08 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
13 Eylül 2026

KAYAD’dan kadın cinayetleri sonrası çağrı: Ev İçi Şiddet Yasası ve siyasi irade yok

Kadından Yaşama Destek Derneği (KAYAD), Rukiye Tunçer’in eşi tarafından öldürülmesinin ardından yaptığı paylaşımda, ülkede kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddete dikkat çekerek, Ev İçi Şiddet Yasası’nın bulunmamasını ve siyasi irade eksikliğini eleştirdi.

KAYAD’ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, ülkede son bir ay içerisinde iki kadın cinayeti ve bir kadın cinayeti teşebbüsü yaşandığına dikkat çekildi.

Paylaşımda, “Ülkemizde olan” başlığı altında “1 ayda 2 Kadın Cinayeti, 1 Kadın Cinayeti Teşebbüsü” ifadelerine yer verilirken, “Ülkemizde olmayan” başlığı altında ise “Ev İçi Şiddet Yasası” ve “Siyasi irade” ifadeleri kullanıldı.

KAYAD, “Artık aramızda olmayan” başlığı altında ise son dönemde yaşamını yitiren Saliha Özkol ve Rukiye Tunçer isimlerine yer verdi.

KAYAD, paylaşımına eşlik eden mesajında ise kadına yönelik şiddet vakalarında önemli bir noktaya dikkat çekti.

Bir kadının şiddete uğradığını söyleyerek polise başvurduğunda, çoğu zaman yaşadığı şiddetin ilk kez gerçekleşmiş olmadığını belirten KAYAD, araştırmaların kadınların yardım istemeden önce defalarca fiziksel şiddete maruz kalabildiğini gösterdiğini ifade etti.

KAYAD açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Eğer siz veya sevdiğiniz birinin ev içi şiddete maruz kaldığını düşünüyor, güvenliğinden endişe ediyorsanız yalnız değilsiniz. Destek alabileceğiniz kurumlara ulaşın”

13 Eylül 2026

Lefkoşa-Girne yolunda kaza: 3 yaralı

Lefkoşa-Girne Anayolu üzerinde meydana gelen trafik kazasında, 21 yaşındaki sürücü ile araçta yolcu olarak bulunan iki kişi yaralandı. Kazada sürücünün 58 miligram alkollü içki tesiri altında olduğu tespit edildi.

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre kaza, 12 Eylül 2026 tarihinde saat 06.00 sıralarında Lefkoşa-Girne Anayolu üzerinde meydana geldi.

Asrın Şahin (E-21), yönetimindeki VM 308 plakalı salon araç ile Lefkoşa istikametine doğru dikkatsiz şekilde seyrettiği sırada Y.D.Ü. Hastanesi hizasına geldi.

Şahin, bu sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun solundan dışarıya çıktı. Araç, yol kenarında bulunan toprak sete ve ardından akasya ağacına çarptı.

Kaza sonucu araç sürücüsü Asrın Şahin ile araçta yolcu olarak bulunan Meryem Koçak (E-20) ve İlhami Çalışkan (E-20) yaralandı.

Yaralanan üç kişi, kaldırıldıkları Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk yardım tedavilerinin ardından müşahede altına alındı.

Polisin kazayla ilgili soruşturması devam ediyor.

13 Eylül 2026

Ülke genelinde trafik denetimi: 23 araç trafikten men edildi

Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı Trafik Ekipleri tarafından ülke genelinde gerçekleştirilen trafik denetimlerinde, trafik kurallarına uymayarak diğer sürücü ve yayaların güvenliğini tehlikeye atan 400 sürücü rapor edildi. Denetimlerde 23 araç ise trafikten men edildi.

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, dün ülke genelinde gerçekleştirilen trafik denetimleri kapsamında toplam 2 bin 790 araç sürücüsü kontrol edildi.

Denetimler sonucunda, trafik kurallarına uymayarak yolu kullanan diğer sürücü ve yayalara tehlike yaratan toplam 400 sürücü tespit edilerek rapor edildi ve aleyhlerinde yasal işlem başlatıldı. Ayrıca 23 araç trafikten men edildi.

