08 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
08 Eylül 2026

Fazilet Özdenefe: Kadını koruyan sistem kesintisiz işlemeli

Cumhuriyet Meclisi Başkan Yardımcısı Fazilet Özdenefe, Aygün’de 61 yaşındaki Saliha Özkol’un hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan kadın cinayetinin ardından yazılı bir açıklama yaptı. Hayatını kaybeden Özkol için taziye dileklerini ileten Özdenefe, yasal mevzuatın varlığının tek başına kadınları korumaya yetmediğini belirterek yürütme mekanizmalarının etkin işletilmesi çağrısında bulundu.

Yıllara dayanan mesleki, siyasi ve sivil toplum tecrübesine işaret eden Özdenefe, yasa koymanın ve hak tanımanın hayati olduğunu ancak asıl meselenin bu hakların kadınların yaşamında somut ve güvenilir bir koruma kalkanına dönüştürülmesi olduğunu ifade etti.

“Yalnızca Sonrasında Soruşturan Değil, Şiddeti Önleyen Sistem Kurulmalı”

Risk tespit edildiğinde veya bir şikâyet vuku bulduğunda bürokrasinin hantal kalmaması gerektiğini vurgulayan Meclis Başkan Yardımcısı, şu tespitleri paylaştı:

“Eğer risk biliniyorsa, şikâyet yapılmışsa ve koruma talep edilmişse; yalnızca cinayet sonrasında soruşturan ve cezalandıran değil, şiddeti henüz gerçekleşmeden önleyen bir devlet sisteminin devrede olması şarttır. Bu durum; riskin ivedilikle analiz edilmesini, tedbir kararlarının tavizsiz uygulanmasını, polis, sosyal hizmetler, sağlık birimleri, yerel yönetimler ve yargı arasında kusursuz bir eşgüdüm sağlanmasını zorunlu kılar.”

Hükümetin bu entegre koruma ağını finanse edecek kaynakları temin etmesi ve kurumsal yapıları işler hale getirmesi gerektiğinin altını çizen Özdenefe, kadın cinayetlerinin kadına yönelik baskı, tahakküm ve şiddetin en vahşi sonucu olduğunu belirtti.

“Kadınların Kendilerini Korumasını Bekleyemeyiz”

Şiddetin her türüyle mücadelenin doğrudan yaşam hakkı ve anayasal hukuk devleti ilkesiyle bağlantılı olduğunu hatırlatan Fazilet Özdenefe, “Kadınlardan kendilerini korumalarını bekleyen değil; tüm kurumlarıyla şiddeti proaktif biçimde engelleyen, risk altındaki kadına zamanında kalkan olan bir devlet mekanizmasını inşa etmek hepimizin ortak yükümlülüğüdür” ifadelerini kullandı.

08 Eylül 2026

Ankara’da üst düzey toplantı başladı

Başbakan Ünal Üstel, Ankara’daki temasları kapsamında Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir araya geldi.

Üstel ve Yılmaz’ın katılımıyla, Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından yürütülen çalışmaların son durumu ve bundan sonraki süreçte atılabilecek adımların ele alınacağı üst düzey toplantı başladı.

Toplantıda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Başbakan Ünal Üstel’in yanında, Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, Türkiye Cumhuriyeti Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, ilgili kurumların teknik heyetleri ile alanında deneyimli özel şirketlerin temsilcileri de yer alıyor.

08 Eylül 2026

Serbest Çalışan Hekimler Birliği’nden çağrı

 Kıbrıs Türk Serbest Çalışan Hekimler Birliği (KTSÇHB), sivrisinekle mücadelede Sağlık Bakanlığı, Temel Sağlık Dairesi, Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği ve tüm belediyelere görevlerini eksiksiz yerine getirme çağrısında bulundu.

Birlik’ten yapılan açıklamada, halkın ve medyanın da bu hayati sağlık sorunu karşısında üzerlerine düşeni yapması, konuya sessiz kalmaması, kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi için güçlü ve sürekli kamuoyu baskısı oluşturması istendi.

Ülkede yıllardır süren sivrisinek sorununun artık görmezden gelinemeyecek ciddi bir halk sağlığı tehdidi haline geldiği belirtilen  açıklamada, “Sivrisinekler; Batı Nil Virüsü, sıtma, dang humması, sarı humma gibi ağır hastalıklara, kalıcı sağlık sorunlarına ve ölümlere neden olabilen enfeksiyonların taşıyıcısıdır.” denildi.

Açıklamada, sivrisinek kaynaklı hastalıkların dünya genelinde önemli hastalık yükü ve ölüm nedenleri arasında yer aldığı da kaydedildi.

