08 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
16 Eylül 2026

Üstel: Sigorta prim affında son başvuru tarihi 30 Eylül’e uzatıldı

Başbakan Ünal Üstel, işverenler ile bağımsız çalışanların birikmiş sosyal sigorta prim borçlarını uygun ödeme planlarıyla  ödeyebilmelerine imkan sağlayan 2026 Sigorta Prim Affı’nda başvuru süresinin 30 Eylül 2026 tarihine kadar uzatıldığını açıkladı. Son ödeme tarihinin 23 Ekim 2026 olduğunu belirten Üstel, “Vatandaşımızdan ve iş dünyamızdan gelen talepleri dikkate aldık. Bu imkandan daha fazla insanımızın yararlanabilmesi için müracaat süresini uzattık” dedi.

Üstel, hükümetin ekonomik hayatın içerisinde üretmeye, istihdam yaratmaya ve ayakta kalmaya çalışan kesimlerin yanında olmaya devam ettiğini belirtti.

2010 ÖNCESİ BORÇLARA YÜZDE 30 İNDİRİM

Sigorta Prim Affı kapsamında uzun yıllardır devam eden borçlara yönelik önemli bir kolaylık da sağlanıyor.

31 Aralık 2009 ve öncesine ait, kendisine ve çalışanlarına ait rayiç bedel üzerinden hesaplanan  birikmiş sosyal sigorta prim borçlarını peşin kapatmak isteyen işveren ve bağımsız çalışanlar  için yüzde 30 indirim uygulanacak.

Bu kapsamdaki borcun yüzde 70’inin tek seferde ödenmesi halinde ilgili döneme ait prim borcunun tamamı ödenmiş sayılacak.

Üstel, düzenlemeye ilişkin: “Yıllardır birikmiş borçların vatandaşımızın ve işletmelerimizin üzerinde sürekli bir yük olarak kalmasını istemiyoruz. Amacımız borcu tahsil ederken insanımızı da rahatlatmak, geçmişin yükünü azaltarak önünü açmaktır.” ifadelerini kullandı.

GECİKME ZAMMINDA BÜYÜK KOLAYLIK

Kendisine ve çalışanlarına ait 2010 sonrası oluşan prim borçlarını peşin kapatmayı tercih eden işverenler ve bağımsız çalışanlara, gecikme zamlarında %90 oranında indirim   sağlanacak.

Prim borcunun tamamı ile ödeme tarihine kadar oluşan gecikme zammının yalnızca yüzde 10’unun 23 Ekim’e kadar ödenmesi halinde borç ve gecikme zamlarının tamamı ödenmiş kabul edilecek.

Başbakan Üstel:

“Bir taraftan Sosyal Sigortalarımızın mali yapısını güçlendirirken diğer taraftan işverenimizi ve bağımsız çalışanımızı rahatlatacak dengeli bir model ortaya koyduk.” dedi.

36 AYA KADAR TAKSİT İMKANI

Borcunu tek seferde ödeme imkanı bulunmayan vatandaşlar için taksit seçeneği de devam edecek.

Belirlenen ödeme seçeneklerinden birinin tercih edilerek gerekli ödemenin 23 Ekim 2026’ya kadar yapılması halinde gecikme zamları dondurulacak ve kalan prim borcu 36 aya kadar taksitlendirilebilecek.

Taksitli ödeme modelinde vatandaşlar borç durumlarına göre üç farklı seçenekten yararlanabilecek:

Prim borcunun yüzde 25’i ile bu bölüme ait gecikme zammının yüzde 90’ını; prim borcunun yüzde 50’si ile gecikme zammının yüzde 65’ini veya prim borcunun yüzde 65’i ile gecikme zammının yüzde 40’ını ödeyerek kalan borçlarını 36 aya kadar yapılandırabilecek.

“AMACIMIZ CEZALANDIRMAK DEĞİL, ÖDEMEYİ MÜMKÜN HALE GETİRMEK”

Başbakan Ünal Üstel, hükümetin ekonomik ve sosyal politikalarda vatandaşın ödeme gücünü gözettiğini vurguladı ve “Devlet alacağını elbette koruyacaktır. Ancak bizim anlayışımız vatandaşımızı borcuyla baş başa bırakmak değildir. Amacımız cezalandırmak değil, ödemeyi mümkün hale getirmektir. İşletmelerimizin faaliyetlerini sürdürebilmesini, bağımsız çalışanlarımızın geçmişten gelen yüklerini temizleyebilmesini istiyoruz.” dedi.

