08 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
14 Eylül 2026

Güney Kıbrıs’ta düzensiz göç akışları 2022’den bu yana yüzde 92 azaldı

Rum Göç ve Uluslararası Koruma Müsteşarı Nikolas Yoannidis, 2022 yılından bu yana düzensiz göç akışlarının yüzde 92 oranında azaldığını açıkladı.

Alithia gazetesi, Göç ve Uluslararası Koruma Müsteşarı Nikolas Yoannidis’in, “Sunday Mail” gazetesinde dün yayımlanan röportajına dayanarak, düzensiz göçle mücadele kapsamında alınan tedbirlerin göç akışlarında önemli oranda gerileme sağladığını yazdı.

Habere göre Yoannidis, Yeşil Hattın gözetlenmesi, kameraların yerleştirilmesi, deniz devriyelerinin artırılması, siyasi sığınma başvurularının daha hızlı incelenmesi ve geri dönüşlerin artırılmasının düzensiz göç akışlarının azalmasına katkı sağladığını belirtti.

KKTC’deki “insan kaçakçılarının eylemlerinden” de değinen Yoannidis, “bu kişilerin faaliyetlerini kaydeden unsurlar var, işgal altındaki topraklarda, insanların, bu kişileri gelmeye yönlendirdiğini gösteren videolara sahibiz” şeklinde açıklamada bulundu.

Yoannidis, söz konusu ifadenin göçmenlerin profiliyle değil, insan kaçakçılarının faaliyetleriyle ilgili olduğunu belirtti.

Geçmiş yıllarda düzensiz göç akışlarında önemli bir koridor olarak kullanılan Yeşil Hattın artık aynı ölçüde kullanılmadığını belirten Yoannidis, Rum Yönetimi’nin Yeşil Hat boyunca gözetim tedbirlerini güçlendirdiğini ifade etti.

Yoannidis, 2026 yılının başından bu yana 4 binden fazla kişinin sınır dışı edildiğini veya ülkelerine geri döndüğünü açıkladı.

Daha önce 3 bini aşkın kişinin bulunduğu Purnara Göçmen Kabul Merkezi’nde şu anda yalnızca 142 kişinin kaldığını belirten Yoannidis, yaklaşık 5 bin 500 Suriyelinin de gönüllü olarak Suriye’ye döndüğünü kaydetti.

Türkiye ile göç konusunda iş birliği yapılması ihtimaline ilişkin soru üzerine Yoannidis, doğrudan bir temas bulunmadığını, Avrupa Komisyonu tarafından bu yönde girişimlerde bulunulduğunu ifade etti.

12 SINIR DIŞI, 27 KİŞİ KABUL MERKEZİNDE

Öte yandan Alithia gazetesi, Rum Yabancılar ve Muhaceret Dairesi’nin yasa dışı ikamet eden kişilerin tespit edilmesine yönelik faaliyetleri kapsamında Larnaka, Limasol ve Baf bölgelerinde toplam 39 kişinin tutuklandığını yazdı.

Habere göre, tutuklanan 39 kişiden 12’sinin sınır dışı edilmesine yönelik işlemler başlatılırken, 27 kişi göçmen kabul merkezine gönderildi.

14 Eylül 2026

Türkiye’den gelen arama gemisi Girne açıklarındaki çalışmalara katıldı

Girne açıklarında 30 Ağustos’ta batan “Filo Jet” isimli gemide kaybolan 14 kişiyi bulmak amacıyla yürütülen çalışmalar, Türkiye’den gelen özel donanımlı derin su arama gemisiyle devam ediyor.

Derin sularda arama ve kurtarma faaliyetleri konusunda uzmanlaşmış teknik ekipmanlara sahip olan “Optimus Prime” adlı gemi, arama alanında göreve başladı.

Başbakan Ünal Üstel, dün yaptığı açıklamada deniz kazasının ardından başlatılan arama çalışmalarının 7 gün 24 saat esasına göre denizden, karadan ve havadan kesintisiz sürdüğünü belirtmişti.

Üstel, bölgeye ulaşan yeni geminin teknik imkânlarıyla denizin 554 metre altındaki batığın iç bölümlerine ulaşılmasının ve kayıplara erişilmesinin hedeflendiğini kaydetmiş; başlayan bu yeni aşamadan sonuç alınacağına inandığını ifade etmişti.

Öte yandan, kaybolan kişilerin yakınlarının limandaki bekleyişi sürüyor.

