08 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
11 Eylül 2026

Ece Erken Türkiye’yi terk edeceğini açıkladı

Ünlü psikolog Gökhan Çınar’ın Katarsis’deki konuğu Ece Erken oldu.

Geçtiğimiz haftalarda evli bir erkekle ilişkisi olduğu iddiasıyla gündeme gelen Ece Erken, programda ülkeyi terk edeceğini açıkladı.

“KAÇMAK İÇİN DEĞİL”

“Çok önemli bir karar aldım kendimle alakalı. Bir şeylerden, yanlış anlaşılmasın, kaçmak için vesaire değil, yeni bir kapı benim için. Yeni umutların olduğu” diyen Ece Erken, Türkiye’den gitme kararını şöyle açıkladı:

“ANNE OLDUKTAN SONRA BAŞKA”

“Artık biliyorsunuz anne olduktan sonra kendiniz için yaşamıyorsunuz. Önceliğiniz evladınız oluyor. Evladımın eğitimi için aslında Dubai’ye yerleşmeye karar verdim. Tabii ki bir ayağım yine burada olacak. Burada yaşamım devam edecek. Annem var çünkü ama Dubai’de Eymen’in eğitimi için, okulu için, sosyal çevresi için, kendini yetiştirebilmesi için bir hayat kurmak üzere gidiyorum. 

“ÜLKEMİ ÇOK SEVİYORUM”

Bazı şeylerde ülkemi çok seviyorum ama geleceği bazen göremiyorum. Oğlumla da alakalı. Her an her şey olabilecekmiş gibi geliyor. Her an kötü bir haberle uyanacakmışım gibi geliyor. Bu duyguyu belki birazcık kaygımı azaltmak adına gitmek istiyorum.”

11 Eylül 2026

Akansoy’dan Hristodulidis’e: “Provokatif hamlelerinizi görüyoruz”

CTP Milletvekili Asım Akansoy,  Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in resmi daveti üzerine İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un Güney Kıbrıs’ı ziyaret ettiğini belirterek, Hristodulidis’in Kıbrıs’ta çözümden, barıştan, iki toplumun ortak geleceğinden ve güven tesis etmekten söz ederken, İsrail’le ilişkilerini giderek daha kapsamlı bir stratejik ortaklığa dönüştürdüğünü ve bunu sürekli olarak tırmandırdığını söyledi.

Akansoy, “Bunu açıkça sorgulamak zorundayız.” dedi.

İsrail’in Gazze’de ve Batı Şeria’da yol açtığı 74 bini aşkın can kaybı ve ağır insani yıkımın sürdüğünü belirten Akansoy, Başbakanı Netanyahu hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından savaş suçları nedeniyle çıkarılmış tarihi bir tutuklama kararı bulunduğunu, İsrail devletinin Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırımla yargılandığını ve Herzog’un uluslararası arenada suç duyurularının hedefi haline geldiğini belirtti.

Akansoy, “Burada meselenin sıradan bir dış politika tercihi olmadığını anlamamız gerekmektedir.” ifadelerini kullandı.

Hristodulidis’in, meşruiyetini yitirmiş, savaş makinesi bir devlet yönetimi ile kurduğu bu tehlikeli ilişkinin İsrail’i Güney Kıbrıs’a yalnızca ekonomik ve siyasi bir güç olarak çekmekle kalmadığını belirten Akansoy, Kıbrıs’ın kendisini de Doğu Akdeniz’deki jeopolitik hesapların doğrudan içine sürüklediğini söyledi.

“Kıbrıs’ta barış ve çözüm istediğini söyleyen bir liderin, uluslararası hukukun sanığı durumuna düşmüş bir bölgesel aktörle ve askeri kamplaşmanın bir tarafıyla yakınlaşması kabul edilemez.” diyen Akansoy, İsrail ile ilişkileri stratejik, askeri ortaklık düzeyine taşımak ve bunu Yunanistan’la birlikte üçlü bir jeopolitik yapı içerisinde yürütmenin Kıbrıs’ın geleceği bakımından çok daha kritik bir anlam taşıdığını ifade etti.

Akansoy, “Kıbrıs’ı barışın köprüsü yapmak ile Doğu Akdeniz’deki güç mücadelesinin bir parçası haline getirmek aynı siyaset değildir.” dedi.

