08 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
16 Eylül 2026

Güney Kıbrıs’ta yeni cezaevinin yeri belli oldu: Ay.Sozomeno

Güney Kıbrıs’ta yeni cezaevinin, Güney Lefkoşa’ya bağlı “Ay.Sozomeno” bölgesine inşa edilmesine karar verildi.

Haravgi gazetesi, Rum Adalet ve Kamu Düzeni Bakanı Kostas Fittiris ve ilgili birimlerin yetkililerinin katılımıyla, Adalet Bakanlığı’ndan gerçekleştirilen toplantıda, yeni cezaevinin, Lefkoşa’nın güneyindeki “Ay.Sozomeno” bölgesinde inşa edilmesi kararının üretildiğini yazdı.

Habere göre, Adalet Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, devlet arazisi tercihinin, teknik ve ekonomik olguların değerlendirilmesinin ardından yapıldığı belirtildi.

Yeni cezaevinin ilk önce “Matyat” bölgesinde düşünüldüğünü belirten gazete, bu bölgeye ilişkin yapılan teknik incelemenin, ek alt yapılara gereksinim duyulacağı sonucunu ortaya çıkardığını yazdı.

Habere göre “Ay.Sozomeno” bölgesinde  ise altyapıya direk ulaşılması mümkün görülüyor.

16 Eylül 2026

Hristodulidis ile bakanlarının GSI açıklama çelişkisi gündemde

Rum hükümet kanadından deniz altı elektrik bağlantısı “Great Sea Interconnector” (GSI) projesiyle ilgili yapılan açıklamalar Rum basınında yer almaya devam ediyor.

Hükümet kanadından yapılan açıklamalar arasındaki tutarsızlığın da sürdüğü ifade edildi.

Alithia gazetesi “GSI Konusunda Hükümetin Mutlak Tutarsızlığı” başlıklı haberinde Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, Yunanistan ile Güney Kıbrıs arasında kurulacak deniz altı kablo elektrik bağlantı projesi “Great Sea Interconnector” konusunda son yapmış olduğu açıklamaların hükümetin sergilediği belirsiz tutuma son vermediğini, aksine, bakanlarının kayda geçmiş pozisyonlarıyla çelişen yeni tereddütlerin ortaya çıkmasıyla, durumu daha da karmaşık hale getirdiğini yazdı.

Habere göre Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, “Plus” kanalına yaptığı açıklamada, “elektrik bağlantısı ve başka faaliyetler olmadan hiçbir zaman elektrik fiyatlarını düşürmeyi başaramayacaklarını” belirtti.

Gazete haberi içerisinde enerji bakanı ile maliye bakanlarının daha önceki açıklamalarına da yer verdi.

Habere göre Enerji Bakanı Mihalis Damianos, GSI konusundaki açıklamasında, projenin elektrik fiyatlarını azaltmayacağını kilovat-saat fiyatlarını artıracağını ifade etti.

Maliye Bakanı Makis Keravnos ise açıklamalarında,  çalışmalara atıfta bulunarak projenin sürdürelebilir olmadığını düşündüğünü ayrıca faturalardaki indirimin ise belirsiz olduğundan söz etti.

Keravnos ayrıca tüketiciye büyük yük ekleneceği konusunda da endişeye sahip olduğunu  belirtti.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis, projenin yüklenici firma konumundaki “ADMİE’”ye 2025-2029 yıllarında 125 milyon euro ödenmesine ilişkin siyasi karardan söz ederken verilmesi için uzlaştıkları 25 milyon euro için vatandaşların faturalarına yük getirmeyeceklerini, bunun; bütçe içerisinde hükümet tarafından ödeneceğini ifade etti.

Hristodulidis “bu miktarın vatandaşların faturalarına aktarılması mümkün olabilirdi ancak bunu yapmadık.” ifadesini de kullandı.

Gazete Hristodulidis’in bu açıklamasından bazı sonuçların çıkarılabileceğini, bunlardan birinin de “Hristodulidis’in elektrik enerjisi tüketicilerini, vergi mükelleflerinden farklı kişiler olduğunu düşünmesi” olarak yorumlanabileceğini yazdı.