“HEM İŞVERENİMİZİ KORUYOR HEM SİGORTALARIMIZI GÜÇLENDİRİYORUZ”

Üstel, prim borçlarının sisteme kazandırılmasının Sosyal Sigortaların mali yapısı açısından da önemli olduğunu belirterek, düzenlemenin iki yönlü bir kazanım sağlayacağını söyledi ve ekledi:

“İşverenimizi rahatlatırken çalışanımızın hakkını ve Sosyal Sigortalarımızın geleceğini de koruyoruz. Üretimin, istihdamın ve çalışma hayatının güçlü olması için üzerimize düşeni yapmaya devam edeceğiz.”

 “VATANDAŞIMIZIN ÖNÜNÜ AÇMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Başbakan Üstel, ekonomik koşullar karşısında hükümetin toplumdan gelen taleplere duyarsız kalmayacağını vurgulayarak sözlerini şöyle tamamladı:

“Biz insanımızın sesini duyan, sorununu dinleyen ve çözüm üretmekten çekinmeyen bir hükümetiz. İmkanlarımızı halkımız için kullanıyoruz. Bugün Sigorta Prim Affı’nın müracaat süresini uzatarak işverenimize ve bağımsız çalışanımıza bir fırsat daha veriyoruz.Üretenin, çalışanının ekmeğini büyütenin ve kendi emeğiyle ayakta duran insanımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Halkımızın yükünü hafifleten, ekonomimizin çarklarını güçlendiren adımları kararlılıkla sürdüreceğiz.”

Sigorta Prim Affı’ndan yararlanmak isteyen işverenler ve bağımsız çalışanlar 30 Eylül 2026 tarihine kadar Sosyal Sigortalar Dairesine başvurabilecek. Son ödeme tarihi ise 23 Ekim 2026 olacak.

16 Eylül 2026

18 – 22 Eylül tarihleri arası bazı bölgelerde mecburi su kesintisi yapılacak

Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, yenileme, bakım, onarım ve arıza giderme çalışmaları nedeniyle 18-22 Eylül tarihleri arasında zorunlu su kesintisi yapılacağını; kesintiden Devlet Su İşleri (DSİ) Yeni Dikmen Deposu, mevcut Eski Dikmen Deposu, mevcut Eşref Bitlis Kışla Deposu ve bu depolardan su temin eden tüm yerleşim alanlarının etkileneceğini duyurdu.

Bakanlık yaşanabilecek su kesintisine karşı vatandaşların gerekli tedbirleri alması ve mevcut su kaynaklarını dikkatli kullanmasını istedi.

Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, DSİ KKTC Proje Müdürlüğü denetiminde yürütülen “KKTC Tarafı İçme Suyu Tesisleri İşletilmesi ve Personel Çalıştırılması” işi kapsamında; Eşref Bitlis Kışlası ve Eski Dikmen Depo bağlantı hattında çalışmalar yapılacağı kaydedildi. 

Süreç içerisinde halka ve belediyelere gerekli bilgilendirmelerin basın yoluyla yapılacağı belirtilen açıklamada, vatandaşların yaşanabilecek su kesintisine karşı gerekli tedbirleri alması ve mevcut su kaynaklarını dikkatli kullanmaları istendi.

16 Eylül 2026

Çeler: Öğrenci taşımacılığında kalıcı sistem kurulmalı

Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, öğrenci taşımacılığında her eğitim yılı başında benzer sorunların yaşanmaması için kalıcı, denetlenebilir ve dijital bir sistem oluşturulması gerektiğini söyledi.

TDP Basın Bürosu’ndan yapılan açıklamaya göre Çeler, Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği (KTTTB) ve Kıbrıs Türk Çağdaş Kamu Araçları İşletmecileri Derneği (KAR-İŞ) temsilcileriyle bir araya gelerek, öğrenci taşımacılığında yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerini görüştü.

