08 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
11 Eylül 2026

Hava açık ve az bulutlu olacak

Meteoroloji Dairesi’nin yayımladığı haftalık hava tahmin raporuna göre, bölge genelinde alçak basınç sistemi ile sıcak ve nispeten nemli hava kütlesinin etkili olması bekleniyor.

Hava sıcaklığının iç kesimlerde 34–37°C, sahillerde 30–33°C ve dağlık kesimlerde 27–30°C dolaylarında seyretmesi bekleniyor.

Rüzgarın ise genellikle güney ve batı yönlerden orta kuvvette esmesi bekleniyor.

11 Eylül 2026

Akaryakıt fiyatlarına 3 TL zam…

Akaryakıt fiyatlarına 3 TL zam yapıldı.

Resmi Gazetede yayımlanan karara göre, 95 oktan kurşunsuz benzin 68,12 TL’den 71,12 TL’ye, 98 oktan kurşunsuz benzin 69,12 TL’den 72,12 TL’ye, euro diesel ise 67 TL’den 70 TL’ye yükseldi. Gaz yağının fiyatı değişmeyerek 71,43 TL olarak kaldı.

Yeni fiyatlar yarından itibaren geçerli olacak.

10 Eylül 2026

Karma oy kaldırıldı

Karma oy sistemi Cumhuriyet Meclisi’nde oy çokluğuyla geçerek kaldırıldı.

Yeni düzenlemeyle birlikte seçmenlerin farklı siyasi partilerin adayları arasında oy dağıtmasına olanak sağlayan karma oy sistemi sona erdi.

“Parti içi tercih” sistemi ise devam edecek.

Aralık ayında gerçekleşecek genel seçimde oy kullanma yöntemi değişmiş oldu.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nda Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasa Önerisi oy çokluğuyla kabul edildi.

Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu devam ediyor.

Genel Kurul’da yeniden görüşülmek üzere komiteye geri gönderilen Seçim ve Halkoylaması (Değişiklik) Yasa Önerisi ele alındı.

Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı UBP Milletvekili Yasemi Öztürk, öneriye ilişkin raporu okudu; önerinin oy çokluğuyla komitede kabul edildiğini kaydetti.

İncirli

Öneriye ilişkin söz alan CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, “Üç yıldır devam  eden yoğun pazarlıklar ve çalışmalar sonucunda nihayet konuyu meclis genel kuruluna getirmeyi başardınız.” dedi.

“Bunu seçime 3 aydan az kala bir zamanda yaptınız.” diyen İncirli, bazı temel prensiplerin göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydetti.

İncirli, “Bu temel prensipler evrensel prensiplerdir. Bizim bu konulardaki durumu kendimize göre uyarlamamız doğru yaklaşımlar değildir.” ifadesini kullandı.

İncirli, demokrasinin daha güçlü olabilmesini sağlamak maksadıyla Meclis iç tüzüğünün değiştirilmesi ve bu konuda çalışılması gerektiğini kendilerinin de söylediğini kaydetti ve şöyle konuştu:

“Sadece kişilerin, siyasi partilerin kendi paçalarını kurtarmalarına zemin hazırlayacak şekilde değil,  ülkenin tümündeki parlamenter demokrasiyi daha güçlü yapacak şekilde, siyaset kurumunu güçlendirecek şekilde bunları yapmamız gerekiyor. Bunlar evrensel meselelerdir ama belli ki sizin bunlarla ilgili bir düşünceniz yok.  Bunu tekrardan kanıtlamış oldunuz seçime 3 aydan az bir zaman kala karma oyun kaldırılmasını nihayet becerip meclise getirdiniz ama bunun doğrusu bütün siyasi partilerin mutabakatıyla seçime yakın zamanda değil daha uzun bir zaman olduğu koşullarda ve Meclis iç tüzüğü ile birlikte bu çalışmanın yapılmasıydı. Dolayısıyla böyle seçime 3 ay kala bu işler olmaz seçime giderken seçim yöntemi de değiştirilmez. Bu açıdan yaptığınızı biz doğru olarak değerlendirmiyoruz.”

Arıklı

YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı da, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde gerçekten siyasi hayatımızı kirleten seçimlere gölge düşüren bir karma oy sistemi var.” dedi.

“Normalde, teoride son derece mükemmel bir sistem, karma sistem. Çünkü insanları tek bir partiye mahkum etmiyorsunuz.” ifadelerini kullanan Arıklı, ancak sistemin giderek ranta dönüştüğünü kaydetti.

Demokrasilerde sistemin siyasi partiler üzerinden yürüdüğünü, siyasi partilerin hükümet kurduğunu kaydeden Arıklı, “Siyasi partiler program hazırlar ve siyasi partilerin görüşleri doğrultusunda devlet yönetilir.” şeklinde konuştu. Arıklı, kendi sistemlerinde milletvekillerinin tek başına fazla bir söz hakkı olmadığını dile getirdi.

“Normalde baktığımızda bu mecliste hiçbir siyasi parti karma oyun kalmasından yana değil.” diyen Arıklı, Yeniden Doğuş Partisi olarak karma oyun kaldırılması gerektiğini partiyi kurarken de söylediklerini dile getirdi.

Hasipoğlu

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu da, Seçim ve Halkoylaması değişikliğini Meclis’te ikinci kez görüştüklerini anımsattı.

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli’nin bazı sözlerini yadırgadığını kaydeden Hasipoğlu, “Çünkü tartışmalar oldu, komitede tartışıldı, genel kurulda tartışıldı ama net olan bir şey vardı. Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin sarih görüşünü biz almıştık. Karma oyun kaldırılması ile ilgili olarak 2023 yılında ben öneri sundum.” dedi.

Dönemin CTP Genel Sekreteri  Asım Akansoy ile görüştüğünü dile getiren Hasipoğlu, Cumhuriyeti Türk Partisi olarak karma oyun kaldırılmasına olumlu oy vereceklerini kendilerine beyan ettiklerini anımsattı.

Yasa önerisiyle ilgili görüşlerin alındığını dile getiren Hasipoğlu, “Sadece genel seçimler için değil, yerel seçimler için de karma oyu kaldırıyoruz.” dedi.