14 Eylül 2026

Kalkanlı ve Yuvacık’ta kanunsuz avlanan 3 kişiye ceza

Polis basın subaylığından verilen bilgiye göre 13 Eylül 2026 tarihinde, İkinci İnce Av Mevsimi nedeniyle ülke genelinde rutin avcı kontrolleri gerçekleştirildi.

Kontroller sonucunda A.Ç. (E-56), N.Ö. (E-57) ve S.L.’nin (E-53), Kalkanlı ve Yuvacık’ta bulunan baraj ve göletlerin çevresinde 500 metreden daha yakın mesafede kanunsuz olarak avlandıkları tespit edildi.

Bahse konu 3 kişiye idari para cezası kesildi.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

14 Eylül 2026

Gazimağusa’da trafik kazası: Hafif yaralanan alkollü sürücü hakkında yasal işlem başlatıldı

Polis basın subaylığından verilen bilgiye göre 13 Eylül 2026 tarihinde saat 16.30 sıralarında Gazimağusa’da Yeni Hastahane Yolu üzerinde trafik kazası meydana geldi.

Polisin açıklamasına göre D.Y. (K-29), 194 miligram alkollü içki tesiri altında yönetimindeki LD 189 plakalı salon araçla kuzey istikametine doğru seyretmekte olduğu sırada, gidişine göre sağa meyilli viraja geldiğinde dikkatsizliği sonucu direksiyon hakimiyetini kaybetti.

Yolun solunda bulunan çelik bariyerlere çarpan araç, çarpmanın ardından kontrolsüz şekilde yol içerisinde savrularak yolun sağ tarafında bulunan çelik bariyerlere de çarparak durdu.

Kaza sonucu hafif şekilde yaralanan araç sürücüsü, kaldırıldığı Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde yapılan tedavisinin ardından taburcu edildi.

Yürütülen soruşturma kapsamında alkollü içki tesiri altında araç kullanarak kazaya neden olan D.Y tutuklandı.

Polisin olayla ilgili soruşturması devam ediyor.

14 Eylül 2026

Sucuoğlu, Ulaştırma Bakanlığı görevini devraldı

Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı görevini vekâleten yürüten Özdemir Berova, görevini Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı olarak atanan Dr. Faiz Sucuoğlu’na devretti.

Devir teslim töreni bugün saat 10.00’da sıralarında Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı’nda gerçekleştirildi.

Törenle birlikte bakanlık görevi resmen Sucuoğlu’na geçti.

14 Eylül 2026

İncirli: Çocuklarımız hepimizin sorumluluğudur

CTP Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlaması dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Çocuklarımız hepimizin sorumluluğudur” ifadelerini kullanarak eğitimde fırsat eşitliğinin önemine dikkat çekti. Sosyal medya hesabıdan açıklama yapan İncirli, CTP’li belediyelerin eğitime yönelik yatırım ve katkılarını da paylaştı.

Yaklaşık 200 okulda 60 bin öğrencinin ders başı yapacağını belirten İncirli, ülkenin hangi bölgesinde yaşarsa yaşasın, ailesinin ekonomik imkanları ne olursa olsun her çocuğun eğitimde fırsat eşitliğiyle büyümesinin esas olduğunu kaydetti.

İncirli, coğrafi engellerin, maddi imkansızlıkların veya sosyal farklılıkların hiçbir çocuğun hayallerine ve potansiyeline sınır koymasına izin verilmemesi gerektiğini ifade etti.

Eğitimi yönetmenin Eğitim Bakanlığı’nın asli görevi olduğunu belirten İncirli, “Çocuklarımız hepimizin sorumluluğudur” anlayışıyla belediyelerin de eğitim alanında önemli katkılar sunduğunu kaydetti.

CTP’li belediyelerin yeni okul ve dersliklerin kazandırılması, mevcut okulların bakım ve onarımı, altyapı çalışmalarının geliştirilmesi, burs, kırtasiye, okul çantası ve eğitim materyali desteği gibi alanlarda çalışmalar yürüttüğünü belirten İncirli, bu çalışmaların çocukların eğitimine verilen desteğin bir göstergesi olduğunu ifade etti.

İncirli, Çatalköy-Esentepe Belediyesi tarafından Çatalköy’e 19 derslikli yeni bir okul kazandırıldığını, 4 yaş grubu için üç yeni derslik ve çocuk parkı yapıldığını belirtti. Esentepe’de ise 14 derslikli yeni ilkokul binasının tamamlanma aşamasına geldiğini kaydetti.