Ülkede yıllar önce görülmeye başlayan yeni ve daha tehlikeli sivrisinek türleri olmasına rağmen kayda değer bir mücadele yürütülmediği ileri sürülen açıklamada, “Artık bu son derece ciddi halk sağlığı sorununa karşı gereken yapılmalı ve daha fazla gecikmeden soruna kapsamlı bir çözüm getirilmelidir.” ifadelerine yer verildi.

“Sorun geri döndürülemez kayıplara yol açmadan gerekli adımlar atılmalıdır.” denilen açıklamada, birliğin her türlü işbirliğine ve katkıya hazır olduğu da belirtildi.

08 Eylül 2026

Kıbrıs Üniversiteler Birliği: Belirsizliklerin netleştirilmesi gerekiyor

Kıbrıs Üniversiteler Birliği (KÜB), elektronik vize konusunda yetkililere çağrı yaparak, geçiş sürecindeki belirsizliklerin netleştirilmesi gerektiğini kaydetti.

Birlikten yapılan yazılı açıklamada, 24 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan e-vize (Elektronik Vize) Tüzüğü ile İkamet İzinleri ve Vizeler Tüzüğü’nde yapılan değişikliklerin, ülkenin göç yönetiminin dijitalleşmesi açısından önemli bir adım olarak değerlendirildiği ifade edildi.

Düzenlemenin uluslararası öğrenci kabul ve kayıt süreçlerinin sonuna yaklaşılan bir dönemde yayımlanmasının ise, üniversiteler ve öğrenciler açısından önemli uygulama sorunları ve belirsizlikler yarattığı belirtilen açıklamada, tüzüğün hazırlık sürecinde üniversitelerle bilgilendirme toplantısı yapıldığı ancak taslak metinin üniversitelerle paylaşılmadığı ve taslak üzerinden görüş alınmadığı kaydedildi.

Açıklamada, uluslararası öğrencileri doğrudan etkileyen böylesine kapsamlı düzenlemelerin yeterli bir geçiş süresi bırakılarak ve üniversitelerin görüşleri alınarak, hayata geçirilmesi gerektiği belirtildi.

 “Geçiş döneminde hangi sistemin esas alınacağı açıklığa kavuşturulmalı”

Uluslararası öğrencilerin işlemlerinde halen kullanılan YÖKAS’ın uygulama sürecinde, zaman zaman erişilebilirlik, performans ve veri uyumluluğuna ilişkin sorunlarla karşılaşıldığı ifade edilen açıklamada, “Sistemin çalışmaması veya tutarsız çalışması, dış temsilciliklerde öğrencilerin bilgilerinin doğrulanamamasına ve vize işlemlerinin yapılamamasına kadar varan sonuçlar doğurmaktadır.” denildi.

YÖKAS’ın geliştirilmesi için yakın zamanda yeni bir firma ile anlaşıldığı ve eylül ayında güncelleme yapıldığı belirtilen açıklamada, bu çalışmaların öğrenci kabul döneminden çok daha önce tamamlanması gerektiği kaydedildi, üniversitelerin karşılaştığı teknik sorunların hızlı şekilde çözülebilmesi için daha etkin bir iletişim ve teknik destek mekanizmasına ihtiyaç olduğu ifade edildi.

Açıklamada, yeni e-vize sisteminin devreye girmesiyle birlikte YÖKAS’ın ne zaman devreden çıkarılacağı, e-vizeye ne zaman tam olarak geçileceği ve geçiş döneminde hangi sistemin esas alınacağının açıklığa kavuşturulması gerektiği kaydedildi.

 “Tek merkezli bir veri sistemi kurulmalı”

Üniversitelerin aynı veya benzer öğrenci bilgilerini bugün YÖK, YÖKAS ve e-vize/GöçSis sistemlerine ayrı ayrı aktarmak durumunda olduğu ifade edilen açıklamada, “Aynı öğrenci için farklı sistemlerde farklı kimlik ve referans numaralarının kullanılması süreci karmaşıklaştırmakta ve veri uyuşmazlığı riskini artırmaktadır. Oysa GöçSis, mevzuatta kişi eşleştirilmesini ve tekilleştirilmesini sağlayan, kurumların entegrasyonuna imkân veren merkezi bir sistem olarak tanımlanmaktadır.” denildi.

Bu nedenle öğrenci bilgilerinin, üniversiteler tarafından tek bir merkezi sisteme bir kez gönderilmesi, YÖK, muhaceret, e-vize ve diğer yetkili sistemlerin ihtiyaç duydukları verileri bu merkezi sistemden alması gerektiği belirtilen açıklamada, “Aynı öğrenci için mümkün olduğunca tekil bir kimlik/referans yapısı kullanılmalıdır.” denildi.