Hristodulidis’in bir yandan Kıbrıslı Türklerle çözüm aradığını söylerken, diğer yandan ayrışmayı derinleştirecek ve bölgeyi ciddi sıkıntılara sokacak yeni bir bölgesel güvenlik mimarisi inşa etmeye çalıştığını belirten Akansoy, “Kıbrıslı Türklere ortak bir gelecekten söz ediyor ama aynı anda onları kuşatan jeopolitik ittifakları büyütüyor. Güven tesis etmekten bahsediyor fakat güvenlik politikalarını, karşılıklı güven üzerine değil, bölgesel güç dengeleri üzerine kurguluyor.” ifadelerini kullandı.

“Bu, çözüm söylemi arkasına gizlenmiş bir güç biriktirme siyasetidir ve asla kabul edilemez.” diyen Akansoy, bunun çözümü değil karşılıklı aşırı milliyetçiliği yükselten ve askeri önlemleri beraberinde getiren bir tavır olduğunu söyledi.

Akansoy, “Hristodulidis’in bunu bilmediğini düşünmüyorum.” dedi.

Ancak bu gerilim ortamına girmeden yol almanın, olası bölgesel veya yerel provokasyonların, oyunların parçası olmamanın kendileri için en akılcı olduğunu belirten Akansoy, “ki biz de bunu biliyoruz” ifadelerini kullandı.

Akansoy, Hristodulidis’e yönelik, “Provokatif hamlelerinizi görüyoruz. ‘Büyük devlet oyunları’ yerine çözüme odaklanmalı ve ‘tüm tarafların kazandığı’ bir adıma ortak olmalısınız.” dedi.

Kıbrıs sorununun çözümü konusunda gerçekten samimi olunması halinde yalnızca masaya oturmanın yeterli olmadığını belirten Akansoy, “Sizin olduğu gibi, karşı tarafın da kaygılarını anlamak ve güvenlik algısını hesaba katmak zorundasınız.” ifadelerini kullandı.

Akansoy, Kıbrıs’ı İsrail’in bölgesel güvenlik stratejisinin bir parçası haline getirerek, 1960 Antlaşması’nın garantör ülkelerinden biri olan Türkiye’yi ve kurucu ortağı Kıbrıslı Türkleri rahatsız edecek bir denklem üzerinden Kıbrıs’ta güven inşa edilemeyeceğini söyledi.

“Kıbrıs’ın geleceği; Uluslararası Ceza Mahkemesi’nce aranan çocuk katili Netanyahu hükümetinin bölgesel hesaplarına, basit bölge denklemlerine, Gazze’deki savaşa, Doğu Akdeniz’deki enerji rekabetine veya bölgesel güç mücadelelerine kurban edilemez, bunların bir yan ürünü haline getirilemez!” diyen Akansoy, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Çözüm için güven mi üretecek, yoksa jeopolitik güç mü biriktireceksiniz? İkisini aynı anda yürütmek mümkün değildir. Tarihe, bir katil ile stratejik ortak olan kişi olarak mı, yoksa sözüne güvenilen, samimi bir çözüm siyasetçisi olarak mı geçmek istediğiniz kararını siz vereceksiniz.”

Akansoy, Kıbrıs’ın ihtiyacının daha fazla silah, daha fazla bölgesel ittifak ve daha fazla güç gösterisi değil; BM parametreleri çerçevesinde, siyasi eşitliğe dayalı hakiki bir çözüm ve gerçek bir barış siyaseti olduğunu belirtti.

11 Eylül 2026

Güzelyurt-Lefke Çevre Yolu hafta sonu kısmen trafiğe kapatılacak

Polis Basın Subaylığı, hafta sonu düzenlenecek motosiklet drag yarışı nedeniyle Güzelyurt-Lefke Çevre Yolu’nun bir bölümünün iki gün boyunca çift yönlü olarak trafiğe kapatılacağını duyurdu.

Polis Basın Subaylığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 12-13 Eylül 2026 tarihlerinde, Cumartesi ve Pazar günleri 06.00-20.00 saatleri arasında, Kıbrıs Türk Motosiklet Kurumu tarafından motosiklet drag yarışı gerçekleştirilecek.