Rapor edilen trafik suçlarının dağılımı şöyle:

  • 92 sürücü yasal hız sınırı üzerinde süratli araç kullanmaktan,
  • 17 sürücü alkollü içki tesiri altında araç kullanmaktan,
  • 14 sürücü sigortasız araç kullanmaktan,
  • 3 sürücü sürüş esnasında cep telefonu kullanmaktan,
  • 9 sürücü emniyet kemeri takmadan araç kullanmaktan,
  • 18 sürücü muayenesiz araç kullanmaktan,
  • 27 sürücü seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmaktan,
  • 15 sürücü elektrikli scooter kullanım kurallarına uymamaktan,
  • 1 sürücü tehlikeli sürüş yapmaktan,
  • 1 sürücü trafik ışıklarına uymamaktan,
  • 2 sürücü aracın camlarına görüşü engelleyici cam filmi yapıştırmaktan,
  • 5 motosiklet sürücüsü koruyucu başlık takmadan motosiklet kullanmaktan,
  • 196 sürücü ise diğer trafik suçlarından rapor edildi.

Polis, denetimler kapsamında toplam 400 sürücü hakkında yasal işlem başlatıldığını ve 23 aracın trafikten men edildiğini bildirdi.

13 Eylül 2026

Yunan basınında, İsrail’den satın alınacak “Aşil Kalkanı”na yönelik eleştiriler sürüyor

Yunanistan’da yayımlanan Documento gazetesi, İsrail’den tedarik edilmesi planlanan “Aşil Kalkanı” hava ve füze savunma sistemi kapsamında öne çıkan Israel Aerospace Industries’in (IAI), Yunanistan’daki yasa dışı dinleme skandalının merkezinde yer alan Predator casus yazılımını geliştiren Cytrox şirketiyle geçmişteki bağlantılarına işaret etti.

Gazete, “Rusya için ‘kalkan’, Türkiye için değil” başlıklı dosyasında, Aşil Kalkanı projesini İsrailli şirketlerin geçmişi, sistemin kaynak kodlarının kontrolü ve Yunanistan’ın İsrail’e teknolojik bağımlılığı açısından değerlendirdi.

Haberde, IAI’ın 2017’de Predator casus yazılımını geliştiren Cytrox’un yüzde 31 hissesine sahip olduğu ve şirketin yönetim kurulunda temsilcisinin bulunduğu belirtildi.

Cytrox’un daha sonra eski İsrail istihbarat mensubu Tal Dilian ile bağlantılı Intellexa yapılanmasının parçası haline geldiği, Predator’ın ise Yunanistan’da siyasetçi ve gazetecilerin telefonlarının izlenmesine ilişkin skandalın merkezinde yer aldığı hatırlatıldı.

Documento, bu nedenle Yunanistan’ın milyarlarca avroluk hava savunma projesinde işbirliği yapacağı IAI’ın geçmişinin ayrıca incelenmesi gerektiğini vurguladı.

  “ABD dahi sistemi satın almadı”

Haberde görüşlerine yer verilen askeri kaynaklar, Aşil Kalkanı’nın kritik bölümünün sensörler, önleme sistemleri ve komuta-kontrol merkezinden oluşan bir yapı olduğunu belirtti.

Askeri kaynaklar, sistemin “anahtarlarının” İsrail’in elinde kalacağını aktararak “Hükümet bizi İsrail diplomasisine bağımlı hale getirmeyi başardı.” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı kaynaklar, ABD’nin dahi söz konusu sistemi satın almadığına dikkati çekerek, bunun nedenlerinden birinin Washington’ın sistemi bütünüyle kontrol edememesi, diğerinin ise İsrail’in kritik teknolojinin tamamını devretmemesi olduğunu ifade etti.

Haberde, “ABD dahi sistemi satın almadı” değerlendirmesinin, Yunanistan’ın kaynak kodları ve komuta-kontrol altyapısı üzerindeki yetkisinin ne ölçüde olacağına ilişkin soru işaretlerini artırdığı kaydedildi.

Eski Büyükelçi Vasilis Bornovas da benzer silah sistemlerinin tedarikinde kaynak kodlarına erişimin temel meselelerden biri olduğunun altını çizdi.

Bornovas, Aşil Kalkanı’nın bütün unsurlarının doğrudan Türkiye’ye yönelik olmadığını savunarak, sistemin önemli bölümünün Rusya ve “kuzeyden gelebilecek tehdit” çerçevesinde değerlendirildiğini aktardı.

Türkiye ile İsrail arasında 1948’den bu yana ilişkiler bulunduğunu söyleyen Bornovas, Ankara ile Tel Aviv arasındaki mevcut gerilimin kalıcı olmayabileceğini ve iki ülkenin güçlü ordulara sahip olduğunu dile getirdi.