 “e-vize süreleri akademik takvimle uyumlu olmalı”

“Tüzükte e-vize başvurularının 30 gün içerisinde sonuçlandırılması esas olmakla birlikte, bu sürenin idari gereklilikler nedeniyle 60 güne kadar uzayabileceği belirtilmektedir.” denilen açıklamada, şöyle devam edildi:

“Uluslararası öğrenci kabulünde 60 günlük süre oldukça uzundur. Vize sonucunun akademik dönemin başlangıcından sonraya kalması öğrencinin KKTC’deki eğitiminden vazgeçmesine ve başka ülkelere yönelmesine neden olabilir. Bu nedenle öğrenci e-vizeleri öncelikli değerlendirilmeli ve sonuçlandırma süreleri akademik takvime uygun şekilde önemli ölçüde kısaltılmalıdır.”

 “24 aylık pasaport şartı kaldırılmalı”

Yeni düzenlemenin, KKTC’de elçilik, konsolosluk veya temsilciliği bulunmayan ülkelerden öğrenim amacıyla gelecek kişiler için en az 24 ay geçerli pasaport şartı getirdiği belirtilen açıklamada, bu şartın öğrenci kabul döneminin sonunda getirilmesinin, hâlihazırda kabul almış öğrenciler açısından ciddi mağduriyet yaratabileceğine işaret edildi.

“Öğrencilerin kısa sürede yeni pasaport çıkarmaları her ülkede mümkün olmadığı gibi, bazı ülkelerde mevcut pasaportun yeterli geçerlilik süresi bulunması halinde yenilenmesi de mümkün değildir.” denilen açıklamada, bu nedenle öğrenim amacıyla ülkeye gelecek öğrenciler için 24 aylık pasaport şartının kaldırılmasının gerekli görüldüğü kaydedildi.

 “Öğrenci statüleri ve GöçSis uygulaması netleştirilmeli”

Düzenlemenin, üniversitelerin, öğrencilerinin durumlarını “aktif, pasif, kayıt dondurma, kayıt silme” şeklinde üç ayda bir GöçSis’e bildirmelerini öngördüğü ifade edilen açıklamada, ancak “aktif” ve “pasif” öğrenci kavramlarının hangi kriterlere göre belirleneceğinin açık olmadığı savunuldu. Açıklamada, öğrencinin ikamet iznini doğrudan etkileyebilecek bu statülerin, tüm üniversiteler için ortak ve açık şekilde tanımlanması gerektiği belirtildi.

GöçSis’in web adresi, web servislerinin teknik özellikleri, test ortamı, entegrasyon takvimi ve teknik destek mekanizmasının da henüz açıklığa kavuşturulmadığı savunulan açıklamada, YÖKAS, e-vize ve GöçSis’te yaşanabilecek teknik sorunlar, veri uyuşmazlıkları veya hatalı değerlendirmeler için üniversitelerin doğrudan ulaşabileceği yetkili personel veya birimlerin belirlenmesi; e-posta ve telefon iletişim bilgilerinin üniversitelerle paylaşılması gerektiği kaydedildi.

 “Ortak bir geçiş planına ihtiyaç var”

Ortak bir geçiş planına ihtiyaç olduğu belirtilen açıklamada, YÖKAS, e-vize ve GöçSis arasındaki görev paylaşımının ve geçiş takviminin açıklanması, GöçSis’in kalıcı teknik altyapısı ve entegrasyon bilgilerinin üniversitelerle paylaşılması ve bundan sonraki düzenlemelerde taslakların üniversiteler ve Kıbrıs Üniversiteler Birliği ile paylaşılması talep edildi.

Açıklamada, “Amacımız yeni düzenlemelere karşı çıkmak değil; öğrencilerin mağdur olmadığı, öğrenci tercihlerinin değişmesine sebep oluşturmadığı, üniversitelerin aynı veriyi birden fazla sisteme göndermek zorunda kalmadığı, kamu kurumları arasındaki veri ve sistem entegrasyonunun güçlendirilmesi, hızlı ve sürdürülebilir bir sistemin oluşturulmasına katkı sağlamaktır.” denildi.

Birlik açıklamasında, öğrenci kabul ve kayıt döneminin devam ettiği dikkate alınarak, gerekli düzenlemelerin ivedilikle yapılmasının, öğrencilerin haklarının korunması ve KKTC yükseköğretiminin uluslararası rekabet gücünün sürdürülebilmesi açısından önem taşıdığına inanç belirtildi.