Akansoy

CTP Milletvekili Asım Akansoy da “Yanlış usulle yapılan doğru iş bile meşruluğunu yitirir.” diye konuştu.

“Cumhuriyetçi Türk Partisine bu kadar eleştiri yapmak yersizdir, anlamsızdır.” diye konuşan Akansoy,  “Demek ki o günün koşullarında o günün koşullarında UBP kendi içerisinde karma oyla ilgili bir bütünlük sağlayamamıştı” dedi.

Demokrasinin daha da kurumsallaşmasını istediklerini kaydeden Akansoy, ” Biz bu ülkede parlamenter sistemin istikrar kazanmasını istiyoruz. Fikri Ataoğlu’nun daha önceki önergesi ile ilgili konuşmasında söylediği ifadeye katılmamız mümkün değil.” dedi. Akansoy, parti içi demokrasinin sistemin bir meselesi olduğunu belirterek, Ataoğlu’nun önerisini çok tehlikeli bulduğunu söyledi.

Karma oyun kaldırılması noktasında çok net olduklarını kaydeden Akansoy,  konunun daha kapsamlı bir noktaya geldiğini ifade etti.

Akansoy, karma oyun kalkması, ancak  seçime beş kala herhangi bir seçim hesabı üzerinden değerlendirilerek kalkmaması  gerektiğini söyleyerek , usul yanlış olduğu için oylarının “ret”  olacağını kaydetti.

Derya

CTP Milletvekili Doğuş Derya da hükümetin gündem değiştirmeye çalıştığını belirterek eleştirilerde bulundu.

Derya, gemi faciası, kadın cinayetleri, darp ve kundaklama gibi çok ciddi asayiş problemlerinin arttığı bir ortamda hükümetin “sataşma politikası” güttüğünü ileri sürdü.

Karma oyun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti siyasal sisteminin içerisinde bir demokratik temsil kanalı olarak kullanıla geldiğini kaydeden Derya, “Partilerin programlarının ve tüzüklerin önüne geçerek zaman zaman şahsi ve kişilerin kendi bireysel görüntülerini öne çıkardıkları bir yere doğru evrildiği de oldu… ” dedi.

Derya, CTP’nin tabandan tavana doğru bir demokratik anlayışı savunduğu için karmanın kaldırılmasına evet dediğini de hatırlattı.

“Memlekette taş üstüne taş bırakmamış, kendi program ve tüzüğü olmayan, liyakatsiz bir bürokrasi, iş bilmez insanlar üzerinden memleketi uçuruma sürüklemiş bir partisin.” diyen Derya, eleştirilerde bulundu.

“Eğer karma oy kalkacaksa bunun çoğulcu katılımcı bir şekilde tartışılması gerekirdi.” diyen Derya, sadece parlamentoda görev yapan siyasal partilerin değil, parlamento dışında olan ve siyasal parti olarak bu ülkeye dair söz üreten kurumların da komiteye davet edilerek görüşlerinin alınması gerektiğini kaydetti.

Derya, koalisyonu oluşturan başkanların aşırı bir panik içinde olduğunu da savundu.

Barçın

CTP Milletvekili Devrim Barçın da, ilgili önerinin  “çalakalem” hazırlanmış bir öneri olduğunu kaydetti.

“Yasa önerisi tercih noktasını seçen insanların seçimdeki iradesinin nasıl gasp edildiğini ortaya koyacak.” diyen Barçın, bazı teknik detaylara değindi.

Barçın, “Bu benim seçme ve seçilme hakkıma, anayasal olarak bir müdahaledir. Karma varken bir mantığı vardı. Çünkü vatandaşlar istediği kişiye oyunu verebilirdi.” şeklinde konuştu.

“Siz bir seçmenin herhangi bir seçilme hakkına sahip olan bağımsız adaya oy vermesini engelleyebilir misiniz?” diye soran Barçın, “Çalakalem hazırladığınız yasalara hayır diyoruz. Bu anayasanın eşit seçme hakkına müdahaledir.” ifadelerine yer verdi.

Candan

CTP Milletvekili Armağan Candan da, 50 ile çarpma meselesinin sistemin içinde karma imkanının olmasıyla doğrudan alakalı bir şey olduğunu kaydetti.

“Dolayısıyla şimdi siz karmayı sistemden kaldırdığınızda artık her bir mührü 50 ile çarpmanız gereksiz ve ekstra bir işlem haline gelmiş olacak.” diyen Candan, karma meselesinin sağlıklı bir şekilde çalışmasının ciddi sorun haline gelmesinin tek bölge seçim sistemine geçildiği zaman yaşandığını kaydetti.

Candan, “ilçeler düzeyinde olan bazı bozulmaların” ülke genelindeki bir takım ittifaklara ve etik olmayan bir takım işlere neden olduğunu belirtti.

“Yasa önerisiyle ilgili çok daha ciddi bir çalışma yapılması gerekirdi.” diyen Candan, eleştirilerde bulundu.

Hasipoğlu

Yeniden söz alan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, “Karma oyu bir kere unutarak ve kafamızdan silerek yasayı yorumlamak lazım.” dedi.

“Bizim sistemimiz mühür üzerinedir. Yani siz bir partiye mühür verirsiniz veya aynı şekilde bağımsız bir adaya da verebilirsiniz, partiye vermek istemezseniz…” şeklinde konuşan Hasipoğlu, karmanın bir tercih olduğunu, mühür olmadığını dile getirdi.

Hasipoğlu, “Sizin yaptığınız tercih bu aşamadan sonra sıralamayı belirleyen bir şeydir. Dolayısıyla bağımsızlar ile siyasal partilerin alacağı mühür oy arasında bir dengesizlik veya anayasal açıdan bir eşitsizlik yoktur.” ifadelerine yer verdi.

Yasaya iki düzenleme eklendiğini kaydeden Hasipoğlu, 2023 yılından beri de bu konunun komitelere gelip gittiğini kaydetti.