Görüşmede TDP Genel Sekreter Yardımcısı Hasan Umur, Lefkoşa İlçe Başkanı Mehmet Manavoğlu, Dış İlişkiler ve Dijital Diplomasi Sekreteri Kemal Baykallı ile Eğitim, Parti İçi Gelişim ve Kadro Yetiştirme Sekreteri Evrim Hınçal da yer aldı.

Çeler, sorunun yalnızca ücret veya sözleşme meselesi olmadığını belirterek, “Yıllardır aynı sorunları yaşıyorsak sorun kişilere değil, sistemin kendisine bakmayı gerektiriyor.” dedi.

“Kamu hizmetleri dijitalleşmeli”

Yaşanan sorunların temelinde “günübirlik çözümler” bulunduğunu savunan Çeler, öğrenci taşımacılığında araç, sürücü, izin, güzergah, sözleşme ve ödemelerin tek sistem üzerinden takip edilebileceği, baştan sona izlenebilir bir yapı kurulması gerektiğini söyledi.

Çeler, “Her yıl yeniden protokol yapalım, yeniden toplantı yapalım, yeniden aynı sorunları konuşalım anlayışı sürdürülebilir değil.” diyerek, kamu kurumlarının karar alma ve denetim süreçlerinin düzenli, şeffaf ve dijital bir yapıya kavuşturulması gerektiğini belirtti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı döneminde sosyal sigortalar alanında yürütülen dijitalleşme çalışmalarını örnek gösteren Çeler, personel değişikliklerinin süreçleri kesintiye uğratmaması için yazılı kurallar, net görev tanımları, dijital takip mekanizmaları ve sürekli çalışan denetim birimleri oluşturulması gerektiğini kaydetti.

“Öğrencinin güvenliği de taşımacının hakkı da aynı sistemde korunmalı”

Öğrenci taşımacılığının yalnızca hizmet satın alma veya ücretlendirme meselesi olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Çeler, öğrencilerin güvenliği, taşımacıların çalışma koşulları, sürücü yeterlilikleri, araçların teknik durumu, refakatçilerin sorumlulukları, izinler, ödemeler ve denetimin birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Çeler, “Öğrencinin güvenliği de taşımacının hakkı da aynı sistemde korunmalı.” diyerek, toplantıda dile getirilen sorunların ilgili kurumlara aktarılacağını belirtti.

 Taşımacılar sorunlarını aktardı

Görüşmede söz alan taşımacılık temsilcileri ise, geçen yıl da benzer sorunların yaşandığını, izin ve tarife süreçlerinin geciktiğini, ilgili bakanlıklardaki personel değişiklikleri ile bürokratik işlemler nedeniyle sözleşme ve ödeme mekanizmalarının zamanında işletilemediğini savundu.

Sektör temsilcileri, sorunun yalnızca ücret artışından ibaret olmadığını belirterek, devlet tarafından belirlenen ücretlerle gerçek işletme maliyetleri arasındaki farkın giderek açıldığını, yapılan kesintilerin de gelirlerini azalttığını iddia etti.

Toplantıda refakatçilerin durumu da ele alındı. Temsilciler, refakatçilerin eğitimleri ile görev ve sorumluluklarının mevzuatla açık biçimde belirlenmesini ve bu konudaki sorumluluğun yalnızca taşımacıların üzerine bırakılmamasını istedi.

16 Eylül 2026

Şenkul: Kim haklı, kim haksız noktasında değiliz, öğrenci taşımacılığı sorunu acilen çözülmeli

Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, devlet okullarında yaşanan “öğrenci taşımacılığı” sorununa ilişkin açıklama yaptı.

Şenkul, toplu taşımada otobüslerle taşınan öğrencilerin yaşanan sorun nedeniyle özel araçlarla okullara götürülmesinin şehir içi trafikte ciddi kaosa neden olduğunu ifade etti.

Her bir okul için trafiğe 250-300 ekstra aracın çıkmasının, günün sonunda aynı saat diliminde trafikte binlerce ek araç anlamına geldiğine dikkat çeken Şenkul, sorunun yalnızca taşımacılık boyutuyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

Şenkul, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Kim haklı, kim haksız noktasında değiliz ama hükümet ile toplu taşımacılar arasındaki bu sorunun acilen çözülmesi hem çocuklarımız açısından hem de şehir içi trafik açısından elzemdir.”