08 Eylül 2026

Başbakan Üstel Ankara’daki temaslarını sürdürüyor

Başbakan Ünal Üstel, Girne açıklarında meydana gelen deniz kazasının ardından yürütülen çalışmalar kapsamında Ankara’daki üst düzey temaslarını sürdürüyor.

Üstel, kayıp insanlarımıza ulaşılması için halen yürütülen çalışmaları daha da güçlendirecek, süreci hızlandıracak yeni imkanların ve ilave uygulamaların devreye alınması amacıyla temaslarda bulunuyor.

Başbakan Üstel, bu kapsamda Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı Akın Gürlek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile görüşmeler gerçekleştirdi.

Üstel’e Ankara’daki temaslarında KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu da eşlik etti.

Başbakan Üstel, bugün saat 13.30’da Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz başkanlığında gerçekleştirilecek üst düzey toplantıya da katılacak.

İlgili tüm tarafların katılımıyla gerçekleştirilecek toplantıda, kayıp insanlarımıza ulaşılması amacıyla devam eden çalışmalara destek sağlayacak yeni teknik imkanlar, ilave uygulamalar ve süreci hızlandıracak alternatif yöntemler kapsamlı şekilde ele alınacak.

Toplantıda ayrıca batığın çıkarılmasına yönelik teknik imkanlar ve atılabilecek yeni adımlar da değerlendirilecek.

Başbakan Üstel, bir kez daha hükümetin temel önceliğinin kayıp insanlarımıza en kısa sürede ulaşmak olduğunu belirterek, Türkiye Cumhuriyeti ile tam iş birliği içerisinde mevcut imkanların güçlendirilmesi ve ihtiyaç duyulan her türlü ilave kapasitenin devreye alınması için çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü vurguladı.

08 Eylül 2026

Topaloğlu: Hükümet sorumluluklarını yerine getirmezse öğrenci taşımacılığı başlamayacak

Kıbrıs Türk Çağdaş Kamu Araçları İşletmecileri Derneği (Kar-İş) Başkanı Fuat Topaloğlu, eğitim yılının başlamasına kısa bir süre kala ödeme, protokol, fiyat düzenlemeleri ve güzergâhlarla ilgili belirsizliğin sürdüğünü belirterek, hükümeti sorumluluklarını yerine getirmemesi halinde öğrenci taşımacılığının başlatılmayacağını açıkladı. Topaloğlu ayrıca, “Denetimden ve araç muayenesinden kaçmıyoruz” diyerek araçların denetlenmesine karşı olmadıklarını vurguladı.

Kar-İş Başkanı Fuat Topaloğlu, eğitim yılının başlamasına kısa süre kala öğrenci taşımacılığı sektörünün en önemli sorunlarının ödemeler, protokol, fiyat düzenlemeleri ve güzergâhlar olduğunu belirterek, hükümetin gerekli adımları atmaması halinde öğrenci taşımacılığını başlatmayacaklarını açıkladı.

Topaloğlu, hükümet ve ilgili bakanlıklardan taleplerine ilişkin hâlâ somut bir adım gelmediğini belirterek, “Bir haftaya okullar açılacak. Tüm girişim ve taleplerimize rağmen ses yok” dedi.

“ÖDEME KONUSUNDA MUTABAKATA VARILDI AMA SORUN ÇÖZÜLMEDİ”

Daha önce gerçekleştirdikleri eylemin ardından Maliye Bakanı Özdemir Berova ile bir toplantı yaptıklarını ve öğrenci taşımacılığı ödemelerinin düzenli yapılması konusunda mutabakata vardıklarını belirten Topaloğlu, buna rağmen sektörün beklentilerinin karşılanmadığını söyledi.

Taşımacıların vereceği fiyatlar ve teminatlarla ilgili de herhangi bir gelişme yaşanmadığını kaydeden Topaloğlu, hükümetten bu konularda kendilerine geri dönüş yapılmadığını ifade etti.

Kar-İş olarak hükümetten bir protokol yapılmasını, taban fiyatların belirlenmesini, servis ücretlerinin düzenlenmesini ve refakatçı ücretlerinin yeniden ele alınmasını talep ettiklerini belirten Topaloğlu, eğitim yılının başlamasına sayılı günler kalmasına rağmen bu taleplerin karşılık bulmadığını söyledi.

“ÖĞRENCİ SAYILARI VE GÜZERGAHLAR BİLE AÇIKLANMADI”

Öğrenci taşımacılığının planlanabilmesi için öğrenci sayılarının ve hangi güzergâhların açıldığının taşımacılara bildirilmesi gerektiğini vurgulayan Topaloğlu, bu konuda da herhangi bir bilgi paylaşılmadığını söyledi.