Hasipoğlu, anayasaya aykırı herhangi bir hüküm olmadığının da savcılık görüşüyle belirlendiğini dile getirdi.

Uluçay

CTP Milletvekili Tebbürüken Uluçay da, bu seçim sisteminde 2018’de çarşaf sistemine geçildiğini anımsattı.

Uluçay,  50 ile çarpılma olayının çarşaf sistemine geçildiğinde ortaya çıtığını da belirtti ve “Çarşaf sistemine geçtiğimizde biz tek bir mühür vurulduğu takdirde herhangi bir siyasal partiye bunun toplam oy sayısı 50 olması gerektiği ortaya çıktı. Karma kalktığı zaman hesaplama yönteminde bir kargaşa yaratabilir.” diye konuştu.

Uluçay, anayasada herkesin seçme ve seçilme hakkı olduğunu dile getirdi

Üstel

Başbakan Ünal Üstel de, yasanın meclise “seçime çeyrek kala geldiği” söylemlerini kabul etmediklerini dile getirdi.

“Bu yasa 2023 yılında bu meclise geldi, komitede görüşüldü tekrar genel kurula geldi. Ana muhalefet partisinin de buna katkı koyabileceğini söyleyerek geri çekildi.” diyen Üstel, “Biz bugüne kadar Cumhuriyet Meclisi’nden yaklaşık 367 yasa geçirdik.” ifadesini kullandı.

2022 seçimlerinde yaşananlara değinen Üstel, oyların yüzde 41’inin geçersiz sayıldığını anımsattı.

Yüksek Seçim Kurulu’nun 2023 yılında karma oyun kaldırılması görüşünü  kendilerine yazılı olarak bildirdiğini kaydeden Üstel, “Yüksek Seçim Kurulu’nun da sesine kulak vererek ve o düşünce ile oturduk ve konuştuk. Bunu kaldıralım ve en azından seçmenimizin iradesi sandığa yansısın istedik.” dedi.

 Özuslu

CTP Milletvekili Sami Özuslu da, 50 ile çarpılması meselesinde bağımsızların özgürlüğün  büyük oranda gasp edildiğini belirtti.

Özuslu, “Bu yasada ülke genelinde olmayan en küçük köydeki ihtiyar heyeti üyeliği seçimindeki bağımsız ihtiyar heyeti üyesi adayının da hakkı gasp edildi. En küçük belediyedeki bağımsız belediye meclis üyesi adayının hakkı da gasp edildi.” dedi.

Bunun tarihi bir seçim olacağını kaydeden Özuslu, “Hadi hodri meydan… İstediğiniz gün yapın” dedi.

Üstel

Yeniden söz alan Başbakan Ünal Üstel , “Biz daha önce hodri meydan çektik ve seçim takvimi de ortaya koyduk. Biz seçimden korkmayız.” dedi.

Yüksek Seçim Kurulu’nun sesini de kulak vererek bu düzenlemeyi yaptıklarını dile getiren Üstel, katkı koyanlara teşekkür etti.

Taçoy

UBP Milletvekili Hasan Taçoy da, seçim sistemini çok daha farklı bir şekilde görmek gerektiğin dile getirdi.

“Çok merak ediyorum. 25 Aralık ile 23 Ocak arasında kaç gün fark vardır. 28 gün.” diyen Taçoy, “Bu seçimleri aynı güne almak ve ülkenin seçim takvimindeki bu değişimin ülkenin faydasına mı zarara mı olacağını ilk önce kendimize soralım.” dedi.

Seçim sisteminde dünden günümüze gelen bir değişiklik olmadığını kaydeden Taçoy, CTP’ye bazı sorular yöneltti.

Yasa önerisi madde madde ve bütünü oylanarak, oy çokluğuyla kabul edildi.

10 Eylül 2026

Fiber optik altyapıya yönelik ek protokol oyçokluğuyla onaylandı

Başbakan Ünal Üstel, fiber optik altyapı projesinin ülkenin dijital dönüşümü açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, “Ülkemizi dijital ada yapacağız.” dedi.

Fiber optik altyapının geliştirilmesine yönelik işbirliği protokolünde değişiklik yapılmasına ilişkin ek protokol yasa tasarısı Cumhuriyet Meclisi Genel Kurulu’nun olağanüstü birleşiminde, 26 kabul, 19 ret oyuyla oy çokluğuyla kabul edildi.

Üstel, fiber altyapının yalnızca hızlı internet anlamına gelmediğini, e-devletin geliştirilmesi, veri güvenliği ve siber güvenlik açısından da temel bir yatırım olduğunu söyledi.

Meclis Genel Kurulu Olağanüstü Birleşimi’nde “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Hükümeti Arasında 24 Eylül 2025 Tarihinde İmzalanan KKTC Fiber Optik Altyapısının Geliştirilmesi ve Fiber Optik Kablolar Üzerinden Sunulan Hizmetlerin Hanelere ve İşletmelere Götürülmesi Kapsamında Yapılacak Çalışmalara İlişkin İşbirliği Protokolünde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Ek Protokol (Onay) Yasa Tasarısı” görüşüldü.

Tasarıya ilişkin ilk olarak Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi’nin Tasarıya İlişkin Raporu okundu. Komite Başkanı Yasemi Öztürk, tasarıya Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekillerinin ret oyu verdiğini, tasarının komitede oy çokluğuyla kabul edildiğini kaydetti.

Talat: CTP fiber optik altyapıya karşı değil, mevcut modele karşı

Ek protokole ilişkin söz alan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ongun Talat, konuşmasının başında Girne açıklarında yaşanan gemi faciasına değinerek, “Hangi ara bu hale geldik?” diye sordu; yaşananların tüm yönleriyle sorgulanacağını ve konunun kapanmayacağını ifade etti.

“Kurumsal çöküş” vurgusu yapan Talat, hafta içerisinde yaşanan kadın cinayetine de değinerek, eşi tarafından öldürülen kadının başvurabileceği tüm yasal mekanizmalara başvurduğunu hatırlatarak, “Devletin insanına sahip çıkamadığı bir noktaya gelmiş durumdayız.” dedi.