Habere göre Hristodulidis “Plus” kanalına yaptığı açıklamada muhalefetin GSI konusundaki kararsızlık ve iki dillilik ile ilgili yönelttiği eleştiriler konusunda ise demokratik bir sistemde yaşadıklarını, GSI konusunda muhalefetten çok şey duyduğunu ve bunları mutlak şekilde anladığını ifade etti.

Kendilerinin hükümette olduğunu ve sorumluluk içerisinde hareket ettiklerini ifade eden Hristodulidis, GSI projesinin ekonomik, siyasi, jeopolitik boyutu konusunda sorumlu davranmaları gerektiğine dikkati çekti.

Tehlikeli eleştiriler de aldığından söz eden Hristodulidis, Fransız Meridiam şirketinin bu projeye dahil olmasının stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Hristodulidis kendisine yöneltilen eleştirilerin Güney Kıbrıs ve Yunanistan’ı ilgilendirdiği için  biraz tehlikeli olduğunu düşünmesinden dolayı, biraz gergin hissettiğini de söyledi.

Maliye Bakanı Keravnos’un GSI konusundaki açıklamalarının sorulması üzerine Hristodulidis, “Bu maliye bakanının işi değil mi” sorusunu sorarak bunun maliye bakanının işi olduğunu,  ekonomik sürdürülebilirliği güvence altına alması gerektiğini ifade etti.

Bunun, Keranvos’un ve hükümetin  çok sorumlu bir yaklaşımı olarak değerlendiren Hristodulidis, bu projedeki geri ödeme-eğer ki isteniyorsa- 2033 yılından sonra olacağını, kendilerinin sonraki seçimleri değil, gelecek nesilleri düşündüğünü de belirtti.   

Hristodulidis açıklamaları çerçevesinde Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis’in incelemelerin güncelleştirilmesini sağlamaları için konuyu başlattığını, bununla birlikte ne kadar maliyete ihtiyacı olacakları, yeni hissedara ihtiyaç olup olmadığını göreceklerini ifade etti.

Hristodulidis bunların sorumlu siyasetin göstergeleri olduğuna da dikkati çekti.

Projenin önemi ve devletin ödemekle yükümlü olduğu 125 milyon euro konusunda Hristodulidis,  bağlantının mutlak şekilde gerekli olduğunu, bağlantı ve başka faaliyetler olmadan elektrik ücretlerinin düşmesini sağlayamayacaklarını söyledi.

Hristodulidis ayrıca bağlantının faaliyete geçtiği zaman, vatandaşların karşılayacağı bir maliyet söz konusu olduğunu, bunu göz önünde bulundurmakla ve vatandaşlara gerçek olguları söylemekle yükümlü olduklarını da ifade etti.

16 Eylül 2026

Yüksek Adliye Kurulu tarafından yeni görevlerine atanan 3 yargıç yemin etti

Yüksek Adliye Kurulu tarafından yeni görevlerine atanan yargıçlar; düzenlenen törenle yemin etti.

Tören, Yüksek Adliye Kurulu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi.

Kaza Mahkemesi Başkanlığına atanan Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıcı Ayşen Toroslu ile Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıçlığına atanan Kaza Mahkemesi Yargıçları Zehra Yalkut Bilgeç ve Seran Bensen yemin ederek bugün itibariyle görevlerine başladı…

16 Eylül 2026

Ara bölgedeki üç köy iskan planının dışında: Yollar asfaltsız, aydınlatma yok

 Güzelyurt’a bağlı “Avlona” (Gayretköy), “Katokopia” (Zümrütköy) ve “Zodia” (Bostancı) köylerinin Rum İçişleri Bakanlığı’nın iskan planında yer almadığı haber verildi.

Fileleftheros “Ara Bölge Köyleri Türklerin İnsafında… Devletin İskan Programlarının Dışında, Yollar Asfaltsız ve Elektriksiz” başlıklı haberinde “Omorfo’nun sınır bölgeleri” ifadesiyle nitelediği üç köyle ilgili konunun Rum Meclisi “Göçmenler” Komitesi’nde ele alındığını aktardı.

