KTSO, MÜSİAD EXPO 2026’ya katılacak
Lefkoşa’da, alkollü sürücünün sebep olduğu kaza yaralanma olmadan hasarla atlatıldı, sürücü tutuklandı.
Polisten verilen bilgiye göre, 217 mlgr alkollü Yusuf Özerdem (E-39), dün akşam yönetimindeki ZR 954 plakalı araçla Hasane Ilgaz Sokak’ta dikkatsizce seyrettiği sırada eski Cumhuriyet Meclisi önlerinde, yolun solunda park halinde bulunan LT 785 plakalı araca çarptı.
Çapmanın etkisiyle savrulan LT 785 plakalı araç ise önünde park halinde bulunan VM 396 plakalı motosiklete çarpıp durdu. Kazada yaralanan olmadı.
Yürütülen soruşturma kapsamında alkollü araç kullanarak kaza ZR 954 plakalı araç sürücüsü Yusuf Özerdem tutuklandı.
Polisin olayla ilgili soruşturması sürüyor.
KTMMOB Gıda Mühendisleri Odası Başkanı Beste Oymen, son günlerde yasa dışı yollarla ülkeye getirildiği iddia edilen yüksek miktardaki kuzu karkasının, yalnızca bir kaçakçılık vakası olarak değerlendirilemeyeceğini, halk sağlığını doğrudan ilgilendiren ciddi bir gıda güvenliği sorunu olduğunu vurguladı.
“233 kuzu karkasının ne kadarı ele geçirildi, ne kadarı sofralara ulaştı?”
Oymen, Oda adına yaptığı yazılı açıklamada, farklı depo ve satış noktalarında Veteriner Dairesi’ne ait olmadığı belirtilen mühürleri taşıyan etlerin tespit edilmesinin endişeleri artırdığını belirterek, “233 kuzu karkasından söz ediyoruz. Bu etlerin ne kadarı ele geçirildi ne kadarı sofralara ulaştı sorusunun yanıtlanması gerekiyor.” dedi.
Oymen, yasal denetim zinciri dışında ülkeye sokulan bir etin hangi hayvandan elde edildiğinin, hayvanın sağlık durumunun, kesimin nerede ve hangi hijyen koşullarında yapıldığının, taşınma ve depolama süreçlerinde soğuk zincirin korunup korunmadığının güvenilir biçimde bilinemeyeceğini belirtti.
Et ve et ürünlerinde izlenebilirliğin ortadan kalkmasının mikrobiyolojik tehlikelerden uygunsuz taşıma ve depolama koşullarına kadar pek çok riskin kontrol edilememesi anlamına geldiğini söyleyen Oymen, resmi olmadığı belirtilen mühürleri taşıyan etlerin farklı noktalarda da tespit edilmesinin, olayın yalnızca sınır geçişiyle sınırlı olmadığını; depolama, dağıtım ve satış aşamalarının da bütüncül biçimde araştırılması gerektiğini gösterdiğini kaydetti.
“Gıda güvenliği mühürden ibaret değildir”
“Gıda güvenliği mühürden ibaret değildir.” ifadelerini kullanan Oymen, güvenli gıdanın ancak kayıtlı üretim, veteriner kontrolleri, hijyenik kesim, uygun taşıma, kesintisiz soğuk zincir, doğru depolama ve etkin izlenebilirlik ile sağlanabileceğini hatırlattı.
Yetkili kurumların kamuoyunu açık ve şeffaf biçimde bilgilendirmesi gerektiğini belirten Oymen, ele geçirilen etlerin menşeinin, dağıtım zincirinin, piyasaya sürülmüş olabilecek ürünlerin ve bu ürünlerin ulaştığı işletmelerde izlenebilirlik kontrollerinin açıklığa kavuşturulmasını talep etti.
Oymen, “Çünkü tüketicinin önündeki bir parça etin nereden geldiğini, hangi koşullardan geçtiğini ve güvenli olup olmadığını bilmek bir tercih değil, temel bir haktır… Kaçak et yalnızca devleti ekonomik kayba uğratmaz. Kontrolsüz et, halk sağlığını riske atar.” ifadelerini kullandı.