Değirmenlik-Akıncılar Belediyesi’nin 2023-2026 eğitim döneminde yasal olarak eğitime aktarılması gereken 3.2 milyon TL’ye karşılık 108.6 milyon TL yatırım ve destek sağladığını belirten İncirli, belediyenin ek derslik binaları inşa ettiğini, altyapı ve çevre düzenlemeleri gerçekleştirdiğini ve öğrencilere yönelik çeşitli destekler sunduğunu ifade etti.

Dikmen Belediyesi’nin aynı dönemde eğitime 15.1 milyon TL yatırım yaptığını belirten İncirli, Dikmen İlkokulu’na altı yeni derslik kazandırıldığını, öğrencilerin kıyafet ve okul ihtiyaçlarına katkı sağlandığını aktardı.

Gazimağusa Belediyesi’nin 2026-2027 eğitim yılı için bölgedeki okullara yaklaşık 28 milyon TL kaynak ayırmayı öngördüğünü kaydeden İncirli, Polat Paşa İlkokulu ve Gazimağusa Ticaret Lisesi’nde yeni derslik yapımlarının sürdüğünü belirtti.

Girne Belediyesi’nin okullara 12 milyon TL’nin üzerinde katkı sağladığını ifade eden İncirli, Karaoğlanoğlu İlkokulu ve Şht. Hasan Cafer İlkokulu’nda yeni alan ve derslikler oluşturulduğunu, Anafartalar Lisesi, Oğuz Veli Ortaokulu ve Girne Maarif Anaokulu’nda altyapı çalışmaları yapıldığını aktardı. İncirli ayrıca, 1000’den fazla öğrenci için 20 milyon TL tutarında burs bütçesi oluşturulduğunu belirtti.

Lefke Belediyesi’nin yasal olarak eğitime aktarılması gereken 702 bin TL’ye karşılık 2.7 milyon TL katkı sağladığını belirten İncirli, Mesarya Belediyesi’nin ise yasal olarak aktarılması gereken 268 bin TL’ye karşılık okullara ve eğitime toplam 5.3 milyon TL katkı yaptığını kaydetti.

İncirli, CTP’li belediyelerin yerelde ortaya koyduğu yaklaşımın merkezi yönetimde uygulanacak eğitim politikasının da temelini oluşturacağını ifade ederek, eğitimin ülkenin en stratejik yatırımı olduğunu belirtti.

“Yerelde başardık, şimdi tüm ülkede başarmaya geliyoruz” diyen İncirli, öğrencilere, gençlere ve öğretmenlere yeni eğitim yılında başarı diledi.

14 Eylül 2026

Liderler New York öncesi görüşecek

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum lider Nikos Hristodulidis’in New York ziyareti öncesinde  Perşembe günü yapacakları görüşmeye ilişkin haberler Rum basınında yer aldı.

Politis gazetesi; “Müzakerecilerden Bugün Yeni Görüşme” başlığı altında verdiği haberinde, Cumhurbaşkanı Erhürman ve Rum lider Hristodulidis’in New York’a gitmeden önce son bir kez perşeme günü görüşeceklerini, Rum Müzakereci Menelaos Menelau ve Cumhurbaşkanlığı Müsteşarı Mehmet Dana’nın ise bugün akşamüzeri bir araya geleceklerini yazdı.

Liderler görüşmesinin saatinin 11.00 olarak belirlendiğini aktaran gazete, BM Genel Kurulu çerçevesinde gerçekleştirilen “Yüksek Temas Haftası’nın (High-level Week)” ise 18 Eylül Cuma gününden itibaren başlayacağını hatırlattı.

14 Eylül 2026

İlköğretimin ilk gününde taşımacılık yapılmadı

Kamu Araçları İşletmecileri Birliği (Kar-İş), öğrenci taşımacılığını bugün başlatmadı. Çocukların güvenliğini ön planda tutan, güvenli ve sürdürülebilir bir taşımacılık sistemi oluşturulması yönündeki sorunlara çözüm bulunamadığını belirten Kar-İş’in kararıyla öğrenci taşımacılığı yeni eğitim yılının ilk gününde yapılmadı.

Kar-İş Başkanı Fuat Topaloğlu, yaptığı yazılı açıklamada, geçen yıl yaşadıkları sorunların bu yıl tekrar yaşanmaması ve güvenli öğrenci taşımacılığının sağlanması amacıyla gerçekleştirdikleri görüşmelerde bir sonuca ulaşılamadığını kaydetmişti.

