09 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
21 Ağustos 2026

Yamaçköy-Tirmen arasında ormanlık alanda yangın

Yamaçköy ile Tirmen köyleri arasında bulunan ormanlık alanda yangın çıktı.

21 Ağustos 2026 tarihinde saat 14.45 sıralarında meydana gelen yangının, henüz tespit edilemeyen bir sebepten dolayı başladığı bildirildi.
Yangına polis ve itfaiye ekiplerinin yanı sıra Sivil Savunma ve Orman Dairesi ekipleri müdahale ediyor. Bölge halkı da söndürme çalışmalarına destek verirken, çevre belediyelere ait iş araçları da yangınla mücadelede kullanılıyor.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışmaları sürüyor.

21 Ağustos 2026

Bankacılık sektörünün öz kaynaklarında yüzde 60,92 artış

KKTC Merkez Bankası, 2026 yılının Il. Çeyrek Bültenini yayımladı. 

Bankacılık sektörünün öz kaynakları, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 60,92 artış gösterirken, sektörün aktif toplamı içerisindeki en büyük payın sahibi yüzde 42,86 ile brüt krediler oldu.

Hava ve deniz yoluyla ülkeye gelen yolcu sayısında bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,4 artış görülürken, kara kapılarından ülkeye giren KKTC uyruklular hariç kişi sayısı yüzde 12,8 geriledi. 2026 yılı ikinci çeyreğinde KKTC vatandaşlarının kara kapılarından çıkış sayısı ise, 2025 yılı aynı dönemine göre yüzde 5,2 artış gösterdi.

2026 yılının ilk yarısında, önceki yılın aynı dönemine göre bütçe gelirlerinde yüzde 36, bütçe giderlerinde ise yüzde 34,9 artış oldu. 2026 yılının ilk yarısında bütçe açığı 5.171,4 milyon TL olarak gerçekleşti.

Bankacılık sektörü… “Aktif toplam içerisinde en büyük pay brüt kredilerde”

Merkez Bankası Başkanı Rifat Günay imzasıyla yapılan açıklamada, bankacılık sektörünün aktif toplamının, 2026 yılının Haziran ayı sonunda, 2026 yılı Mart ayına göre yüzde 8,83 artarak, 569.160,4 milyon TL’ye yükseldiği ifade edildi.

2026 yılı Haziran ayı itibarıyla sektörün brüt krediler toplamının 243.948,6 milyon TL, mevduat toplamının ise 424.682,6 milyon TL olduğu belirtilen açıklamada, 2026 yılının ikinci çeyreğinde, sektörün aktif toplamı içerisindeki en büyük payın, yüzde 42,86 ile brüt kredilere ait olduğu kaydedildi.

“Bir önceki yılın aynı dönemine göre brüt kredilerde yüzde 44,51 artış”

Brüt kredileri sırasıyla yüzde 32,05’lik payla nakit ve nakit benzeri kalemler, yüzde 15,21’lik payla Menkul Değerler Cüzdanı (MDC) ve yüzde 9,89’luk payla diğer aktifler kaleminin takip ettiği ifade edilen açıklamada, bir önceki yılın aynı dönemine göre brüt kredilerde yüzde 44,51 artış olduğu belirtildi.

Açıklamada, “2026 yılı haziran ayı itibarıyla, pasif toplamın yüzde 74,62’si mevduat, yüzde 12,64’ü özkaynaklar, yüzde 6,46’sı bankalara borçlar, yüzde 6,29’u ise diğer pasifler kalemlerinden oluşmaktadır.” denildi.

2026 yılı Haziran ayı itibarıyla kredi türleri içerisinde işletme kredilerinin 167.968,6 milyon TL ile ilk sırada, tüketici kredilerinin ise 44.312,2 milyon TL ile ikinci sırada yer aldığı belirtilen açıklamada, işletme kredilerinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 39,91, tüketici kredilerinde ise yüzde 55,21 artış gerçekleştiği kaydedildi.