Yarış nedeniyle Güzelyurt-Lefke Çevre Yolu’nun Doğancı Çemberi ile Yeşilyurt Çemberi arasında kalan yol güzergâhı, belirtilen tarih ve saatlerde çift yönlü olarak trafik akışına kapatılacak.

Güzelyurt ve Lefke istikametlerinden gelen araçların ulaşımı ise Güzelyurt-Lefke Eski Anayolu üzerinden sağlanacak.

Polis, motosiklet drag yarışı devam ettiği sürece bahse konu yol güzergâhını kullanacak sürücülerin, kendileri ile yarışmacıların can ve mal güvenlikleri açısından yavaş ve dikkatli seyretmelerini istedi.

Açıklamada ayrıca sürücülerin trafik işaret ve işaretçilerine uymalarının önemle rica edildiği belirtildi.

11 Eylül 2026

Omaç Cin: Bekleyen tırlar ve konteynırlar ekonomiyi zarara uğratacak durumda

Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Omaç Cin, Filo-Jet faciasının ardından Mersin-Mağusa hattında bekleyen tır ve konteynırların KKTC ekonomisi açısından hassas bir konu haline geldiğini belirterek, sorunun çözülmesi gerektiğini söyledi.

Cin, deniz kazasından gerekli derslerin çıkarılması gerektiğini ancak denetimlerin yalnızca deniz taşımacılığıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.

Filo-Jet faciasının ardından deniz ulaşımında güvenlik ve denetim tartışmaları devam ederken, kazanın ekonomiye yansımaları da gündeme geliyor.

Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Omaç Cin, özellikle Mersin-Mağusa arasında bekleyen tırlar ve konteynırların ticari hayat açısından ciddi bir hassasiyet oluşturduğuna dikkat çekti.

“ÜLKENİN TİCARİ BİR GİDİŞATI DA VAR”

Filo-Jet faciasının yalnızca can kayıpları ve ulaşım güvenliği açısından ele alınmaması gerektiğini belirten Cin, ülkenin ticari akışının da dikkate alınması gerektiğini söyledi.

Cin şöyle konuştu; “Ülkenin ticari bir gidişatı da var. Mersin-Mağusa’da bekleyen tırlar, konteynırlar ülkemiz ekonomiyi zarara uğratacak durumda… Bunun çözülmesi gerekiyor.”

Cin’in açıklamasına göre, deniz ulaşımında yaşanan sorunların devam etmesi, Mersin-Mağusa hattındaki ticari hareketliliği doğrudan etkileyebilecek bir noktaya taşınıyor.

Bu nedenle yaşanan sürecin yalnızca ulaşım güvenliği başlığı altında değil, tedarik zinciri, ticari akış ve ülke ekonomisi açısından da değerlendirilmesi gerektiği mesajı veriliyor.

“BUNDAN DERS ÇIKARIP UYGULAMAMIZ LAZIM”

Cin, Filo-Jet faciasının ardından yapılması gerekenin yalnızca mevcut kazaya ilişkin tedbirlerle sınırlı kalmaması gerektiğini ifade etti.

“Ağırlıklı olarak deniz kazasına odaklanmış durumdayız. Bundan ders çıkarıp uygulamamız lazım” diyen Cin, can ve mal taşıyan diğer ulaşım araçlarının da sistematik şekilde denetlenmesi gerektiğini söyledi.

“DİĞER POTANSİYEL KONULARI DA DENETLEMEMİZ GEREKİYOR”

Denetim mekanizmasının bütün ulaşım ve taşıma alanlarını kapsaması gerektiğine dikkat çeken Cin, karayollarındaki ticari ve iş araçlarını da gündeme taşıdı.

Cin, “Can ve mal taşıyan diğer araçların da denetimini yapmamız lazım. Bunun gibi potansiyel konuları denetlememiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bu kapsamda özellikle karadaki iş araçlarının denetlenmesi gerektiğini belirten Cin, söz konusu araçların yaş sınırlarına da dikkat çekti.

“20 YIL YAŞA KADAR İŞ ARACI GRUPLARI VAR”

Cin, karayolunda kullanılan bazı iş araçlarında yaş sınırlarının yüksek olduğuna işaret ederek, denetimlerin bu alanı da kapsaması gerektiğini söyledi.