Şenkul, “Lütfen bu sorunu çözün” çağrısında bulundu.

16 Eylül 2026

Güney Kıbrıs’ta sosyal medyaya 15 yaş sınırı

Rum Yönetimi, sosyal medya kullanım oranının yüzde 98’e ulaştığı Güney Kıbrıs’ta çocukları sosyal medya araçlarının olası tehlikelerinden korumak amacıyla sosyal medya platformlarına erişim yaşının 15’e yükseltilmesini öngören Eylem Planı’nı onayladı.

Alphanews ve diğer internet gazetelerinde yer alan haberlere göre, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis başkanlığında bugün toplanan Rum Bakanlar Kurulu, sosyal medya platformlarına erişim yaş sınırının 15 olarak belirlenmesini öngören Eylem Planı’nı onayladı.

Rum Meclisi’nde tartışmaya sunulacak Eylem Planı kapsamında hazırlanacak yasa tasarısında, gelecek yıl içerisinde “Dijital Vatandaş” uygulaması aracılığıyla yaş doğrulama mekanizması geliştirilmesi öngörülüyor.

Plan kapsamında ayrıca öğrenciler, veliler ve eğitimcilere yönelik eğitim programları ile bilgilendirme kampanyaları düzenlenmesi hedefleniyor.

16 Eylül 2026

Erhürman’dan 5+1 uyarısı: “Sonuçsuz bir toplantıya gerek yok”

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs sorununa ilişkin yedi ayrı başlıkta ilerleme talep ettiğini belirterek, Kıbrıs Türk tarafının tüm başlıklarda ilerlemeye hazır olduğunu söyledi. Erhürman, güven artırıcı önlemler, metodoloji ve özlü konularda ilerleme sağlanmadan sonuçsuz bir 5+1 toplantısı yapılmaması gerektiğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs sorunuyla ilgili yedi ayrı konuda ilerleme talep ettiğini, Kıbrıs Türk tarafının ise bu başlıkların tamamında ilerlemeye hazır olduğunu açıkladı.

Kanal Sim’e konuşan Erhürman, söz konusu başlıkların geçiş kapıları, mayınların temizlenmesi, karma evliliklerden doğan çocukların vatandaşlığı, spor, afetlere ortak müdahale ve düzensiz göçle mücadele için ortak mekanizma oluşturulması gibi konuları kapsadığını belirtti.

Erhürman, “Yedi konunun tamamında ilerleme kaydetmeye hazırız. Altı başlığı zaten tamamladık. Yedinci başlık olan yeni geçiş kapıları konusunda bazı meseleler var ancak bunları da aşmaya hazırız” dedi.

Hristodulidis’e “tanınma” eleştirisi

Erhürman, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in “KKTC’nin statüsünü yükseltecek önlemler istemediği” yönündeki açıklamalarını da eleştirdi.

“11-12 yaşındaki çocukların futbol oynamasına izin vermek veya bir afet yardım mekanizması kurmak KKTC’nin statüsünü mü yükseltecek ya da tanınmasını mı sağlayacak?” diye soran Erhürman, çocukların spor yapmasının “zımni tanınma” gibi kavramlarla engellenmesini kabul edemeyeceklerini söyledi.

Erhürman, Girne ve Lefkoşa’da düzenlenmesi planlanan gençlik etkinliklerinin diplomatik baskılarla iptal edilmesine de tepki gösterdi.

Açıklamalarında, geçtiğimiz ay Kıbrıs Türk toplumu tarafından düzenlenmesi planlanan bazı uluslararası etkinliklerin iptal edilmesi yönündeki girişimlere değinen Erhürman, FC Barcelona tarafından organize edilen çocuk futbol kampı ile Girne’deki bir müzik festivalini örnek gösterdi.

“Afet durumunda her türlü yardıma hazırız”

Afetlere ortak müdahale konusuna da değinen Erhürman, adanın her iki tarafında da herhangi bir afet yaşanmamasını temenni etti.