“Türk parası mevduatta yüzde 12,27, yabancı parada yüzde 5,46 artış”

2026 yılı Haziran ayı itibarıyla mevduatın türlerine göre dağılımı incelendiğinde, 275.609,0 milyon TL ile tasarruf mevduatının ilk sırada, 92.980,4 milyon TL ile ticari mevduatın ikinci sırada yer aldığı ifade edilen açıklamada, şöyle devam edildi:

“2026 yılının ikinci çeyreğinde mevduatın 134.789,3 milyon TL’si Türk parası (TP) cinsinden, 289.893,2 milyon TL’si ise yabancı para (YP) cinsinden olup, bir önceki çeyreğe göre TP cinsinden mevduatta yüzde 12,37, YP cinsinden mevduatta ise yüzde 5,46 artış gerçekleşmiştir.”

TP mevduatın, Tahsili Gecikmiş Alacak (TGA) hariç TP krediye dönüşüm oranı 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 55,11’den yüzde 44,63’e gerilediği, YP mevduatın, TGA hariç YP krediye dönüşüm oranının ise yüzde 49,75’ten yüzde 61,24’e yükseldiği belirtilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

“Bankacılık sektörünün öz kaynakları 2026 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 60,92 artış göstererek, 71.940,2 milyon TL seviyesinde gerçekleşmiştir. 2026 yılı Haziran ayı itibarıyla sektöre ait TGA/Brüt krediler oranı bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,73’ten yüzde 2,56’ya gerilemiştir.

Bankacılık sektörünün sermaye yeterliliği standart rasyosu (SYSR) 2025 yılsonu itibarıyla yüzde 19,45 iken, 2026 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 21,13 seviyesine yükselmiştir.”

“Kara kapılarından ülkeye giren kişi sayısında yüzde 12,8 gerileme”

Hava ve deniz yolu ile ülkeye gelen toplam yolcu sayısının 2026 yılının Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında, sırasıyla 202 bin 983, 223 bin 631 ve 220 bin 610 olduğu ifade edilen açıklamada, 2026 yılı ikinci çeyreğinde gelen yolcu sayısının bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,4 artış gösterdiği ve 647 bin 224’e ulaştığı belirtildi.

2026 yılının ikinci çeyreğinde, kara kapılarından ülkeye giren KKTC uyruklular hariç kişi sayısının bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12,8 gerileyerek, 1 Milyon 23 bin 477’ye düştüğü kaydedilen açıklamada, şu bilgiler de paylaşıldı:

“2026 yılının ikinci çeyreğinde kara kapılarından girişlere bakıldığında, Güney Kıbrıs uyruklu kişilerin 554 bin 268’e, diğer ülke vatandaşlarının girişlerinin ise 469 bin 209’a düştüğü görülmektedir. 2026 yılı ikinci çeyreğinde KKTC vatandaşlarının kara kapılarından çıkış sayısı, 2025 yılı aynı dönemine göre yüzde 5,2 artış göstererek 860 bin 478 olmuştur.”

“Haziran ayında yıllık fiyat artışının en yüksek olduğu harcama grupları eğitim ve sağlık”

2026 yılının ikinci çeyreğinde aylık enflasyonun, Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında sırasıyla yüzde 4,62, yüzde 2,06 ve yüzde 2,29 olarak gerçekleştiği ifade edilen açıklamada, 2025 yılının aynı döneminde aylık enflasyonun sırasıyla yüzde 4,06, yüzde 2,71 ve yüzde 1,42 olarak gerçekleştiği belirtildi.