Değirmenlik’te bir evin yatak odası kasten yakılarak kundaklandı, bir kişi tutuklandı.
Polisten verilen bilgiye göre, Özcanlar Caddesi üzerinde bulunan bir şahsa ait evin yatak odasında bu sabahın erken saatlerinde yangın çıktı.
İtfaiye ekipleri tarafından söndürülen yangında, yatak odası ve içerisinde bulunan eşyalar tamamen yandı.
Yürütülen soruşturmada bahse konu yatak odasının S.Ö.(K-40) tarafından kasten yakılmak suretiyle kundaklandığı tespit edildi.
Bahse konu şahıs tutuklanırken, soruşturma devam ediyor.
Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu, 23-26 Eylül tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan MÜSİAD EXPO’ya katılarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanıtımına yönelik çalışmalar gerçekleştirecek.
Dünyanın birçok ülkesinden iş insanlarını, yatırımcıları, kurum ve kuruluş temsilcilerini bir araya getiren MÜSİAD EXPO süresince Kuzey Kıbrıs’ın yalnızca turizm potansiyeli değil; yatırım olanakları, ticaret kapasitesi, yükseköğretim imkânları, kültürel zenginlikleri ve girişimcilik potansiyeli de farklı ülkelerden gelecek katılımcı ve ziyaretçilere anlatılacak.
Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu Başkanı Okyay Sadıkoğlu, Kuzey Kıbrıs’ın sahip olduğu potansiyelin doğru platformlarda, doğru muhataplara ve güçlü bir şekilde anlatılmasının büyük önem taşıdığını söyledi. Sadıkoğlu, MÜSİAD EXPO’yu da bu açıdan önemli bir fırsat olarak gördüklerini ifade etti.
Sadıkoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, Kuzey Kıbrıs Tanıtma Platformu olarak bugüne kadar farklı ülkelerde yürüttükleri tanıtım faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceklerini ve KKTC’nin turizmden ticarete, yatırımdan kültüre kadar sahip olduğu değerleri uluslararası kamuoyuyla buluşturmaya devam edeceklerini vurguladı.
Değirmenlik’te bir evin yatak odası kasten yakılarak kundaklandı, bir kişi tutuklandı.
Polisten verilen bilgiye göre, Özcanlar Caddesi üzerinde bulunan bir şahsa ait evin yatak odasında bu sabahın erken saatlerinde yangın çıktı.
İtfaiye ekipleri tarafından söndürülen yangında, yatak odası ve içerisinde bulunan eşyalar tamamen yandı.
Yürütülen soruşturmada bahse konu yatak odasının S.Ö.(K-40) tarafından kasten yakılmak suretiyle kundaklandığı tespit edildi.
Bahse konu şahıs tutuklanırken, soruşturma devam ediyor.
Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (KTMMOB) Başkanı Görkem Çelik, stadyum projesinin seçim çalışması olduğunu söyleyerek eleştirdi ve devletin ilgili teknik kurumlarının sorumluluğunda, KTMMOB ile ilgili meslek odalarının etkin katılımıyla ortak bir çalışma süreci başlatılması gerektiğini belirtti.
Çelik yaptığı yazılı açıklamada, gençlerin ve sporcuların, çağdaş, güvenli ve uluslararası standartlarda tesislere kavuşmasını desteklediklerini ve ülkeye kazandırılacak her nitelikli yatırımda, mühendislik, mimarlık ve şehir planlama birikimleriyle sorumluluk almaya hazır olduklarını vurguladı.
Kamu yatırımlarının başarısının yalnızca yapıyla değil; doğru önceliklerle, şeffaf süreçlerle ve ülkenin kurumlarının katılımıyla ölçüldüğünü kaydeden Çelik, seçim öncesinde bu projenin projesini gündeme taşınma biçiminin, “seçim çalışmasının bir parçası olarak sunulduğu izlenimini yarattığını” ifade etti.
Yatırımın ihtiyaç analizinin, öncelik gerekçesinin, finansman modelinin ve teknik belgelerinin açıklanması gerektiğini kaydeden Çelik, “Seçim takvimi, kamu yatırımlarının planlama ve uygulama takviminin önüne geçemez.” dedi.