Erhürman, “Umarım ne güneyde ne de kuzeyde bir afet yaşanır. Ancak bir şey olursa şimdiden açık çek veriyorum; her türlü yardımı sağlamaya hazırız” ifadelerini kullandı.

Her olay yaşandığında telefon görüşmeleri yaparak konunun diplomatik bir meseleye dönüştürülmemesi gerektiğini kaydeden Erhürman, bu alanda önceden oluşturulmuş bir iş birliği mekanizmasının önemine işaret etti.

“Kıbrıslılara 2004 ve 2017’de yaşananları yeniden yaşatmaya hakkımız yok”

Erhürman, gelecek hafta New York’ta BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile görüşeceğini de doğruladı.

Kıbrıs konusunda sonuç üretmeyecek genişletilmiş bir toplantıya karşı olduğunu yineleyen Erhürman, “Kıbrıslı Türklere ve Kıbrıslı Rumlara 2004’te Annan Planı referandumunda ve 2017’de Crans-Montana’da yaşadıklarımızı yeniden yaşatmaya hakkımız yok” dedi.

BM Genel Sekreteri’nin de sonuçsuz bir 5+1 toplantısı düzenlenmemesi gerektiği yönündeki yaklaşıma geldiğini savunan Erhürman, güven artırıcı önlemler, metodoloji ve özlü konularda ilerleme sağlanmadan böyle bir toplantının yapılmaması gerektiğini belirtti.

5+1 formatı; Kıbrıs’taki iki tarafın yanı sıra üç garantör ülke Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık ile Birleşmiş Milletler’in katılımını öngörüyor.

“Umutluyum ve bu sözümün arkasındayım”

Kıbrıs sorununda ilerleme sağlanabileceği konusunda umutlu olup olmadığı sorulan Erhürman, “Umutlu olduğumu söyledim ve bu sözümün arkasındayım” yanıtını verdi.

Erhürman, bu umudunun Hristodulidis ile kişisel ilişkilerinden kaynaklanmadığını belirterek, “On buçuk ayda, önceki beş yılda kurulamayan temasları kurduk. Konuşabiliyoruz” dedi.

Geçen ekim ayında seçilmesinin ardından Hristodulidis’in “Crans-Montana’da kaldığımız yerden başlayalım” dediğini aktaran Erhürman, buna karşılık dokuz yıldır güven erozyonu yaşandığını ve öncelikle güven artırıcı önlemlerin, ardından metodolojinin, son olarak da müzakerelerin ele alınması gerektiğini anlattıklarını söyledi.

Erhürman, “Bugün BM Genel Sekreteri de bizim ortaya koyduğumuz bu üç aşamalı yaklaşımın yanında duruyor. Umutluyum çünkü doğru yoldayız. Çözüm yalnızca Kıbrıslı Türklerin ihtiyacı değildir. Çözümsüzlük her iki toplum için de sorun yaratıyor” ifadelerini kullandı.

“Siyasi eşitlik al-ver konusu değildir”

Olası müzakerelerin yeniden başlaması halinde metodolojinin baştan tanımlanması gerektiğini ifade eden Erhürman, siyasi eşitlik ile dönüşümlü başkanlığın kendi açısından müzakereye açık olmadığını söyledi.

“Siyasi eşitlik bize verilecek bir al-ver meselesi değildir. Çözümün yaşayabilirliğinin temelidir” diyen Erhürman, kurulacak ortaklık devletinin anayasasında bir Kıbrıslı Türk’ün hiçbir zaman bu yapının başına geçemeyeceği anlayışının yer alamayacağını kaydetti.

İsrail ile askeri ilişkilere eleştiri

Erhürman, Rum tarafının İsrail ile ilişkilerini derinleştirme politikasını da eleştirdi.

BM Genel Sekreteri’nin adaya yaptığı ziyarette bölgesel güvenlik riskleri ve tehlikelerine açık biçimde dikkat çektiğini hatırlatan Erhürman, “Böyle bir ortamda askeri anlaşmalar yapıp ardından barış için elverişli bir iklimden söz edemezsiniz” dedi.