Gazete toplantıda, üç köyle yaşayan ya da çalışan veya ara bölgede ya da bitişiğindeki tarımsal arazilerini değerlendirenlerin yaşadığı zorlukların ele alındığını aktardı.

Habere göre, toplantıya katılan köy temsilcileri “Köy sakinlerinin ara bölgeye konut inşa etmedeki zorluklar” haricinde yolların asfaltsız olduğuna ve aydınlatma olmadığına dikkat çekti, çiftçilerin Türkler kaynaklı “Zorluklarla” karşılaştığından şikayet etti.

Rum Tarım Bakanlığı Genel Müdürü, “Güneş enerjisiyle kuyulardan su çekme masraflarının yüzde 80’inin bölge sakinlerine ödendiğini” belirtti ancak “Yakın gelecekte bölgeye baraj inşa edilmesi planı olmadığını” söyledi.

Komite toplantısında, KKTC’de çiftçilere hizmet eden barajlar kurulduğuna da dikkat çekildi. “Avlona” (Gayretköy) ve Katokopia” (Zümrütköy) muhtarları Rum meclisinden, çiftçilerin çevre harcı ödememesi için devreye girmesini ve ödenek verilmesi için söz konusu bölgelerdeki tarımsal arazilerin kabul edilmesini istedi.

Rum Müzakereci Menelaos Menelau ise ara bölgenin sözde “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin mülkiyetinde olduğunu” iddia ederek, zaman zaman sorunlara atıf yapılıyor olmasına rağmen durumun 1974’e göre iyileştiğini söyledi.

“Türk askeri kaynaklı zorluklar yaşandığını ve bunların BM aracılığıyla göğüslenmeye çalışıldığını” öne süren Menelau, “Konu iki tarafın görüşmeleri çerçevesinde gündeme getirildi ancak gündem konusu yapılmadı. Kıbrıs Rum tarafı, bölgenin Kıbrıs Cumhuriyeti’nin otoritesinde olduğu inancıyla meselenin müzakere konusuna dönüşmesini istemiyor.” dedi.

Menelau, Rum Meclisi “Göçmenler” Komitesi’nin ele aldığı konuyla ilgili olanların ve planlananların “Genel ortamın yansıtılması veya Türk tarafından gözlemlenen erteleme yaklaşımının yansıması olduğunu” öne sürdü.

16 Eylül 2026

Vasiliko doğal gaz terminali için hedef 2029

Vasiliko’daki doğal gaz terminalinin 2029 yılında tamamlanmasının hedeflendiği bildirildi.

Haravgi gazetesi, Rum Doğal Gaz Altyapıları Şirketi’nin (ETYFA) dün, Rum Meclisi Enerji Komitesi üyelerine Vasiliko’daki proje alanında devam eden süreç ve terminalin tamamlanmasına yönelik yeni ihale hakkında bilgi verdiğini yazdı.

Gazete, elde ettiği bilgilere göre projenin ocak ayında ikinci aşamaya geçmesinin, ihale sürecinin ise gelen yıl ekim ayında sonuçlandırılmasının öngörüldüğünü kaydederken, ihalenin sonuçlanması ardından, kalan inşaat çalışmalarının yaklaşık 1-1,5 yıl içerisinde tamamlanabileceğini ve terminalin 2029 yılı içerisinde faaliyete geçebileceğini belirtti.

Enerji Komitesi üyelerinin, projenin geçmişte yaşadığı sorunlar ve gecikmeler nedeniyle bu takvime temkinli yaklaştığını yazan gazete, özellikle kamu ihalelerinde yaşanan gecikmelerin yanı sıra projenin kapsamı ve büyüklüğünün de takvimin uygulanmasında belirleyici olabileceğine dikkat çekti.

Gazete, Enerji Komitesi Başkanı Nikos Yeorgiu’nun, Vasiliko terminalinin ülkenin enerji güvenliği ve elektrik maliyetleri açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirterek, projenin kesin takvimi, toplam maliyeti ve faaliyete geçeceği tarih konusunda net bilgi talep ettiklerini kaydetti.

