09 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
07 Eylül 2026

Burak Maviş: Öğrenci servisleri okullar açılmadan denetlenmeli

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, 14 Eylül’de başlayacak 2026-2027 eğitim öğretim yılı öncesinde öğrenci taşımacılığında kullanılan araçların güvenliğini gündeme taşıdı.

Maviş, Eğitim Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ile Polis Genel Müdürlüğü’ne çağrı yaparak, öğrenci taşıyacak tüm araçların okullar açılmadan önce denetlenmesini ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Mayıs 2025 verilerine göre yaklaşık 23 bin öğrencinin 815 araçla taşındığını belirten Maviş, yeni eğitim yılında kaç öğrenci ve aracın sistemde yer alacağının henüz kamuoyuna açıklanmadığını kaydetti.

07 Eylül 2026

KTMMOB: Okullar açılıyor, öğrenci servisleri denetlendi mi?

KTMMOB Makina Mühendisleri Odası, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde öğrenci servis araçlarının denetlenip denetlenmediğini sorarak, yalnızca genel trafik muayenesinden geçmenin bir aracın öğrenci servisi olarak kullanılmaya uygun olduğu anlamına gelmediğini vurguladı. Oda, öğrenci servisleri için ortak ve yetkin bir teknik denetim kurulu oluşturulmasını ve uygun bulunan araçların bilgilerinin velilerle paylaşılmasını istedi.

Okulların açılmasına kısa süre kala KTMMOB Makina Mühendisleri Odası tarafından yapılan açıklamada, öğrencileri taşıyacak otobüslerin denetlenip denetlenmediği, öğrenci servisi olma uygunluk standartlarının ne olduğu ve araçların kim tarafından denetlendiği soruldu.

Denetimler tamamlandıysa sonuçların kamuoyuyla ve öğrenci aileleriyle paylaşılması gerektiği belirtilen açıklamada, geçmiş yıllarda yaşanan olayların mevcut Zorunlu Taşımacılık Tüzüğü’nün öğrenci güvenliğini çağdaş teknik ölçütlerle sağlamaya yeterli olmadığını gösterdiği ifade edildi.

Motor bölmesinde yangın çıkan otobüs ile Yeni Erenköy’de devrilerek öğrencilerin yaralanmasına neden olan servis otobüsünün, öğrenci taşımacılığında alınması gereken dersleri ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, Makina Mühendisleri Odası’nın Yeni Erenköy kazasının ardından yapılması gereken teknik değerlendirmeleri ve alınması gereken güvenlik tedbirlerini kamuoyuyla paylaştığı hatırlatıldı.

“TRAFİK MUAYENESİ ÖĞRENCİ SERVİSİ İÇİN YETERLİ DEĞİL”

Bir otobüsün araç muayene istasyonunda genel trafik muayenesinden geçmiş olmasının, o aracın öğrenci servisi olarak kullanılmaya uygun ve yeterli olduğu anlamına gelmediği vurgulanan açıklamada, araçların çocukların güvenli biçimde taşınmasına, olası çarpışma, devrilme veya yangın sırasında korunmasına ve acil durumda kısa sürede tahliye edilmesine uygun olup olmadığının ayrıca belirlenmesi gerektiği kaydedildi.

ÖĞRENCİ SERVİSLERİNDE ARANMASI GEREKEN ASGARİ GÜVENLİK KOŞULLARI

Makina Mühendisleri Odası, öğrenci servislerinde bulunması gereken asgari güvenlik koşullarını da sıraladı.

Buna göre her öğrenci için standartlara uygun ayrı bir koltuk bulunması, her koltukta çalışır durumda ve uygun tipte emniyet kemeri olması gerektiği belirtildi. Ayakta veya aracın ruhsatında belirtilen kapasitenin üzerinde öğrenci taşınmaması gerektiği ifade edildi.

Koltuklar ve koltuk bağlantılarının otobüs üreticisinin onaylı tasarımına uygun olması gerektiği belirtilirken, üreticinin onayı olmadan yetkisiz atölyelerde sonradan koltuk ilavesi veya koltuk yerleşimi değişikliği yapılmaması gerektiği vurgulandı.

Sonradan yapılan tüm tadilatların Makina Mühendisleri Odası tarafından projelendirilmiş ve resmi makamlarca onaylanmış olması gerektiği kaydedildi.

Araçlarda ABS, ASR, elektronik fren kuvveti dağıtım sistemi ve elektronik denge sistemi bulunması gerektiği belirtilen açıklamada, aracın teknik sınıfına uygun otomatik acil fren sisteminin de bulunması gerektiği ifade edildi.

Araçların devrilme halinde yolcu yaşam alanını koruyabilecek yeterli üstyapı dayanımına sahip olması gerektiğine dikkat çekildi.

Motor bölmesinde yangın algılama ve sürücüyü uyarma sistemi bulunması gerektiği belirtilirken, aracın sınıfı ve risk durumuna göre motor bölmesinde otomatik yangın söndürme sistemi aranması gerektiği kaydedildi. Araç içerisinde yeterli sayıda, uygun tipte ve periyodik kontrolü yapılmış yangın söndürme cihazı bulunması gerektiği de belirtildi.

Acil çıkış kapıları, pencereleri ve gerekli hallerde tavan çıkışlarının açıkça işaretlenmesi, kolay erişilebilir ve kullanılabilir durumda olması gerektiği ifade edildi. Acil çıkışların sayısı ve konumunun aracın sınıfı ile yolcu kapasitesine uygun olması ve aracın farklı yönlerinden güvenli ve hızlı tahliyeye imkân sağlaması gerektiği kaydedildi.