Böyle bir süreçte Genel Kurul’da, kurumsal güçlenmenin önemini de ilgilendiren fiber optik altyapıya ilişkin ek protokolün görüşüldüğünü belirten Talat, ana protokolün hazırlanma ve imzalanma sürecini eleştirdi. Talat, “Başbakan, ‘imza attık’ demek için anlamadığı bir metne imza attı. Madem bu protokol tamamdı, bugün neyi görüşüyoruz?” ifadelerini kullandı.

Ülkedeki insan kaynağından yararlanılmadan ve Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Kurumu’nun (BTHK) yeterince sürece dahil edilmeden protokol imzalandığını söyleyen Talat, “Şimdi de düzeltmek için canınızı yiyorsunuz.” dedi. Talat, ek protokol hazırlanmasının, CTP’nin ana protokole yönelik eleştirilerinde haklı olduğunu gösterdiğini, hükümetin süreci iyi yönetemediğini savundu.

CTP’nin iktidara gelmesi halinde fiber optik altyapıya ilişkin adımlar atacağını dile getiren Talat, partilerinin başından beri fiber optik altyapıya karşı olmadığını, bu vizyonun yıllar önce CTP tarafından ortaya konulduğunu söyledi.

Talat, en başından beri sorguladıkları konunun fiber altyapının hangi modelle kurulacağı ve 25 yıllık süreyle altyapı rejiminin nasıl şekillendirileceği olduğunu belirterek, mevcut modelin “doğru olmadığı” görüşünü yineledi.

İtirazların ardından ek protokolde kurumun yetkilerinin güçlendirildiğinin görüldüğünü ancak yeterli olmadığını söyleyen Talat, “BTHK’ye alan açmak görevimiz olacak.” dedi. Bunun yanında, mevcut kurumsal veri devrelerinin Telekomünikasyon Dairesi tarafından işletilmesi ve sunulmasının yazılı hale getirilmesini olumlu bulduklarını söyleyen Talat, ancak birçok önerilerinin dikkate alınmadığını dile getirdi.

Talat, düzenlemenin yatırım yapan yerel şirketlerin zor durumda kalmasına yol açabileceğini savunarak, bu şirketlerin “bayilik pozisyonuna indirgenmesi” konusundaki kaygılarını dile getirdi.

Talat, CTP’nin mevcut ek protokolü ana protokole göre ileri bir adım olarak değerlendirdiğini ancak partinin ideal gördüğü modelden uzak olması nedeniyle tasarıya ret oyu vereceğini söyledi.

Şahiner: Ek protokol, eleştirilerimizin haklılığını gösteriyor

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Salahi Şahiner, ülkenin dijital geleceğini şekillendirecek bir konuda hükümetin süreci doğru yönetemediğini söyleyerek, ana protokoldeki eksikliklerin ek protokolle giderilmeye çalışıldığını belirtti. Şahiner, “Bu, yaptığımız eleştirilerin tümünde haklı olduğumuzu gösteriyor.” dedi.

Şahiner, ülkede bu alanda kendini geliştirmiş insan kaynağı bulunduğunu ancak bu kişilerin bilgi ve birikiminden yeterince yararlanılmadığını söyledi. CTP’nin fiber optik altyapının Türk Telekom ile yerli şirketlerin iş birliği içerisinde kurulması gerektiğini defalarca dile getirdiğini belirten Şahiner, ülkedeki Internet Service Provider (ISP) şirketlerinin mevcut protokolle “komisyoncu” konumuna düşürüldüğünü ileri sürdü.

Fiber altyapının hangi bölgelere hangi sistemle kurulacağı, ilk yıl içerisinde hangi hanelere ulaşılacağı, hangi kaynakların nereye aktarılacağı ve sürecin nasıl takvimlendirileceğine ilişkin açık bir plan bulunmadığını söyleyen Şahiner, hükümetin ihalesiz bir süreci tercih etmesini de eleştirerek, “Türk Telekom gibi güçlü bir şirket nereden korkacaktı?” diye sordu.

Şahiner, “Ana protokoller tam olmayınca bu Meclis daha çok ek protokoller için mesai yapacak gibi duruyor.” dedi.

Solyalı: Ana protokol usulüne uygun yürürlüğe girmediyse ek protokol de oylanamaz

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Ürün Solyalı, Fiber Optik Protokolü’ne ilişkin komitede yaşanan tartışmalara değinerek, ek protokolün bugün Meclis gündemine gelmesinin “hukuken tartışmalı” olduğunu söyledi.

Ana protokolün Cumhurbaşkanı tarafından Anayasa’nın 146’ncı maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesi’ne görüş için gönderildiğini hatırlatan Solyalı, Anayasa Mahkemesi önünde inceleme konusu olan bir düzenlemenin ek protokolünün Meclis gündemine getirilmesini eleştirdi.

“Meclis Başkanlığı hükümetin çantacısı değil. Hükümet ne getirirse gündeme koymak zorunda değil.” diyen Solyalı, bu süreçte kurumsal kapasite, cesaret ve liyakatin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını söyledi.

Ülkede hızlı internet altyapısının birçok alan açısından büyük önem taşıdığını belirten Solyalı, hükümet milletvekillerinin sürece yeterince hazırlanmadığını ve bunun zaman kaybına yol açtığını ileri sürerek, özür dilenmesini talep etti. Solyalı, doğru iş birliklerinin kurulabilmesi için fizibilite raporu ile ekonomik ve idari değerlendirme raporlarının Meclis’e sunulması çağrısında bulundu.

Ek protokol sürecinde ilgili paydaşların yeterince sürece dahil edilmediğini söyleyen Solyalı, ülke güvenliğinin korunması, verilerin işlenmesi ve depolanması ile Telekomünikasyon Dairesi’nin kapasitesi gibi konularda uzmanlar tarafından dile getirilen endişelerin dikkate alınması gerektiğini belirtti.