2026 yılının ikinci çeyreğinde, bir önceki yılın aynı ayına göre yıllık enflasyonun Nisan, Mayıs ve Haziran aylarında sırasıyla yüzde 38,15, yüzde 37,28 ve yüzde 38,46 olarak gerçekleştiği kaydedilen açıklamada, şu bilgilere yer verildi:

“2026 yılı Haziran ayında yıllık fiyat artışının en yüksek olduğu harcama gruplarının sırasıyla, yüzde 52,84 ile eğitim, yüzde 43,49 ile sağlık ve yüzde 42,23 ile çeşitli mal ve hizmetler kalemleridir. 2026 yılı Haziran ayı sonu itibarıyla önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23,43 ile en düşük artışı yaşayan kalem mobilya ve ev aletleri olmuştur.”

“Sosyal sigortalara kayıtlı çalışan sayısında artış”

2024 yılı Ekim ayı itibarıyla 159 bin 321 olan sosyal sigortalara kayıtlı çalışan sayısının, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla 171 bin 248 seviyesine yükseldiğine dikkat çekilen açıklamada, 2024 yılı Ekim ayı ile 2026 yılı Ocak ayı arasında çalışma izinli sigortalı çalışan sayısının yüzde 9,4 artarak, 82 bin 771’den 90 bin 523’e, KKTC vatandaşı sigortalı çalışan sayısının ise yüzde 5,5 artarak, 76 bin 550’den 80 bin 725’e yükseldiği ifade edildi.

Açıklamada, 2026 yılı Ocak ayı itibarıyla sosyal sigortalara kayıtlı çalışanların yüzde 47,1’inin KKTC, yüzde 27,2’sinin Türkiye Cumhuriyeti, yüzde 25,7’sinin ise diğer ülke vatandaşı olduğu kaydedildi.

“Bütçe gelirlerinde yüzde 36, bütçe giderlerinde yüzde 34,9 artış”

2026 mali yılının ikinci çeyreğinde bütçe gelirlerinin 32.676,2 milyon TL, giderlerinin ise 39.265,7 milyon TL olduğu belirtilen açıklamada, 2025 yılının ikinci çeyreğinde 5.942,4 milyon TL olarak gerçekleşen bütçe açığının, 2026 yılının aynı döneminde 6.589,5 milyon TL’ye yükseldiği ifade edildi.

2026 yılı ilk yarısında, 2026 yılı için öngörülen bütçe gelirlerinin yüzde 40’ının tahsil edilmiş, öngörülen bütçe giderlerinin yüzde 37,4’ünün ise harcanmış olduğu kaydedilen açıklamada, şöyle devam edildi:

“2026 yılının ilk yarısında, önceki yılın aynı dönemine göre bütçe gelirleri yüzde 36 artış göstererek, 66.200,0 milyon TL seviyesine, bütçe giderleri ise yüzde 34,9 artış göstererek, 71.371,4 milyon TL seviyesine yükselmiştir. 2026 yılının ilk yarısında bütçe açığı 5.171,4 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.”

“2026 yılı ilk yarısında net borç stoku 13.553,1 milyon TL artış gösterdi”

Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) ve Kısa Vadeli Avans (KVA) yolu ile oluşan iç borç stokunun 2025 yıl sonunda 15.941,3 milyon TL iken, 2026 yılı ikinci çeyreği sonunda 29.494,4 milyon TL olarak gerçekleştiği belirtilen açıklamada, “Buna göre 2026 yılı ilk yarısında net borç stoku 13.553,1 milyon TL artış göstermiştir.” denildi.

2026 yılı ikinci çeyreği sonu itibarıyla DİBS stokunun 26.774,6 milyon TL, Kısa Vadeli Avans (KVA) bakiyesinin ise 2.719,8 milyon TL olduğu ifade edilen açıklamada, 2026 yılı ikinci çeyreği itibarıyla DİBS ve KVA yolu ile oluşan iç borç stokunun 27.389,6 milyon TL’sinin Hazineye, 1.347,1 milyon TL’sinin Doğu Akdeniz Üniversitesi’ne (DAÜ), 437,5 milyon TL’sinin Cypfruvex’e, 320,2 milyon TL’sinin ise Toprak Ürünleri Kurumu’na (TÜK) ait olduğu kaydedildi.