“Mesela karadaki iş araçlarını denetlememiz gerekiyor… İş araçlarında yaş sınırı daha yüksek. 20 yıla kadar iş aracı grupları var” diyen Cin, TV 2020’de Filo-Jet faciasının ardından oluşturulacak denetim anlayışının yalnızca deniz taşımacılığıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı.

11 Eylül 2026

Maviş: Bakan’ın eğitimle ilgili açıklamaları bilimsel verilere değil tahminlere dayanıyor

KTÖS Genel Sekreteri Burak Maviş, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun bu yıl da geçen yıl olduğu gibi aynı yöntemle hareket ettiğini savunarak, eğitim alanında plan ve program olmadan planlama yapıldığını ileri sürdü.

KTÖS Genel Sekreteri Maviş tarafından yapılan yazılı açıklamada, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun 14 Eylül 2025’te “güçlendirilmiş altyapımız ve destek birimlerimizle yeni döneme hazırız”, 10 Eylül 2026’da ise “2026-2027 eğitim öğretim yılına hazırız” şeklindeki açıklamaları kıyaslandı..

Sendikanın hazırladığı tabloda, Bakanlığın geçen yıl ve bu yıl açıkladığı öğrenci ve öğretmen sayıları ile okul güçlendirme çalışmaları, yeni okul projeleri, güvenlik görevlileri, ders kitapları ve öğrenci taşımacılığına ilişkin veriler karşılaştırıldı.

Yeni okul projelerine ilişkin verilerin de gerçekçi olmadığını savunan Maviş, geçen yıl kamuoyuna duyurulan projelerin önemli bir bölümünün bu yıl yeniden planlama aşamasında gösterildiğini ileri sürdü.

Öğrenci taşımacılığı konusunda da iki yılın açıklamalarını karşılaştıran Maviş, bu yıl eski otobüslerin büyük bölümünün çıkarıldığının, denetimlerin artırılacağının ve kamera sisteminin gündemde olduğunun söylendiğini ancak araç ve denetim sayılarına ilişkin somut veri paylaşılmadığını belirtti.

Maviş, sendika tarafından hazırlanan tablonun, Bakanlığın geçen yıl ve bu yıl kamuoyuyla paylaştığı verileri karşılaştırmak amacıyla hazırlandığını belirterek, açıklanan rakamların eğitimdeki gerçek durumu ortaya koymadığını ve gerçekçi olmadığını ileri sürdü.

Eğitim Bakanlığı’nın eğitim politikalarında plan ve program eksikliği bulunduğunu savunan Maviş, “Bakanın iki açıklaması ve açıkladığı rakamlar ortadadır. Yorumu kamuoyuna bırakıyoruz” dedi.

11 Eylül 2026

Pazar, pazartesi ve salı günleri sabah saatleri yer yer sis bekleniyor

Hava hafta boyunca genellikle az bulutlu olacak, pazar, pazartesi ve salı günleri sabah saatleri yer yer sis bekleniyor. 

En yüksek hava sıcaklığı iç kesimlerde 35-38 derece, sahillerde ise 31-34 derece dolaylarında seyredecek.

Meteoroloji Dairesi’nin 12-18 Eylül tarihlerini kapsayan haftalık hava tahmin raporuna göre, bölge alçak basınç sistemi ile sıcak ve nispeten nemli hava kütlesinin etkisi altında kalacak.

Rüzgar, genellikle güney ve batı yönlerden orta kuvvette, perşembe günü yer yer kuvvetli esecek.

11 Eylül 2026

Özersay: Karma oyun kaldırılması doğru adımdır

Halkın Partisi (HP)Genel Başkanı Kudret Özersay, karma oy sisteminin zamanla demokratik bir tercih hakkından çıkıp, samimiyetsiz”” siyasetin istismar edilen aracına dönüştüğünü kaydederek, kaldırılmasının doğru adım olduğunu söyledi.

Kudret Özersay yaptığı yazılı açıklamada, 2018 ve 2022 seçimlerinde ada genelinde en yüksek karma oyları alan isimlerden biri olduğunu hatırlatarak, ancak zaman içerisinde karma oyun yozlaşmış ve samimiyetsiz siyasetin bir aracı haline dönüştüğünü vurguladı.