Guterres, Kıbrıs ziyareti sırasında adada çözümün yalnızca Kıbrıs halkı açısından değil, giderek istikrarsızlaşan bölgede istikrar açısından da kritik öneme sahip olduğunu belirtmişti. Guterres ayrıca çözümsüzlüğün, Kıbrıs’ı bölgedeki krizlere karşı daha kırılgan hale getirdiği uyarısında bulunmuştu.

16 Eylül 2026

Letimbiotis: Genel Sekreter’in 7 maddelik önerisini kabul ediyoruz

Rum Sözcü Konstantinos Letimbiotis Rum tarafının BM Genel Sekreteri’nin 7 maddelik önerisini kabul ettiğini, Kıbrıs Türk tarafından da aynı tavrı beklediğini söyledi.

Riknews’a göre New York’ta düzenlenecek BM Genel Kurulu öncesinde Kıbrıs sorununda somut ilerleme adımları için perspektifi olduğunu söyleyen Letimbiotis geçiş noktaları konusunda Rum tarafının Nisan 2015’te yaptığı ve BM tarafından not edilen önerisini hatırlattı.

Letimbiotis Rum yönetiminin, Genel Sekreter’in Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin ile temas halinde olduğu bilgisini verdi. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in eşzamanlı olarak New York’ta olacak olmasının Kıbrıs sorununda daha ileri görüşme ve ilerlemeye fırsat olması ümidini dile getirdi.

Letimbiotis, ilgili soruya karşılık, ebeveynlerinden biri Türkiye kökenli olan çocuklara vatandaşlık verilmesi taleplerinin “kriterler ve yasa temelinde araştırıldığını” söyledi.  Rum yönetiminin “bu konuyu güven yaratıcı değil insani gördüğünü” ekledi.

Konstantinos Letimbiotis Rum Futbol Federasyonu’nun (KOP) UEFA ile anlaşmasının KKTC tarafından uygulanmadığını da söyledi.

16 Eylül 2026

Kar-iş: Denetim sonuçları ve uygulama takvimi açıklansın

Kıbrıs Türk Çağdaş Kamu Araçları İşletmecileri Derneği (Kar-İş) Başkanı Fuat Topaloğlu, öğrenci taşımacılığında çözüm bekleyen sorunlara ilişkin somut kararların ve uygulama takviminin açıklanmasını istedi.

Kar-İş Başkanı Topaloğlu, yazılı açıklamasında, Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nu, görüşme tarihleri, yazışmalar, teklifler ve varsa taahhütleri kamuoyuna açıklaması çağrısında bulundu.

Bakan Çavuşoğlu’nun Kar-İş’i “samimiyetsizlikle suçlayan” yaklaşımını kabul etmediklerini belirten Topaloğlu, “Uzlaşı beklediğiniz insanları suçlayarak çözüm üretemezsiniz.” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerin uzun süredir yürütüldüğünün Çavuşoğlu tarafından da dile getirildiğini kaydeden Topaloğlu, buna rağmen okulların açılacağı güne çözülmemiş sorunlarla gelindiğini söyledi.

Topaloğlu, eğitimin başlayacağı güne görüşme randevusu verilmesinin çözüm üretildiği anlamına gelmediğini de ifade etti.

“Görüşmeler, yazışmalar ve teklifler açıklansın”

Topaloğlu, Kar-İş’in hangi talepleri hangi tarihlerde ilettiğinin, bakanlığın bunlardan hangilerini kabul veya reddettiğini ve hangi başlıklarda yazılı çözüm sunduğunu açıklamasını istedi.

Derneğin hangi talebinin “dayatma” olarak nitelendirildiğini ve uzlaşıyı derneğin engellediği iddiasının hangi somut belgeye dayandığını soran Topaloğlu, görüşme tarihlerinin, yazışmaların, tekliflerin ve varsa  taahhütlerin açıklanması çağrısında bulundu.

Kar-İş’in talep ve tutumunun da aynı açıklıkla sorgulanmasından çekinmediklerini belirten Topaloğlu, Çavuşoğlu’na “Bize ‘samimiyetsiz’ dediniz. Şimdi bu sözün dayanağını ortaya koyun. Belgeniz varsa açıklayın; bu ithamı destekleyecek somut bir dayanağınız yoksa sözünüzü geri alın.” diyerek seslendi.