Çelik, projeyle ilgili paylaşılan bilgi ve görsellerin, teknik değerlendirme için yeterli olmadığını belirterek, ülkenin teknik kurumlarının bu yatırımı kamuoyuna yapılan açıklamalardan öğrenmesini, katılımcı ve sağlıklı bir kamu yönetimi anlayışıyla bağdaşmadığı için eleştirdi.
“Tamamlanmış bir projeyi meslek odalarına sunarak görüş istemek de gerçek katılımın yerini tutmaz.” diyen Çelik, yatırımın, yer seçimi, ulaşım, altyapı, kent dokusu, güvenlik ve işletme maliyetleri birlikte değerlendirilmesi ve geliştirilerek uygulama ile denetim sorumluluklarının tanımlanması gerektiğini ifade etti.
Ülkenin mühendisleri, mimarları ve şehir plancılarının, proje, uygulama ve denetim süreçlerinde etkin sorumluluk almadan; devletin yetkili teknik kurumları devreye girmeden ve gerekli inceleme ve onay süreçleri tamamlanmadan projede imalata geçilmemesi gerektiğini kaydeden Çelik, “Finansmanın nereden sağlandığı, ülkenin kurumlarının ve teknik birikiminin devre dışı bırakılmasını haklı göstermez. Seçim öncesinde temel atma veya görüntü verme hedefi, bu süreçlerin atlanmasının gerekçesi olamaz.” ifadelerini kullandı.
Hükümetteki siyasi partilere çağrı da yapan Çelik açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Bu yatırımı seçim çalışmasının malzemesi olmaktan çıkarın; ülkenin ortak projesi haline getirin. Yönetimine talip olduğunuz devletin kurumlarına güvenin, bu toplumun yetiştirdiği uzmanlara sorumluluk verin. Kamu yatırımları üzerinden siyasi destek ararken, o kamunun kurumlarını ve insanını kararların dışında bırakmayın.”
Ülkenin mühendisleri ve mimarlarının süreçten dışlanarak imalata geçilmesi halinde tavırlarının sert ve kararlı olacağını meşru demokratik mücadele yolları kullanılarak, kamu yararını savunacaklarını belirten Çelik, sorumluların kamuoyu önünde hesap vereceğini; kurumsal yapıyı ve toplumun iradesini yok saymanın siyasi bedelini taşıyacağını ifade etti.
Rum Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos’un, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu çerçevesindeki temaslarında Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’e eşlik etmek amacıyla New York’a gittiği belirtildi.
Fileleftheros gazetesi Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya dayanarak, Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos’un New York’ta bulunduğu süre boyunca ikili ve üçlü temaslarda bulunacağını yazdı.
Habere göre Kombos, Güney Kıbrıs ve Andorra Prensliği tarafından birlikte organize edilen Avrupa’nın küçük devletlerini bir araya getirecek üst düzey toplantının yanı sıra bir dizi toplantıya katılacak.
Rum Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ayrıca BM Genel Kurulunun yapılacağı haftanın uluslararası diplomasi açısından önemi vurgulanırken birçok ülke lideri ve dışişleri bakanlarının New York’ta bulunmasının yoğun temaslar, uluslararası ve bölgesel sorunların ele alınması, görüş alış verişinde bulunulması açısından da önemli bir fırsatı teşkil ettiği belirtildi.
Göç Kimlik ve Hak Çalışmaları Merkezi’nin (CMIRS) Eylül 2026 dönemine ilişkin araştırması, ülkedeki ekonomik durum, kurumlara güven, kamu yönetimi, temel sorunlar ve toplumun geleceğe ilişkin beklentilerine dair veriler ortaya koydu.
Eylül 2026 döneminde 500 kişiyle yüz yüze anket yöntemiyle gerçekleştirilen çalışma, CMIRS’in her üç ayda bir düzenli olarak yürüttüğü araştırmanın devamı niteliğinde. Çalışmada Kıbrıslı Türklerin siyasi güveni, sosyal güveni, bireysel özgüveni ve mutluluk algısı ölçülürken, bu oranların zaman içerisindeki ilişkisi ve yaşanan gelişmelerden nasıl etkilendiği de gözlemleniyor. Araştırmanın üç bölüm halinde yayımlanacağı belirtildi.