Acil çıkışların önüne koltuk, eşya veya tahliyeyi engelleyecek herhangi bir donanım yerleştirilmemesi gerektiği belirtildi.

Araç içi kamera sistemi bulunması ve kamera kayıtlarının korunması ile kullanılmasına ilişkin kuralların açıkça belirlenmesi gerektiği ifade edildi.

Özellikle anaokulu ve ilkokul öğrencilerini taşıyan araçlarda, araç içerisinde öğrenci unutulmasını önleyen kontrol ve uyarı sisteminin bulunması gerektiği vurgulandı.

Engelli öğrencileri taşıyacak araçlarda uygun erişim rampası veya kaldırma platformu ile tekerlekli sandalye sabitleme sistemi bulunması gerektiği belirtildi.

ARAÇ YAŞI VE BAKIM DURUMU DA DENETLENMELİ

Araçların yaşı için objektif bir üst sınır belirlenmesi gerektiğini belirten Oda, araçların ekonomik ve teknik ömrünü doldurmamış olması ve 10 yaşından büyük olmaması gerektiğini ifade etti.

Bununla birlikte araç yaşının tek başına yeterli bir ölçüt olarak kabul edilmemesi gerektiği belirtilerek, bakım geçmişi, kilometresi, korozyon durumu ve yapısal bütünlüğünün de incelenmesi gerektiği kaydedildi.

Lastiklerin yalnızca diş derinliğinin değil; üretim tarihi, fiziksel durumu, taşıma kapasitesi ve araç üreticisinin belirlediği özelliklere uygunluğunun da kontrol edilmesi gerektiği belirtildi.

Sürücülerin mesleki yeterliliği, sağlık durumu, sicili ve sürüş ihlallerinin denetlenmesi gerektiği ifade edildi. Küçük yaştaki öğrencilerin taşındığı araçlarda ise eğitimli ve yetkilendirilmiş refakatçi bulunması gerektiği vurgulandı.

ULUSLARARASI TEKNİK STANDARTLAR UYGULANMALI

Dünyada otobüslerin ve öğrenci taşımacılığında kullanılan araçların sağlaması gereken teknik güvenlik standartlarının bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, araçların bu standartlara uygunluğunun yalnızca gözle yapılan bir kontrolden ibaret olmaması gerektiği belirtildi.

Araçların tip onay belgeleri, üretici teknik kayıtları, onaylı koltuk yerleşim planı ve sonradan yapılan tüm tadilatların incelenmesi gerektiği kaydedildi.

“ORTAK VE YETKİN BİR DENETİM KURULU OLUŞTURULMALI”

Öğrenci servislerinin uygunluğunun tek bir kurumun evrak kontrolüne bırakılamayacağı belirtilen açıklamada, “Öğrenci Servis Araçları Teknik Denetim Kurulu” oluşturulması önerildi.

Kurulun çalışma esasları konusunda Makina Mühendisleri Odası’nın Millî Eğitim Bakanlığı’na gerekli teknik bilgiyi vermeye hazır olduğu ifade edildi.

Denetimde uygun bulunan aracın teknik özellikleri ve güncel fotoğraflarının, taşıma sözleşmesinin ve şartnamenin ayrılmaz eki yapılması gerektiği belirtildi. Sözleşmeye, aranacak teknik standartlar ile bu uygunluğun sözleşme süresince devam ettirilmesine ilişkin açık hükümler konulması gerektiği kaydedildi.

Aracın arızalanması halinde kullanılacak yedek aracın da önceden aynı denetimden geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Denetlenmemiş bir aracın “geçici araç” veya “yedek araç” adı altında öğrenci taşımasına kesinlikle izin verilmemesi gerektiği ifade edildi.

Uygun bulunan araçların listesi, plakaları, yolcu kapasiteleri ve geçerlilik sürelerinin öğrenci ailelerine bildirilmesi gerektiği belirtilerek, velilerin çocuklarını taşıyan aracın uygunluk durumunu doğrulayabilecekleri şeffaf bir sistem kurulması çağrısı yapıldı.

SORUMLULUK KAZADAN ÖNCE BAŞLAR

Öğrenci servis araçlarının teknik uygunluğunun denetlenmesinin, kaza meydana geldikten sonra kusur ve sorumlu aramaktan daha insancıl ve sorumluluğun gereği olduğu vurgulandı.

Ülkede deniz taşımacılığında yaşanan sistemsizlik, denetimsizlik ve kontrolsüzlüğün karayolu taşımacılığında da sürdürülmemesi gerektiği belirtilen açıklamada, ülkenin her alanda güvenliğe, kurala, standarda ve gerçek anlamda denetime ihtiyaç duyduğu ifade edildi.

Açıklamada, bugün ülkenin hemen her alanında yüksek güvenlik riskleriyle karşı karşıya bulunulmasının temel nedenlerinden birinin, yaşanan olaylardan gerekli derslerin çıkarılmaması ve önleyici denetimin zamanında yapılmaması olduğu kaydedildi.

07 Eylül 2026

Hayırseverlik Vakfı gemi faciasından etkilenen aileler için 280 bin Euro’luk destek başvurusu açtı

Stelios Hayırseverlik Vakfı, Kıbrıs’ın kuzey kıyılarının yalnızca dört mil açığında meydana gelen son  deniz kazasında hayatını kaybeden ve kayıp kişilerin ailelerine yönelik toplam 280.000 Euro’ya kadar acil mali yardım sağlanması amacıyla oluşturulan çevrim içi başvuru platformunun açıldığını duyurdu. 