21 Ağustos 2026

Erhürman: Çözüm istemek Kıbrıslı Türklerin eşit haklarını kabul etmekten geçer

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Kıbrıs sorununda güven yaratıcı önlemlerin önemine dikkat çekerek, Kıbrıslı Türklerin izolasyonunun kaldırılmasının veya hafifletilmesinin çözüm çabalarına zarar vermediğini, aksine Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağladığını belirtti.

Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Güven Yaratıcı (Artırıcı) Önlemler”in Kıbrıs sorunu ile ilgili müzakereler tarihinde defalarca kullanılan ve yerleşik hale gelmiş bir kavram olduğunu ifade etti.

Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında tarihsel olaylardan, yaşanmışlıklardan ve daha pek çok faktörden kaynaklanan güven sorunları bulunduğunu belirten Erhürman, bu nedenle güveni artıracak veya yaratacak önlemlerin son derece önemli olduğunu kaydetti.

“GÜVENİ AŞINDIRACAK FAALİYETLERDEN DE UZAK DURULMALI”

Erhürman, güven yaratıcı önlemler kavramının adının konmamış bir içeriğinin daha bulunduğunu belirterek, güveni artırmak veya yaratmak için bazı önlemlerin alınmasının yanı sıra, bu önlemler geliştirilmeye çalışılırken güveni azaltacak ya da mevcut güveni aşındıracak faaliyet ve etkinliklerden de mümkün olduğunca uzak durulması gerektiğini ifade etti.

Kıbrıslı Türklerin uzun süredir üzerlerindeki izolasyonun kaldırılmasını istediğini ve bunun için mücadele ettiğini belirten Erhürman, uluslararası toplum ve uluslararası kuruluşların da özellikle 2004 sonrasında yaptıkları açıklamalarda bunun meşru, hatta olması gereken bir durum olduğunu defalarca vurguladığını kaydetti.

“İZOLASYONUN KALDIRILMASI ÇÖZÜMÜ ZORLAŞTIRMAZ”

Erhürman, buna karşın Kıbrıs Rum diplomasisinin bir süredir yürüttüğü bir kampanya bulunduğunu ifade ederek, bu yaklaşımın temelinde Kıbrıslı Türklerin üzerindeki izolasyonun kaldırılması veya hafifletilmesinin çözüm konusundaki isteklerini ortadan kaldıracağı düşüncesinin bulunduğunu belirtti.

Rum tarafındaki yaklaşımın, yeni güven yaratıcı önlemlerin devreye sokulmasının “statükoyu” konforlu bir alan haline getireceği yönünde olduğunu ifade eden Erhürman, bu görüşün özetinin “izolasyonun kaldırılması, hatta hafifletilmesi ve yeni güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi çözüme hizmet etmez, çözümü zorlaştırır” şeklinde olduğunu söyledi.

“KIBRISLI TÜRKLERİN GÖRÜNMEZ KILINMASI ÇÖZÜME ZARAR VERİYOR”

Kıbrıslı Türk görüşmecinin büyükelçilerle görüşmesinin engellenmesi, Girne’de düzenlenecek bir sanat etkinliğinin iptal edilmesinin sağlanması ve uluslararası alanda sporculardan halk dansları ekiplerine kadar pek çok Kıbrıslı Türkün etkinliklere katılımında güçlükler çıkarılması gibi girişimlerin de bu tür açıklamalarla gerekçelendirilmeye çalışıldığını ifade etti.

Erhürman, bu konuda açık bir mesaj vermek gerektiğini belirterek şöyle dedi:

“Hiç uzatmadan bir kez daha söyleyelim ki herkes duysun ve bilsin: Güven artırıcı (yaratıcı) önlemler konusunda isteksiz davranılması, izolasyonun kaldırılmasının, hatta hafifletilmesinin engellenmesi, Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınmaya çalışılması, iddiaların aksine, çözüm için ortaya konulan çabalara yarar sağlamıyor, zarar veriyor.”

