08 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
10 Eylül 2026

“Sahte diploma” davasında sona gelindi

Kıbrıs Sağlık ve Toplum Bilimleri Üniversitesi’ndeki “sahte diploma” soruşturması kapsamında 16 ayrı suçtan yargılanan F.Ü.’nün davasında sona gelindi.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüşülen davada bugün tanıkların dinlenmesine devam edildi.

Geçmiş duruşmalarda avukatların, bazı belgelerde yer alan bir e-posta adresinin F.Ü.’ye ait olduğunu reddetmesi üzerine savcılık makamı bugün Kıbrıs Türk Ticaret Odası Üye Sicil İdari İşler Sorumlusu Müge Çınar ile Ticaret Dairesi Memuru Funda Fındık’ı tanık kürsüsüne çıkardı.

Mahkemeye sunulan emareler arasında her iki kurumda da  mail adresinin bulunduğu belirtildi. F.Ü.’nün avukatları ise söz konusu belgelerin F.Ü. tarafından hazırlanmadığını savundu.

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti huzurunda görüşülen dava, 15 Eylül’e ertelendi.

Savcılık makamı, davada sona gelindiğini ve dinlenmesi gereken yalnızca bir veya iki tanığın kaldığını mahkemeye aktardı.

10 Eylül 2026

“Güvenlik Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı” Meclis Genel Kurulu’nun gündemine sevk edildi

 Cumhuriyet Meclisi, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, “Güvenlik Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı oy birliği ile onaylayarak Genel Kurul’un gündemine sevk etti.

Meclis’ten yapılan açıklamaya göre, İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi bugün saat 09.45’te UBP Milletvekili Komite Başkanı Sunat Atun başkanlığında toplandı.

İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi, gündeminde yer alan “Güvenlik Kamu Görevlileri (Değişiklik) Yasa Tasarısı”nı ele aldı oy birliği ile onaylayarak Genel Kurul’un gündemine sevk ett.

UBP Milletvekili Sunat Atun başkanlığında toplanan İdari, Kamu ve Sağlık İşleri Komitesi toplantısına, Komite Üyesi UBP Milletvekili Ahmet Savaşan ve UBP Milletvekili Fırtına Karanfil katıldı.

10 Eylül 2026

GSI’da kritik gelişme: “Sonuçların ortaya çıkacağı aşamaya çok yakınız”

Yunanistan ile Güney Kıbrıs arasında kurulması ve ilerleyen aşamada İsrail’in de katılması planlanan deniz altı elektrik bağlantı projesi “Great Sea Interconnector” (GSI) konusuyla ilgili açıklamalar, Rum basınında yer almaya devam ediyor.

Politis gazetesi “(Hristodulidis) GSI Projesiyle İlgili Olarak Bakanlarını Ortada Bıraktı- Hristodulidis Fransızların Projeye Dahil Olmasının Ardından İlerleme Görüyor- Hristodulidis’ten GSI Lehinde Dönüş- Başkan Projenin Hayata Geçirilmesiyle İlgili Olarak Esaslı Gelişmeler Görüyor” başlıklarıyla konuya geniş yer ayırdı.

Rum Hükümetinin GSI projesi konusunda rota değiştirdiğini yazan gazete, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in dün yaptığı açıklamada aniden Fransız Meridiam şirketinin projeye dahil olması ayrıca Atina ve Paris’le varılan anlaşmanın akabinde, projenin artık hayata geçirilmeye çok yakın olduğunu söylediğini iletti.

Gazete Hristodulidis’in konuyla ilgili açıklamasının Atina ile Rum kesiminin konuyla ilgili farklı yaklaşımları, DİSİ partisinin konuyla ilgili net bir siyasi karar alınmasına dair yoğun baskısı ayrıca maliye ve enerji bakanlarının pazartesi günü mecliste bir çekince ortamı yaratmaları ve projeyle ilgili çalışmaların Avrupa Yatırım Bankası tarafından güncellenmesinin tamamlanması gerektiğini ortaya koymalarının ardından gerçekleştiğini yazdı.

Gazete Hristodulidis’in dün yaptığı açıklamada Fransız Meridiam şirketinin projeye dahil olmasının gerek projenin ekonomik boyutu gerekse jeopolitik boyutu açısından belirleyici öneme sahip olduğunu söylediğini, böylece Rum maliye ve enerji bakanlarının geçen pazartesi günü meclis komitesinde ortaya koydukları çekinceli imajı ortadan kaldırdığını belirtti.