İncirli: Bu altyapıya bu ülkenin ihtiyacı var. Gönül isterdi ki zafiyet yaşanmadan, Türkiye ile iş birliği içerinde yürürlüğe girsin

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli de fiber optik projesinin ülke açısından büyük önem taşıdığını belirterek, altyapının ekonomik, siyasi ve güvenlik açısından kurulması gerektiğini söyledi. İncirli, “Gönül isterdi ki sürecin yönetilmesinde bu kadar zafiyet yaşanmasın ve Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir iş birliği içerisinde yürürlüğe girsin.” dedi.

Bu kadar önemli bir konuda “en başından itibaren hatalar yapıldığını” söyleyen İncirli, ülkedeki kurumların ve insan kaynağının yeterince sürece dahil edilmemesinin sorunlara yol açtığını belirtti.

Ek protokolle bazı maddelerde değişiklik yapıldığını ve olumlu düzeltmelere gidildiğini belirten İncirli, “Demek ki yapılabiliyormuş. Bunu ilk başta nasıl göremediniz? İşi ilk başta neden doğru yapmadınız?” diye sordu.

Bir devletin kurumlarıyla ayakta kalmasının ve muhatapları karşısında saygınlık kazanmasının da kurumlarına sahip çıkmasıyla mümkün olduğunu vurgulayan İncirli, hükümetin izlediği yöntemi eleştirerek, “Ancak sizin yaptıklarınız ne haysiyet kazandırır ne saygınlık kazandırır.” dedi. İncirli, “Bizim olanı korumamız gerekiyor. Bizim olana sahip çıkmazsak ülkede var olmamız mümkün değildir.” ifadelerini kullandı.

Ek protokolde yapılan değişikliklere işaret eden İncirli, “Görüyoruz ki bu kadarını yapabiliyorsunuz. Eksik kalan kısımlar da bizim işimiz olacak.” dedi.

Arıklı: Ek protokolle kafalardaki birçok soru ortadan kaldırıldı

Eski Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı, Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Erhan Arıklı da ana protokolün bazı hükümlerinin Anayasa’ya aykırı olabileceği, eksiklikler ve yanlışlıklar içerebileceği yönündeki eleştiriler üzerine bu sorunların ek protokolle giderileceğini daha önce ifade ettiğini hatırlattı.

Arıklı, süreçte dile getirilen endişelerin ilgili taraflarla ayrıntılı biçimde ele alındığını, uzman ve hukuki görüşler alındığını belirterek, “Ek protokolle kafalardaki birçok soru ortadan kaldırıldı.” dedi.

Muhalefetin başlangıçtaki sert tepkisinin ek protokolün ardından yumuşadığını savunan Arıklı, “Keşke bu kadar karşı çıkıp gerginliğe neden olmasaydınız.” ifadelerini kullandı ve protokolün muhalefetin de desteğiyle oy birliğiyle geçmesini temenni etti.Fiber projesinin ülkedeki bilişim sektörünün önünü açacağına inandığını belirten Arıklı, ek protokolle önemli bir noktaya gelindiğini söyledi ve yapılan düzenlemeler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Ana protokole ilişkin anayasal denetim sürecine de değinen Arıklı, Anayasa Mahkemesi’nin uygunluk konusunda görüşünü oluşturup Cumhurbaşkanlığı’na ileteceğini belirterek, “Kimse kendini Anayasa Mahkemesi’nin veya Cumhurbaşkanı’nın yerine koymasın.” dedi.

 Berova: Dijital dönüşümün altyapısını oluşturacak tarihi projelerden biri olacak

Maliye Bakanı ve Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Vekili Özdemir Berova, fiber optik altyapı projesinin KKTC’nin “mega projelerinden biri” olduğunu belirterek, projenin dijital dönüşümün altyapısını oluşturacağını söyledi; “Hukukçularımız hem ana protokolü hem de ikinci protokolü hukuki açıdan değerlendirmişlerdir.” dedi.

Protokolün onaylanmasının ardından sürecin Cumhurbaşkanlığı tarafından da değerlendirileceğini kaydeden Berova, “Dijital dönüşümün altyapısını oluşturacak olan bu proje gerçekten bu ülkenin tarihi projelerinden bir tanesi olacaktır.” ifadelerini kullandı.

Projenin kısa süre içerisinde hanelere ulaşmasını beklediklerini belirten Berova, bunun için üç aylık bir süreden söz edildiğini kaydetti; bir an önce hayata geçirilmesini temenni etti. Berova, “Hedef, çağdaş ve güvenilir teknolojiyi ülkemize getirmektir.” dedi.

Üstel: Projeye geç bile kaldık. Ülke için stratejik ve olmazsa olmaz bir proje

Başbakan Ünal Üstel, fiber optik altyapı projesinin ülke için stratejik ve “olmazsa olmaz” bir proje olduğunu belirterek, “Bu projeye belki geç bile kaldık.” dedi.

Hükümete geldikleri günden itibaren stratejik ve acil projeleri öncelik sırasına koyduklarını belirten Üstel, bu projelerin bir bölümünü yerel kaynaklarla, büyük bölümünü ise Türkiye Cumhuriyeti ile imzalanan mali iş birliği protokolleri kapsamında hayata geçirdiklerini kaydetti. Üstel, bu iş birliklerini sürdürmeye devam edeceklerini, ülkenin ihtiyaç duyduğu proje ve altyapı yatırımlarını gerçekleştireceklerini söyledi.

Üstel, projeye yönelik bazı eleştirileri kabul etmediğini belirterek, imzalanan ek protokol hazırlanırken tüm görüşlerin alındığını ifade etti.

CTP Milletvekili Şahiner’in protokolün “cehaletle hazırlandığı” yönündeki sözlerine tepki gösteren Üstel, “Bu sözü kendisine iade ediyorum.” dedi.

“Fiber yalnızca hızlı internet değildir”

“Ülkenin bir yedi ay daha kaybetme lüksü yoktur.” diyen Üstel, e-devlet projesine de değinerek dijital altyapının önemine işaret etti.

Üstel, “Dünya değişti. Dijital savaş ve siber tehditler çağındayız. Devletlerin güvenliği artık yalnızca sınırların güvenliği değildir. Veri, bilgi ve siber güvenlik milli güvenliğin bir parçasıdır.” ifadelerini kullandı.