Lefkoşa Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Themis Tzimas ise Aşil Kalkanı büyüklüğünde bir savunma anlaşmasının kamuoyuna yeterli bilgi verilmeden ilerletildiğini ileri sürerek “ulusal savunmanın çözülmesi” eleştirisinde bulundu.

Yunanistan Komünist Partisine (KKE) yakın 902.gr haber sitesi de İsrail’den tedarik edilmesi planlanan “Aşil Kalkanı” hava ve füze savunma sisteminin, Yunanistan’ın güvenliğini artırmak yerine ülkeyi yeni risklerle karşı karşıya bırakabileceğini belirtti.

Haberde, sistemin unsurlarının nereye yerleştirileceğinin belirlenmesi amacıyla İsrailli yetkililerin Yunanistan’daki askeri altyapıyı ayrıntılı şekilde incelediği, böylece İsrail’in Yunanistan’ın kritik askeri tesislerine ilişkin kapsamlı bilgiye sahip olduğu ifade edildi.

13 Eylül 2026

Damianos: GSI projesini desteklemeyi istiyoruz

Rum Enerji Sanayi ve Ticaret Bakanı Mihalis Damianos, Rum hükümetinin GAI projesini desteklemeyi istediğini açıkladı.

Damianos “Kathimerini” gazetesinde yer alan röportajında, GSI projesini; Güney Kıbrıs’ın enerji yeterliliğini garanti altına alacak olması ve jeopolitik önem taşıması sebebiyle desteklemek istediklerini dile getirdi.

Projenin sürdürülebilirliğinin, maliyetinin ve ekonomiye katkısının doğru değerlendirilmesine büyük önem verdiklerini belirten Damianos, proje maliyetinin yükünün tüketiciler tarafından karşılanacak olması sebebiyle Avrupa Yatırım Bankası’nın hazırlayacağı raporun büyük önem taşıdığını vurguladı.

Rum hükümetinin, rapordan çıkacak sonuca göre projeye katılıp katılmama kararı alacağını da ifade eden Damianos, Fransız “Meridiam” şirketinin projede dahil olmasının ise jeopolitik risklere ilişkin endişeleri azalttığını savundu.

Daha önceki hükümetin projeye katılım taahhütlerinin bulunduğunun hatırlatılması üzerine ise Damianos, bu durumun zor bir hukuki süreç olduğunu, projenin başlaması ve normal seyrinde devam etmesi durumunda ise hükümet olarak yükümlülüklerini yerine getireceklerini vurguladı.

Deniz dibi araştırmalarının ne zaman başlayacağına ilişkin bir soruya ise, Yunan hükümetinin ileriki haftalarda NAVTEX açıklamasını bekledikleri yanıtını veren Damianos, projenin 2031 yılında bitmesinin öngörüldüğünü ancak zor bir proje olmasından dolayı kesin takvim dile getirmeyeceğini de sözlerine ekledi.

13 Eylül 2026

İsrail savunma şirketleri gözünü Güney Kıbrıs’a dikti

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog’un perşembe günü Güney Kıbrıs’ta Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’le gerçekleştirdiği görüşmede İsrail savunma sanayisinin Güney Kıbrıs’ta faaliyet göstermesi konusunun da gündeme geldiği bildirildi.

Fileleftheros gazetesi, İsrail’in savunma sanayisinin sürekli AB topraklarına yayılma çabası içerisinde olduğunu, Güney Kıbrıs’ın da İsrail’in bu alanda işbirliği yapabileceği ülkelerden biri olduğunu belirterek, İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un geçen hafta Rum lider Hristodulidis’le gerçekleştirdiği görüşmede bu konunun da gündeme geldiğini yazdı.

Gazete elde ettiği bilgilere dayandırarak verdiği haberinde, İsrail savunma sanayisinin Güney Kıbrıs’ta imalat alanları oluşturma yönünde bir talebi bulunduğunu belirtirken Güney Kıbrıs’ın bu tür bir iş birliğinden büyük ekonomik fayda sağlayabileceği yorumunda bulundu.

AB’nin bir silahlanma çabası içerisinde olduğunu ve İsrail’le siyasi düzeyde ilişkiler nasıl olursa olsun savunma sanayi ticaretinin bu gelişmelerden etkilenmediğini savunan gazete, İsrail savunma şirketlerinin AB ülkelerinde gösterdikleri faaliyetlere şirket isimleri ve ülkeleri de dahil ederek ayrıntılı şekilde yer verdi.