Hristodulidis’in hükümet tarafından konuyla ilgili karar alınmasının ön koşulu olarak, projeyle ilgili çalışmaların Avrupa Yatırım Bankası tarafından güncellenmesi gerektiğini ortaya koymadığını yazan gazete, Hristodulidis’in dün bir etkinliğe gidişinde yaptığı açıklamada GSI konusunun 2012 yılında başladığını ve o zamandan bu yana ilk kez projenin uygulanmasına yönelik esaslı gelişmeler olduğunu söylediğini iletti.

Açıklamasında GSI projesinin hayata geçirilmesinin Güney Kıbrıs, Yunanistan ve Mısır arasında gerçekleştirilen üçlü zirvede de ele alındığını dile getiren Hristodulidis, Rum Başkanlığı diplomatik bürosunun dün bu konuyla ilgili olarak Fransız elçiliğiyle bir görüşme yaptığını söyledi.

Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in dün Fransa’da olduğunu ve Fransa Cumhurbaşkanı’yla bu konuyla ilgili bir görüşme yapacağını da ifade eden Hristodulidis, ağustos ayında Fransa Cumhurbaşkanı ve Yunanistan Başbakanı’yla varılan anlaşmanın ardından, bu fikrin (GSI) ortaya çıktığı 2012 yılından bu yana ilk kez sonuçlar ortaya çıkması için, başlayacak aşamaya çok yakın olduklarını dile getirdi.

Haberde Rum hükümetinin, Güney Kıbrıs’ın projenin şirketine hissedar-yatırımcı olarak katılması ve beş yıl için uygulayıcı kuruma yılda 25 milyon euro ödeme konusunda kararlar almaya çağrıldığı da iletildi.

Dünkü açıklamaya kadar Atina ile Rum kesimi arasındaki farklı yaklaşımın bir kez daha aşikâr olduğunu kaydeden gazete, Türkiye’nin ise Doğu Akdeniz’le ilgili taleplerini söylemler aşamasında tırmandırdığını öne sürdü.

Yunanistan ile Güney Kıbrıs’ın yaklaşımında 24 saat içinde farklılaşma olduğuna işaret eden gazete, Rum Maliye ve Enerji Bakanları Makis Keravnos ile Mihalis Damianos’un, hükümetin projeyle ilgili ekonomik çalışmaların Avrupa Yatırım Bankası tarafından tamamlanmasına dair kararlarına gönderme yaptıklarını aktardı.

Haberde Fransız Meridiam şirketinin projeye dahil olmasının, Hristodulidis’in yaptığı açıklamaya kadar Rum hükümetinin projenin sürdürülebilirliğine dair endişelerini gidermediğinin görüldüğüne de işaret edildi.

Habere göre bunun aksine Atina’daki üst düzey hükümet yetkilileri ise, özellikle de Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in Yunanistan’ın kara sularını 12 deniz miline çıkarma hakkını muhafaza ettiğine dair geçen pazar günü yaptığı açıklamasının ardından, Yunanistan-Türkiye ilişkilerindeki ortamın kötüleşmesine rağmen kablonun döşeneceğini ifade etti.

Gazeteye göre Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetridis ise dün yaptığı açıklamada Yunanistan’ın Ankara’yla iletişim kanallarını açık tutacağını söyledi.

Ülkesinin korku rejimi altında faaliyet göstermediğini ifade eden Yerapetridis, kablonun döşeneceğini dile getirerek, elektrik bağlantısının Yunanistan’ın Avrupa yükümlülüğü olduğunu ve bunun şirketin planlaması temelinde ilerleyeceğini ifade etti.

Gazeteye göre Yunanistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Tasos Hacıvasiliyu da açıklamasında projenin başlangıçtaki planlamaya göre normal şekilde süreceğini söyledi.

Öte yandan gazete Atina’dan “elde edinilen bilgilere dayanarak” projeyle alakalı NAVTEX yayımlanmasının ekim ayında ve her halükârda 2026 yılı içerisinde gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu belirtti.

 DİSİ ile AKEL’in açıklamaları

Gazeteye göre DİSİ partisi ise dün yaptığı açıklamada hükümetten, öne çıkıp GSI projesini hiç tereddüt etmeden desteklemesini istedi.