Karma oyu kaldırılmasının niyeti ne olursa olsun doğru adım olduğunu belirten Özersay, bunu “Kendini partisinin yasal karar organlarının üzerinde ve üstün gören siyasetin derebeylerini üzen, uykularını kaçıran bir gelişme” şeklinde değerlendirdi.

“Seçime çok kısa bir süre kala seçim kurallarının değiştirilmesi doğru değildir” şeklindeki söylemi ikna edici bulmadığını belirten Özersay, daha önce de seçim kurallarının seçime kısa süre kalan zamanlarda değiştirildiğini kaydetti.

CTP’nin karma oyun kaldırılmasını desteklediğini söylerken, bunun kaldırılmasına “hayır” oyu vermesini eleştiren Özersay, “Öte yandan UBP içerisinde çok sayıda milletvekilinin dışarıda başka, Meclis’te oylama yapılacağında başka davrandığını karma oyun kaldırılması sürecinde bir kez daha gördük. Karma oyun kaldırılmasını Meclis’e getirip aylarca oyalayan, komite gündemine almayan da UBP yönetimi olmuş, Ünal beyin seçilememe ve rahmetlik ‘İrsen beyin başına gelenleri yaşama’ endişesiyle son dönemde bu adımı attığını herkes görmüştür.” dedi.

11 Eylül 2026

Aygün’deki kadın cinayeti zanlısına 7 gün daha ek tutukluluk

Aygün köyünde Saliha Özkol’un hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan kadın cinayetiyle ilgili tutuklanan M.A., yeniden İskele Kaza Mahkemesi’ne çıkarıldı. Sağlık durumu nedeniyle gıyabında gerçekleştirilen duruşmada zanlının 7 gün süreyle polis gözetiminde hastanede tutuklu kalmasına emir verildi.

Mahkemede olguları aktaran Müfettiş Muavini Durmuş Emiroğlu, zanlı M.A.’nın 7 Eylül 2026 tarihinde saat 06.00 sıralarında Aygün köyünde Saliha Özkol’un ikametgâhına gittiğini belirtti.

Emiroğlu, zanlının evin balkon camına taş atarak camı kırdığını, korkarak evden çıkan Özkol’un peşinden giderek kendisini kapalı ve kilitli bahçe giriş kapısı önünde yakaladığını kaydetti.

Zanlının tasarrufunda bulunan tahta saplı, sivri uçlu bıçakla Özkol’u sırt, boyun ve ense bölgelerinden ağır şekilde yaraladığını ifade eden Emiroğlu, zanlının olay yerinden ayrılmasının ardından Saliha Özkol’un hayatını kaybettiğini söyledi.

Polis, zanlının daha sonra olayda kullandığı değerlendirilen bıçakla Gazimağusa’daki ikametgâhına gittiğini ve burada boyun bölgesinden kendisini yaralayarak yaşamına son vermeye teşebbüs ettiğini mahkemeye aktardı.

Büyük bir operasyon geçiren zanlının ameliyatın ardından dahiliye servisinde müşahede altında tutulduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı ancak sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu belirtildi.

Saliha Özkol’a yapılan otopsi sonucunda ölüm nedeninin, büyük damar kesilmesine bağlı kan kaybı olduğunun tespit edildiği de mahkemeye aktarıldı.

İtiraf niteliğinde gönüllü ifade verdi

Polis, zanlının itiraf niteliğinde gönüllü ifade verdiğini belirterek, soruşturma kapsamında alınması gereken ifadeler ve incelenmesi gereken kamera görüntüleri bulunduğunu kaydetti. Zanlı ile Saliha Özkol’dan alınan kan örneklerinin de incelemeye gönderildiği belirtildi.

Soruşturmanın devam ettiğini ifade eden polis, zanlının 7 gün süreyle polis gözetiminde hastanede tutuklu kalmasını talep etti.

İskele Kaza Mahkemesi Yargıcı Çiğdem Güzeler, zanlı M.A.’nın 7 gün süreyle polis nezaretinde hastanede tutuklu kalmasına emir verdi.

11 Eylül 2026

Hristodulidis 23 Eylül’de BM Genel Kurulu’na hitap edecek

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından yayımlanan geçici konuşmacı listesine göre, Rum Lider Nikos Hristodulidis, 23 Eylül’de New York’ta BM Genel Kurulu’na yıllık konuşmasını yapacak.