13 Eylül 2026

Çavuşoğlu: Yeni eğitim öğretim yılına yeni umutlar, hedefler ve büyük inançla başlıyoruz

Millî Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, “Yeni bir eğitim öğretim yılına; yeni umutlarla, yeni hedeflerle ve en önemlisi çocuklarımızın geleceğine duyduğumuz büyük inançla başlıyoruz.” dedi.

Çavuşoğlu, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlangıcı dolayısıyla yayımladığı mesajda, çocukların daha güvenli okullarda, daha nitelikli eğitim ortamlarında ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir eğitim sistemi içerisinde yetişmesini sağlamak için çalıştıklarını belirtti.

Bu yıl kamu ve özel okullarda yaklaşık 58 bin 500 öğrenci, 6 bin 500 öğretmenle ders zilini çalmaya hazırlandıklarını belirten Çavuşoğlu, “Güçlendirilmiş altyapımız ve destek birimlerimizle de yeni döneme hazırız.” ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, mesajında, “Yeni eğitim öğretim yılına sayılı günler kala Girne’de meydana gelen gemi kazası hepimizi derinden üzmüştür. Acımız çok büyük. Yaşanan acı hadisede hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve sevenlerine sabır diliyorum.” ifadelerini kullandı.

Eğitimde bir seferberlik anlayışıyla yürüttükleri çalışmaların amacının net olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, çocukların daha güvenli okullarda, daha nitelikli eğitim ortamlarında ve geleceğin ihtiyaçlarına cevap veren bir eğitim sistemi içerisinde yetişmesini sağlamak için çalıştıklarını kaydetti.

Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından okulların güvenliği konusunda büyük bir sorumlulukla hareket ettiklerini ifade eden Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

 40 okulun güçlendirme çalışmaları tamamlandı

“Bu doğrultuda 69 okul güçlendirme kapsamına alındı, 40 okulun güçlendirme çalışmaları tamamlandı. Güçlendirmeye uygun olmayan okullarımızı yıkarak çağdaş ve güvenli yapılar olarak yeniden inşa ettik. Eş zamanlı olarak yeni okullar, yeni derslikler ve ek dersliklerle eğitim altyapımızı güçlendirdik.

Ayrıca bugün geldiğimiz noktada 30 yeni okul projesini hayata geçirmenin, eğitim sistemimize 622 yeni derslik kazandırmanın ve önümüzdeki dönemde 5 yeni okul projesi için çalışmalarımızı sürdürmenin gururunu yaşıyoruz. Ancak bizim için bu çalışmalar yalnızca yeni binalar yapmak anlamına gelmiyor.

Diğer yandan sınıflarımızı çağın imkânlarıyla buluşturuyor; akıllı tahtalardan bilgisayarlara, internet altyapısından laboratuvarlara, kütüphanelerden atölyelere, spor alanlarından öğrencilerimizin farklı ihtiyaçlarına cevap verecek eğitim ortamlarına kadar okullarımızın içini de dönüştürüyoruz. Bugün internet erişimi olmayan okulumuz kalmazken, iklimlendirme sorunu ise tarihe gömülmüştür. Tüm okullarımızda ergonomik sıra, sandalyeler yerini alırken, teknoloji ve eğitim materyallerine yönelik yatırımlarımızın artarak sürmesi, bu dönüşümün önemli göstergeleridir.”

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, bu süreçte hiç şüphesiz öğretmenlerin özverisi, okul aile birliklerinin desteği, devletin imkânları, belediyelerin, hayırseverlerin ve Anavatan Türkiye Cumhuriyeti’nin katkılarının en büyük güçleri olduğunu vurguladı.

Yeni eğitim yılında Gazimağusa’da Namık Kemal Lisesi’nde ilk kez “Anadolu Lisesi ve Fen Lisesi” programlarını da başlatacaklarını ifade eden Çavuşoğlu, ayrıca Yeniceköy Meslek Lisesi’nin de bu yıl ilk öğrencilerini kabul edeceğini kaydetti.

 “Eğitimde niteliği daha da yükseltmek için kararlılıkla çalışıyoruz”

Çavuşoğlu şöyle devam etti:

“Önümüzde hâlâ çözmemiz gereken sorunlar, geliştirmemiz gereken alanlar ve ulaşmamız gereken yeni hedefler vardır. Ancak bugün eğitimde kaliteyi daha ileriye taşımaktan, dijital dönüşümden, yapay zekâdan, mesleki eğitimin güçlendirilmesinden ve öğrencilerimizin geleceğin dünyasına hazırlanmasından söz edebiliyorsak, bunun arkasında son yıllarda ortaya koyduğumuz kararlı çalışmalar ve büyük bir emek bulunmaktadır.