Gazeteye göre DİSİ  Başkanı Annita Dimitriyu ise açıklamasında projeyi stratejik ve jeopolitik öneme sahip bir proje olarak nitelendirerek, konuyla ilgili kesin ve net bir siyasi karar alınmasını istedi.

Haravgi gazetesinde yer alan habere göre ise Dimitriyu açıklamasında hükümetin konuyla ilgili kararsızlığı, farklı fikirler dile getirmesi ve kayıtsızlığının son bulmasını isterken, hükümeti projeye yönelik net bir stratejik taahhütte bulunmaya çağırdı.

Gazetede yer alan başka bir haberde ise AKEL Genel Sekreteri Stefanos Stefanu’nun Rum Enerji Düzenleme Kurulu RAEK’e GSI projesiyle alakalı 10 soru yönelttiği kaydedildi.

Haberde Stefanu’nun proje konusunda Rum hükümeti ile yetkili düzenleme makamlarına şeffaf olunması konusunda baskı yaptığı ifade edildi.

10 Eylül 2026

Store: Zelenskiy’i taşıyan uçak İHA tarafından neredeyse vuruluyordu

Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, dün başkent Oslo’da Kral 5. Harald’ın cenaze törenine katılmak üzere ülkeye gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’i taşıyan uçağın Moldova’dan kalkışı sırasında insansız hava aracı (İHA) tarafından vurulma tehlikesi atlattığını açıkladı.

Norveç’te yayın yapan NRK’ye konuşan Başbakan Store, Zelenskiy’nin dün Oslo’da Kral 5. Harald’ın cenaze törenine katılmak için 8 Eylül akşamı Norveç’e geldiğini belirtti.

Zelenskiy’i taşıyan uçağın bir hayli geç geldiğini aktaran Store, “Zelenskiy’i taşıyan uçak Moldova’nın başkenti Kişinev’den kalkışı sırasında bir İHA tarafından neredeyse vuruluyordu. İşte gerçek bu.” dedi.

Norveç Başbakanlık Ofisi Sekreteri Bhanuja Rasiah da NRK’ye yaptığı yazılı açıklamada, Moldova’nın hava sahasında İHA tehdidi yaşandığını doğrulayarak, “Bu da Zelenskiy’nin Oslo’ya gelişini geciktirdi. Bunlar onun her gün karşı karşıya kaldığı tehditler. İHA’nın uçağa ne derece yakın olduğu ise henüz bilinmiyor.” ifadelerini kullandı.

NRK, Moldova Savunma Bakanlığının açıklamasına dayanarak, Zelenskiy’nin uçağının havalanmasının planlandığı sıralarda bir İHA’nın ülkenin hava sahasını ihlal ettiği bilgisini verdi.

Zelenskiy, dün Oslo’daki Kral 5. Harald’ın cenaze törenine katılmış, oradan da Kanada’ya hareket etmişti.

10 Eylül 2026

Kişi: Bu ülke yeniden ayağa kalkacak, bu karanlık dağılacak

CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, “Sahte Diploma” davasında devam eden duruşmalar ve gündeme gelen iddiaların, ‘yıllardır ülkenin üzerine çöken yönetim anlayışının yarattığı çürümeyi’ bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.

Mehmet Kale Kişi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ülkede yaşanan sorunlara dikkat çekerek, “Bu ülke yeniden ayağa kalkacak. Bu karanlık dağılacak, bu kâbus bitecek” ifadelerini kullandı.

“Sahte Diploma” davasında devam eden duruşmalar ve gündeme gelen iddiaların, ülkedeki yönetim anlayışının yarattığı çürümeyi ortaya koyduğunu belirten Kale Kişi, sahte diplomalardan yurttaşlık pazarlıklarına, Merkezi Cezaevi’ndeki skandal tahliyelerden kamu kaynaklarının hoyratça kullanımına kadar birçok alanda aynı anlayışla karşılaşıldığını söyledi.

Kişi, söz konusu anlayışı “kuralsızlık, iş bilmezlik, denetimsizlik ve kayırmacılık” ifadeleriyle tanımladı.

“Şimdi dokunulmazlıkların arkasına sığınıyorlar” diyen Kişi, seçim dönemine işaret ederek, “Çok değil, sandık önümüze geldiğinde halkımız cezayı sandıkta kesecek. Bazılarının üzerindeki dokunulmazlık zırhı o gün olmayacak” ifadelerini kullandı.