Aile yakınları, oluşturulan özel çevrim içi form aracılığıyla gerekli bilgileri ve destekleyici belgeleri sunarak başvurularını değerlendirilmek üzere iletebilecek. Başvuru süreci başladı. Hayatını kaybeden ve kayıp kişilerin yakınları bilgilerini platform üzerinden iletmeye başladı. 

Bu girişim kapsamında, sevdiklerini kaybeden ailelere destek ve dayanışmanın doğrudan ve somut bir ifadesi olarak Stelios Hayırseverlik Vakfı tarafından aile başına 10.000 Euro mali yardım sağlanacak. 

Başvuru sürecinin başlaması dolayısıyla, easy marka ailesinin yaratıcısı ve sahibi (bkz. easy.com ve easyHistory.info), aynı zamanda Stelios Hayırseverlik Vakfı’nın Kurucusu ve Başkanı (bkz. stelios.org ve steliosfoundation.com.cy) Sir Stelios Haji-Ioannou şunları söyledi: 

“Barış ve dayanışma, özellikle de anne ve babamın doğduğu yer olan Kıbrıs’ta, bizim için her zaman kalıcı değerler olmuştur. 

Kıbrıs’ın kuzey kıyılarının yalnızca dört mil açığında feribotun batmasının ardından, milliyetlerine bakılmaksızın sevdiklerini kaybeden eşlere, çocuklara ve anne-babalara acil mali yardım sağlıyoruz. 

Dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan birçok acil durumda benzer yardımlarda bulunduk: 2011 yılında Kıbrıs’ta meydana gelen ve can kayıplarına yol açan Mari patlamasında hayatını kaybedenlerin ailelerine, 2019 yılında Kıbrıs’ta seri katil Metaxas’ın kurbanlarının en yakınlarına, 2018 yılında Yunanistan’ın Mati bölgesindeki ölümcül yangınlarda hayatını kaybedenlerin ailelerine, 2023 yılında Yunanistan’da meydana gelen Tempi tren kazasından etkilenen ailelere destek sağladık; ayrıca Gazze’de açlık çeken çocuklara gıda yardımında bulunduk. Mağdurların milliyetleri temelinde hiçbir zaman ayrımcılık yapmıyoruz. 

Tamamen insani amaçlarla gerçekleştirilen bu yardımın, yas tutan 28 ailenin acısını bir nebze olsun hafifletmesini umut ediyorum. Aynı zamanda Kıbrıs’ta kalıcı barışın teşvik edilmesine katkıda bulunmasını dilerim” 

07 Eylül 2026

Gemi faciasının 9’uncu günü: 14 kişinin arama çalışmaları sürüyor

Girne-Taşucu seferini yaptığı sırada Girne Turizm Limanı’ndan ayrıldıktan kısa süre sonra alabora olarak batan Filo Jet yolcu gemisinde kaybolan kişileri arama çalışmaları 9’uncu günde devam ediyor.

Kayıp yakınları da Girne Turizm Limanı’nda kurulan çadırda bekleyişlerini sürdürüyor.

Başbakan Ünal Üstel, dün akşam yaptığı açıklamada, bir kayıp yolcunun daha naaşına ulaşıldığını, ulaşılan naaşın erkek ve yaklaşık 55-60 yaşlarında olduğunun belirlendiğini ifade etmişti.

“Böylelikle kazada hayatını kaybeden insanlarımızın sayısı 14’e yükselmiş, kayıp insanlarımızın sayısı 14’e düşmüştür” diyen Üstel, arama çalışmalarının 7 gün 24 saat esasına göre devam ettiğini belirtmişti.

 Mevcut çalışmalara ek yeni imkanları ve alternatif yöntemler…

Girne Turizm Limanı girişinde kayıp yakınlarıyla dün bir araya gelen Başbakan Üstel kayıplara ulaşmak için mevcut çalışmalara ek olarak kullanabilecekleri yeni imkanları ve alternatif yöntemleri de devreye sokmak için girişimlerini sürdürdüklerini kaydetmişti.

Üstel, dünkü açıklamasında alanında deneyimli özel kuruluşların teknik personelinin kazanın meydana geldiği bölgede ve batıkta gerekli incelemeleri yaparak ön raporlarını hazırladıklarını belirtmişti. Bu kapsamda bugün İstanbul’a giderek, derin denizlerde batık çalışmaları ve gemi çıkarma operasyonları konusunda deneyimli bu özel kuruluşlarla hazırlanan raporları ele alacağını kaydeden Üstel, “Kayıplarımıza ulaşılması, gemi içerisindeki çalışmaların sürdürülebilmesi veya batığın çıkarılmasına yönelik atılabilecek yeni adımları birlikte değerlendireceğiz.” diye konuşmuştu.

Üstel, İstanbul’daki temaslarının ardından Ankara’ya geçerek en üst düzeyde görüşmeler gerçekleştireceğini ifade etmiş, mevcut durumu, alınan raporları ve bundan sonra atılabilecek adımları değerlendireceklerini açıklamıştı.