Şimdi, oluşturduğumuz bu güçlü zeminin üzerinde eğitimde niteliği daha da yükseltme zamanıdır.”

Milli Eğitim Bakanı Çavuşoğlu, öğretmenlere  şöyle seslendi:

“Değerli öğretmenlerimiz; Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği gibi, ‘Yeni nesil, sizlerin eseri olacaktır.’ Bu doğrultuda Atatürk’ün ışığında, Atatürkçü düşüncenin rehberliğinde, aklı ve bilimi esas alan, özgür düşünen ve sorgulayan nesiller yetiştirmek en büyük sorumluluğumuzdur.

İlmi irfanla buluşturacak ve evlatlarımızın zihnine olduğu kadar kalbine de dokunacak olan yegâne güç sizlersiniz. Aşkla ve azimle yürüttüğünüz bu kutsal vazifede her birinize sonsuz teşekkür ediyorum.”

Çavuşoğlu, velilere de şu sözlerle seslendi:

“Kıymetli Velilerimiz; eğitim yolculuğunda evlatlarınıza olan ilginiz, yaklaşımınız ve okulumuzla kuracağınız sıkı iş birliği; eğitimde kalıcı ve gerçek başarıyı yakalamamızın en önemli anahtarlarındandır. Evlatlarımızın başarısında desteğiniz bizim için çok kıymetlidir.”

Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, öğrencilere ise şöyle seslendi:

“Sevgili çocuklar; okul sadece ders öğrendiğiniz değil; hayal kurduğunuz, arkadaşlığı paylaştığınız ve yeteneklerinizi keşfettiğiniz bir yuvadır. Merak etmekten, sormaktan ve denemekten asla vazgeçmeyin. Başarı, düzenli ve sürekli çalışmayla gelir ve hiçbir başarı tesadüfi değildir.

Bugün attığımız her adımın, yarının Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni ve yarının dünyasını şekillendireceğine inanıyoruz.”

Çavuşoğlu, bu duygu ve düşüncelerle 2026-2027 eğitim öğretim yılının tüm öğrencilere, öğretmenlere ve velilere hayırlı olmasını temenni etti.

13 Eylül 2026

Eşini spiral iş aletiyle öldüren zanlı suçunu kabul etti: 3 gün tutuklu kalacak

Güzelyurt-Lefkoşa Anayolu’nda dün akşam meydana gelen ve Rukiye Tunçer’in hayatını kaybettiği cinayet olayıyla ilgili tutuklanan eşi S.A.T. bugün sabah mahkemeye çıkarıldı.

Polis Basın Subaylığı’nın dün yaptığı açıklamaya göre olay, saat 18.45 sıralarında Güzelyurt-Lefkoşa Anayolu üzerinde meydana geldi.

S.A.T. (E-41), eşi Rukiye Tunçer (K-35) ile kullanımındaki araçla Güzelyurt’tan Lefkoşa istikametine doğru seyretmekte olduğu sırada aralarında tartışma çıktı.

Tartışmanın ardından S.A.T.’nin kullanımındaki araç, Alayköy Sanayi Bölgesi yakınlarındaki Tektaş Parke isimli iş yerini geçtikten sonra kontrolden çıktı. Araç, yaklaşık 110 metre tarla içerisinde ilerledikten sonra durdu.

Polisin açıklamasına göre S.A.T., araç içerisinde bulunan spiral iş aletiyle eşi Rukiye Tunçer’in başına vurarak ölümüne neden oldu.

Olayın ardından tutuklanan zanlı, bugün sabah mahkemeye çıkarıldı. Mahkemede yürütülen soruşturma kapsamında zanlının suçunu kabul ettiği belirtildi.

Polis, zanlının spiral iş aletiyle Rukiye Tunçer’in yüzüne vurduğunu da mahkemeye aktardı.

Mahkeme, soruşturmanın salimen yürütülebilmesi amacıyla S.A.T.’nin 3 gün süreyle poliste tutuklu kalmasına emir verdi.

Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.

13 Eylül 2026

Av sezonu öncesi kritik uyarı: “Komando veya Ciklos” ava kapatıldı

2026 av sezonunun başlamasına bir gün kala, avcıların uyması gereken kurallar, artan ruhsat ücretleri, fişek ve silahlarla ilgili düzenlemeler ile avlaklarda yaşanan sorunlar yeniden gündeme geldi.