Hesap soracaklarını belirten Kale Kişi, hukukun üstün olduğu ve herkesin hukuk önünde eşit olduğu bir düzen kuracaklarını kaydetti.

Kişi, sorumluluklarının yalnızca hesap sormakla sınırlı olmadığını belirterek, ülkenin yeniden kurulması gerektiğini ifade etti. Bozulanı düzelteceklerini, çürüyeni temizleyeceklerini ve kurumları yeniden işler hale getireceklerini belirten Kişi, devlete güveni, siyasete itibarı ve kamu yönetiminde liyakati yeniden kazandıracaklarını söyledi.

Ekonomiyi yeniden üreten ve insanların geleceğe güvenle baktığı bir ülke yaratacaklarını ifade eden Kişi, paylaşımını ülkenin yeniden ayağa kaldırılacağı mesajıyla tamamladı.

10 Eylül 2026

Rum basını: Kıbrıs sorununda liderler zor ilerliyor

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in dünkü görüşmesi Rum basınında geniş yer buldu.

Politis gazetesi: “İki Lider Zorla İlerliyor – Kıbrıs Türk Tarafı Şimdi De Güven Aşınmasından Söz Ediyor” başlıkları altında verdiği haberinde,  Erhürman- Hristodulidis görüşmesinin bir saatten biraz fazla sürdüğünü belirtti.

Gazete Hristodulidis’in görüşme sonrasında iyimser bir izlenim vermek istemesine karşın Erhürman’ın açıklamasında bunu doğrulamadığını yazdı.

Liderlerin 17 Eylül’deki görüşmesinin muhtemelen New York’a gitmeden önce yapacakları son görüşme olacağını belirten gazete, Hristodulidis’in dün yaptığı açıklamada New York’ta üçlü bir görüşme ihtimalinden söz ettiğini vurguladı.

Haberinde Hristodulidis’in dünkü açıklamalarına geniş yer veren gazete, Rum liderin “bazı konularda ilerleme kaydedildiği” şeklindeki sözlerinin aksine Erhürman’ın “güven zedelenmesinden” bahsettiğini aktardı.

Gazete, Erhürman’ın görüşme sonrası sosyal medyadan yaptığı açıklamaya yer verirken, her iki taraftan kaynakların “durumun çok da cesaret verici olmadığı” değerlendirmesini benimsemiş gibi göründüğünü savundu.

Gazete, Kıbrıslı Rum bir kaynağın “BM Genel Sekreteri’nin adaya gerçekleştirdiği ziyaret sonrasında görüşmelerin yoğunlaşacağının beklendiğini ancak bunun aksine gerginlik ve çabalarda yavaşlama varmış gibi göründüğü, elle tutulur bir ilerlemeden söz edilemediğini” söylediğini aktardı.

Kıbrıslı Türk bir kaynağın da gazeteye; “iki tarafın, güven inşasında ileri gitmek bir yana dursun geriye gittiğini ve Kıbrıs Rum tarafının müzik ve spor etkinliklerinin iptali eylemlerinin olumlu mesajlar vermediğini” dile getirdiğini yazdı.

Güven Yaratıcı Önlemler konusunda ise Kıbrıslı Rum kaynak; BM Genel Sekreteri’nin geçiş noktalarının açılması konusunda sunduğu önerinin Kıbrıs Rum tarafınca çok mantıklı bulunduğunu belirtirken Kıbrıslı Türk kaynak ise; “Kokkina” (Erenköy) barikatının açılmasının geçen yılki görüşmelerde yer almadığını, yeni geçiş noktalarının açılmasında uzlaşıya varılmak üzereyken Rum tarafının buranın açılmasını görüşmelere eklediğini ifade etti.

Metodoloji konusunda ise Kıbrıslı Rum kaynak; “siyasi eşitliğin ve önceki uzlaşı noktalarının doğrulanması ile müzakerelerin başlaması kararı alınması durumunda makul bir takvimin sağlanması şeklindeki en önemli unsurların çözüldüğünü” iddia etti.

Söz konusu kaynak, Kıbrıs Rum tarafının siyasi iradesi konusunda kuşkular bulunduğu iddiasına ise “özlü konular üzerinde ayrıntılı görüşmeler gerçekleştirilmiş olmasının bu argümanı çürüttüğü, asil siyasi iradenin müzakere masasında belli olacağı” yanıtını verdi.