Bunların Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkileri iyileştirmediğini, aksine ilişkileri “hasara uğrattığını” belirten Erhürman, Birleşmiş Milletler’in son dönemde güven artırıcı önlemler konusunda yaptığı vurguların da özünde bu görüşü paylaştığını ortaya koyduğunu kaydetti.

“ÇÖZÜM İSTEMENİN YOLU EŞİT HAKLARI KABUL ETMEKTEN GEÇİYOR”

Çözüm istemenin yalnızca “çözüm isterim” demekten ibaret olmadığını vurgulayan Erhürman, bunun Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların eşit olduğunu ve eşit haklara sahip bulunduğunu kabul etmekten, ilişkilerini geliştirecek ve birbirlerine daha fazla güvenmelerini sağlayacak yolları açmaktan geçtiğini ifade etti.

Erhürman, aksi durumda söylenenlerle yapılanların tutarlı olmaması sonucunun ortaya çıktığını belirterek, bu durumun uluslararası topluma daha fazla, daha etkili ve aralıksız biçimde anlatılmasının kendileri açısından bir görev haline geldiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erhürman, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:

“Çünkü Kıbrıs Türk halkı çözüm iradesine sahip! Ama çözüm iradesine sahip olması, asla çocuklarının dünyadan izole edilmesi için çaba gösterilmesini içine sindireceği anlamına gelmiyor.”

Cumhurbaşkanı Erhürman’ın açıklamasının tamamı şu şekilde:

‘Güven Yaratıcı (Artırıcı) Önlemler’ (GYÖ’ler), Kıbrıs sorunu ile ilgili müzakereler tarihinde defalarca kullanılmış, yerleşik hale gelmiş bir kavram.
Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumlar arasında tarihsel olaylardan, yaşanmışlıklardan ve daha pek çok faktörden kaynaklanan güven sorunları var. O nedenle güveni artıracak veya yaratacak önlemler son derece önemli.
Benim düşünceme göre, bu kavramın adı konmamış bir içeriği daha var. Evet, güveni artırmak, yaratmak için bazı ‘önlemler’ almak çok önemli. Ama adı konmamış eş zamanlı içerik size, bu ‘önlemler’i geliştirmeye çalışırken, tam tersine güveni azaltacak veya var olduğu kadarını da aşındıracak faaliyet ve etkinliklerden mümkün olduğunca uzak durmayı salık verir bence.
Kıbrıslı Türkler, üzerlerindeki izolasyonun kaldırılmasını istiyor, bunun için mücadele ediyor uzun bir süreden beri. Uluslararası toplum ve uluslararası kuruluşlar da, özellikle 2004’ten sonra yaptıkları açıklamalarla bunun meşru, hatta olması gereken olduğunu vurguladılar defalarca.
Buna karşın Kıbrıs Rum diplomasinin bir süreden beri yürüttüğü bir kampanya var. Özet şu: ‘Kıbrıslı Türklerin üzerlerindeki izolasyonun kalkması ya da hafiflemesi onların çözüm konusundaki isteklerini ortadan kaldıracak’. ‘Yeni güven yaratıcı önlemlerin devreye sokulması, ‘statüko’yu konforlu bir alan haline getirecek’. Yani, özetin özeti: ‘İzolasyonun kaldırılması, hatta hafifletilmesi ve yeni güven artırıcı önlemlerin hayata geçirilmesi çözüme hizmet etmez, çözümü zorlaştırır’!
Kıbrıslı Türk görüşmecinin büyükelçilerle görüşmesinin engellenmesi, Girne’de düzenlenecek bir sanat etkinliğinin iptal edilmesinin sağlanması, uluslararası alanda sporculardan halk dansları ekiplerine kadar pek çok insanımızın katılımı konusunda güçlükler çıkarılması gibi girişimler, başkaları yanında bu tip açıklamalarla da ‘gerekçelendirilmeye’ çalışılıyor anlayabildiğimiz kadarıyla.
Hiç uzatmadan bir kez daha söyleyelim ki herkes duysun ve bilsin: Güven artırıcı (yaratıcı) önlemler konusunda isteksiz davranılması, izolasyonun kaldırılmasının, hatta hafifletilmesinin engellenmesi, Kıbrıslı Türklerin görünmez kılınmaya çalışılması, iddiaların aksine, çözüm için ortaya konulan çabalara yarar sağlamıyor, zarar veriyor. Kıbrıslı Türkler ve Kıbrıslı Rumlar arasındaki ilişkileri iyileştirmiyor, bunları hasara uğratıyor!
Nitekim Birleşmiş Milletler’in son dönemde güven artırıcı önlemler konusunda yaptığı vurgular, onların da özünde bu görüşü paylaştığını ortaya koyuyor.
Sonuç itibarıyla şunu söyleyerek bitirelim: Kim ne derse desin, çözüm istemenin yolu, ‘çözüm isterim’ demekten değil, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların eşit olduklarını, eşit haklara sahip olduklarını kabul etmekten, ilişkilerini geliştirecek, birbirlerine daha fazla güvenmelerini sağlayacak yolları açmaktan geçiyor.
Aksi, söylenenlerle yapılanların tutarlı olmaması sonucunu doğuruyor ki o durumda da bunları uluslararası topluma daha fazla anlatmak, daha etkili ve aralıksız biçimde anlatmak bizim için görev haline geliyor. Çünkü Kıbrıs Türk halkı çözüm iradesine sahip! Ama çözüm iradesine sahip olması, asla çocuklarının dünyadan izole edilmesi için çaba gösterilmesini içine sindireceği anlamına gelmiyor”
21 Ağustos 2026

