07 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
20 Eylül 2026

Küresel gıda fiyatları yaklaşık 4 yılın en yüksek seviyesinde seyrediyor

Küresel gıda fiyatları, olumsuz hava koşulları, jeopolitik gerilimler ve ticaret yollarındaki aksamaların etkisiyle yaklaşık son 4 yılın en yüksek seviyesine çıkarken, gübre fiyatları yüksek seyretmeye devam ediyor.

Küresel gıda ve gübre piyasaları, Orta Doğu’daki çatışmalardan kaynaklı aksamalar, Rusya-Ukrayna Savaşı nedeniyle Karadeniz üzerinden yapılan sevkiyatlardaki belirsizlikler, enerji maliyetlerindeki artış ve aşırı hava olaylarının baskısı altında bulunuyor.

Kızıldeniz ve Babulmendeb Boğazı güzergahındaki güvenlik riskleri nedeniyle bazı taşımacılık şirketlerinin gemilerini Ümit Burnu üzerinden daha uzun rotalara yönlendirmesi teslimat sürelerini uzatırken, yakıt, navlun ve sigorta maliyetlerini artırıyor. Bu durum, enerji ve gübrenin yanı sıra tahıl ve diğer gıda ürünlerinin taşıma maliyetleri üzerinde de yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) ile Dünya Bankası verilerinden derlenen bilgilere göre, küresel gıda fiyatları ağustosta Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyesine ulaşırken, gübre fiyatları yılın ikinci çeyreğinde gördüğü zirveden gerilemesine rağmen yüksek seyrini muhafaza ediyor.

FAO Gıda Fiyat Endeksi, ağustosta aylık bazda yüzde 1,9 artarak 133,3 puana ulaştı. Böylece endeks, Kasım 2022’den bu yana en yüksek seviyesini gördü.

Küresel gıda fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 yükselirken, Mart 2022’de Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başlamasının ardından kırılan tarihi seviyenin bir miktar altında kaldı.

Ağustosta gıda endeksinde yer alan tahıl, bitkisel yağ, et, süt ürünleri ve şeker gruplarının tamamında fiyat artışı yaşandı.

Şeker fiyatları ağustosta bir önceki aya göre yüzde 11,9 artarak Haziran 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı.

Bu artışta, sıcak ve kurak hava nedeniyle Avrupa Birliği’nde (AB) şeker pancarı veriminin düşeceği beklentisi, güçlü El Nino’nun Asya’daki üretim üzerindeki olası etkileri, Brezilya’nın orta-güney bölgesindeki üretim kaybı ve Hindistan’ın gümrüksüz ham şeker ithalatı kararı etkili oldu. Aynı dönemde tahıl fiyatları yüzde 2,2, süt ürünleri yüzde 2,3 ve et fiyatları yüzde 1 yükseldi.

Buğday fiyatları, Karadeniz’deki ihracatta yaşanan sorunlar ve Avrupa’daki sıcak ve kurak hava koşulları nedeniyle aylık yüzde 2,6, yıllık yüzde 15 artış gösterdi.

Mısır fiyatları da ABD ve AB’deki üretim endişeleri, yem ve etanol talebi ile Ukrayna’nın ihracatındaki aksamaların etkisiyle yüzde 2,5 yükseldi. Pirinç fiyatlarındaki artış yüzde 0,5 oldu.

Bitkisel yağ fiyatları ise güçlü ithalat talebi ve Güneydoğu Asya’da üretimin El Nino’dan olumsuz etkilenebileceği endişesiyle son 3 ayda yükselişini sürdürerek Haziran 2022’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

 Tahıl üretiminde düşüş bekleniyor

FAO, küresel tahıl üretiminin bu yıl geçen yıla göre yüzde 2 azalarak 2 milyar 980 milyon tona gerilemesini öngörüyor.

Ayrıca, dünya mısır üretiminin 1 milyar 309 milyon ton, buğday üretiminin 810,7 milyon ton ve pirinç üretiminin 553,1 milyon ton seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor.