Habere göre Rum kaynak, Türkiye’nin bölgedeki beklenti ve önceliklerinde yaşanmış muhtemel bir değişikliğin de barış sürecini zora sokan durumlardan biri olabileceği iddiasında bulundu ve barış sürecinin başarısız olmasının daha fazla soruna yol açabileceği ihtimalinin de göz ardı edilememesi gerektiğini vurguladı.

Fileleftheros gazetesi ise haberini: “New York Öncesinde Buluşacaklar – Kıbrıs Sorunu N. Hristodulidis ve T. Erhürman’ın İkinci Görüşmesinden Sonra Da Aynı Noktada” başlıkları altında verirken liderlerin New York’a gitmeden önce bir kez daha bir araya geleceklerini, New York’ta ise bir üçlü görüşme ihtimalinin bulunduğunu yazdı.

Gazete, Hristodulidis’in açıklamalarına geniş şekilde yer verirken Erhürman’ın açıklamasını ise “Önce Olumlu Ortam İstiyor” başlığı altında yansıttı.

Alithia gazetesi ise haberini: “Sadece Başkanın Gördüğü İlerleme Aranıyor – Erhürman Tamamen Farklı Resim Çizdi – Uygun Ortam Görmüyor” başlıkları altında verirken Hristodulidis ve Erhürman’ın “aynı görüşmeden farklı sonuçlar çıkardığı” yorumunda bulundu.

Hristodulidis’in “ilerleme ve karşılıklı uzlaşı” sonucu çıkardığı görüşme konusunda Erhürman’ın “yeni GYÖ’ler üzerinde uzlaşıya varamadıklarını ve mevcut güvenin dahi yıprandığı” açıklamasında bulunduğunu vurgulayan gazete liderlerin görüşme sonrasında yaptıkları açıklamalara da geniş şekilde yer verdi.

Haravgi gazetesi ise haberi: “Hristodulidis-Erhürman Görüşmesinde Özlü İlerleme Yok – Hristodulidis ve Erhürman’dan Kıbrıs Sorununa İlişkin Farklı Mesajlar” başlıklarıyla yansıttı.

10 Eylül 2026

Yılmaz: Türkiye’nin milli geliri 1,8 trilyon doları aşacak

Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “2026 yılı sonunda milli gelirimizin 1,8 trilyon doları aşacağını ve kişi başına düşen milli gelirin ilk kez 20 bin ABD doları seviyesine yaklaşacağını öngörüyoruz.” dedi.

Yılmaz, Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde, 2027-2029 dönemine ilişkin “Orta Vadeli Program Uluslararası Medya Buluşması” kapsamında yabancı basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Programda, gazetecilere Orta Vadeli Program’a (OVP) ilişkin bilgi veren Yılmaz, 2024 ve 2025 yılları göz önüne alındığında, cari işlemler açığının yüzde 2’nin altında olduğunu belirtti.

Cari işlemler dengesi ile Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) oranı açısından tarihsel ortalamaların altında olunduğuna işaret eden Yılmaz, “Son verilere göre, bu yıl cari açığımızda geçici bir artış gözlemleniyor. Bu rakam yüzde 2,3’lük bir eksi değer. Ancak bu artışın büyük bir kısmı, bölgemizdeki savaşın etkisinden kaynaklanıyor. Dolayısıyla bu, cari işlemler açığındaki geçici bir artış olup, yapısal bir bozulma değildir. Cari işlemler açığımız tarihsel ortalamalarımızın oldukça altında ve bunun böyle devam edeceğine inanıyoruz.” diye konuştu.

Genel enflasyona bakıldığında, programın temel önceliği olan enflasyonla mücadelede önemli ilerleme kaydettiklerini dile getiren Yılmaz, Mayıs 2024’te yüzde 75,5’e yükselen enflasyonun uygulanan politikalar sonucunda belirgin bir düşüş eğilimine girdiğini söyledi.

Arz tarafındaki baskılar nedeniyle bu güçlü düşüş eğiliminin geçici olarak durduğunu, Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 31,5 seviyesinde seyrettiğini aktaran Yılmaz, “Enflasyonun 2026 yılının son çeyreğinde yeniden düşüş eğilimine girmesini ve yıl sonunda yüzde 28,4 seviyesinde kalmasını bekliyoruz.” dedi.