07 Eylül 2026

Meteoroloji Mühendisleri Odası: Girne Deniz Faciası “olamaz” denecek nitelikte

Girne-Taşucu seferini gerçekleştirmek üzere 30 Ağustos 2026’da Girne Limanı’ndan ayrıldıktan kısa süre sonra yaşanan deniz faciasının ardından açıklama yapan KTMMOB Meteoroloji Mühendisleri Odası Başkanı Prof. Dr. Mustafa Altunç, deniz ve hava ulaşımında meteorolojik bilgilerin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, eğitim, yeterlilik, kurallar ve liyakatin önemine vurgu yaptı.

Girne-Taşucu seferi için limandan ayrıldıktan kısa süre sonra yaşanan facianın telafisi imkânsız travmalar oluşturduğunu belirten Altunç, kurtulabilenlere geçmiş olsun dileklerini iletirken, hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, ailelerine ise başsağlığı ve sabır diledi.

Alışık olunmayan ve “mucize nitelikli” olarak değerlendirdiği facianın bir uyarı niteliğinde dikkate alınması gerektiğini ifade eden Altunç, yaşananların kuralların yanı sıra liyakate de önem verilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.

“ULUSLARARASI KURALLAR BELİRLİ BİR STANDART YARATIYOR”

Globalleşen dünyada Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO), Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) gibi uluslararası kuruluşların hazırladığı kurallarla belirli standartların oluşturulduğunu kaydeden Altunç, söz konusu kurallarda eğitimden yeterliliğe, aranan niteliklerden görev, yetki ve sorumluluklara kadar birçok hususun yazılı olarak belirlendiğini ifade etti.

Özellikle IMO tarafından uygulanan “Standards of Training, Certification and Watchkeeping (STCW)” kurallarına dikkat çeken Altunç, denizcilik eğitiminin nasıl yapılacağından denizci olacak kişilerde aranacak şartlara, sınıfların en fazla kaç kişiden oluşacağından hangi derslerin hangi konularının ve hangi sürelerle alınacağına kadar pek çok konunun bu kurallarla açıkça belirlendiğini belirtti.

Altunç, hangi eğitim ve sertifikaların hangi yeterlilik için gerekli olduğunun, derslerde hangi araçların kullanılacağının ve hangi derslerin hangi uzman veya öğretim elemanları tarafından verilebileceğinin de kurallarda tanımlandığını kaydetti.

Üye ülkelerin bu kurallara uyarak gemiadamlarının donanımını sağlaması gerektiğini belirten Altunç, KKTC’nin henüz IMO üyesi olmamasına rağmen Türkiye Cumhuriyeti Denizcilik Genel Müdürlüğü kanalıyla yükümlülüklerini yerine getirdiğini ifade etti.

Altunç, bu konuda özellikle en yüksek derece olan “Uzakyol Kaptanı” denizcilerin çok daha geniş ve sağlıklı bilgiler verebileceğini de belirtti.

“UZAKYOL KAPTANLARI İÇİN METEOROLOJİ DERSİ ZORUNLU”

IMO’nun STCW kuralları kapsamında, özellikle Yönetim Düzeyi’nde bulunan uzakyol kaptanlarının aldığı derslerden birinin de meteoroloji olduğunu belirten Altunç, bu eğitim sayesinde denizcilerin yalnızca kıyı bölgelerinde değil, okyanuslarda da emniyetli seyir yapabildiğini ifade etti.

Harikeyn, tayfun ve Willy-Willies gibi tropikal siklonların denizciler açısından ciddi tehdit oluşturduğuna dikkat çeken Altunç, meteorolojik bilgi ve eğitimin bu tür tehlikelerden korunmada önemli rol oynadığını kaydetti.

Denizciliğin başarısının zor şartlara girerek mücadele etmek değil, tehlikeleri önceden tespit ederek gemiyi ve taşıdığı canları güvenli şekilde hedefe ulaştırmak olduğunu belirten Altunç, “Tehlikeli Yarım Daire”den “Seyredilebilir Yarım Daire”ye geçebilmenin önemine dikkat çekti.

Tüm yazılı kuralların uygulanması halinde denizcilerin uluslararası sularda güvenli şekilde seyahat edebileceğini belirten Altunç, denizcilere yönelik “Allah selamet versin” ve “Pruvanız neta olsun” dileklerinin güvenli bir seyir temennisi olduğunu ifade etti.

ULAŞIMDA METEOROLOJİ’NİN ÖNEMİ

Hava ve deniz ulaşımında meteorolojik parametrelerin ve dolayısıyla meteorolojinin öneminin hayati nitelikte olduğunu vurgulayan Altunç, bu nedenle her iki alanda sevk ve idari sorumluluk taşıyan kaptan ve pilotlar için meteoroloji derslerinin zorunlu olduğunu belirtti.

Meteoroloji eğitiminden kaçınan kurumların, ihmalin başlangıç noktasını oluşturan unsurları dikkate alması gerektiğini ifade eden Altunç, karada araç kullananların karşılaştığı fiziksel engellerin benzerlerinin hava ve deniz ulaşımında da bulunduğunu kaydetti.

Meteorolojik sistemlerin derinlikleri ve kalınlıklarının yanı sıra hava basıncı, hava sıcaklığı, nem, bulutluluk ve hava olaylarının frekanslarının; rüzgârın yönü ve şiddetinin güzergâh boyunca sabit olmadığını belirten Altunç, kaptan ve pilotların da seyir sırasında değişen koşullarla karşı karşıya kaldığını söyledi.

Aynı güzergâhta farklı zamanlarda çok farklı hava olaylarıyla karşılaşılabileceğine dikkat çeken Altunç, temel hedefin emniyetli uçuş veya seyir sonucunda ulaşımın güvenli şekilde tamamlanması olduğunu ifade etti.