Küresel tahıl stoklarının halen makul seviyede bulunmasına rağmen üretim ve ticaretteki düşüş piyasalardaki arz endişelerini kuvvetlendiriyor.

  Gübre fiyatları zirveden geriledi

Dünya Bankasının emtia fiyat verilerine göre, küresel gübre fiyatları son dönemde yılın ikinci çeyreğinde ulaştığı zirve seviyelerden geriledi. Buna rağmen küresel gübre fiyatları yüksek seyrine devam ediyor. Gübre fiyatları haziran-ağustos döneminde ürün bazında farklı seyir izledi.

Küresel gübre fiyat endeksi, hazirandaki 156,1 puandan ağustosta 146,4 puana gerileyerek yüzde 6,2 düştü. Endeks, ağustosta önceki aya göre de yüzde 1,9 azaldı.

Ürenin ton fiyatı haziran-ağustos döneminde yüzde 13,9 düşerek 453,1 dolardan 390 dolara indi.

Aynı dönemde triple süper fosfatın (TSP) ton fiyatı yüzde 4,2 azalarak 735,6 dolardan 704,4 dolara, potasyum klorürün fiyatı da yüzde 3,9 düşerek 402,5 dolardan 386,9 dolara geriledi.

Buna karşılık diamonyum fosfatın (DAP) ton fiyatı yüzde 1,2 artarak 783,8 dolardan 793,5 dolara yükseldi. Fosfat kayanın fiyatı da yüzde 8,3 artışla ton başına 156,9 dolardan 170 dolara çıktı.

Üre fiyatlarındaki düşüşte, Orta Doğu’daki çatışmaların ilk döneminde ortaya çıkan arz endişelerinin kısmen hafiflemesi etkili oldu. Çatışmalar ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatlardaki aksamalar, küresel üre arzının önemli bölümünün kesintiye uğrayabileceği endişesi yaratmış ve fiyatların yılın ikinci çeyreğinde hızla yükselmesine neden olmuştu.

Alternatif üreticilerin ihracatlarını artırması, Rusya ve ABD’nin pazardaki payının yükselmesi ve ithalatçı ülkelerin tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesi arz üzerindeki baskıyı azalttı. Yüksek fiyatlar nedeniyle bazı alıcıların gübre alımlarını ertelemesi veya azaltması da üre fiyatlarındaki gerilemeyi destekledi.

Dünya Bankası, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji ve gübre piyasalarına etkisi nedeniyle gübre fiyatlarının 2026 genelinde ortalama yüzde 31 artmasını ve gübrenin çiftçiler açısından 2022’den bu yana en düşük erişilebilirlik seviyesine gerilemesini bekliyor.

Gübre fiyatlarındaki son düşüşe rağmen yüksek enerji maliyetleri, Hürmüz ve Babulmendeb boğazlarında gemi trafiğinde yaşanan aksamalar, El Nino bağlantılı hava koşulları, Karadeniz ticaretindeki belirsizlikler ve fosfat arzındaki sıkılığın gelecek dönemde küresel gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ettiğine işaret ediyor.

20 Eylül 2026

Yangın tüpleri ve trafik setleri denetime tabi mallar kapsamına alındı

Ekonomi ve Enerji Bakanlığı, yangın söndürme tüpleri ile üçgen reflektör, ilk yardım çantası ve yangın söndürme tüpünden oluşan trafik setlerini denetime tabi mallar olarak ilan etti.

Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy’un talimatıyla bakanlığa bağlı Ticaret Dairesi tarafından bu yönde hazırlanan emirname Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Buna göre, yangın söndürme tüpleri ile üçgen reflektör, ilk yardım çantası ve yangın söndürme tüpünden oluşan trafik setleri bundan böyle yeni düzenlemedeki zorunlu kurallara tabi olacak.