Maliye Bakanlığı ile Kamu-İş arasında toplu iş sözleşmesi imzalandı

Maliye Bakanlığı ile Kamu İşçileri Sendikası (Kamu-İş) arasında, iki yıllık toplu iş sözleşmesi imzalandı.

Maliye Bakanlığı’ndan gerçekleşen imza töreninde, toplu iş sözleşmesine, Maliye Bakanı Özdemir Berova  ile Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu imza koydu.

İmza töreninde Maliye Bakanlığı Müsteşarı Burak Şöföroğlu, Bakanlık Müdürü ve Karma İşçi Komitesi Başkanı Yusuf Ersoy ile Kamu-İş temsilci ve üyeleri hazır bulundu.

İmzaların atılması öncesinde Maliye Bakanı Özdemir Berova ile Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu kısa birer konuşma yaptılar.

Berova

Maliye Bakanı Özdemir Berova, Devlet ile kamuda yetkili sendika olarak Kamu-İş Sendikası’yla yürütülen toplu iş sözleşmesinin son aşamasına gelindiğini ifade etti.

Hem devlette çalışan işçilerin haklarını koruyan hem de devleti koruyan bir metin üzerinde uzlaşıya varıldığını kaydeden Berova, bu sonuca ulaşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Berova, toplu iş sözleşmesinin hazırlanmasında ve imza aşamasına getirilmesinde katkı koyan herkese teşekkür etti.

Tüm ekibin yapıcı bir çalışma gerçekleştirdiğinin altını çizen Berova, toplu iş sözleşmesinin hayırlı olmasını temenni etti.

Serdaroğlu

Kamu-İş Başkanı Ahmet Serdaroğlu da bir süredir Maliye Bakanı Berova ve Bakanlık bürokratlarıyla devam eden toplu iş sözleşmesi müzakerelerinin sonuna gelindiğini ve görüşmelerin uzlaşıyla sonuçlanmasından memnuniyet duyduklarını belirtti.

Bugün iki yılı kapsayan toplu iş sözleşmesini imzalayacaklarını aktaran Serdaroğlu, sözleşmenin hayat pahalılığı ve enflasyonu dikkate alarak düzenlendiğini de vurguladı.