Altunç, başarının zor şartların içerisine girmeye teşebbüs etmekten değil, zor şartlara girmeden ve onlardan kaçarak hedefe ulaşmaktan geçtiğini belirtti.

Denizcilerin okyanuslardaki tropikal siklonları önceden fark ederek rotalarını “Seyredilebilir Yarım Daire”ye çevirmesini örnek gösteren Altunç, pilotların da Jet Stream olarak adlandırılan çok şiddetli hava akımları ve türbülansları önceden tespit ederek buna göre güvenli uçuş gerçekleştirdiğini ifade etti.

Her iki durumda da disiplin ve eğitimin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını kaydeden Altunç, meteorolojik bilgilerin ulaşım güvenliği açısından kritik olduğunu vurguladı.

“DALGA YÜKSEKLİĞİ İLE DALGA BOYU KARIŞTIRILIYOR”

Hava ve suyun akışkan olduğunu, ancak havanın yoğunluğunun genellikle suya göre yaklaşık bin kat daha az olduğunu belirten Altunç, atmosfer basıncındaki değişimin hava ve sudaki etkilerine dikkat çekti.

Havada bir atmosfer basınç değişimi için yaklaşık 10 bin metre yükselmek gerekirken, suda her 10 metre derinlikte bir atmosfer basınç değişimi yaşandığını belirten Altunç, bunun deniz ulaşımında konunun ciddiyetini ortaya koyduğunu ifade etti.

Deniz ulaşımında rüzgâr ve onun ürünü olan “rüzgâr dalgası” oluşumu için üç önemli faktör bulunduğunu belirten Altunç, bunları rüzgâr hızı, esme süresi ve feç sahası olarak sıraladı.

Bu üç faktörün artmasıyla dalga yüksekliğinin de arttığını belirten Altunç, faktörlerden birinin yokluğu halinde dalganın oluşmayacağını ifade etti.

“Dalga yüksekliği” ile “dalga boyunun” hâlâ birbirine karıştırıldığını kaydeden Altunç, rüzgârın durması veya yön değiştirmesi halinde deniz üzerinde oluşturduğu dalga enerjisinin sıfırlanana kadar aynı yönde ve uzun periyotlarla “ölü dalga” olarak ilerlemeye devam ettiğini belirtti.

Altunç, ölü dalgaların sahile vurduklarında yaklaşık iki katına kadar yükselebileceğine dikkat çekti.

“METEOROLOJİ MÜHENDİSİ SAYISI İKİDEN ÜÇE ÇIKARILDI”

Zor şartlar altında 52 yıl önce kurulan Meteoroloji Dairesi’ne ve Meteoroloji Mühendisliği’ne gereken önemin verilmesi yönündeki çağrılarının sonuç verdiğini belirten Altunç, dairedeki Meteoroloji Mühendisi sayısının 2023 yılında yüzde 50 artırılarak ikiden üçe çıkarıldığını ifade etti.

Altunç, tüm zorluklara rağmen gece-gündüz, bayram-seyran demeden 24 saat görev yapan Meteoroloji personeline, denizcilere ve havacılara teşekkür etti.

“GİRNE DENİZ FACİASI ‘OLAMAZ’ DENECEK NİTELİKTE”

Girne Deniz Faciası’nın büyük bir travma yaşattığını ve “olamaz” denecek nitelikte olduğunu belirten Altunç, “Okyanusları aştık, ancak derede boğulduk” ifadelerini kullandı.

Denizciliğe inanıp güvendikleri için hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır dileyen Altunç, hayatını kurtaranlara da geçmiş olsun dileklerini iletti.

Altunç, kazadan sağ kurtulanların yaşanan travmayı en az zararla atlatmalarını dileyerek açıklamasını, “Allah selamet versin, pruvanız neta olsun” sözleriyle tamamladı.

07 Eylül 2026

Savaşan’dan Yılmaz’a: İddialar gerçeği yansıtmıyor, süreç sağduyuyla yönetilmeli

UBP Genel Sekreteri Ahmet Savaşan, Filo Jet faciasına ilişkin Erhan Arıklı ve YDP’nin sorumlu ilan edilmeye çalışıldığı ve yaşananların siyasi rant ve hesaplaşmaya dönüştürülmek istendiğini ileri süren YDP Genel Sekreteri Erşah Sabit Yılmaz’ın açıklamalarına yanıt verdi.

Savaşan, YDP tarafından yapılan açıklamaların gerçeği yansıtmadığını belirterek, Başbakan Ünal Üstel’in kaza sonrasında yürütmenin başı olarak süreci hassasiyetle yönettiğini ifade etti.

“Başbakan resmî açıklamaların kriz masası tarafından yapılacağını duyurdu”

Başbakan Ünal Üstel’in, Erhan Arıklı’nın kaza sonrasında yaptığı ilk açıklamaların toplumda yarattığı infial üzerine yalnızca Arıklı’nın değil, tüm yetkililerin açıklamalarını sınırlandırdığını belirten Savaşan, resmî açıklamaların kriz masası tarafından yapılacağının kamuoyuna duyurulduğunu hatırlattı.

Savaşan, Arıklı’nın bakanlıktan istifası konusunda da Başbakan Üstel’e herhangi bir talep iletilmediğini belirterek, “Hükümetten ayrılma, kurumlarda yönetim değişikliği ve dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki açıklamalar ise YDP ve Sayın Arıklı’nın kendi resmî hesaplarından kamuoyuna duyurulmuştur” dedi.