Avcılık Federasyonu Başkanı Tahir Saygıner, yeni sezon öncesinde avcılara önemli uyarılarda bulunurken, Saint Hilarion bölgesinde “Komando veya Ciklos” olarak bilinen avlağın Bakanlar Kurulu kararıyla ava kapatıldığını açıkladı.

Saygıner, avcıları özellikle saat kurallarına, ava kapalı bölgelere ve hem yazılı hem de yazılı olmayan avcılık kurallarına uymaya çağırdı.

“KAZASIZ BELASIZ BİR AV SEZONU DİLİYORUM”

SORU: 2026 av sezonu başlıyor. Neler söyleyeceksiniz?

“Camiamıza 2. İnce Av’ın hayırlı olmasını, kazasız belasız bir sezon geçirmemizi diliyorum.

Bilindiği üzere yasa gereği avcılarımızın saat 04.00’ten önce toprak yollara girmeleri yasaktır. Bu konuda avcılarımız vatandaşlarımızdan ciddi tepkiler alıyor. Aynı zamanda bu durum av camiamız içerisinde de tepkiye neden oluyor.

Bu nedenle avcılarımıza bu kuralı bir kez daha hatırlatmak istiyorum. Hem kendi güvenlikleri hem de diğer vatandaşlarımızın güvenliği açısından belirlenen kurallara hassasiyetle uyulması büyük önem taşıyor.

Av sezonunun huzur ve güven içerisinde geçmesi için herkesin yasal düzenlemelere uyması gerekiyor. Özellikle av saatleri ve yasaklı bölgeler konusunda gerekli özenin gösterilmesini rica ediyorum.

Hep birlikte kurallara uyarak hem doğamızı koruyalım hem de avcılık kültürümüzün daha sağlıklı ve sürdürülebilir şekilde devam etmesini sağlayalım”

“RUHSAT ÜCRETLERİ ASGARİ ÜCRETE ENDEKSLİ”

SORU: Av ruhsat ücretleri neden bu kadar arttı?

“2020 yılında yürürlüğe giren Av ve Avla İlgili Yaban Hayatını Koruma Yasası kapsamında harç ve katkı payları asgari ücretin belirli oranlarına bağlandı. Bunlar asgari ücretin on beşte biri ve yirmide biri gibi oranlar üzerinden hesaplanıyor.

Dolayısıyla asgari ücret arttıkça ruhsat ücretlerine de doğal olarak yansıma oluyor. Bu nedenle avcılık maliyetlerinin pahalılaştığı yönünde ciddi eleştiriler bulunuyor.

Ancak dünyaya baktığımız zaman avcılığın en düşük maliyetlerle yapıldığı ülkelerden biri olduğumuzu da söyleyebiliriz. Avrupa ülkelerinde avcılıkla ilgili ödenen rakamlar çok daha yüksek.

Bununla birlikte avcılarımızın haklı olduğu bir konu var. Ödenen bu ücretlerin karşılığında üretime ve avcılığa daha fazla yatırım yapılması gerekiyor.

Bugüne kadar üretim konusunda atılmayan bazı adımlar vardı. Biz bu konuda 10 milyon TL’nin üzerinde yatırım yaptık. Özellikle tavşan üretimi konusunda çok ciddi adımlar attık. Avcılarımızın taleplerine cevap verecek projeleri hayata geçirmeye çalışıyoruz.

Ücretlerin daha ulaşılabilir seviyelere gelmesi konusunda devletimizin de elini taşın altına koyması gerektiğine inanıyorum.

‘YAKLAŞIK 25 MİLYON TL’LİK YATIRIM YAPTIK’

Bu yıl Avcılık Federasyonu Başkanlığı ve Yönetim Kurulu olarak, belediyelerimizle yaptığımız iş birlikleri sonucunda yaklaşık 25 milyon TL’ye yakın yatırım gerçekleştirdik.

Bugün avcılık, ülkemizde 1 milyar TL’nin üzerinde ekonomik büyüklük oluşturan bir sektör haline gelmiştir.

Avcılardan çeşitli harçlar toplanıyor. Bizim temel beklentimiz bu harçların yeniden avcılığa, üretime, doğaya ve avlaklara yatırım olarak dönmesidir.

Şunu da belirtmeden geçemeyeceğim; mevcut hükümet döneminde avcılık camiasına bugüne kadar yapılan en büyük katkılardan bazıları yapılmıştır.