Haberde, komitenin Vasiliko Elektrik Santrali’ni ziyaret ederek Rum Elektrik İdaresi (AİK) yönetim kurulu ile bir araya geldiği ve görüşmede, kurumun stratejik planı ve elektrik üretimine yönelik gelecek döneme ilişkin planlamasının ele alındığı ifade edildi.

16 Eylül 2026

Ateşli Silahlar (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile güvenlik kurallarının güçlendirilmesi hedefleniyor

Ateşli Silahlar (Değişiklik) Yasa Tasarısı ile ateşli silahlara erişim ve kullanımında güvenlik kurallarının güçlendirilmesi, bunun yanında lisanslı sporcuların ulusal ve uluslararası sportif faaliyetlere katılımının kolaylaştırılması hedefleniyor.

Cumhuriyet Meclisi, Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi gündeminde bulunan Ateşli Silahlar (Değişiklik) Yasa Tasarısı, “Fasıl 57 Ateşli Silahlar Yasası”nın günümüz sportif atıcılık faaliyetlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde güncellenmesi amacıyla hazırlandı.

Türk Ajansı Kıbrıs (TAK) muhabirine tasarı ile ilgili bilgi veren Hukuk, Siyasi İşler, Dışilişkiler ve Savunma Komitesi Başkanı UBP Milletvekili Yasemi Öztürk, yasa tasarısının sportif atıcılık faaliyetlerinin günümüz koşullarına ve uluslararası standartlara uygun hale getirilmesi, KKTC’li sporcuların uluslararası yarışmalarda diğer ülkelerdeki sporcularla eşit şartlarda yarışabilmesinin sağlanması, yabancı sporcuların da KKTC’de sportif atıcılık yapabilmesine imkân tanınarak, atıcılık turizminin geliştirilmesi hedefiyle hazırlandığını anlattı.

Öztürk, bunun yanında lisanslı sporcuların sportif amaçlı silah edinme ve kullanma süreçlerinin daha adil ve işlevsel hale getirilmesi, ateşli silah ticaretiyle uğraşan tüzel kişilerin faaliyetlerinin ve sportif atıcılık sektörünün geliştirilmesi, gençlerin sportif atıcılığa yasal olarak katılım koşullarının günün ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenmesi, basit nitelikteki kural ihlallerine yönelik cezaların yeniden düzenlenerek ölçülü ve çağdaş bir ceza sistemi oluşturulması, para cezalarının güncelliğinin korunması amacıyla brüt asgari ücrete endekslenmesinin amaçlandığını söyledi.

Ulusal güvenlik bakımından gerekli görülen konularda Bakanlar Kuruluna düzenleme yapma yetkisi verilmesinin de öngörüldüğünü ifade eden Öztürk, tasarının ayrıca, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Atıcılık Federasyonu ve lisanslı sporcuların uluslararası kurallara uygun sportif faaliyet yürütmelerinin önündeki mevcut sınırlamaların giderilmesini ve Avrupa Birliği ile uluslararası sportif atıcılık kurallarına uyumun artırılmasını amaçladığını kaydetti.

Öztürk, “Genel olarak tasarı ile güvenlikten taviz vermeden sportif atıcılığın geliştirilmesi, sporcuların uluslararası alanda rekabet gücünün artırılması ve KKTC’nin sportif atıcılık turizmi açısından daha cazip hale getirilmesi hedeflenmektedir.” dedi.

Yasa tasarısında öngörülen değişiklere de değinen Öztürk, Ateşli silah tanımı konusunda, esas yasada genel tanım olduğunu, ancak basınca maruz kalan parçaların da açıkça kapsama alındığını kaydetti.

Ateşli Silahlar Komisyonunun esas yasada olmadığını ancak tasarıda yeni 4A madde ile komisyon kurulduğunu ifade eden Öztürk, tabanca/yivli tüfek konusunda esas yasada sadece Bakanlar Kurulu özel izni varken, tasarıda komisyon görüşü, Bakanlar Kurulu, ayrıca eğitim şartı öngörüldüğünü belirtti.