Serdaroğlu, sözleşmenin gerekli düzenlemelerin yapılarak günümüz koşullarına ve şartlarına göre belirlendiğini de söyleyerek, hem devletin hem de işçinin zarar görmeyeceği bir toplu iş sözleşmesinin imzalanacağını kaydetti.

Sözleşmenin hazırlanmasına katkı koyanlara teşekkür eden Serdaroğlu, “Hayırlısı olsun” dedi.

21 Ağustos 2026

TAM Parti, 8 belediyede destekleyeceği başkan adaylarını açıkladı

TAM Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, TAM Parti Merkez Yönetim Kurulu’nun yürüttüğü çalışmalar sonucunda yerel seçimlerde desteklenecek belediye başkan adaylarının parti meclisinde oylanarak belirlendiğini duyurdu.

İyi çalışan belediyelerin desteklenmesi ilkesiyle hareket edildiğini belirten Denktaş, ilk etapta 8 belediyeye ilişkin kararların netleştiğini ifade etti.

Denktaş, açıklanan 8 belediye arasında yalnızca Lapta–Alsancak–Çamlıbel (LAÇ) Belediyesi’nde belediye başkanlığı için üyelerin ve seçmenlerin serbest bırakıldığını bildirdi. Ancak TAM Parti, hem Lapta–Alsancak–Çamlıbel hem de Dikmen Belediyesi’nde belediye meclis üyeliği seçimlerine kendi listesi ile katılacak.

Kalan 10 belediyeye yönelik Merkez Yönetim Kurulu çalışmalarının aralıksız sürdüğünü belirten Denktaş, bu bölgelerdeki tutum ve kararların da kısa süre içerisinde kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.

Merkez Yönetim Kurulu’nda yapılan değerlendirmeler ve Parti Meclisi’nde gerçekleşen oylama neticesinde desteklenecek adaylar şu şekilde açıklandı:

İskele Belediyesi: Hasan Sadıkoğlu

Değirmenlik-Akıncılar Belediyesi: Ali Karavezirler

Gönyeli-Alayköy Belediyesi: Hüseyin Amcaoğlu

Tatlısu Belediyesi: Hayri Orçan

Girne Belediyesi: Murat Şenkul

LAÇ Belediyesi: Belediye Başkanlığı serbest, Belediye Meclisi için TAM Parti

Dikmen Belediyesi: Selahattin Çello, Belediye Meclisi için TAM Parti

Mehmetçik-Büyükkonuk Belediyesi: Cemil Sarıçizmeli

21 Ağustos 2026

Güzelyurt’ta çevreyi rahatsız eden alkollü şahıs tutuklandı

Güzelyurt’ta dün saat 23.00 sıralarında, bir apartmanın merdiven basamaklarında, K.P. (E-42) 218 miligram alkollü içki tesiri altında sarhoş olduğu sırada, makul mazereti olmaksızın yüksek sesle bağırıp çağırmak suretiyle çevreye rahatsızlık vermekle itham ediliyor.

Polisten verilen bilgiye göre, bahse konu şahıs suçüstü tutuklandı.

Polis ekiplerinin olayla ilgili yürüttüğü soruşturma ise devam ediyor.

21 Ağustos 2026

İzinsiz ikamet eden 1 kişi tutuklandı

Ülke genelinde gerçekleştirilen denetimlerde, ikamet izinsiz bir kişi tutuklandı.

Polis Ekipleri tarafından dün gerçekleştirilen kaçak yaşamla mücadele çerçevesinde ülke genelinde kontrol ve denetimler sonucunda, ülkede yasal statüsü olmadığı halde ikamet izinsiz olarak ikamet ettiği tespit edilen 1 kişi tutuklandı.

Polisten verilen bilgiye göre, tutuklanan kişinin aleyhinde yasal işlem başlatıldı.