Düzenleme, 1977 Mal ve Hizmetler (Düzenleme ve Denetim) Yasası’nın 3’üncü maddesi altında çıkarıldı. Bakanlar Kurulu, bu yetki kapsamında söz konusu ürünleri hem düzenlemeye hem de denetime tabi mallar olarak ilan etti.

Yeni emirnamenin en önemli hükümlerinden biri, satışa sunulacak ürünlerin sahip olması gereken uygunluk belgelerini düzenledi.

Buna göre yangın söndürme tüpleri ile trafik setleri, ürün güvenliği mevzuatındaki kurallara uygun olmak koşuluyla CE ve/veya TSE belgesine ya da uluslararası geçerliliği bulunan eşdeğer bir belgeye sahip olarak satılabilecek.

Emirnamede CE, Avrupa Birliği ürün mevzuatındaki temel gereklere uygunluğu gösteren işaret; TSE ise ürünün Türk Standartları Enstitüsü tarafından belirlenen kalite, güvenlik ve uygunluk kriterlerini karşıladığını gösteren belge olarak tanımlandı.

Düzenlemeyle satış noktalarına da yükümlülük getirildi. Emirnamede, belge koşullarını karşılayan yangın söndürme tüpleri ve trafik setlerinin satış yerlerinde gerekli bilgilendirme yapılarak satılması hükme bağlandı.

Böylece düzenleme yalnızca ürünlerin hangi standartları karşılaması gerektiğini belirlemekle kalmadı; satış sırasında tüketicinin bilgilendirilmesini de kurala bağladı.

18 Eylül’de yürürlüğe giren emirnameyle yangın tüpleri bu kez yalnızca fiyat bakımından değil, ürün güvenliği ve uygunluk belgesi açısından da denetime tabi mallar arasına alındı.

“VATANDAŞI KORUYAN YASALARI TEREDDÜTSÜZ UYGULAYACAĞIZ”

Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, serbest piyasa ekonomisine bağlı kalmak koşuluyla, vatandaşı mağdur edecek durumlarda harekete geçmekten tereddüt duymayacaklarını belirterek, son dönemde yaşanan bazı durumları önleyebilmek adına söz konusu adımı attıklarını söyledi.

“Serbest piyasa ekonomisi demek denetim olmayacak demek değildir” diyen Taçoy, mevcut yasalar çerçevesinde vatandaşı koruyacak ve mağduriyetlerini önleyecek adımları çekinmeden atacaklarını kaydetti.

Bakan Taçoy, kendisinin bir görev üstlendiğini ve bu görevi eksiksiz bir şekilde yerine getirmek için son derece kararlı olduğunu vurgulayarak, piyasanın şu anki yapısına yönelik müdahalelerinin kesintisiz bir şekilde kararlılıkla süreceğini ifade etti.

20 Eylül 2026

Girne’de 148 miligram alkollü içki tesiri altındaki sürücü park halindeki araca çarptı

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, 19 Eylül 2026 tarihinde saat 21.30 sıralarında Girne’de Dr. Fazıl Küçük Caddesi üzerinde trafik kazası meydana geldi.

Emine Keremoğlu (K-27), 148 miligram alkollü içki tesiri altında yönetimindeki YM 214 plakalı salon araçla kuzey istikametine doğru dikkatsiz şekilde seyrettiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybetti.

Keremoğlu, yolun solunda park halinde bulunan AA 574 M plakalı salon aracın sağ arka kısmına çarptı.

Kaza sonucu yaralanan olmazken, YM 214 plakalı araç sürücüsü aleyhinde alkollü içki tesiri altında araç kullanıp trafik kazası yapmak suçlarından yasal işlem başlatıldı.

Soruşturma devam ediyor.

20 Eylül 2026

2 bin 576 araç kontrol edildi, 310 sürücü rapor edildi

Ülke genelinde dün gerçekleştirilen trafik denetimlerinde 2 bin 576 araç sürücüsü kontrol edildi. Kurallara uymadığı tespit edilen 310 sürücü hakkında yasal işlem başlatılırken, 15 araç trafikten men edildi, 1 sürücü ise tutuklandı.