Topaloğlu, “Öğrenci sayıları, hangi güzergâhlar açıldı, herhangi bir bilgi verilmedi. Biz talep etmemize rağmen bu bile yapılmadı” dedi.

Taşımacıların önünü görebilmesi için güzergâhların ve öğrenci sayılarının zamanında açıklanması gerektiğini belirten Topaloğlu, mevcut belirsizliğin sektör açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade etti.

“PROTOKOL YAPILMALI, TÜZÜK DEĞİŞİKLİKLERİ HAYATA GEÇİRİLMELİ”

Sektörün mevcut koşullarda sürdürülebilir şekilde hizmet vermesinin mümkün olmadığını savunan Topaloğlu, iki bakanlığın da kendi sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi.

Sorunların çözümü için protokol yapılması ve tüzükte gerekli değişikliklerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Topaloğlu, mevcut sistem içerisinde fiyatların sağlıklı şekilde ayarlanamadığını kaydetti.

Topaloğlu, toplu taşımacıların yaptıkları işin öneminin farkında olduğunu ancak sektörün uzun süredir ciddi mali sıkıntılar içerisinde hizmet vermeye çalıştığını söyledi.

“YÜZDE 53 FAİZLE BORÇLANARAK HİZMET VERİYORUZ”

“Toplu taşımacıdan ne bekliyor hükümet?” diye soran Topaloğlu, sektörün bahanelerin arkasına saklanmadığını, imkanları doğrultusunda araçlarını mümkün olduğunca bakımlı tutmaya çalıştığını belirtti.

Topaloğlu, hükümetin diğer sektörlere sağladığı gibi toplu taşımacılara da uzun vadeli ve düşük faizli finansman sağlaması gerektiğini ifade ederek, “Gönül isterdi ki hükümet de diğer sektörlere yaptığı gibi finans sağlasın. Uzun vadeli, düşük faizli finansman sağlansın. Ama hükümetin böyle bir derdi yoktur” dedi.

Servis araçlarının bakımının taşımacıların imkanları ölçüsünde yapıldığını belirten Topaloğlu, sektörün yüksek faizlerle borçlanarak hizmet vermeye çalıştığını söyledi.

“Bu servisler yapılsın diye herkes yüzde 53 faizle borçlanıyor” diyen Topaloğlu, sektörde ciddi bir sürücü sıkıntısı da bulunduğunu kaydetti.

“DENETİMDEN VE ARAÇ MUAYENESİNDEN KAÇMIYORUZ”

Güney Kıbrıs’ta yeni eğitim dönemi öncesinde 801 okul otobüsünün kapsamlı şekilde denetlenmesi ve güvenlik koşullarını karşılamayan 40 aracın trafikten menedilmesi de öğrenci taşımacılığındaki denetim konusunu gündeme getirdi.

Güney Kıbrıs Karayolu Taşımacılığı Dairesi (TOM) ekiplerinin gerçekleştirdiği denetimlerde araçların mekanik durumu, yangın söndürme sistemleri, sürücülerin yetki belgeleri ve resmi evrakları kontrol edildi. Denetlenen 801 okul otobüsünden 761’i öğrenci taşıma izni alırken, 40 araç trafikten menedildi.

Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Topaloğlu, toplu taşımacıların denetimden veya araç muayenesinden kaçmadığını belirterek, “Denetimden ve araç muayenesinden kaçmıyoruz, yapılsın diyoruz” dedi.

Araçların bakımının taşımacıların imkanları doğrultusunda yapıldığını belirten Topaloğlu, araçların durumuna ilişkin eleştirilerin yalnızca taşımacılar üzerinden yürütülmesine tepki gösterdi.

“Sanki taşımacı suçlu, polis denetlesin, ‘bu araçlarla mı yapılacak’ deniyor. Hayır, araçlarımız bakımı elden geldiğince yapılıyor. Hükümetin sorunudur bu” ifadelerini kullandı.

“ÖĞRENCİ TAŞIMACILIĞI BAŞLATILMAYACAK”

Hükümetin ödeme, protokol, fiyat düzenlemeleri ve güzergâhlar başta olmak üzere sektörün temel taleplerine yönelik gerekli adımları atmaması halinde öğrenci taşımacılığının başlatılmayacağını açıklayan Topaloğlu, ilgili bakanlıkları ivedi şekilde harekete geçmeye çağırdı.

Topaloğlu, “Hükümet sorumluluklarını yerine getirmemesi halinde toplu taşımacılar öğrenci taşımacılığını başlatmayacaktır” dedi.