  “Düşüş eğiliminin yeniden belirginleşmesini bekliyoruz”

Gıda, yakıt, doğal gaz ve ulaşım hizmetlerinden oluşturulan endeksin, dünya genelindeki gelişmelerin etkisiyle belirgin bir artış gösterdiğini gözlemlediklerini ifade eden Yılmaz, bu kalemlerin Tüketici Fiyat Endeksi sepetinin toplamının yüzde 34,5’ini oluşturduğunu, enerji ve emtia fiyatlarındaki artışın, nakliye maliyetleri ve gıda fiyatları üzerindeki baskılarla birleşerek bu gruptaki fiyat hareketlerini hızlandırdığını dile getirdi.

Savaştan doğrudan etkilenen bu kalemler hariç tutulduğunda, enflasyonun temel eğilimindeki düşüşün devam ettiğini aktaran Yılmaz, “Dolayısıyla mevcut veriler, genel enflasyondaki düşüşün son dönemde gözlenen yavaşlamasının, programın temel dinamiklerinden değil, savaştan doğrudan etkilenen ve TÜFE sepetinde önemli bir ağırlığa sahip kalemlerden kaynaklanan ek fiyat baskılarından kaynaklandığını göstermektedir.” ifadelerini kullandı.

Arz şoklarının etkisi azaldıkça, sıkı ve koordineli bir politika çerçevesinin desteğiyle enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden belirginleşmesini beklediklerini dile getiren Yılmaz, bütçe açıklarına bakıldığında, deprem ve depremle ilgili geçici harcamalara rağmen, bütçe açığının GSYH’ye oranının oldukça makul seviyelerde kaldığını söyledi.​​​​​​​

  “Milli gelirimizin 1,8 trilyon doları aşacağını öngörüyoruz”

Depremle ilgili harcamaların bütçe açıklarında önemli bir rol oynadığını, ancak zaman içinde bütçedeki deprem harcamalarının payının azaldığını anlatan Yılmaz, azalma eğilimi olsa da bu ilave harcamaların mali yükünün bir süre daha gündemlerinde kalmaya devam edeceğini kaydetti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu ve güçlü siyasi liderliği doğrultusunda, programı kararlılıkla ve bütüncül bir yaklaşımla yürüttüklerinin altını çizen Yılmaz, şöyle konuştu:

“Bu süreçte, istikrarı koruyup dengeli bir büyüme sağlarken, enflasyonda belirgin bir düşüş elde etme, dış dengeyi güçlendirme, rezervleri artırma ve finansal dayanıklılığı pekiştirme konularında önemli ilerlemeler kaydettik. Nitekim, 2026 yılı sonunda milli gelirimizin 1,8 trilyon doları aşacağını ve kişi başına düşen milli gelirin ilk kez 20 bin ABD doları seviyesine yaklaşacağını öngörüyoruz. Önümüzdeki iki yıl boyunca da bu eşiğin üzerinde kalınması beklenmektedir.

Temel hedefimiz, enflasyonu tek haneli seviyelere indirerek fiyat istikrarını kalıcı hale getirmek ve mali disiplinimizi tavizsiz bir şekilde sürdürmektir. Mali disiplini halihazırda sağladığımıza inanıyoruz. Ancak bu konudaki çalışmaları sürdürmeli ve disiplini daha da güçlendirmeliyiz. Büyümenin toplumun tüm kesimlerine daha güçlü bir şekilde yansımasını sağlamak amacıyla, üzerimizdeki yükleri hafifletecek ve iş gücü üzerindeki baskıları azaltacak politikaları hayata geçireceğiz. Özellikle küresel koşulları göz önünde bulundurarak, kritik girdilerin arz güvenliğini güçlendirmeye yönelik politikalarımızı sürdüreceğiz.”

  “Ekonomimizle ilgili risk algısında çok net bir düşüş var”

Ülke riski primindeki belirgin düşüşe de değinen Yılmaz, “Ekonomimizle ilgili risk algısında çok net bir düşüş var. Brüt uluslararası rezervler artmıştır. Genel enflasyon düşmüştür, ancak kaydedilen ilerlemeyi göz önünde bulundurduğunuzda, önemli bir ilerleme olduğu görülmektedir. Yine de, tek haneli rakamlara ulaşmak için önümüzdeki dönemde enflasyonla mücadele etmemiz gerekmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Risk algısının azaldığını, dış tamponların geçmişe kıyasla daha güçlü olduğunu vurgulayan Yılmaz, enflasyonun üç yıl öncesine göre çok daha düşük seviyede olduğunu, koşullu yükümlülüklerin azaltılmasıyla finansal istikrarın güçlendirildiğini ifade etti.