Polis Genel Müdürlüğü’ne bağlı Trafik Ekipleri tarafından ülke genelinde gerçekleştirilen denetimlerde, trafik kurallarına uymayarak diğer sürücü ve yayalar için tehlike oluşturan sürücüler tespit edildi.

Denetimler sonucunda toplam 310 sürücü rapor edilirken, 15 araç trafikten men edildi ve 1 sürücü tutuklandı.

Rapor edilen trafik suçları şöyle:

88 sürücü yasal hız sınırı üzerinde araç kullanmaktan,

15 sürücü alkollü içki tesiri altında araç kullanmaktan,

3 sürücü sürüş ehliyetsiz ve sigorta kapsamaksızın araç kullanmaktan,

14 sürücü sigortasız araç kullanmaktan,

1 sürücü sürüş esnasında cep telefonu kullanmaktan,

10 sürücü emniyet kemeri takmamaktan,

17 sürücü muayenesiz araç kullanmaktan,

29 sürücü seyrüsefer ruhsatsız araç kullanmaktan,

1 sürücü elektrikli scooter kullanım kurallarına uymamaktan,

3 sürücü trafik levha ve işaretlerine uymamaktan,

3 sürücü tehlikeli sürüş yapmaktan,

1 sürücü tehlikeli yük taşımaktan,

1 sürücü trafik ışıklarına uymamaktan,

1 sürücü motosikleti koruyucu başlık takmadan kullanmaktan,

1 sürücü aracın ışık kurallarına uymamaktan,

1 sürücü susturucusuz egzozlu araç kullanmaktan,

121 sürücü ise diğer trafik suçlarından rapor edildi.

20 Eylül 2026

Kızartma makinesinde biriken yağlar alevlendi: Restoranın mutfağında yangın çıktı

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, 19 Eylül 2026 tarihinde saat 19.30 sıralarında Girne’de faaliyet gösteren bir restoranın mutfağında yangın meydana geldi.

Yangının, muhtemelen üst kızartma makinesinde biriken yağların ısınıp alevlenmesi ve ardından baca içerisinde biriken yağ kalıntılarını tutuşturması sonucu çıktığı belirtildi.

İtfaiye ekipleri tarafından söndürülen yangında, üst kızartma makinesi ile yaklaşık 3 metrekarelik ahşap dış pervaz yanarak zarar gördü. Oluşan ısı nedeniyle mutfağın duvarları islenirken sıvaları da döküldü.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

20 Eylül 2026

Araçta unutulan powerbank yangına sebep oldu!

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, 19 Eylül 2026 tarihinde saat 14.30 sıralarında Gönyeli’de Şehit Mustafa Orhan Sokak’ta, bir apartmanın önünde park halinde bulunan RH 465 plakalı panelvan araçta yangın meydana geldi.

Yangının, muhtemelen aracın ön göğüs kısmında bulunan taşınabilir şarj cihazının (powerbank) güneş ışınlarından ısınarak alevlenmesi sonucu çıktığı belirtildi.

İtfaiye ekipleri tarafından söndürülen yangında, aracın ön göğsü, içerisindeki elektrik aksamları ve iç tavan döşemesi yanarak zarar gördü. Oluşan ısı nedeniyle aracın ön camı da çatladı.

Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

20 Eylül 2026

Güney Kıbrıs’ın “yeni kalkanı” Barak MX ilk kez görücüye çıkıyor

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) sözde “Bağımsızlık Yıldönümü” kutlamaları çerçevesinde 1 Ekim’de düzenlenecek askeri resmigeçitte, İsrail yapımı Barak MX hava savunma sisteminin ilk kez halka gösterileceği bildirildi.