İlgili bakanlıkların sektörün taleplerini dikkate alarak gerekli düzenlemeleri bir an önce hayata geçirmesi gerektiğini belirten Topaloğlu, yaşanabilecek olumsuzluklardan doğacak sorumluluğun hükümet ve ilgili bakanlıklarda olduğunu ifade etti.

Topaloğlu, “İlgili bakanlıkları bu konuyla ivedi olarak çözüm bulmaya davet ediyoruz. Bütün sorumluluk hükümet edenlerde ve ilgili bakanlıklardadır” ifadelerini kullandı.

08 Eylül 2026

Erhürman ile Hristodulidis yarın saat 10.30’da görüşecek

 Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, Kıbrıs sorununa ilişkin temasları çerçevesinde yarın ara bölgede yeniden bir araya gelecek.

Liderlerin görüşmesi saat 10.30’da başlayacak.

İki liderin 2 Eylül’de yapılması planlanan görüşmesi, Girne açıklarında meydana gelen Filo Jet faciasının ardından ertelenmiş ve yeni görüşme tarihi 9 Eylül olarak belirlenmişti.

Yarınki görüşme öncesinde Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dânâ ile Kıbrıslı Rum müzakereci Menelaos Menelau da dün görüşmeye ilişkin hazırlık amacıyla bir araya geldi.

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar’ın da bu süreçte adaya gelmesi planlanıyordu. Ancak Holguin’in öngörülen ziyareti sağlık nedenleriyle ertelendi.

Güney basınına göre, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Holguin’in eylül ayı sonunda New York’ta BM Genel Kurulu çerçevesinde iki liderle görüşmesi bekleniyor.

Hristodulidis de dün yaptığı açıklamada, Erhürman ile New York’a gitmeden önce iki veya üç kez daha görüşmeyi umduğunu ifade etti. 

Liderler haftada en az bir kez görüşme konusunda anlaşmıştı

Erhürman ile Hristodulidis, 26 Ağustos’ta ara bölgede yaklaşık üç saat süren görüşmelerinin ardından temaslarını yoğunlaştırma ve haftada en az bir kez, gerektiğinde ise daha sık bir araya gelme konusunda anlaşmıştı.

Söz konusu görüşmede, BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs’a yaptığı ziyaretin ardından ortaya koyduğu çerçeve doğrultusunda güven yaratıcı önlemler, görüşme metodolojisi ve Kıbrıs sorununun esasına ilişkin konular ele alınmıştı.

Erhürman, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, güven yaratıcı önlemler kapsamında mayınların temizlenmesi, yeni geçiş noktaları açılması, karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlık hakları, spor, düzensiz göç ve afetlerle mücadelede ortak mekanizmalar kurulması konularında ilerlemeye hazır olduklarını belirtmişti.

İki lider, görüşmenin ertesi gününde Sivil Toplum İstişare Mekanizması Yönlendirme Komitesi üyelerinin isimlerini açıklamıştı.

Guterres, temmuz sonunda Kıbrıs’ta gerçekleştirdiği temasların ardından belirlenen konularda yeterli hazırlık ve ilerleme sağlanmasının ardından Kıbrıs konusunda yeni bir genişletilmiş 5+1 toplantı düzenlemeyi planladığını açıklamıştı.

08 Eylül 2026

Galeri kundakçıları Ercan’dan kaçarken yakalandı: Zanlılar hakkında 3 gün tutukluluk

Lefkoşa’da Tollcars isimli galeriyi kundakladıktan sonra kaçmaya çalışırken Ercan Havalimanı’nda yakalanan A.A. ile A.B. mahkemeye çıkarıldı.

Mahkemede meseleyle ilgili olarak şahadet veren polis memuru Okan Mamalı, olayla ilgili bulguları aktardı. Mamalı, zanlılar A.A. ile A.B.’in Lefkoşa’da meydana gelen kasti hasar (kundaklama) suçundan methaldar olduklarını söyledi.

Mamalı, 9 Eylül 2026 tarihinde saat 03.30 sıralarında Lefkoşa’da Şht. Ertuğrul Arif Sokak üzerinde faaliyet gösteren ve işletmeciliğini Lefkoşa’da sakin Bülent Yeşil’in yaptığı Tollcars isimli galeriye giden zanlıların, tasarruflarındaki bir buçuk litre kolonyadan hazırladıkları yanıcı maddeyi galeri içerisinde bulunan Nissan Note marka aracın üzerine döküp yakarak iş yerini kundakladıklarını ve çatı kısmının islenmesine sebep olduklarını söyledi.