Fiber altyapının yalnızca daha hızlı internet anlamına gelmediğini kaydeden Üstel, “Biz ülkemizi dijital ada yapacağız. Bunun için bu proje önemlidir. E-devletin daha ileri taşınmasının temel taşı kablonun döşenmesidir.” dedi.

İncirli: Eleştiriler devletin hata yapmaması için yapılan uyarılardır

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, yeniden söz alarak, fiber optik projesine ilişkin başından beri daha sağlıklı ve doğru bir şekilde hayata geçirilmesi yönünde uyarılarda bulunduklarını söyledi.

İlk protokole yönelik birçok kesimin uygun olmadığı, ülkeye fayda sağlamayacağı ve zarar verebileceği yönünde görüş ortaya koyduğunu belirten İncirli, hükümetin süreçte kendi kaybettiği zamanın sorumluluğunu başkalarına yüklememesi gerektiğini söyledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumları aracılığıyla sağladığı desteğin tartışılmaz olduğunu ifade eden İncirli, proje hayata geçtiğinde kendilerinin de Türkiye Cumhuriyeti kurumlarıyla birlikte projenin en iyi şekilde yürütülmesi için çaba göstereceklerini söyledi.

Meclis’in en önemli görevlerinden birinin tartışmaların kamuoyu önünde yapılmasını sağlamak olduğunu kaydeden İncirli, eleştirilerin devletin hata yapmasını önlemek ve doğruyu bulmak amacıyla yapıldığını belirtti. İncirli, “Bunlar doğruyu bulabilmek için yapılmış uyarılardır. Bu açıdan bakmak gerekir. Günün sonunda hepimiz bu ülkede yaşıyoruz, hepimiz bu ülkenin ekonomik meselelerini göz önünde bulunduruyoruz. Siyasi ve ekonomik sorumluluğa da sahip olmalıyız.” dedi.

Üstel: Proje daha fazla gecikmemeli

Başbakan Ünal Üstel, zaman zaman yürütülen projelerin geliştirilmesi ve eksiklerinin giderilmesi amacıyla ek düzenlemelere ihtiyaç duyulabildiğini söyledi.

“Asrın Projesi” olarak nitelendirilen su projesinde de benzer eleştiriler yapıldığını hatırlatan Üstel, o süreçte de gerektiğinde ek protokol yapılacağının söylendiğini ve bunun hayata geçirildiğini kaydetti. Üstel, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın da projenin önemine dikkat çekerek, ihtiyaç duyulması halinde ek protokol yapılabileceği yönünde taahhütte bulunduğunu hatırlattı.

Fiber optik altyapı projesinde yedi aylık bir zaman kaybı yaşandığını söyleyen Üstel, projenin daha fazla gecikmemesi gerektiğini vurguladı.

Konuşmaların ardından tasarı madde madde, ardından bütünüyle oylandı. Yasa, 26 kabul, 19 ret oyuyla oy çokluğuyla kabul edildi.

10 Eylül 2026

iPhone 18 Pro ve Pro Max tanıtıldı: Türkiye fiyatları 256 bin TL’ye çıkıyor

Apple, ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki merkezinde düzenlediği etkinlikte iPhone 18 Pro ve iPhone 18 Pro Max modellerini tanıttı. 256 GB depolama alanıyla gelen iPhone 18 Pro’nun ABD başlangıç fiyatı bin 199 dolar, iPhone 18 Pro Max’in ise bin 299 dolar olarak açıklandı.

Modeller 512 GB, 1 TB ve 2 TB depolama seçenekleriyle de satışa sunulacak. Geçen yılki modellere kıyasla fiyatlar 100’er dolar arttı.

TÜRKİYE FİYATI BELLİ OLDU

Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 65’ten fazla ülkede ön siparişler 12 Eylül’de başlayacak. Telefonlar 18 Eylül’de satışa çıkacak.

iPhone Pro için Türkiye’de, başlangıç fiyatları 256 GB 137 bin 999 TL, 512 GB için 154 bin 999 TL, 1 TB için 188 bin 999 TL, 2 TB için ise 243 bin 999 TL olarak açıklandı.

Phone 18 Pro Max 256 GB 149 bin 999, 512 GB 166 bin 999, 1 TB 200 bin 999, 2 TB ise 255 bin 999 TL’den satışa sunulacak.

Yeni modellerin öne çıkan yeniliği, değişken diyaframlı 48 megapiksel ana kamera oldu. Altı fiziksel kanada sahip sistem, ortamdaki ışık ve alan derinliğine göre diyafram açıklığını otomatik ayarlayabiliyor. Kullanıcılar diyafram, enstantane ve beyaz dengesi gibi ayarları elle de değiştirebilecek.

Telefonlar ayrıca 4K Dolby Vision HDR hızlandırılmış video kaydı yapabilecek. “Apple Reference Image” özelliği ise çekilen fotoğrafın değiştirilip değiştirilmediğinin anlaşılması için düzenlenemez bir referans görüntü oluşturacak.

Apple iPhone 18 Pro ve Pro Max’i tanıttı. Türkiye fiyatları belli oldu 2iStockPhoto

iPhone 18 Pro serisi, 2 nanometre üretim süreciyle geliştirilen A20 Pro işlemciden güç alıyor. Apple, yeni işlemcinin önceki nesle göre yüzde 50 daha yüksek bellek bant genişliği sunduğunu, 7 çekirdekli grafik biriminin ise yüzde 40’a kadar daha hızlı olduğunu açıkladı.

Yeni nesil buhar odalı soğutma sisteminin yüzey alanı da önceki modele göre üç kat büyütüldü. Telefonlarda Wi-Fi 7, Bluetooth 6 ve Thread desteğinin yanı sıra Apple’ın geliştirdiği C2 hücresel modemi bulunuyor.