SigmaLive.com ve Alphanews.com’un haberine göre, Rum Savunma Bakanı Vasilis Palmas, RMMO’nun yeni edindiği ve Güney Kıbrıs’ın “yeni kalkanı” ve “demir kubbesi” olarak nitelendirilen İsrail yapımı hava savunma sistemi Barak MX’in ilk kez bu yılki askeri resmigeçitte halka gösterileceğini doğruladı. Palmas “bağımsızlık günü kutlamaları çerçevesinde yükseltilmiş bir resmigeçit düzenleneceğini” söyledi.

Yunanistan’ı Milli Savunma Bakanı Nikos Dendias temsil edeceği resmigeçitte açıkladı. Bu çerçevede ilk kez Mısır Silahlı Kuvvetleri’nden bir müfreze (takım) ve “müttefik ülkelerden” birlikler de katılacak.

RMMO, İsrail’den büyük bir gizlilik içerisinde alımını gerçekleştirdiği Barak MX sistemini Hava Komutanlığı’na entegre etti.

20 Eylül 2026

Rum basını New York öncesi süreci yazdı: Liderler “eli boş” gidiyor

Politis, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Ada ziyaretinin ardından gerçekleştirdikleri üç görüşmeden sonuç alınamamasının ardından New York’a “eli boş” gideceklerini yazdı.

Fileleftheros ise, Kıbrıs sorununun bugünkü görüntüsünden Guterres’in Kişisel Temsilcisi Holguin’i sorumlu tuttu, “görevinde başarısız olduğu” görüşünü ortaya koydu.

Politis gazetesi, “müzakerelere yakın bir kaynağa” dayandırdığı haberinde, Rum Yönetimi’nin “Türkiye-AB ilişkilerindeki iyileşme ile Kıbrıs müzakerelerinde paralel ilerleme sağlanması yönündeki çabasının sonuç vermediğini” ileri sürdü.

Gazete, Türk-Yunan ilişkilerinin “yeniden gerilimli bir döneme” girdiğini, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in “dikkatlerini yeniden seçilme süreçlerine çevirdiğini”, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ise giderek daha fazla “iç meselelere yöneldiğini” iddia etti.

Haberde, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in yıl sonunda görevlerinden ayrılacakları belirtilerek, Guterres’in, görev süresi sona ermeden önce “Kıbrıs sorunundaki süreci yeniden hareketlendirmek ve halefine üzerinde çalışabileceği bir süreç bırakmak istediği” kaydedildi.

Guterres’in son beş yıl içerisinde üç gayriresmi genişletilmiş görüşme düzenlediği belirtilen haberde, ilk görüşmenin süreci sınırlı da olsa canlı tuttuğu, ikinci görüşmede uygulanmasının zor olduğu değerlendirilen bazı Güven Yaratıcı Önlemlerin gündeme geldiği, üçüncü görüşmenin ise sonuçsuz kaldığı ileri sürüldü.

Haberde, Guterres’in liderlerden net siyasi irade ortaya koymalarını istediği ifade edildi.

Politis, liderlerin New York’ta önce Holguin, ardından Guterres ile ayrı ayrı görüşeceğini belirterek, mevcut durumda herhangi bir değişiklik olmaması halinde “başarısızlığın sorumluluğunun liderlere yükleneceğini” yazdı.

Haravgi “Von Der Leyen Konuşmasında Kıbrıs Sorununa ‘Yer Vermedi’” başlıklı haberinde AKEL’in Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula Von der Leyen’in Komisyon’un ilerlemesi ile ilgili geleneksel konuşmasında Kıbrıs sorununa hiç yer vermemesine dikkat çekerek “milli dava Avrupa Parlamentosu önüne konulan öncelikler arasında kendine yer bulamadı” vurgusunu yaptığını aktardı.

Habere göre AKEL, Leyen’in Kıbrıs’a hiç değinmemesini “olumsuz gelişme” olarak nitelediği yazılı açıklamasında, bu durumun BM Genel Sekreteri müzakerelerin yeniden başlaması için çaba harcadığı bir dönemde “ağırlığı fazla bir gelişme” olduğuna dikkat çekti.