Polis, çıkan yangının itfaiye ekipleri tarafından söndürüldüğünü belirtti. Araçta ciddi hasar meydana geldiğini kaydeden polis, zanlıların aynı tarihte Ercan Havalimanı’ndan ülkeden çıkış yapmak üzereyken yakalandıklarını açıkladı.

Polis, zanlıların üzerlerinde bulunan iPhone ve Redmi marka telefonlara el konulduğunu, telefonların Data İnceleme Şubesi’ne gönderileceğini ifade etti.

Polis memuru, olay yerinde yapılan incelemelerde iki adet kapüşonlu kıyafet, çakmak ve cam parçalarının emare olarak alındığını söyledi. Zanlıların ellerinden swap örnekleri alındığını kaydeden polis, zanlıların Ortaköy’de kaldıkları otel odasında da arama yapıldığını, ancak suçla bağlantılı herhangi bir şey bulunmadığını kaydetti.

Polis, soruşturma kapsamında 8 ifade alındığını, üç adet kamera görüntüsü tespit edildiğini ve bu görüntülerin inceleneceğini açıkladı. Alınması gereken başka ifadelerin de bulunduğunu belirten polis, zanlıların 3 gün süreyle poliste tutuklu kalmasını talep etti.

Huzurunda verilen şahadeti değerlendiren Yargıç Zehra Yalkut Bilgeç, zanlıların soruşturma maksatlı 3 gün poliste tutuklu kalmasına emir verdi.

08 Eylül 2026

Şehit Piyade Er Allahverdi Kılıç anıldı

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde vatani görevini yerine getirirken nöbet sırasında Rum askerlerinin saldırısı ile şehit olan Piyade Er Allahverdi Kılıç, şehadetinin 30’uncu  yıl dönümünde anıldı.

Kılıç’ın şehit olduğu nöbet kulübesinin önünde düzenlenen törene protokol tarafından çelenk konulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başladı.

Törende, Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan, 4. Piyade Alay Komutanlığı’ndan Piyade Üsteğmen Ümit Aktaş ve UBP Milletvekili Zorlu Töre konuşma yaptı.

Tören, din görevlisi tarafından Kuran-ı Kerim ve dua okunması ile tamamlandı.

Benan

Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Başkanı Gürsel Benan, “Kutsal vatan topraklarını canı pahasına savunan, bayrağımız ve mukaddes  değerlerimiz uğruna şehadet şerbetini içen  aziz şehidimiz Allahverdi Kılıç’ın manevi  huzurunda saygıyla eğiliyoruz.  Aynı mukaddes değerler uğrunda mücadele ederek  gazilik onuruna erişen ve  aramızda olan kahraman  gazimiz Burhan Cihangir’i de  saygıyla anıyor, gazilerimize sağlıklı huzurlu uzun ömürler diliyoruz.” dedi.

Şehitlerin; sadece ailelerin değil, Türk  milletinin ortak evlatları ve ebedi gurur kaynağı olduğunu söyleyen Benan,  “ Emanetiniz, emanetimizdir, gözünüz arkada kalmasın, Sizler bu vatana nasıl sahip çıktıysanız bizler de aynı kararlılık ve inançla sahip çıkacağız. Namerdin elini vatanımıza değdirmeyeceğiz.” dedi.

Benan, şehitlerin kanlarıyla sulanan topraklarda, özgürlüğü, bağımsızlığı ve vatanı  korumanın herkesin asli görevi olduğunu vurguladı.

Kıbrıs Türk  halkının adadaki varlığını egemenliğini haklı mücadelesini yok sayan Rum propagandası  karşısında kararsızlık göstermeyeceklerini söyleyen Benan, Batı’nın Kıbrıs Türkü’nün iradesini ve  egemenlik haklarını hiçe sayan baskıları karşısında  boyun eğmeyeceklerini ifade etti.

Benan, şehit kanlarıyla sulanan kutsal vatan topraklarının  bugüne  kadar olduğu gibi bundan sonra da  Türk gençliği ve Türk  milleti tarafından   en mukaddes emanet olarak korunup, müdafaa edileceğini söyledi.

Aktaş

Piyade Üsteğmen Ümit Aktaş, 8 Eylül 1996 tarihinde  Mücahitliğinin 11’inci ayında Kılıç ve Cihangir’in  mevzide nöbet  hizmetini yerine getirirken gece saat 04.00 civarında   GKRY bölgesinden sızan Rum saldırganların İngiliz bölgesini kullanarak  gizlice nöbet  kulübesine yaklaşıp,  Türk  düşmanlığının verdiği intikam duygusuyla otomatik silahlarla ateş ettiklerini,  12  mermi isabet eden Allahverdi Kılıç’ın görevi başında şehit olduğunu  4 kurşun yarasına maruz  kalan Burhan Cihangir’in  saldırıdan kurtulmayı başardığını kaydetti.