21 Ağustos 2026

Yeniboğaziçi’nde çıkan yangında iki kişi dumandan hastaneye kaldırıldı

Yeniboğaziçi Küçük Esnaf Sanayi Bölgesi’nde, dün saat 17:00 sıralarında, faaliyet gösteren bir şahsa ait mobilya atölyesinin üst katındaki konteyner lojmanda, henüz tespit edilemeyen sebepten dolayı yangın meydana geldi.

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, yangın, Polis İtfaiye, Yeniboğaziçi Belediyesi ile Orman Dairesi ekipleri tarafından kontrol altına alınarak söndürülmüş olup, çıkan yangın sonucu lojman ve mobilya atölyesi içerisinde muhafaza edilen muhtelif ev eşyaları ile mobilya üretiminde kullanılan malzemeler, aletler ve makineler ile lojman yanarak zarar görmüştür.

Yangın sırasında dumandan etkilenen iki iş yeri çalışanı ise kontrol amaçlı Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı belirtilirken, olayla ilgili yürütülen polis soruşturması devam ediyor.

21 Ağustos 2026

Öztürk: Kıbrıslı Rumlar bizim düşmanımız olamaz

UBP Milletvekili Yasemin Öztürk, Kıbrıs sorunu, federasyon tartışmaları ve İsrail’in bölgedeki politikalarına ilişkin açıklama yaptı.

“Kıbrıs’ta federasyon isteyenlerin dikkatine” ifadeleriyle açıklamasına başlayan Öztürk, Kıbrıs’ın Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’i kontrol etmek isteyen güçler açısından stratejik bir konumda bulunduğunu belirtti.

Öztürk, özellikle Gazze’de yaşananların ardından İsrail’in Kıbrıs’a yönelik planlarının daha görünür hale geldiğini öne sürerek, İsrail’in “Büyük İsrail” olarak nitelendirilen hedefleri içerisinde Kıbrıs’ın tamamının da bulunduğunu savundu.

Güney Kıbrıs’ın İsrail’le ilişkilerine de değinen Öztürk, Rum Yönetimi’nin egemenliğinin İsrail’in etkisi altında olduğunu ileri sürdü.

“Kıbrıslı Rumlar bizim düşmanımız olamaz”

Kıbrıslı Türkler ile Kıbrıslı Rumların karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini belirten Öztürk, “Kıbrıslı Rumlar bizim düşmanımız olamaz. Ancak düşman olarak gösterilir ve kışkırtılırlar.” ifadelerini kullandı.

Öztürk, farklılıkların çatışmaya dönüştürülmesine karşı dikkatli olunması gerektiğini belirterek, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıslı Türkleri düşman olarak görmeye devam ettiğini savundu.

Federasyon tartışmalarını da bu çerçevede değerlendiren Öztürk, KKTC’nin İsrail’in bölgesel politikalarının bir parçası haline getirilmesine karşı olduklarını vurguladı.

Öztürk, açıklamasını, “Bizim vatanımız KKTC asla İsrail’in planlarına, gizli pazarlıklarına teslim olmayacaktır.” ifadeleriyle tamamladı.

21 Ağustos 2026

Girne-Lefkoşa yolunda alkollü sürücü konteynere çarptı

Girne–Lefkoşa Anayolu üzerinde, dün saat 07:00 sıralarında, Aziz İBRAGİMOV (E-23) 112 miligram alkollü içki tesiri altında, yönetimindeki UY 602 plakalı salon araç ile güney istikametine doğru dikkatsiz şekilde seyrettiği sırada, yolun sol kenarında bulunan araç park cebi önlerine geldiğinde direksiyon hâkimiyetini kaybederek yolun solundan dışarıya çıkmış ve araç park cebi içerisinde bulunan konteyner yapıya çarpıp durdu.

Polisten verilen bilgiye göre, kaza sonucu yaralanan araç sürücüsü, kaldırıldığı Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde sol el bileği ile çene kemiklerinde kırık teşhisi ile yapılan tedavisinin ardından Göğüs Cerrahi Servisinde müşahede altına alındı.

Polis ekiplerinin yürüttüğü soruşturma devam etmektedir.