 Topaloğlu, kendilerinin belirsizliği değil, sistemli, sürdürülebilir ve güvenli bir eğitim taşımacılığı sistemi istediklerini ancak bakanlıkların, “sistemsizliği sistem hâline getirdiğini” ifade etmişi.

2026-2027 eğitim öğretim yılı ise ilköğretim okullarında bugün çalan ilk ders ziliyle başladı. 196 okulda yaklaşık 59 bin öğrencinin eğitim göreceği yeni yılda, ortaöğretim ve meslek liselerinde ilk ders zili yarın çalacak. Yeni eğitim yılında İlköğretim Dairesi’ne bağlı 110 kamu ve 22 özel olmak üzere toplam 132 okulda yaklaşık 28 bin öğrenci eğitim alacak.

14 Eylül 2026

İskele Long Beach sahil güzergahında yol aydınlatma sisteminde bakım onarım çalışması yapılacak

Karayolları Dairesi, Gazimağusa-İskele ana yolunun İskele Long Beach sahil güzergahında bugünden itibaren, yol aydınlatma sistemlerinde bakım onarım çalışması yapılacağını duyurdu.
Karayolları Dairesi’nden yapılan duyuruda, 18 Eylül’e kadar devam edecek çalışmalar süresince sürücülerin can ve mal güvenliği açısından dikkatli ve yavaş seyretmeleri, trafik işaret ve işaretçilerine uymaları tavsiyesinde bulunuldu.
14 Eylül 2026

Rum tarihçi Kossifos’tan itiraf: Kıbrıs’ı Türkler değil Kissinger böldü

Kıbrıslı Rum tarihçi Jerry Kossifos, Rum Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Fidias Panayiotou’ya verdiği röportajda İsraillilerin Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki (GKRY) arazi alımlarına dikkat çekerek, “Kıbrıs’ta ikinci bir İsrail oluşturacaklar” ifadelerini kullandı.

“KIBRISLI TÜRKLERE BAŞLANGIÇTA KÖTÜ DAVRANDIK”

Kossifos, 1963 olaylarına ilişkin, “Kıbrıs’ta yapmamamız gereken şeyler yaptık. Kıbrıslı Türklere başlangıçta kötü davrandık” dedi.

Türkiye’nin tarih boyunca güçlü bir diplomasi geleneğine sahip olduğunu vurgulayan Kossifos, Kıbrıslı Türklerle yakınlaşılması ve Türkiye ile iyi ilişkiler kurulması gerektiğini söyledi.

İSRAİLLİLERİN RUM KESİMİNDEKİ ARAZİ ALIMLARINA DİKKATİ ÇEKTİ

Kıbrıslı Rum tarihçi ve emekli akademisyen Jerry Kossifos, Rum Avrupa Parlamentosu (AP) Milletvekili Fidias Panayiotou’nun programında İsrail’in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ndeki artan varlığından Kıbrıs meselesine, 1963 olaylarından Türkiye’nin bölgedeki gücüne kadar dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Kossifos’un açıklamalarında özellikle İsraillilerin Güney Kıbrıs’taki arazi ve gayrimenkul alımlarına ilişkin uyarıları dikkat çekti.

“TOPRAKLARIMIZI SATMAMALIYIZ”

İsraillilerin Güney Kıbrıs’taki arazi alımlarının önüne geçilmesi gerektiğini savunan Kossifos, İsrail’deki güvenlik ortamı nedeniyle ülkeden ayrılanların Kıbrıs’a yönelebileceğini ileri sürdü.

Kossifos, “Topraklarımızı satmayı durdurmalıyız. Bir gün Filistin’de en iyi toprakları satın aldıkları gibi bizim en iyi topraklarımızı da satın almayı başaracaklar” ifadelerini kullandı.

“KIBRIS’TA YAŞAMAYA ÇALIŞACAKLAR”

Panayiotou’nun İsraillilerin Filistin’de izledikleri yöntemin benzerini Kıbrıs’ta uygulayıp uygulamayacaklarını sorması üzerine Kossifos, İsraillilerin amacının “hayatta kalmak” olduğunu savundu.

Kossifos, “İsrail’de yaşayamazlarsa, şu anda tehlikeyi görüp ayrıldıkları gibi başka yerde yaşamaya çalışacaklar. Kıbrıs’ta, bizim topraklarımızda yaşamaya çalışacaklar” dedi.