Aktaş,   “Kıbrıs Türk Mücahidi olarak, varlığımıza tahammül göstermeyen özgürce  yaşama hakkımıza kasteden düşmanlarımıza karşı Anavatan’ımızın da desteğiyle  imkanların  kısıtlı olduğu en zor zamanlarda bile canımız pahasına en şerefli  mücadeleyi verdik. Gerekirse vatanımız, bayrağımızı ve özgürlüğümüz  uğrunda nice Allahverdileri şehit vererek  haklarımızı sonuna kadar savunmaya devam edeceğiz.” dedi.

Töre

UBP Milletvekili Zorlu Töre,  Allahverdi Kılıç’ın şehit olduğu kulübeyi işaret ederek, “Bu kulübe,  vatan kalbinin attığı yerdir. Düşmanın bu kulübeden  içeri girmesi söz konusu değildir Ancak  alçakça bir saldırı  karşısında Allahverdi Kılıç’ı burada şehit verdik.” dedi.

Töre, şehitlerin ve gazilerin canlarını ve kanlarını vererek vatan topraklarını hediye ettiklerini kaydederek, “ Bu toprakları bizden sonraki nesillere sapasağlam devretmek  için bizler de görev başındayız.” dedi.

 Şehitlerin ve gazilerin emanetine sahip çıkmanın herkesin asli görevi  olduğunu ifade eden Töre, Kıbrıs Türk halkının hala  izolasyon ve ambargolara maruz bırakıldığına dikkat çekti.

Kıbrıs Türk halkının uğradığı soykırım ve katliamların AB’nin gözüne girmediğini, kulağına gitmediğini söyleyen Töre,  “Biz kendimize  güveneceğiz. Türk ordusuna,  Mücahitlerimize Mücahidelerimize güveneceğiz. Atatürk’ün ifade ettiği gibi ‘Ya İstiklal Ya Ölüm’  parolasıyla yatıp kalkmaya devam edeceğiz. KKTC’ye ve Anavatan Türkiye ve Türk dünyasına sahip çıkmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

08 Eylül 2026

Hristodulidis için alınacak 595 bin euroluk zırhlı araç gündemde

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’i taşıyacak yeni bir zırhlı aracın(limuzin) satın alınabilmesi için Meclis Maliye Komitesi’nin onay verdiği belirtildi.

Politis gazetesi, Meclis Maliye Komitesinin, DİSİ, AKEL, DİKO, ELAM ve Doğrudan Demokrasi partilerinin, “olur görüşleriyle”, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’i taşıyacak olan, 595 bin euro değerindeki zırhlı aracın satın alınmasına onay verdiğini yazdı.

Gazete, komitenin onay vermesiyle birlikte Elektromekanik Hizmetler Departmanı’nın, Rum Yönetimi Başkanı için zırhlı limuzinin satın alınabilmesi amacıyla, Güney Kıbrıs’taki araç temsilcileriyle doğrudan görüşme yapması yolunun açıldığını da belirtti.

Habere göre, araç satın alınmasına sadece ALMA partisi karşı çıktı.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, başkanlığını yaptığı Bakanlar Kurulu’nun 16 Temmuz’da aldığı kararı “bilmediği” şeklindeki açıklamasını anımsatan gazete, hükümetin dün Hristodulidis’in bu söylemine “açıklık getiren” bir açıklamada bulunduğunu belirtti.

Habere göre Hükümet Sözcü Vekili Yiannis Antoniu, Hristodulidis’in açıklamasını “yanlış ifade” olarak nitelendirdi ve Hristodulidis’in satın alınmayla ilgili teknik ayrıntıları değil, ilgili birimlerin bu konudaki önerisini ve niyetini bildiğini ifade etti.

Hristodulidis’in açıklama yaparken teknik ayrıntıları bilmediğini kast ettiğini söyleyen Antoniu, elbette ki tüm kararların Bakanlar Kurulu’ndan geçtiğini ve tüm üyelerin bilgi sahibi olduğunu belirtti.

Antoniu, Hristodulidis’in ilgili birimin önerisini ve niyetini bildiğini, ne zaman satın alınacağı, öngörülerinin ne içerdiğini bilmediğini ifade etti.

Antoniu ayrıca yeni zırhlı aracın Hristodulidis’in şahsı için değil Rum Yönetimi Başkanlığı kurumunun gereksinimleri için alınacağını da belirtti.