Hristodulidis hükümetinin politikasının etkinliğini de sorgulayan AKEL Hristodulidis’in önceki dönemde “Kıbrıs sorununu yeniden AB’nin öncelikler listesinin başına getirdiğini” ilan ettiğini hatırlattı. Leyen’in, DİSİ’nin de ait olduğu Avrupa Halk Partisi ailesinden olduğunu hatırlatarak, DİSİ’nin ve Hristodulidis hükümetinin buna yorumunun ne olduğunu sorguladı.

Fileleftheros “Hakan Fidan Yönetiminde B Planı… Özel Görev Adamı Harekete Geçti” başlıklı manşet haberinde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ilk başta ilerlemesini cesaretlendirmiş olsa da “Ankara’nın baştan beri, BM Genel Sekreteri’nin yeni ve son inisiyatifinin başarısız olmasını istediğini” öne sürdü.

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın “Kıbrıs sorununda B planının hayata geçirilmesi görevini üstlendiğini” ve B planının KKTC’nin peyderpey siyasi açıdan yükseltilmesiyle ilgili olduğunu, adımların da halen atılmakta olduğunu belirten gazete, Kıbrıs sorununun bugünkü görüntüsünden Genel Sekreter’in Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’i sorumlu tuttu.

Holguin’in “görevinde başarısız olduğunu” da yazan gazete, “Temsilci olarak yarı zamanlı çalıştı. Aynı zamanda müdahillerin kendisine söyleyeceklerini dinlemeden sert görüşlere sahipti. Aynı zamanda, sürecin kolaylaştırılabilmesi için Lefkoşa’nın bonkör olması gerektiği mantığına sahipti.” ifadelerine yer verdi.

20 Eylül 2026

Hasan Sarpten: Yeni taş ocağı izni hangi rüşvetin bedeli?

Biyologlar Derneği eski başkanı Hasan Sarpten, Değirmenlik bölgesinde yeni bir taş ocağı açılması için izin verildiğini ileri sürerek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Fikri Ataoğlu’na tepki gösterdi.

Sarpten, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, hem Jeoloji Dairesi hem de Çevre Dairesi’nin bağlı olduğu bakanlığın talimatıyla Değirmenlik bölgesinde Alevkayası’na çıkan anayolun dibine kadar uzanan alanda, “North Flag” isimli firmaya tamamen yeni bir taş ocağı işletme izni verildiğini iddia etti.

Ülkede yaklaşık 20 faal kırma, kum ve çakıl ocağı bulunduğunu belirten Sarpten, söz konusu ocaklardan günlük 15 bin tonun üzerinde çekim yapıldığını ve mevcut işletmelerin ülke ihtiyacının üzerinde üretim gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Sarpten, taş ocağı sektörünün temsilcilerinin “yeterli talep yok, sektör krizde” açıklamalarına da dikkat çekerek, mevcut ocaklardan ülke ihtiyacının karşılanabildiği bir dönemde yeni bir taş ocağı açılmasının gerekçesinin açıklanmasını istedi.

Daha önce yeni taş ocağı açılmaması yönünde kararlar alındığını belirten Sarpten, “Şimdi yeni bir ocak açmak da nereden icap etti?” diye sordu.

Fikri Ataoğlu’na doğrudan seslenen Sarpten, çevre bakanlığının görevinin çevreyi korumak olduğunu ifade ederek, mevcut taş ocaklarının düzenlenmesi ve rehabilite edilmesi konusunda da adım atılmadığını savundu.

Sarpten, tamamen yeni bir alanda taş ocağı açılmasına izin verilmesini eleştirerek, “Mevcutları düzenleyip en azından tek bir taş ocağını bile rehabilite edememişken tamamen yeni bir alana taş ocağı açtırmak hangi rüşvetin bedelidir?” ifadelerini kullandı.