“Denetim sonuçları ve uygulama takvimi açıklansın”

Çavuşoğlu’nun emniyet kemerleri, araç muayeneleri, sürücü belgeleri, kamera ve takip sistemlerine ilişkin açıklamalarına da değinen Topaloğlu, mevcut durumun, denetim sonuçlarının ve uygulama takviminin açıklanmasını istedi.

Hangi koşulların yürürlükte, hangilerinin öneri aşamasında olduğunun ve tespit edilen eksiklikler için hangi işlemlerin yapıldığının belirtilmesi gerektiğini kaydeden Topaloğlu, şöyle devam etti:

“Kar-İş’in hangi talebini güvenli taşımacılığa aykırı buluyorsunuz? Böyle bir talep olduğunu ileri sürüyorsanız, ilgili maddeyi ve belgesini kamuoyuna sunun. Genel ifadelerle bütün taşımacıları zan altında bırakmayın.”

Ücret artışı konusunda Maliye Bakanı ile yapılan görüşmenin sonucunu, teklifin içeriğini ve uygulama tarihini de soran Topaloğlu, “‘Çalışıyoruz’. bir sonuç değildir. ‘Görüşüyoruz.’ bir taahhüt değildir.” ifadelerini kullandı.

 “Bakanlıklar arasındaki koordinasyonun hesabını taşımacılardan soramazsınız”

Ulaştırma Bakanlığı ve hükümet kararı gerektiren konularda hangi girişimlerin yapıldığının da açıklanmasını isteyen Topaloğlu, bakanlıklar arasındaki koordinasyonsuzluğun hesabının taşımacılardan sorulamayacağını ifade etti.

Topaloğlu, yaşanan belirsizliğin karşılıklı suçlamalarla çözülemeyeceğini de belirtti.

16 Eylül 2026

Maviş’ten Çavuşoğlu’na: Bugüne kadar neyin sorumluluğunu aldın?

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Genel Sekreteri Burak Maviş, Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu’nun öğretmen sendikalarının “devlet memuru olduklarını unuttuklarını” söylediği ve “Bir çocuğun parmağı kanasa sorumlusu benim” şeklindeki açıklamasına yanıt verdi.

Maviş, kamu çalışanı olmanın hükümetin veya bakanın memuru olmak anlamına gelmediğini belirterek, sendikaların görevinin çocukların hakkını, öğretmenlerin emeğini ve kamusal eğitimi savunmak olduğunu ifade etti.

“Sorumlusu benim” sözleri üzerinden Çavuşoğlu’na seslenen Maviş, eğitim alanında yaşanan çeşitli olay ve uygulamaları sıralayarak “Madem sorumlusu sensin, buyurun yanıt verin” dedi.

Maviş, Çavuşoğlu’na yönelttiği soruları şöyle sıraladı:

  1. “Üniversitelerde sahte diplomalar dağıtıldı, insanlar mahkum edildi. Denetim senin sorumluluğundaydı. Ne yaptın?
  2. AÖA’da bir pedagoji öğrencisi taciz şikayetinde bulundu. Öğrenciyi korumak yerine neden kurgu dedin. Sorumluluk alıp ne yaptın?
  3. Hala Sultan’da bir öğretmen hakkında öğrencileri taciz ettiği iddiasıyla adli süreç başlatıldı. Çocukları korumak için olaydan önce ne yaptın? Olaydan sonra ne sorumluluk aldın?
  4. Okullarda ve okul inşaatlarında çalışan kişiler hakkında çocuklara yönelik cinsel suç iddiaları ortaya çıktı. Bu kişileri kim seçti, kim denetledi? Ne sorumluluk aldın?
  5. Reşit olmayan çocukların dini kıyafeti üzerinden okulları çatışma alanına çevirdiniz. Yaptığınız düzenleme mahkemeden döndü. Madem sorumlu sensin, siyasi sorumluluğu neden üstlenmedin?
  6. Ders kitaplarını kapalı kapılar ardında değiştirdiniz. Kitaplara kimlerin, hangi bilimsel yetkiyle müdahale ettiğini neden açıklamadınız? Neden sorumluluk almadın?
  7. Kolej Giriş Sınavında çocuklara pedagojik açıdan kabul edilemez bir görsel üzerinden soru sordunuz. Soruyu kim hazırladı, kim denetledi, kime hesap sordunuz? Madem sorumlu sensin, ne yaptın?
  8. Güçlendirme gerektirmiyor denilen Karşıyaka Merkez İlkokulunun tavanı çöktü. Bir çocuğun üzerine düşseydi hesabını kim verecekti? Sorumluluk alıp ne yaptın?
  9. Dağyolu faciasının bütün acısı ortadayken Yenierenköy’de öğrenci otobüsü devrildi, İskele’de iki okul otobüsü çarpıştı. Öğrenci taşımacılığını kazalardan önce neden denetlemediniz? Kazalardan sonra sorumluluk alıp da ne yaptın?
  10. Ders yılının ilk günü öğrenciler taşınamadı. Sözleşmeleri zamanında yapmak sizin göreviniz değil miydi? Sorumluluk alıp da ne yaptın?
  11. Mormenekşe İlkokulu açılış gününde açılamadı. Gazetelerde sayfa sayfa hazırız dediniz? Hazır olmadığınız ortaya çıkınca sorumluluk alıp da ne yaptın?
  12. 2025’te 252 konteyner sınıf vardı, 2026’da yine 252. Lefke İstiklal İlkokulu üç yıldır konteynerlerde eğitim veriyor. Geçici dediğiniz konteynerleri neden kalıcılaştırdınız? Bitmeyen inşaatlar için ne sorumluluk aldın?
  13. Hazırladığınız Öğretmenler Yasası’nın ayrıcalıklı kadrolaşma hükümleri Anayasa Mahkemesinden oy birliğiyle döndü. Sorumluluk alıp neden istifa etmediniz?
  14. Öğretmenler hazırlık ödeneği davalarını kazandı. Buna rağmen yüzlerce öğretmeni tek tek dava açmaya zorlayıp devleti faiz ve dava masrafına uğratmadınız mı? Sorumluluk mu aldın?
  15. Yasal grev hakkını kullanan öğretmenlerin maaşlarından haksız kesintiler yaptınız. Mahkemede kaybetmenize, bu kesinti haksızdır denmesine rağmen sorumluluk alıp da ne yaptın?

Sorumluluk, olay yaşandıktan sonra hastaneye gidip geçmiş olsun demek değildir. Sorumluluk; diploma sahteleştirilmeden üniversiteyi, çocuk zarar görmeden okul personelini, otobüs devrilmeden taşımacılığı, tavan çökmeden okul binasını ve ders yılı başlamadan okulları denetlemektir. Bütün bunlar yaşanırken sorumluluk sendeydi Nazım Çavuşoğlu. Ne yaptın?”

16 Eylül 2026

Gazimağusa’da araç dere yatağına uçtu: Sürücü ağır yaralı

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, kaza bugün (16 Eylül 2026) saat 02.30 sıralarında Gazimağusa’da Nehir Sokak üzerinde meydana geldi.

Hydyrnazar Hydyrov (E-21), yönetimindeki LG 018 plakalı salon araçla kuzeybatı istikametine doğru dikkatsiz şekilde seyrettiği sırada sağa meyilli viraja geldi.

Hydyrov, virajda direksiyon hâkimiyetini kaybetmesinin ardından yolun solundan dışarıya çıktı.

Yoldan çıkan LG 018 plakalı araç, yaklaşık 3 metre derinliğindeki dere yatağına düştü ve dört takla attıktan sonra tavanı üzerinde durdu.

Kaza sonucunda araç sürücüsü Hydyrnazar Hydyrov ağır şekilde yaralanırken, araçta yolcu olarak bulunan Ela Ok (K-21) hafif şekilde yaralandı.

Yaralılar, kaldırıldıkları Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı.

Yapılan müdahalenin ardından hafif yaralanan Ela Ok, hastanenin acil servisinde müşahede altına alındı.

Ağır yaralanan sürücü Hydyrnazar Hydyrov ise Yeniboğaziçi Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilerek yoğun bakım servisinde müşahede altına alındı.

Polisin kazayla ilgili soruşturması devam ediyor.