Apple’ın verilerine göre yalnızca eSIM kullanan iPhone 18 Pro, 36 saate; Pro Max ise 45 saate kadar video oynatma süresi sunuyor. iPhone 18 Pro’nun kablolu bağlantıyla yaklaşık 15 dakikada, kablosuz olarak ise 30 dakikada yüzde 50 şarj olabildiği belirtildi.

iOS 27 işletim sistemiyle gelecek modeller, Apple Intelligence destekli yeni Siri AI’ı da kullanacak. Küçültülen Dynamic Island aynı anda üç canlı etkinliği gösterebilecek.

iPhone 18 Pro ve Pro Max; siyah, gümüş, buzul ve yeni bordo renk seçenekleriyle satışa sunulacak.

10 Eylül 2026

Üstel: Fiber optikte 7 ay kaybettik, bir 7 ay daha kaybetme lüksümüz yok

Başbakan Ünal Üstel, Cumhuriyet Meclisi’nde fiber optik altyapıya ilişkin ek protokol hakkında yaptığı konuşmada, projenin ülke için stratejik ve vazgeçilmez olduğunu söyledi.

Üstel, fiber optik altyapının çok daha önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, projenin evlere, iş yerlerine ve devlet dairelerine ulaştırılmasının önemine vurgu yaptı. Hükümete geldikleri ilk günden itibaren stratejik ve acil projeleri önceliklendirdiklerini ifade eden Üstel, bu projelerin bir kısmını yerel kaynaklarla, büyük bölümünü ise Türkiye Cumhuriyeti ile yapılan mali iş birliği protokolleri kapsamında hayata geçirdiklerini söyledi.

Muhalefetin eleştirilerini dinlediklerini ancak protokolün herhangi bir kurumun görüşü alınmadan hazırlanmadığını savunan Üstel, hukuki değerlendirmelerin yapıldığını ve birçok kesimin görüşünün alındığını belirtti.

“Yedi ay kaybettik”

Üstel, fiber optik projesinin hayati önemde olduğunu ifade ederek, süreçte yaklaşık yedi aylık zaman kaybedildiğini söyledi.

“Yedi ay bu projenin şimdi başlamış olsaydı, ülkenin büyük bir kısmına evden eve, iş yerlerine ve devlet binalarına döşenecekti” diyen Üstel, “Bir yedi ay daha biz kaybetmek istemeyiz” ifadelerini kullandı.

Projenin stratejik önemine işaret eden Üstel, Akdeniz bölgesinde yaşanan gelişmelerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Protokolün Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın da imzasını taşıdığını kaydeden Üstel, çalışmaların yalnızca Başbakanlık veya Ulaştırma Bakanlığı tarafından yürütülmediğini, farklı kesimlerle görüşmeler yapıldığını söyledi.

“Cehalet ile hazırladınız sözünü iade ediyorum”

Üstel, CTP Milletvekili Salahi Şahiner’in protokolün “cehalet ile hazırlandığı” yönündeki sözlerine de tepki gösterdi.

“Bu lafı kendisine iade ediyorum” diyen Üstel, söz konusu ifadenin Meclis kayıtlarından çıkarılmasını istedi. Üstel, hükümet olarak hayata geçirdikleri projelerden onur ve gurur duyduklarını belirterek, “Hiç utanacak bir şey de yapmadık bugüne kadar” dedi.

Üstel, fiber optik projesinin halka daha iyi hizmet sunmak ve geçmiş yıllarda yapılamayan projeleri hızla hayata geçirmek amacıyla yürütüldüğünü söyledi.

“Ülkenin bir yedi ay daha kaybetme lüksü yoktur” diyen Üstel, E-Devlet projesini de örnek göstererek dijital altyapının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

10 Eylül 2026

İncirli: Bu gömlek bu memleketin sırtına uymadı

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, Cumhuriyet Meclisi’nde fiber optik altyapıya ilişkin ek protokol hakkında konuştu.

İncirli, fiber optik projesinin ülke açısından siyasi, ekonomik ve güvenlik boyutları bulunan stratejik bir ihtiyaç olduğunu belirterek, bu altyapının kurulması gerektiğini söyledi.

Ancak sürecin en başından itibaren hatalı yürütüldüğünü savunan İncirli, protokol hazırlanırken toplumsal uzlaşı aranmadığını, paydaşların, uzmanların ve yerli işletmelerin görüşlerine yeterince başvurulmadığını ifade etti.

İncirli, “Toplumsal uzlaşıyı aramış olsaydınız, önceden bu konuyu bilenlerle istişare etmiş olsaydınız, kendi yerli işletmecilerimizle istişare etmiş olsaydınız bugün bambaşka bir şekilde ilerlerdi bu iş” dedi.

“Bu gömlek bu memleketin sırtına uymadı”

Ana protokolün yürürlüğe girmeden ek protokolle düzeltilmeye çalışıldığını belirten İncirli, ek protokolün bazı önemli alanlarda iyileştirmeler getirdiğini kabul etti.

İncirli, “Demek ki yapılabiliyormuş. Demek ki en başından düğmeler doğru iliklenebiliyormuş. Ama bu düğmeleri yanlış yerden iliklemeye başladığınız için de bu gömlek bu memleketin sırtına uymadı maalesef” ifadelerini kullandı.

Hükümete, değişikliklerin neden ilk protokol hazırlanırken düşünülmediğini soran İncirli, sürecin başından itibaren doğru yönetilmesi gerektiğini söyledi.

“Ek protokolde iyileşmeler var”

CTP’nin paydaşlarla birlikte protokol konusunda mücadele verdiğini belirten İncirli, ek protokolün de bu sürecin ardından gündeme geldiğini savundu.

İncirli, ek protokolde iyileştirmeler bulunduğunu ancak halen geliştirilmesi gereken konular olduğunu belirterek, CTP’nin iktidara gelmesi halinde projenin daha iyi şekilde yürütülmesini sağlayacağını söyledi.

Yerli kurumların ve yerli işletmelerin korunması gerektiğini vurgulayan İncirli, “Biz bizim olana sahip çıkmazsak bu ülkede var olmamız da mümkün değildir” dedi.