Sarpten ayrıca, yeni taş ocağı projesinin bulunduğu arazinin 2006 yılında yayımlanan Beşparmak Dağları Akiferi Koruma Emirnamesi kapsamında Beşparmak Akiferi Koruma Alanı içerisinde yer aldığını ileri sürdü.

Bölgenin yer altı suları açısından ciddi tehdit oluşturabileceğini belirten Sarpten, yeni taş ocağı izni verilmesinin gerekçesinin açıklanmasını istedi.

Sarpten, “Proje arazisi, 2006 yılında yayınlanan Beşparmak Dağları Akiferi Koruma Emirnamesine göre Beşparmak Akiferi Koruma Alanı içerisinde yer aldığı ve yer altı suları için ciddi bir tehdit olduğu bilindiği halde yeni bir ocak izni verirken vicdanınız rahat mı?” diye sordu.

19 Eylül 2026

Atatürk Stadyumu ve Çok Amaçlı Spor Kompleksi tanıtıldı

Lefkoşa’ya yapılacak yeni Atatürk Stadyumu ve Çok Amaçlı Spor Kompleksi tanıtıldı.

Cumhuriyet Meclisi’nde gerçekleştirilen tanıtım etkinliğinde TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Başbakan Ünal Üstel, TC Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ve Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) Başkanı Hasan Sertoğlu konuşma yaptı.

Etkinlikte paylaşılan bilgilere göre, uluslararası standartlara uygun olarak tasarlanan kompleks yaklaşık 56 bin metrekarelik alana inşa edilecek ve 8 bin kişilik seyirci kapasitesine sahip olacak.

-Yılmaz: “Mühür proje”

TC Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ise projeyi “mühür proje” olarak nitelendirerek, “Su projesi bir mühürdü, bu proje de yeni bir mühürdür. Mühürleri daha da çoğaltacağız.” dedi.

KKTC ile Türkiye arasındaki köklü iş birliğini somut adımlarla perçinlediklerini ifade eden Yılmaz, stadın yapım aşamasına hızla geçileceğine inanç belirtti.

Yılmaz, “Türkiye Cumhuriyeti, güçlü bir şekilde Kıbrıs Türk halkının yanında olmaya devam edecek; TC ve KKTC yüzyılını birlikte inşa edeceğiz.” diye konuştu.

-Üstel: “Yüzyılın projesi olacak”

Başbakan Ünal Üstel, bugünün Kıbrıs Türk halkı için bir milat olduğunu vurguladı. Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine işaret eden Üstel, “Bu proje yüzyılın projesi olacak. Türkiye, her alanda olduğu gibi sporda da KKTC’yi destekliyor.” şeklinde konuştu.

Üstel, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin engeli, Avrupa Birliği’nin vetosuyla karşılaşan Kıbrıslı Türk gençlerin hiçbir zaman spordan kopmadığını vurguladı.

Sağlıktan, eğitime, ulaştırmadan, enerjiye birçok alanda Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle projelerin hayata geçirildiğini belirten Üstel, “Teşekkürler, Türkiye’m” dedi.

-Bak: “Çok daha güzel projeler yapacağız”

TC Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ise KKTC’ye modern bir stadyum kazandırılması amacıyla el birliğiyle çalıştıklarını dile getirdi.

Bak, “KKTC’de çok daha güzel projeler yapacağız. Sporun önünde hiçbir engel duramaz, duramayacak.” dedi.

-Sertoğlu: “Spor çevresi çok heyecanlı”

KTFF Başkanı Hasan Sertoğlu, spor camiasının bu proje için büyük heyecan duyduğunu belirterek, uzun yıllardır yeni bir stat yapılabilmesi için yol aradıklarını ifade etti. Sertoğlu, ülke ve gençlik adına projeye katkı koyan Türkiye Cumhuriyeti’ne teşekkür etti.