  “Enflasyonun tek haneli seviyelere inmesini öngörüyoruz”

 Yılmaz, “Enflasyonun bu yıl yüzde 28 civarında gerçekleşmesini, ancak gelecek yıl yüzde 21’e, onu takip eden yılda ise yüzde 13,5’e düşmesini bekliyoruz. Programın sonunda enflasyonun yeniden tek haneli seviyelere inmesini öngörüyoruz, zira enflasyonu düşürmenin sürdürülebilir büyüme ve sosyal politikalarımız açısından yararlı olduğuna inanıyoruz.

10 Eylül 2026

Güney Kıbrıs’ın dış ticaret açığı 5,6 milyar euroya fırladı

Güney Kıbrıs’taki ticari denge açığının, 2026 yılının ilk yedi ayında 5.6 milyar euroya yükseldiği bildirildi.

Politis gazetesi, Rum İstatistik Dairesi’nin verilerine dayanarak, ticari denge açığının 2025 yılının aynı döneminde 4.8 milyar euro olarak kaydedildiğini yazdı.

Habere göre, 2026 yılının ilk yedi ayında ithal edilen malların değeri, 2025 yılının aynı dönemindeki 8 milyar euroya kıyasla yüzde 11.4 artarak 8.9 milyar euroya ulaştı.

İhracatın değeri ise 2025 yılının ilk yedi ayındaki 3.2 milyar eurodan yüzde 2.8 artışla 2026 yılının aynı döneminde 3.3 milyar euro olarak kaydedildi.

Böylece Güney Kıbrıs’ın ticari denge açığı, 2025 yılının ilk yedi ayındaki 4.8 milyar eurodan 2026 yılının aynı döneminde 5.6 milyar euroya yükseldi.

10 Eylül 2026

PGM Trafik Müdür Vekili: Yangın söndürücü, sizi aracı kurtarabilecek duruma getirebilir

PGM Trafik Müdür Vekili Mehmet Şençağ, son aylarda ülkede özellikle salon araçlarda meydana gelen yangınlarda artış gözlemlendiğini belirterek, arazide çalışan iş makinelerinde çıkan yangınların da arazi yangınlarına dönüşmesi nedeniyle artış yaşandığını söyledi.

Şençağ, Radyo Mayıs’ta Meltem Sakin’in sunduğu “Mayıs Manşet” programında yaptığı açıklamada, yaşanan yangınlarla ilgili yapılan çalışmalar sonucunda salon araçlara ve arazide çalışan iş makinelerine yangın söndürücü bulundurulmasıyla ilgili bir kural getirildiğini belirtti.

Getirilen kuralın aslında sürücünün kendi malını korumak için yapılan bir faaliyet olduğunu ifade eden Şençağ, araçta başlayan küçük bir kıvılcım veya dumanlanmanın fark edilmesi halinde, araçta bulunan 1 kilogramlık yangın tüpünün ateşi söndürmeye yardımcı olabileceğini söyledi.

Bunun sürücünün aracını ve kendi emniyetini sağlamasına yardımcı olacağını belirten Şençağ, yangının büyümesi ve belli bir alevlenmeye ulaşması halinde ise 1 kilogramlık yangın tüpünün aracı söndürmeye yeterli olmayacağını kaydetti.

Şençağ, ancak yangının başlangıç anında sürücünün dikkatli olması ve olayı erken fark etmesi halinde yangın söndürücünün önemli bir işlev görebileceğini belirterek, “Bu yangın söndürücü sizi 10 bin sterline, 15 bin sterline, 40 bin sterline aldığınız aracı kurtarabilecek bir duruma gelebilecektir” dedi.

10 Eylül 2026

Topaloğlu: Taleplerimiz karşılanmazsa öğrenci taşımacılığı başlamayacak

Kıbrıs Türk Çağdaş Kamu Araçları İşletmecileri Derneği (Kar-İş) Başkanı Fuat Topaloğlu, ödeme, protokol, fiyat düzenlemeleri ve güzergâhlarla ilgili belirsizliğin sürdüğünü belirterek, hükümetin sorumluluklarını yerine getirmemesi halinde öğrenci taşımacılığının başlatılmayacağını açıkladı.

Kar-İş tarafından yapılan açıklamaya göre, Topaloğlu ayrıca, “Denetimden ve araç muayenesinden kaçmıyoruz.” diyerek araçların denetlenmesine karşı olmadıklarını vurguladı.