“YDP kendi siyasi tutumlarının sorumluluğunu başkasına yüklememeli”

Bugün “algı operasyonu” söylemi üzerinden kamuoyunun farklı bir algıya yönlendirilmesinin doğru olmadığını vurgulayan Ahmet Savaşan, “Kimse kendi yaptığı açıklamaların ve aldığı siyasi tutumların sorumluluğunu başkasına yüklememelidir” ifadelerini kullandı.

Savaşan, yaşanan elim kazanın tüm yönleriyle aydınlatılmasının ve gerçeklerin ortaya çıkarılmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, bu süreçte siyasi polemik üretmek yerine sağduyulu davranılması ve toplumun doğru bilgilendirilmesi gerektiğini söyledi.

07 Eylül 2026

Miçotakis: Türk turistler sayesinde ekonomimiz ayakta

Yunan adaları, Türk turistler açısından cazibe noktası olmaya devam ediyor.

Yurt içindeki tatil beldelerinde artan fiyatları gerekçe gösteren yerli turistlerin en çok gittiği noktalardan biri, kapıda vize uygulamasıyla tercih edilen Yunan adaları oldu.

Yaz aylarının sona ermesiyle birlikte Yunan adalarına gidişler sürüyor.

TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİ DEĞERLENDİRDİ

Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, ülkesinin dış politika ve savunma gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye ile ilişkiler konuşmasında önemli yer tutarken Miçotakis, Atina’nın savunma politikasına ilişkin Ankara’dan gelecek yönlendirmeleri kabul etmeyeceğini söyledi.

MİÇOTAKİS’TEN TÜRKİYE’YE SAVUNMA MESAJI

Yunanistan’ın kimseye tehdit oluşturmadığını savunan Miçotakis, Türkiye’ye yönelik mesajında şunları söyledi:

“Ülkem, kimseye tehdit oluşturmayan barışçıl bir ülkedir. Ancak savunma kalkanını nasıl güçlendireceği konusunda kimseden talimat kabul etmeyecektir.”

Miçotakis, üçüncü ülkelerin Avrupa savunma programlarına katılımına da değinerek söz konusu iş birliklerinin AB üyesi ülkelerin güvenlik ve savunma çıkarlarına zarar vermemesi gerektiğini savundu.

“TÜRK ZİYARETÇİLERİMİZİ HOŞ KARŞILIYORUZ”

Miçotakis’in Türkiye’ye ilişkin bir diğer açıklaması ise turizm ve göç üzerinden geldi.

Midilli’deki değişimi anlatan Miçotakis, Türk turistlerin bölge ekonomisine katkısından söz etti:

“Midilli’ye gidin ve 330 bin yasa dışı göçmen ve mülteci tarafından sular altında kalma tehlikesi yaşayan bir adanın görüntüsünü hatırlayın. Bugün bu sayı 300’ün biraz üzerinde. Göçmenler ve mülteciler yerine, yerel ekonomiyi destekleyen ve hoş karşıladığımız Türk ziyaretçilerimiz var.”

07 Eylül 2026

Sırbistan’da Kızılyıldız tribünlerinden ‘Bosna Kasabı’ için özel koreografi ve saygı duruşu

Sırbistan’dan skandal görüntüler.

Ülkenin en büyük takımlarından olan Kızılyıldız ve Partizan arasında bir derbi oynandı.

Ancak derbiye futbolcuların sahada sergilediği oyundan ziyade, taraftarların yaptığı koreografi damga vurdu.

BOSKA KASABINA ÖZEL KOREOGRAFİ YAPTILAR

Kızılyıldız tribünleri, binlerce Müslümanın katili ‘Bosna Kasabı’ Ratko  Mladiç’in koreografisini yaptı.

SAYGI DURUŞU

Futbolcular ise onun için saygı duruşunda bulundu.

Ayrıca futbolcular sahada beklerken tribünlerden Mladiç lehine tezahüratlar yükseldi.

SLOGANLARLA ANILDI

Yaklaşık 30 bin taraftarın takip ettiği karşılaşmada, Mladiç’in adı tribünlerdeki sloganlarla anıldı.

KÜLÜP SOSYAL MEDYA HESABINDAN PAYLAŞTI

Kulübün resmî sayfası o anları sosyal medya hesabından paylaştı.

BOSNA KASABI OLARAK ANILAN MLADİÇ KİMDİR?

‘Bosna Kasabı’ olarak bilinen Ratko Mladiç, 1992-1995 Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp güçlerinin komutanlığını yaptı.

Mladiç, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi (ICTY) tarafından soykırım, savaş suçları ve insanlığa karşı suçlardan suçlu bulunarak ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.

Ratko Mladiç, 27 Ağustos 2026’da, ömür boyu hapis cezasını çektiği Lahey’deki BM cezaevi hastanesinde 84 yaşında öldü.

07 Eylül 2026

A Milli Kadın Voleybol Takımı, üst üste ikinci kez Avrupa şampiyonu

İstanbul’da yer alan Sinan Erdem Spor Salonu’nda oynanan finalde İtalya ile Türkiye karşı karşıya geldi.

Büyük çekişmeye sahne olan finalde rakibini 16-25, 25-22, 12-25, 25-21 ve 15-10’luk setlerle 3-2 mağlup eden ay-yıldızlı takım, altın madalyanın sahibi oldu.