“KIBRIS’TA İKİNCİ BİR İSRAİL OLUŞTURACAKLAR”

Kossifos, İsrail’den Güney Kıbrıs’a yönelik göç ve mülk edinme sürecinin devam etmesi halinde Ada’nın güneyinde “ikinci bir İsrail” ortaya çıkabileceğini ileri sürdü.

“Kıbrıs’ta ikinci bir İsrail oluşturacaklar” diyen Kossifos, Rum tarafındaki mevcut yasaların da buna imkan verdiğini savundu.

Rum yönetiminin yabancılara yönelik arazi satışlarına müdahale etmesi gerektiğini belirten Kossifos, artan talebin Rum gençlerinin de konut sahibi olmasını zorlaştırdığını söyledi.

“İSRAİL ZATEN TOPRAĞIMIZI SATIN ALIYOR”

Orta Doğu’daki güç mücadelesinin Ada’yı doğrudan etkileyeceğini söyleyen Kossifos, Türkiye ile İsrail’in bölgesel çıkarlarının giderek karşı karşıya geldiğini savundu. “Türkiye’nin kendi çıkarları var, İsrail’in kendi çıkarları var” diyen Kossifos, çatışmaların mevcut şekilde devam etmesi halinde iki ülke arasında çatışma yaşanabileceğini ileri sürdü.

Panayiotou’nun iki tarafın da Kıbrıs üzerinde etkili olmaya çalışıp çalışmayacağı sorusuna Kossifos, “Elbette. İsrail zaten toprağımızı satın alıyor” cevabını verdi.

“İSRAİL’LE İTTİFAK KURMAYA ÇALIŞMAZDIM”

Kossifos, Rum yönetiminin İsrail’le geliştirdiği ilişkilere de karşı çıktı. Panayiotou’nun “Kıbrıs Cumhuriyeti Başkanı olsaydınız ne yapardınız?” sorusu üzerine Kossifos, “İsrail’le ittifak kurmaya çalışmazdım” dedi.

Kossifos, Filistin’deki gelişmelere işaret ederek, İsrail hükümetini “soykırım yapmakla” suçladı ve böyle bir yönetimden yardım istemenin kendi değerleriyle bağdaşmayacağını söyledi. Rum tarihçi, Avrupa ülkelerinin İsrail’e yaptırım uygulaması gerektiğini de savundu.

“BİZ BAŞLATTIK, KIBRISLI TÜRKLERE KÖTÜ DAVRANDIK”

Kossifos’un röportajdaki en dikkat çekici ifadelerinden biri de 1963 dönemine ilişkin oldu. Rum tarafının Kıbrıslı Türklere yönelik uygulamalarına değinen Kossifos, “Çok büyük hatalar yaptık” dedi.

Kossifos, “Biz 1963’te başladık. Kıbrıs’ta yapmamamız gereken şeyler yaptık. Kıbrıslı Türklere başlangıçta kötü davrandık” ifadelerini kullandı.

Bazı köylerde Kıbrıslı Türklere karşı ağır olayların yaşandığını anlatan Kossifos, bu konuda kendisinin de araştırma yaptığını söyledi. Kossifos, “Onlar Kıbrıslıydı. Her zaman birlikte, dostça yaşadık” dedi.

Kossifos, Kıbrıslı Türklerle Rumlar arasındaki ilişkilerin yeniden geliştirilmesi gerektiğini de söyledi. İki toplumun birbirinden uzaklaştırılmasının yanlış olduğunu belirten Kossifos, Rumlara Kıbrıslı Türklerle daha fazla temas kurulması çağrısında bulundu.

Kossifos, “Onları ziyaret etmeliyiz, onlar bizi ziyaret etmeye gelmeli. Birlikte etkinlikler yapmalı, birlikte yemek yemeliyiz” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN DİPLOMASİSİNE ÖVGÜ

Türkiye’nin bölgesel politikasını da değerlendiren Kossifos, Türk diplomasisinin tarihi gücüne dikkat çekti. Türkiye’nin aynı anda Rusya, Çin ve ABD ile ilişki kurabildiğini belirten Kossifos, “Türkiye kendi çıkarlarını gözetiyor” dedi.

Kossifos, “Türkler tarihi olarak dünyanın en iyi diplomatik geleneklerinden birine sahip. Osmanlı Devleti’nin diplomasisi her zaman güçlüydü” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin büyük güçler arasında kendi ulusal çıkarlarına göre hareket ettiğini belirten Kossifos, Rum ve Yunan siyasetinin ise aynı diplomatik başarıyı gösteremediğini savundu.