‘ATEŞLİ SİLAHLAR YASASINDA DÜZENLEME TAMAMLANDI’

Gerek araç alımları gerek tesislerimize kurulacak güneş paneli sistemleri, gerekse çeşitli muafiyetlerin sağlanması konusunda hükümetin katkıları oldu.

Ayrıca gerekli yasal düzenlemeler konusunda da önemli çalışmalar yürütüldü. Bu kapsamda Ateşli Silahlar Yasası’nda yapılan düzenlemeler tamamlandı ve yürürlüğe girdi.

Yeni düzenlemeyle birlikte silah sayısıyla ilgili mevcut düzenlemelerde önemli değişiklikler yapıldı. Avcılarımızın silah bulundurma ve tasarrufuyla ilgili imkanlarının genişletilmesine yönelik düzenlemeler hayata geçirildi.

Bu konuda devletimizin de önemli adımlar attığını ve toplanan harçlarla ilgili Federasyonumuza yönelik yeni bir düzenleme gerçekleştirildiğini belirtmek isterim. Bu katkılardan dolayı hükümete teşekkür ediyorum.

‘250 FİŞEK SINIRIYLA İLGİLİ DÜZENLEME YAPILDI’

Patlayıcı Maddeler Yasası konusunda da bir düzenleme yapıldı. Ülkemizde avcıların yaşadığı önemli sıkıntılardan biri, tasarruflarında 250 adetten fazla fişek bulunduramamalarıdır şeklindeyken bu rakımı dün yapılan değişiklikle 1500 adete kadar yani 6 kasa evde fişek bulundurmanın komiteden geçtiğini belirtmek isterim. Hükümete de bu konuda teşekkürlerimi sunuyorum”

“BİRİMİZİN YAPACAĞI HATA TÜM CAMİAYA MAL OLABİLİR”

SORU: Yeni sezonda avcılara başka hangi uyarılarda bulunmak istersiniz?

“Avlanırken birbirimize saygılı olmayı hiçbir zaman bırakmamalıyız.

Unutmayalım ki bir avcının yapacağı yanlış veya hatalı bir davranış bütün av camiasına mal olabilir. Aynı zamanda Avcılık Federasyonu’nun çalışmalarını engellemek isteyenlere de fırsat yaratabilir.

Avcılarımızın ellerinde ateşli silah bulunduğunu hiçbir zaman unutmaması gerekiyor. Ateşli Silahlar Yasası kapsamında işlenen bazı suçların çok ciddi hukuki sonuçları vardır ve ağır ceza kapsamına kadar gidebilecek durumlarla karşılaşılabilir.

Avcılıkla ilgili mevzuat ile ateşli silahlarla ilgili mevzuat birbirinden farklıdır. Av ve avla ilgili yaban hayatı mevzuatı kapsamında da birçok suçun cezası asgari ücrete endeksli olarak belirlenmiştir.

Bu nedenle avcılarımıza bir kez daha çağrıda bulunuyorum: Lütfen hem yazılı kurallara hem de avcılığın yazılı olmayan etik kurallarına uygun hareket edelim”

“SAINT HILARION ‘KOMANDO’ BÖLGESİNDE SORUN YAŞANDI”

SORU: Saint Hilarion Özel Komando bölgesinde sorun yaşandığı bilgisini aldık. Gerçekten böyle bir sorun var mı?

“Evet, böyle bir sorun yaşandı.

2023 yılında dönemin komutanı ile dönemin Federasyon Başkanı, avcılarımıza yeni bir avlak kazandırılması amacıyla bölgede bir düzenleme yaptı ve burası avcılarımızın kullanımına açıldı.

Ancak 13 Eylül 2026 tarihinde başlayacak av sezonu öncesinde bazı avcılarımız 6-7 Eylül tarihlerinde bölgeye giderek, orada bulunan ve virane olarak nitelendirebileceğim yarım kalmış bir inşaat içerisinde şilte sererek konaklamaya çalıştı.

Ancak unutulmaması gerekir ki burası birinci derece askeri bölgedir.

Geçtiğimiz yıl da bu bölgede benzer bir sıkıntı yaşanmıştı. Asıl problem, av sezonu başlamadan önce bölgeye gidilerek orada konaklanmaya çalışılmasıdır.

Biz daha önce de avcılarımızı uyarmıştık. ‘Av öncesinde gelip burada kalmayın’ demiştik.

‘AVCILARIMIZLA ASKERİMİZİ KARŞI KARŞIYA GETİREMEYİZ’

Yaşanan olaylar sonrasında avcılarımızla askerlerimiz arasında ciddi sıkıntılar meydana geldi.