Milliler, 2023 yılının ardından yeniden organizasyonda şampiyonluğa uzandı. İtalya ise gümüş madalyayla yetindi.

Karşılıklı sayılarla başlayan maçın ilk bölümü 6-6’lık beraberlikle geçti. Sonrasında İtalya, Egonu’nun smacıyla aradaki farkı 9’a çıkardı: 18-9. Egonu’nun ve Antropova’nın performansıyla hücumdaki üstünlüğünü devam ettiren İtalya, Danesi’nin smacıyla da ilk seti 25-16 kazandı.

İtalya, ikinci setin başlarında Egonu’nun üst üste bulduğu iki “ace” ile 3-0’lık seri yakaladı: 9-5. Üstünlüğünü devam ettiren İtalya, Antropova’nın smacıyla da farkı 6’ya çıkardı: 12-6. Bu sayının ardından mola alan Türkiye, Vargas’ın smacıyla 5-0’lık seri yakalayarak farkı 1’e indirdi: 12-11. Ay-yıldızlılar, sonrasında Vargas’ın plasesinde de beraberliği yakaladı: 15-15. Hücumda toparlanan milli takım, Zehra Güneş’in bloğuyla da bu sette ilk kez öne geçti: 20-21. Türkiye, devamında hata yapmadığı seti 25-22 önde bitirdi.

Üçüncü sete iyi başlayan İtalya, Fahr’ın bloğuyla 6-0’lık seri yakaladı: 8-2. Üstün oyununa devam eden İtalya, Antropova’nın üst üste attığı iki “ace” ile 11 sayılık farka ulaştı: 19-8. Setin sonlarında hücumdaki üstünlüğünü iyice artıran İtalya, Egonu’nun smacıyla farkı 12 sayıya kadar çıkardı: 23-11. İtalya, aradaki farkı 13’e kadar çıkararak seti 25-12 kazandı.

Taraftar desteğini arkasına alan Türkiye, dördüncü setin başlarında Zehra Güneş’in bloğuyla 3-0’lık seri yakaladı: 1-6. Ay-yıldızlı ekip, sonrasında Eda Erdem Dündar’ın smacıyla aradaki farkı 7’ye kadar çıkardı: 5-12. Milli takım, setin sonlarına 21-18’lik üstünlükle girdi. Milliler, Vargas’ın plasesiyle dördüncü seti 25-21 üstün bitirdi.

Milli takım, baştan sona üstün götürdüğü karar setini 15-10 kazanarak rakibini 3-2 yendi ve şampiyonluğa ulaştı.

 Türkiye’nin “altın” yılı…

Daniele Santarelli yönetimindeki A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2023’ün ardından 2026’da da iki büyük organizasyonda altın madalya kazanarak tarihi yeniden yazdı.

Santarelli ile birlikte 2023 Milletler Ligi finalinde Çin’i 3-1 yenen ay-yıldızlılar, şampiyon olarak organizasyondaki ilk altın madalyasını kazandı.Milli takım, aynı yıl düzenlenen CEV Avrupa Şampiyonası’nda ise finalde Sırbistan’ı 3-2 mağlup ederek tarihinde ilk kez Avrupa şampiyonu oldu. Bu başarıyı 2026 yazında iki organizasyonda da tekrarlayan Türkiye, altın madalyalara tekrar ulaştı. İtalya, CEV Avrupa Şampiyonası finalinde üçüncü kez finalde kaybetti. Organizasyon finalinde daha önce Polonya ve Rusya’ya kaybeden İtalya, bu kez Türkiye’ye finalde mağlup oldu.

 Daniele Santarelli’nin beşinci kupası

A Milli Takım’ın İtalyan başantrenörü Daniele Santarelli, ay-yıldızlı takım ile beşinci şampiyonluğunu yaşadı.

2023 yılında göreve getirilen Santarelli, Türkiye ile 2023 ve 2026’da FIVB Milletler Ligi’ni (VNL), 2023’te Dünya Kupası’nı, yine 2023’te ilk kez CEV Avrupa Şampiyonası’nı kazanma başarısı gösterdi.

İtalyan başantrenör, takımıyla 2026 CEV Avrupa Şampiyonası’nı kazanarak milli takım ile beşinci zaferini elde etti.

​​​​​​​Daniele Santarelli, bir kez de 2025 Dünya Şampiyonası’nda ikincilikle yetindi.

 Tek yenilgiyle gelen zafer

A Milli Takım, 2026 CEV Avrupa Şampiyonası’nda tek yenilgiyle şampiyonluğa uzandı. Milliler, A Grubu’nda Letonya, Slovenya, Macaristan ve Almanya’yı yenerken, Polonya’ya mağlup oldu. Ay-yıldızlılar, son 16 turunda Azerbaycan’ı, çeyrek finalde Almanya’yı, yarı finalde ise Avrupa’nın güçlü ekiplerinden Sırbistan’ı geçmeyi başardı.

Finalde bir başka zorlu rakip İtalya ile kozlarını paylaşan Türkiye, karar setine giden mücadeleyi 3-2 kazandı ve zafere uzandı.

Organizasyonda toplam 9 maça çıkan milliler, 8 galibiyet, 1 yenilgiyle altın madalyanın sahibi oldu.