Topaloğlu, hükümet ve ilgili bakanlıklardan taleplerine ilişkin hâlâ somut bir adım gelmediğini belirterek, “Bir haftaya okullar açılacak. Tüm girişim ve taleplerimize rağmen ses yok.” dedi.

“Ödeme konusunda mutabakata varıldı ama sorun çözülmedi”

Daha önce gerçekleştirdikleri eylemin ardından Maliye Bakanı Özdemir Berova ile bir toplantı yaptıklarını ve öğrenci taşımacılığı ödemelerinin düzenli yapılması konusunda mutabakata vardıklarını belirten Topaloğlu, buna rağmen sektörün beklentilerinin karşılanmadığını söyledi.

Taşımacıların vereceği fiyatlar ve teminatlarla ilgili de herhangi bir gelişme yaşanmadığını kaydeden Topaloğlu, hükümetten bu konularda kendilerine geri dönüş yapılmadığını ifade etti.

Kar-İş olarak hükümetten bir protokol yapılmasını, taban fiyatların belirlenmesini, servis ücretlerinin düzenlenmesini ve refakatçi ücretlerinin yeniden ele alınmasını talep ettiklerini belirten Topaloğlu, eğitim yılının başlamasına sayılı günler kalmasına rağmen bu taleplerin karşılık bulmadığını söyledi.

“Öğrenci sayıları ve güzergâhlar bile açıklanmadı”

Öğrenci taşımacılığının planlanabilmesi için öğrenci sayılarının ve hangi güzergâhların açıldığının taşımacılara bildirilmesi gerektiğini vurgulayan Topaloğlu, bu konuda da herhangi bir bilgi paylaşılmadığını söyledi. Topaloğlu, bu belirsizliğin sektör açısından ciddi bir sorun oluşturduğunu ifade etti.

“Protokol yapılmalı, tüzük değişiklikleri hayata geçirilmeli”

Sektörün mevcut koşullarda sürdürülebilir şekilde hizmet vermesinin mümkün olmadığını savunan Topaloğlu, iki bakanlığın da kendi sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini söyledi.Sorunların çözümü için protokol yapılması ve tüzükte gerekli değişikliklerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Topaloğlu, mevcut sistem içerisinde fiyatların sağlıklı şekilde ayarlanamadığını kaydetti.

Topaloğlu, toplu taşımacıların yaptıkları işin öneminin farkında olduğunu ancak sektörün uzun süredir ciddi mali sıkıntılar içerisinde hizmet vermeye çalıştığını söyledi.

“Yüzde 53 faizle borçlanarak hizmet veriyoruz”

“Toplu taşımacıdan ne bekliyor hükümet?” diye soran Topaloğlu, sektörün bahanelerin arkasına saklanmadığını, imkanları doğrultusunda araçlarını mümkün olduğunca bakımlı tutmaya çalıştığını belirtti.

Topaloğlu, hükümetin diğer sektörlere sağladığı gibi toplu taşımacılara da uzun vadeli ve düşük faizli finansman sağlaması gerektiğini ifade ederek, “Gönül isterdi ki hükümet de diğer sektörlere yaptığı gibi finans sağlasın. Uzun vadeli, düşük faizli finansman sağlansın. Ama hükümetin böyle bir derdi yoktur” dedi.

Servis araçlarının bakımının taşımacıların imkanları ölçüsünde yapıldığını belirten Topaloğlu, sektörün yüksek faizlerle borçlanarak hizmet vermeye çalıştığını söyledi.

“Bu servisler yapılsın diye herkes yüzde 53 faizle borçlanıyor” diyen Topaloğlu, sektörde ciddi bir sürücü sıkıntısı da bulunduğunu kaydetti.

“Denetimden ve araç muayenesinden kaçmıyoruz”

Toplu taşımacıların denetimden veya araç muayenesinden kaçmadığını belirten Topaloğlu, araçların bakımının da taşımacıların imkanları doğrultusunda yapıldığını kaydetti.

Hükümetin ödeme, protokol, fiyat düzenlemeleri ve güzergâhlar başta olmak üzere sektörün temel taleplerine yönelik gerekli adımları atmaması halinde öğrenci taşımacılığının başlatılmayacağını açıklayan Topaloğlu, ilgili bakanlıkları ivedi şekilde harekete geçmeye çağırdı.