Bunun üzerine Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığımız tarafından yapılan inceleme sonucunda söz konusu bölgenin ava kapatılması kararı tarafımıza yazılı olarak bildirildi.

Bizim avcılarımızla askerimizi hiçbir zaman karşı karşıya getirmememiz gerekiyor. Federasyon yönetimi olarak da buna göre hareket etmek zorundayız.

Bu nedenle buradan kamuoyuna ve tüm avcılarımıza açıkça duyuruyorum:

Bakanlar Kurulu kararıyla Saint Hilarion bölgesinde “Komando veya Ciklos” olarak bilinen bölge ava kapatılmıştır.

Bu konuyla ilgili gerekli duyuruları sosyal medya hesaplarımızdan da yaptık.Tüm avcılarımızın bu karara hassasiyetle uymasını rica ediyor, 2026 av sezonunun bütün camiamıza hayırlı, kazasız ve belasız geçmesini diliyorum”

13 Eylül 2026

Öztürkler: Bölgemizin diyalog, iş birliği ve karşılıklı saygıya ihtiyacı var

Cumhuriyet Meclisi başkanı Ziya Öztürkler, bölgenin yeni gerilimlere, silahlanma yarışına ve güvensizliği artıracak politikalara değil; diyaloğa, iş birliğine ve karşılıklı saygıya ihtiyacı olduğuna işaret etti.

Amerika Birleşik Devletleri Yönetimi’nin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne yönelik silah ambargosunun kaldırılması kararını bir yıl daha uzatmış olmasını üzüntüyle karşıladıklarını belirten Öztürk, “Mevcut hassas dengeleri etkileyebilecek her kararın çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi.

Öztürkler konuyla ilgili yazılı açıklamasında şunları kaydetti:

“Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halkın, iki ayrı demokrasinin ve iki ayrı devletin var olduğu gerçeğinin, Ada’ya ilişkin atılacak her adımda göz önünde bulundurulması büyük önem taşımaktadır. Kıbrıs Türk halkının haklarını, güvenlik kaygılarını ve hassasiyetlerini dikkate almayan yaklaşımların, Ada’da kalıcı bir uzlaşı ortamının oluşmasına katkı sağlamayacağı açıktır.

Özellikle Kıbrıs meselesine ilişkin temasların ve müzakere zemini oluşturma çabalarının sürdüğü bir dönemde, taraflardan birinin askeri kapasitesini artırmaya yönelik imkanların genişletilmesi, iki halk arasında ihtiyaç duyulan güven duygusunu zedeleme riski taşımaktadır. Kıbrıs’ta geleceğe yönelik sağlıklı bir diyalog ancak karşılıklı güveni güçlendiren, taraflar arasındaki dengeyi gözeten ve her iki halkın meşru hak ve çıkarlarına saygı gösteren bir anlayışla mümkün olabilir.”

Öztürkler, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin son dönemde artan silahlanma faaliyetleri dikkate alındığında, bu yöndeki desteklerin yalnızca Ada açısından değil, Doğu Akdeniz’in genel güvenliği ve istikrarı bakımından doğurabileceği olumsuz sonuçların da göz ardı edilmemesi gerektiğine vurgu yaparak, şunları kaydetti:

 “Bölgemizin yeni gerilimlere, silahlanma yarışına ve güvensizliği artıracak politikalara değil; diyaloğa, iş birliğine ve karşılıklı saygıya ihtiyacı vardır.

Bu nedenle, mevcut hassas dengeleri etkileyebilecek her kararın çok yönlü değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ada’daki taraflardan birinin askeri kapasitesini güçlendirecek adımların bölgesel barış ve istikrara hizmet etmeyeceği, aksine mevcut güvensizlik ortamını daha da derinleştirebileceği unutulmamalıdır.”

“Kıbrıs Türk halkı hiçbir zaman gerilimden yana olmamıştır” diyen Öztürkler, “Bizim temel arzumuz, Ada’da ve Doğu Akdeniz’de barışın, huzurun ve istikrarın kalıcı hale gelmesidir. Ancak barışın sürdürülebilir olması, güvenliğin ve dengenin korunmasıyla mümkündür.”dedi.

Öztürkler, Kıbrıs Türk halkının, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de kendi güvenliğini, egemenliğini, hak ve çıkarlarını korumak amacıyla gerekli bütün adımları Anavatan ve Garantör Türkiye Cumhuriyeti ile tam bir dayanışma ve eş güdüm içerisinde atmaya devam edeceğini vurguladı.