“TÜRKİYE İLE İYİ İLİŞKİLER KURMALIYIZ”

Rum tarafına Türkiye ile ilişkilerini yeniden değerlendirme çağrısı yapan Kossifos, Yunanistan ile Türkiye arasında gelişen ekonomik ilişkileri örnek gösterdi.

Kossifos, Türkiye ile iyi ilişkiler kurulmasının Kıbrıs meselesinin geleceği açısından da önemli olduğunu savunarak, Türkiye ve Yunanistan’ın uzlaşmasının Ada’daki sorunun çözümünü kolaylaştıracağını söyledi.

Kossifos, Türkiye’nin bölgesel gelişmeleri yakından takip ettiğini ve kendi çıkarlarını korumakta başarılı olduğunu belirtti.

1974 KIBRIS BARIŞ HAREKATI İÇİN KİSSİNGER VE ABD’Yİ İŞARET ETTİ

Kossifos, 1974 Kıbrıs Barış Harekatı konusunda da Rum tarafındaki yerleşik anlatıdan farklı açıklamalarda bulundu. Ada’nın bölünmesinin asıl sorumluluğunu Türkiye’ye yüklemediğini söyleyen Kossifos, dönemin ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile ABD ve İngiltere’yi işaret etti.

Rum tarihçi, “Kıbrıs’ı Türkler bölmedi. Kissinger böldü” ifadelerini kullanarak, ABD ve İngiltere’nin gelişmelere yeşil ışık yaktığını söyledi.

ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı’nın (CIA) Türkiye’yi ve Yunanistan’daki cuntayı kendi politikası doğrultusunda kullandığını savunan Kossifos, Kıbrıslı Rumların bütün sorumluluğu Türklere yüklememesi gerektiğini söyledi.

“TÜRKİYE’YE KARŞI NEFRET OLMAMALI”

Kossifos, 1974 üzerinden Türk halkına yönelik düşmanlık oluşturulmasını da eleştirdi. Kossifos, Kıbrıs’ta yaşananların Soğuk Savaş şartları ve büyük güçlerin politikaları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini savunarak, “Kıbrıslıların Türkiye’ye karşı bu nefreti taşımaması gerekir” ifadelerini kullandı.

Kossifos, Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmelerin Kıbrıs’ın stratejik önemini daha da artıracağını söyledi. Ada’yı “batırılamayan bir uçak gemisi” olarak nitelendiren Kossifos, ABD’nin Orta Doğu’daki askeri yapılanmasının değişmesi halinde Kıbrıs’taki askeri varlığını daha da artırabileceğini ileri sürdü. Kossifos, Türkiye, İsrail ve ABD’nin bölgesel çıkarlarının Kıbrıs meselesinin geleceğini doğrudan etkileyebileceğini belirtti.

İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİNİ SÖYLEMESİNE RAĞMEN ENOSİS’İ DE SAVUNDU

Rum tarihçi, Türkiye ve Kıbrıslı Türklerle ilişkilerin geliştirilmesini savunmasına rağmen röportajda Enosis düşüncesinden vazgeçmediğini de açıkça söyledi.

Gençliğinden itibaren Yunanistan’la birleşmeyi desteklediğini belirten Kossifos, Kıbrıs’ın Yunanistan’la birleşmesi gerektiğini savundu. Panayiotou’nun geçmişte Yunanistan’ın Kıbrıs’a “ihanet ettiği” yönündeki değerlendirmesine ise Kossifos, “Size ihanet eden Yunan halkı değildi. CIA’in aracı olan cuntaydı” karşılığını verdi.

AB’YE SERT ELEŞTİRİ: “KIBRIS SORUNU DONDU”

Kossifos, Avrupa Birliği’nin (AB) Kıbrıs meselesine yaklaşımını da eleştirdi. Güney Kıbrıs’ın AB’ye katılmasının sorunun çözümüne katkı sağlamadığını savunan Kossifos, “Avrupa Birliği’ne girdiğimiz günden beri Kıbrıs sorununun donduğuna inanıyorum” dedi.

Kossifos ayrıca, AB’nin Rum ve Yunan kültürel kimliği üzerindeki etkisini eleştirerek, Güney Kıbrıs ile Yunanistan’ın birlikten ayrılması gerektiğini savundu.