 İstanbul, voleybol şölenine ev sahipliği yaptı

2026 CEV Avrupa Şampiyonası’nın İstanbul etaplarında adeta voleybol şöleni yaşandı. Sinan Erdem Spor Salonu’nun ev sahipliğini yaptığı organizasyonun Türkiye ayağında grup etabı, son 16 turu, çeyrek final, yarı final ve final müsabakaları İstanbul’un ev sahipliğinde Sinan Erdem Spor Salonu’nda yapıldı. İstanbul, dolu tribünler önünde oynanan mücadelelerle unutulmaz bir organizasyona imza attı.

 Olimpiyat kotası Türkiye’nin

2026 CEV Avrupa Şampiyonası’nda mutlu sona ulaşan Türkiye, 2028 Yaz Olimpiyat Oyunları’na katılma hakkı kazandı.

İtalya’yı finalde 3-2 yenerek altın madalya kazanan A Milli Kadın Voleybol Takımı, ABD’nin Los Angeles kentinde yapılacak organizasyonda mücadele verecek.

Milliler, kadın voleybolunda Avrupa kıtasından olimpiyata kota alan ilk ülke oldu.

Olimpiyatlara Avrupa’dan gidecek diğer ülkeler gelecek yıl Dünya Şampiyonası ve FIVB sıralamasına göre belli olacak.

 Sinan Erdem Spor Salonu kapalı gişe

A Milli Takım’ın İtalya ile oynadığı final karşılaşması dolu tribünler önünde oynandı.

Günün erken saatlerinden itibaren Sinan Erdem Spor Salonu’nun önündeki etkinlik alanlarında renkli görüntüler oluşturan 16 bini aşkın ay-yıldızlı taraftar, final müsabakasında millilere büyük destek verdi.

Taraftarlar, maç boyunca tezahürat ve alkışlarla milli voleybolculara destekte bulunurken şampiyonluk sonrası büyük coşku yaşandı.

Trendyol 2026 CEV Avrupa Şampiyonası’nda mutlu sona ulaşan A Milli Kadın Voleybol Takımı, kupasını aldı.

İstanbul’un ev sahipliğini yaptığı finalin ardından kupa töreni düzenlendi. Törende, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV) Başkanı Roko Sikiric ve Türkiye Voleybol Federasyonu (TVF) Başkanı Mehmet Akif Üstündağ ile takımlar hazır bulundu. Organizasyonu şampiyon olarak tamamlayan Türkiye’ye kupasını Roko Sikiric verdi.

İkinci İtalya ile üçüncü Sırbistan’a da madalyaları törende takdim edildi.

 MVP’nin adı: Melissa Vargas

2026 CEV Avrupa Şampiyonası’nın En Değerli Oyuncusu (MVP) ödülünün sahibi Türkiye’den Melissa Vargas oldu.

Ay-yıldızlı takımla finalde İtalya’ya karşı mücadele eden pasör çaprazı, organizasyon genelinde sergilediği performansla ay-yıldızlıların Avrupa şampiyonluğuna ulaşmasında önemli rol oynadı.

Vargas, 2023 yılında elde edilen zaferin ardından da MVP seçilmişti.

2026 CEV Avrupa Şampiyonası’nın rüya takımı belli oldu.

Rüya takımda şampiyon Türkiye’den Melissa Vargas, Derya Cebecioğlu, Zehra Güneş ve Gizem Örge, ikinci İtalya’dan Alessia Orro, Myriam Sylla, üçüncü Sırbistan’dan ise Hena Kurtagic yer aldı.

Rüya takımın başantrenörü ise A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın şampiyon başantrenörü Daniele Santarelli oldu.

Erdoğan: Uluslararası sistem bugün büyük bir meşruiyet kriziyle yüz yüze -  Dünya Gazetesi

 Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, Avrupa Şampiyonu olan A Milli Kadın Voleybol Takımı’na tebrik

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda, “CEV Trendyol 2026 Avrupa Şampiyonu olarak milletimizi gururlandıran önemli bir başarıya imza atan A Milli Kadın Voleybol Takımımızı en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.” ifadelerini kullandı.

Üstel: Siyasi istikrar ekonomik istikrarı da getiriyor - Gündem Kıbrıs  Gazetesi - Kıbrıs Haber

 Üstel 

Başbakan Ünal Üstel, sosyal medya hesaplarından paylaştığı mesajda, “Filenin Sultanları”nın önemli bir başarıya daha imza attığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Yaşadığımız bu acılı günlerde, milletimize büyük bir gurur ve moral yaşatan Türkiye A Milli Kadın Voleybol Takımımızı Avrupa Şampiyonluğu dolayısıyla yürekten kutluyorum. Hepimizin göğsünü kabartan ‘Filenin Sultanları’nı, teknik heyeti ve emeği geçen herkesi tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum. Teşekkürler ‘Filenin Sultanları’.”

07 Eylül 2026

Aygün köyünde kadın cinayeti!

Ergün Yahat’ın aktardığı bilgilere göre, Aygün köyünde bu sabaha karşı eski eşler arasında yaşanan tartışma kanlı bitti.

İddiaya göre, Saliha Özkol ile eski eşi M.A. arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine M.A., elindeki bıçakla Saliha Özkol’a saldırdı. Aldığı bıçak darbeleri sonucu ağır yaralanan talihsiz kadın olay yerinde hayatını kaybetti.

Eski eşini katleden M.A, olayın hemen ardından aynı bıçakla kendi yaşamına son vermek istedi. İntihar girişiminde ağır yaralanan zanlı, olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri tarafından Gazimağusa Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak acil ameliyata alındı.

Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemleri alırken, cinayetle ilgili çok yönlü soruşturma başlatıldı.