10 Eylül 2026

HP Genel Sekreteri Alas’tan hükümete yönelik eleştiriler

Halkın Partisi (HP) Genel Sekreteri Turgut Alas, hükümetin kamu yararından uzaklaştığını, ekonomik politikaların halkı yoksullaştırdığını ve hesap verebilirlikten kaçındığını savunarak, yönetime gelmeleri halinde yaşananların hesabını soracaklarını söyledi.

Alas yazılı açıklamasında , hükümetin yönetim anlayışının kamu yararı yerine iktidarı korumayı ve kamu imkanlarını sınırlı bir kesimin hizmetine sunmayı esas aldığını ileri sürdü.

Kurumların tarafsızlığını kaybetmesinin vatandaşın devlete olan güvenini sarstığını savunan Alas, uygulanan ekonomik politikaların enflasyonu ve yoksulluğu artırdığını, temel ihtiyaçların karşılanmasını zorlaştırdığını öne sürdü.

Alas, şeffaflıktan uzak olduğunu savunduğu kamu harcamalarının vergi yükünü artırdığını, ifade özgürlüğü, basın ve sivil toplum üzerindeki baskıların ise eleştirel sesleri susturmayı amaçladığını iddia etti.

Hükümeti eleştiriye, denetime ve hesap verebilirliğe kapalı olmakla da suçlayan Alas, yaşanan “yolsuzluk, usulsüzlük ve skandallara” rağmen hiçbir yetkilinin sorumluluk alıp istifa etmediğini savundu.

10 Eylül 2026

Hasipoğlu: Meclis’in onayı anayasal şartlardan birini yerine getirecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Cumhuriyet Meclisi’nde fiber optik altyapıya ilişkin ek protokol hakkında yaptığı konuşmada, düzenlemenin anayasal boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Hasipoğlu, Anayasa’nın 91’inci maddesinin yabancı devletlerle yapılan anlaşmaların onaylanmasını Cumhuriyet Meclisi’nin yasayla uygun bulmasına bağladığını belirterek, burada iki önemli kriter bulunduğunu söyledi. Bunların, anlaşmanın yasayla uygun bulunması ve usulüne uygun şekilde yürürlüğe konulması olduğunu ifade etti.

Anayasa Mahkemesi’nin ana protokole ilişkin görüş vereceğini ve tarafların 17 Eylül’e kadar argümanlarını sunacağını hatırlatan Hasipoğlu, Meclis’in ek protokolü bugün yasayla uygun bulması halinde Anayasa’nın aradığı şartlardan birinin yerine gelmiş olacağını savundu.

Hasipoğlu, bunun kendi hukuki yorumu olduğunu belirterek, nihai değerlendirmenin Anayasa Mahkemesi tarafından yapılacağını söyledi. Buna karşılık Cumhuriyet Meclisi’nin de düzenlemeye ilişkin bir irade ortaya koyacağını ifade etti.

“Ana protokol ve ek protokol birlikte değerlendirilmeli”

Hasipoğlu, Cumhurbaşkanı’nın önünde hem ana protokolün hem de ek protokolün bulunacağını belirterek, iki metnin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

“Bu meseleyi külli düşünmek lazım” diyen Hasipoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin incelemesinde ek protokolü de dikkate alacağını düşündüğünü söyledi.

Hasipoğlu, Meclis’in ortaya koyacağı iradenin Cumhurbaşkanı’nın önünü de açacağını savunarak, konunun ayrı ayrı değil bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini ifade etti.

10 Eylül 2026

Berova: Çağdaş ve güvenilir teknolojik altyapıyı ülkeye kazandıracağız

Maliye Bakanı ve Bayındırlık, Ulaştırma Bakanlığı’na vekalet eden Özdemir Berova, Cumhuriyet Meclisi’nde fiber optik altyapıya ilişkin ek protokol hakkında konuştu.

Berova, protokolün Türk Telekom ile değil, KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti devletleri arasında imzalandığını vurguladı. Ana protokol ile ek protokolün iki devlet arasındaki bir anlaşma olduğunu belirten Berova, hukuki değerlendirmelerin de ilgili hukukçular tarafından yapıldığını söyledi.

Fiber optik projesini dijital dönüşümün altyapısını oluşturacak “tarihi projelerden biri” olarak nitelendiren Berova, ana protokolde farklı yorumlara yol açan bazı unsurların Ulaştırma Bakanlığı, ilgili kurumlar, hükümet ve Türkiye’deki muhataplarla yapılan ortak çalışmalar sonucunda daha açık hale getirildiğini ifade etti.

“İlk beklentimiz projenin kısa sürede evlere ulaşması”

Berova, projeye ilişkin en büyük beklentilerinin fiber altyapının kısa sürede hanelere ulaşması olduğunu belirterek, bu kapsamda üç aylık bir süreden söz edildiğini kaydetti.

Hızlı ve güvenilir internet altyapısına kavuşmanın önemine işaret eden Berova, bunun vatandaşların günlük yaşamında ciddi bir değişim yaratacağını söyledi.

Su projesini örnek gösterdi

Berova, fiber optik projesine yönelik eleştirileri geçmişte Türkiye’den KKTC’ye su getirilmesi projesi sırasında yapılan tartışmalara benzetti.

Su projesinin hayata geçirilmesinden sonra geçmişte yaşanan sıkıntıların yeni nesiller tarafından hatırlanmadığını ifade eden Berova, fiber optik altyapının da önümüzdeki yıllarda benzer şekilde hayatın doğal bir parçası haline geleceğini savundu.

Berova, projenin hayata geçirilmesi için Türkiye Cumhuriyeti yetkilileri ile Başbakan Ünal Üstel’in yürüttüğü çalışmalara teşekkür ederek, projenin en kısa sürede tamamlanmasını temenni etti.

Uygulama sırasında yüklenici firma ve protokol tarafları arasında ortaya çıkabilecek eksiklik veya aksaklıkların görüşmeler yoluyla giderilebileceğini belirten Berova, temel hedefin çağdaş ve güvenilir teknolojik altyapının ülkeye kazandırılması olduğunu söyledi.

Berova, kendilerine verilen bilgi doğrultusunda ilk fiber internet hizmetinin üç aylık süre içerisinde hanelere ulaşmasını beklediklerini belirtti.