Savunma sanayii mühimmatı konusunda esas yasada özel düzenleme yokken, tasarıda yeni özel izin rejimi öngörüldüğünü ifade eden Öztürk, ruhsat harçları sabit TL iken yeni değişikliklerde büyük ölçüde brüt asgari ücrete bağlandığını kaydetti.

Ruhsatlı silah sayısının esas yasada av için 3 yanında atıcılık için 2 toplam 5 olarak yer aldığını ifade eden Öztürk, tasarıda av için 7, atıcılık için 4 toplam 11 öngörüldüğünü söyledi.

Öztürk, silah ticareti ile ilgili de esas yasada küçük işyerlerinde 15 – 100 silah olan düzenlemenin, 30-200 silah aralığı değişikliği öngörüldüğünü ifade etti.

Vefat halinde esas yasada özel ve dağınık hükümler yer aldığını ancak tasarıda öngörülende yeni 8A maddeyle sistematik düzenleme bulunduğunu ifade eden Öztürk, ruhsat süresi geçmiş silahlar konusunda da esas yasada eski geçici düzenlemeler yerine tasarıda 1 yıllık yeni yenileme imkânı öngörüldüğünü anlattı.

Ateşli Silahlar (Değişiklik) Yasa Tasarısı Genel Gerekçesi şöyle:

“Fasıl 57 Ateşli Silahlar Yasası güncel sportif atıcılık faaliyetlerinin gerisinde kalmış yenilenmesi gereken bir yasadır. Aşağıda tarif edilen değişiklik önerileri ile çağdaş sportif atıcılık yasalarına bir adım yaklaşmak hedeflenmiştir. Valilik döneminden kalma ve ulusal güvenliği etkileyen kuralların düzenlenebilmesi için Bakanlar Kuruluna yetki verilmiştir.  Ateşli silahların elde edilebilmesini zorlaştıracak ilave kurallar getirilmiş, zorlaştırılmış kuralları tatmin eden kişilere ve lisanslı sporculara, uluslararası yarışmalara katılabilmeleri için kolaylık sağlanmıştır. Ateşli silah ticareti ile iştigal eden tüzel kişilerin işlerinin ve sportif atıcılık turizminin gelişmesi ve Avrupa Birliği mevzuatına bir adım daha yaklaşmak için, gençlerin yasal olarak spora giriş yaşı yeniden düzenlenmiştir.

Yabancıların ülkemizde sportif atıcılık yapabilmesine imkân vermek ve atıcılık turizmini geliştirmek amaçlanmıştır. Cezaların yeniden düzenlenmesi ve uygar ülkelerdeki haklar gözetilerek lisans sahibi sporcuların basit kural ihlalleri yüzünden ağır ceza mahkemelerinde gereksiz yere yargılanmalarını önlemek amaçlanmıştır.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Atıcılık Federasyonuna ateşli silah ithali ve kullanımında 5.5 mm çap sınırlaması getirmekte ve böylelikle sporcularımızın yurt dışında yabancılar karşısında dezavantajlı olarak yarışmalarına ve kullanımı azalmış olan 5.5 mm sınırlaması yüzünden, yabancı sporcuların atıcılık turizmi kapsamında adamıza gelmelerine engel olmaktadır. Günümüz koşullarına uygun olarak atıcılık yarışmalarında ülkemizin sporcularının diğer ülkelerle aynı koşul ve şartlarda yarışabilmesinin sağlanması için Avrupa birliği ve ISSF kurallarına daha yakın bir düzenleme gerekmektedir.

Tabanca, trap, skeet, sporting, havalı tüfek ve havalı tabanca atıcıları kendi adlarına sportif silahlarını kayıt yaptırabilirken, olimpik tüfek atıcıları, bedelini ödedikleri silahların mülkiyetinden mahrum bırakılmaktadır. Adil olmayan bu uygulamanın sonlandırılması için bakanlığın kontrolünde kurulacak bir Ateşli Silah Komisyonundan onay alındıktan sonra test ve değerlendirmeler sonucu silah bilgisi ve tecrübesi yeterli bulunan sporcuların Komisyon kararı ile mülkiyet ve devamlı taşıma hakkının sağlanması amaçlanmıştır.