Hristodulidis, 23 Eylül sabah oturumunda konuşması planlanan 21 isim arasında 14’üncü sırada yer alıyor. BM Genel Kurulu’nun üst düzey görüşmeleri kapsamında, üye devletlerin temsilcileri hafta boyunca Genel Kurul kürsüsünden uluslararası topluma seslenecek.

Kıbrıs açısından yakından takip edilecek diğer konuşmalar arasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in hitapları da bulunuyor.

Erdoğan’ın 22 Eylül sabah oturumunda dördüncü konuşmacı olarak kürsüye çıkması, Miçotakis’in ise 24 Eylül öğleden sonraki oturumda konuşması öngörülüyor.

BM Genel Kurulu’nun ilk konuşmasını Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva yapacak. ABD Başkanı Donald Trump ise ikinci sırada kürsüye çıkacak.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un 22 Eylül sabah oturumunun sondan bir önceki konuşmacısı olması planlanıyor. Hristodulidis’in konuşacağı 23 Eylül’de Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan gibi isimler de Genel Kurul’a hitap edecek. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de aynı gün konuşacak.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 24 Eylül sabah oturumunun son konuşmacısı olması beklenirken, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile İrlanda Başbakanı Micheál Martin de aynı gün kürsüye çıkacak.

Çin Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng, 26 Eylül’de günün ilk konuşmasını yapacak. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar da aynı gün Genel Kurul’a hitap edecek.

Genel Kurul’daki konuşmaların 28 Eylül sabahı Yeni Zelanda temsilcisinin hitabıyla tamamlanması öngörülüyor.

Geçen yıl Kıbrıs sorunu öne çıkmıştı

Geçen yılki BM Genel Kurulu’nda Erdoğan, Hristodulidis ve Miçotakis’in konuşmalarında Kıbrıs sorunu önemli yer tutmuştu.

Erdoğan, Kıbrıs sorununda çözümün “federal model üzerine inşa edilemeyeceğini” savunmuş ve federal çözüm girişimlerinin Kıbrıs Rum tarafının tutumu nedeniyle başarısız olduğunu ileri sürmüştü.

Erdoğan ayrıca, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni dışlayan Doğu Akdeniz projelerinin başarılı olamayacağını belirtmişti.

Hristodulidis ise geçen yıl BM kürsüsünden Erdoğan’a sert ifadelerle yanıt vermişti. Türkiye’yi “barış ve hesap verebilirlik konusunda dünyaya vaaz verirken kendi eylemlerini görmezden gelmekle” suçlayan Hristodulidis, güç kullanımı sonucu ortaya çıkan hukuka aykırı durumların tanınamayacağını savunmuştu.

Hristodulidis, Erdoğan’a müzakereler yoluyla kapsamlı bir çözüme katkı koyma çağrısında bulunarak, Kıbrıs’ın siyasi eşitliğe dayalı iki bölgeli, iki toplumlu federasyon temelinde yeniden birleşmesini istediğini belirtmişti.

Yunanistan Başbakanı Miçotakis de konuşmasında Kıbrıs konusuna değinmiş; Türkiye’yi “yasadışı işgal ve askeri işgali sürdürmekle” suçlamıştı. Miçotakis, Yunanistan’ın Kıbrıs’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne bağlılığını yineleyerek, iki bölgeli ve iki toplumlu federasyon temelindeki çözümü desteklediklerini ifade etmişti.

11 Eylül 2026

Larnaka Havalimanı’nda bir uçağa bomba ihbarı yapıldı

Güney Kıbrıs’ta Larnaka Havalimanı’ndan sefere hazırlanan bir yolcu uçağında bomba olduğuna dair ihbar yapılması üzerine yolcularının tahliye edildiği bildirildi.

Rum basınında yer alan haberlere göre, Larnaka’dan İtalya’ya gitmek üzere pist başında sefere hazırlanan bir yolcu uçağında bomba olduğuna dair ihbar yapıldı.

Gelen ihbar üzerine uçak pist başından geri döndürülüp tekrar aprona çekilerek yolcular tahliye edildi.

Polis yetkilileri olayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.