki çözüm sürecinde kendi temsilcilerini seçme hakkına saygı duyduğu belirtilen yanıtta, Kıbrıs Türk temsilcileriyle İngiltere’nin uzun süredir uyguladığı tanımama politikası ve BM öncülüğündeki çözüm sürecine destek çerçevesinde temas kurulduğu kaydedildi. Yanıtta ayrıca, İngiltere’nin Lefkoşa’daki Yüksek Komiserliği’nin Kıbrıs sorunu konusunda Tufan Erhürman ve ekibiyle düzenli olarak temas kurduğu ifade edildi.

ERHÜRMAN İLE KIBRIS SORUNUN GELECEĞİNE İLİŞKİN GERÇEKLEŞTİRİLEN GÖRÜŞMELER DE SORULDU: HÜKÜMETTEN AYNI İÇERİKTE YANIT GELDİ

Lord Balfe, ikinci yazılı sorusunda ise İngiltere Hükümeti’nin 1 Ocak’tan bu yana Tufan Erhürman ile Kıbrıs sorununun geleceği konusunda hangi görüşmeleri gerçekleştirdiğini sordu.

Bu soruya verilen yanıtta da ilk soruya verilen yanıtın aynısı kullanıldı.

İngiltere Hükümeti’nin tüm Kıbrıslılara fayda sağlayacak kalıcı, kapsamlı ve adil bir çözümü desteklediği belirtilen yanıtta, çözümün BM parametreleri çerçevesinde, siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelinde olması gerektiği yinelendi. Yanıtta, İngiltere’nin Kıbrıs Türk toplumunun BM öncülüğündeki çözüm sürecinde kendi temsilcilerini seçme hakkına saygı duyduğu belirtilerek, Kıbrıs Türk temsilcileriyle uzun süredir uygulanan tanımama politikası ve BM öncülüğündeki çözüm sürecine destek çerçevesinde temasların sürdüğü ifade edildi. İngiltere’nin Lefkoşa’daki Yüksek Komiserliği’nin de Kıbrıs meselesi konusunda Tufan Erhürman ve ekibiyle düzenli olarak temas kurduğu kaydedildi.

İKİ SORUYA DA HÜKÜMET TARAFINDAN AYNI İÇERİKTE YANIT VERİLEREK FEDERASYON MESAJI VERİLDİ

Böylece Lord Balfe’nin yönelttiği iki ayrı soruya İngiltere Hükümeti tarafından aynı içerikte yanıt verildi.

Yanıtlarda özellikle İngiltere’nin BM parametreleri çerçevesinde siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çözümüne desteği ve Kıbrıs Türk toplumunun kendi temsilcilerini seçme hakkına saygı duyduğu vurgulandı.