Günümüz koşullarına uygun olarak, ihtiyaca cevaz verecek şekilde, diğer maddelerde de değişiklikler yapılmış olup, suç ve cezalarda yer alan para cezalarının da güncel tutulabilmesi için yürürlükteki brüt asgari ücrete endekslenmesi sağlanmıştır.”

16 Eylül 2026

Avrupa Komisyonu yalanladı: Fitto’nun programında Atina ve Ankara yok

Avrupa Komisyonu, Uyum ve Reformlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Raffaele Fitto’nun Atina ve Ankara’da görüşmeler planladığı yönündeki haberleri yalanladı.

Politis Haberine göre, Bir Avrupa Komisyonu sözcüsü, Fitto’nun önümüzdeki döneme ilişkin programında daha önce açıklanan Portekiz ve İtalya ziyaretleri ile temaslarının bulunduğunu açıkladı.

Fitto, Avrupa Komisyonu tarafından temmuz ayında Kıbrıs Özel Temsilcisi olarak atanmış ve Birleşmiş Milletler öncülüğünde Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik çabalara katkıda bulunmakla görevlendirilmişti.

Avrupa Komisyonunun resmî takvimine göre Fitto, 17 Eylül’de Madeira’da bulunacak. Fitto’nun burada Madeira Bölgesel Hükümeti Başkanı Miguel Albuquerque, bölgesel hükümetin diğer temsilcileri ve Portekiz Cumhuriyeti’nin Madeira Özerk Bölgesi Temsilcisi Paulo Barreto ile görüşmesi bekleniyor.

Fitto ayrıca “Yerinde Kalma Hakkı” girişimi kapsamında Curral das Freiras’ı ziyaret edecek ve Kurtarma ve Dayanıklılık Fonu tarafından finanse edilen IA DataMentors projesinde incelemelerde bulunacak.

Fitto, 18 Eylül’de İtalya’ya geçerek Lecce Belediyesi ile Avrupa-Akdeniz Kültürel Miras Örgütü tarafından Lecce’de düzenlenecek Avrupa Birliği’nin genişlemesine ilişkin etkinliğe katılacak.

Daha sonra Roma’ya gidecek olan Fitto, burada Fenix etkinliğine iştirak edecek.

Komisyonun yayımladığı programa göre Fitto’nun bir sonraki planlı teması, 29 Eylül’de Brüksel’de düzenlenecek “Yerinde Kalma Hakkı” girişimine ilişkin Uygulama Diyaloğu toplantısı olacak.

Kıbrıs Haber Ajansı (CNA) ise günün erken saatlerinde “iyi bilgilendirilmiş kaynaklara” dayandırdığı haberinde, Fitto’nun önümüzdeki günlerde Atina ve Ankara’yı ziyaret edeceğini öne sürmüştü.

16 Eylül 2026

Petrol ABD stoklarındaki sürpriz artışla geriledi

Petrol, ABD’de ham petrol stoklarının beklenmedik şekilde artmasının ardından çarşamba günü geriledi.

Yatırımcılar ayrıca Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’e uzanan Doğu-Batı petrol boru hattına düzenlenen saldırının ardından Yanbu Limanı’ndaki petrol yüklemelerini durdurmasının arz üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

Brent ham petrol yüzde 0,86 düşüşle varil başına 107,82 dolara geriledi. ABD ham petrolü (WTI) ise yüzde 0,92 düşerek 104,86 dolara indi.

Her iki gösterge petrol kontratı da salı günü 3 doların üzerinde yükselerek 19 Mayıs’tan bu yana en yüksek seviyelerinden kapanmıştı. Yanbu’daki yüklemelerin durdurulması arz endişelerini artırırken, Suudi Arabistan’ın Avrupa’ya petrol sevkiyatlarını azaltması da fiyatları desteklemişti.

Piyasa kaynakları, Amerikan Petrol Enstitüsü (API) verilerine dayanarak ABD’de ham petrol, benzin ve damıtılmış ürün stoklarının geçen hafta arttığını söyledi.

Kaynaklara göre 11 Eylül’de sona eren haftada ham petrol stokları 7,1 milyon varil yükseldi. Analistler ise yaklaşık 1,6 milyon varillik düşüş bekliyordu.

Haitong Futures, API verilerinde benzin ve motorin stoklarındaki beklenmedik artışların fiyatlar üzerinde baskı oluşturduğunu, ancak bölgesel stoklardaki yükselişlerin küresel ham petrol piyasasındaki temel arz sıkışıklığını değiştirmediğini belirtti.

Kaynaklar salı günü, dünyanın en büyük ham petrol ihracatçısı Suudi Arabistan’ın cuma günü Yemen’deki İran yanlısı Husilerin saldırısının ardından Doğu-Batı boru hattını kapatması üzerine Yanbu Limanı’ndaki petrol yüklemelerinin durdurulduğunu söyledi.

Suudi Arabistan, Körfez’den gelen yaklaşık günlük 4 milyon varil petrolü, yani küresel arzın yaklaşık yüzde 4’ünü, Hürmüz Boğazı’nı bypass ederek Kızıldeniz’deki Yanbu Limanı’na yönlendirmek için bu boru hattını kullanıyor.

ABD Enerji Bakanı, Suudi Arabistan’ın kritik öneme sahip Doğu-Batı boru hattından petrol akışının birkaç gün içinde yeniden başlaması gerektiğini söyledi.

Libya’da ise İran çatışmasından bağımsız olarak, Ulusal Petrol Kurumu (NOC), Petrol Tesisleri Muhafızları mensuplarının protesto amacıyla Hamada-Zaviye ham petrol ihracat boru hattındaki bir vanayı kapatmasının ardından üç petrol sahasındaki faaliyetlerin durdurulduğunu açıkladı.

16 Eylül 2026

Yeni görevlerine atanan üç yargıç törenle yemin edecek

Yüksek Adliye Kurulu tarafından yeni görevlerine atanan yargıçlar; Ayşen Toroslu, Seran Bensen ve Zehra Yalkut Bilgeç bugün düzenlenecek törenle yemin edecek.

Yüksek Adliye Kurulu’ndan yapılan açıklamaya göre, tören, saat 10.00’da Yüksek Adliye Kurulu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek.

Yarın itibarıyla geçerli olacak atamalar kapsamında, Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıcı Ayşen Toroslu, Kaza Mahkemesi Başkanlığına, Kaza Mahkemesi Yargıçları Seran Bensen ve Zehra Yalkut Bilgeç ise Kaza Mahkemesi Kıdemli Yargıçlığına atandı.

16 Eylül 2026

Sadıkoğlu: KKTC, Türk dünyasının ortak gelecek vizyonunda yer almalıdır

 Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu Başkanı Okyay Sadıkoğlu, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bugün düzenlenecek Türk dünyasının ortak gelecek vizyonu ile Orta Koridor projelerinin ele alınacağı toplantıda konuşma yapacak.

Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu’ndan yapılan açıklamaya göre, Azerbaycan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Hikmet Hacıyev’in de katılacağı toplantıda Türk devletleri arasındaki ekonomik ve stratejik iş birliğinin geliştirilmesi, ulaştırma ve ticaret ağlarının güçlendirilmesi ile Orta Koridor’un geleceği değerlendirilecek.

Toplantıda “Orta Koridor, Türk Dünyası Birlik Vizyonu ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti” başlıklı bir sunum yapacak olan Sadıkoğlu, KKTC’nin Türk dünyasının ortak gelecek vizyonunun doğal bir parçası olduğunu vurguladı.

Sadıkoğlu, “Bakü’den Lefkoşa’ya uzanan kardeşlik bağlarımızı somut ekonomik, ticari, turistik ve kültürel projelerle güçlendirmeliyiz” dedi.

Orta Koridor vizyonunun oluşturacağı yeni iş birliği imkânlarında KKTC’nin de etkin biçimde yer almasının büyük önem taşıdığını ifade eden Sadıkoğlu, KKTC’nin Türk dünyasındaki bilinirliğini ve görünürlüğünü artırmaya, kardeş ülkelerle yeni iş birliği köprüleri kurmaya yönelik çalışmaları sürdüreceklerini  belirtti.