CMIRS Koordinatörü Mine Yücel’in araştırmaya ilişkin değerlendirmesine göre, ülkede işlerin yanlış gittiğine inananların oranı Eylül 2026’da yüzde 85,6 oldu.
Yücel, uzun dönemli trende bakıldığında işlerin yanlış yönde gittiği algısının dönemsel bir dalgalanmanın ötesinde süreklilik gösterdiğini belirtti. Bu algının 2022-2023 dönemindeki çok yüksek seviyelerin ardından 2024’te gerilediğini, ancak 2025 sonu ve 2026’nın ilk yarısında yeniden yükseldiğini ifade etti.
Yücel, Eylül 2026 araştırmasında işlerin yanlış gittiğine inananların oranında dikkat çekici bir düşüş yaşanmasına rağmen toplumun yalnızca yüzde 14,4’ünün işlerin doğru yönde gittiğine ilişkin algıya sahip olmasının genel beklenti ikliminin hâlâ belirgin biçimde negatif olduğunu gösterdiğini kaydetti.
Bu nedenle yaşanan değişimin “memnuniyetin geri gelmesi” yerine “olumsuz algının yoğunluğunda azalma” şeklinde yorumlanmasının daha uygun olacağını belirten Yücel, işlerin doğru yönde gittiğine inananların yapısına bakıldığında bu artışın özellikle CTP’ye oy vermeyi düşünen kesim arasında gözlemlendiğini ifade etti.
| Dönem | Oran |
|---|---|
| Temmuz 2017 | %88,82 |
| Aralık 2018 | %81,16 |
| Mart 2019 | %75,58 |
| Haziran 2019 | %80,75 |
| Eylül 2019 | %69,48 |
| Aralık 2019 | %79,36 |
| Mayıs 2020 | %76,74 |
| Haziran 2020 | %76,90 |
| Eylül 2020 | %88,26 |
| Aralık 2020 | %86,63 |
| Eylül 2021 | %89,00 |
| Aralık 2021 | %93,39 |
| Nisan 2022 | %96,26 |
| Haziran 2022 | %97,42 |
| Eylül 2022 | %94,14 |
| Aralık 2022 | %91,74 |
| Mart 2023 | %95,20 |
| Haziran 2023 | %93,50 |
| Eylül 2023 | %90,30 |
| Aralık 2023 | %87,10 |
| Mart 2024 | %83,30 |
| Haziran 2024 | %82,50 |
| Eylül 2024 | %83,20 |
| Aralık 2024 | %85,10 |
| Mart 2025 | %87,77 |
| Ağustos 2025 | %84,40 |
| Eylül 2025 | %84,40 |
| Aralık 2025 | %90,00 |
| Mart 2026 | %90,40 |
| Haziran 2026 | %91,60 |
| Eylül 2026 | %85,60 |
Araştırmaya göre Eylül 2026’da ülkede işlerin doğru yönde gittiğini düşünenlerin oranı ise yüzde 14,4 oldu.
Katılımcılara göre ülkenin en önemli sorunları sırasıyla ekonomik sorunlar, Kıbrıs Sorunu, sağlık sistemi, altyapı (elektrik sorunu), “yeteneksiz/beceriksiz siyasi liderler” ve artan fiyatlar/enflasyon olarak sıralandı.
Araştırmada ekonomik sorunların toplumun en önemli sorunu olarak öne çıkmaya devam ettiği belirtildi. Kıbrıs Sorunu önem sıralamasında ikinci sıradaki yerini korurken, sağlık sisteminin bu dönemde yükselerek üçüncü sıraya çıktığı kaydedildi.
“Yeteneksiz/beceriksiz” olarak nitelenen siyasi liderlerin önemli sorunlar arasında yer almaya devam etmesinin ülkedeki yönetim sorununa işaret ettiği değerlendirmesine yer verildi.
Araştırmaya göre ekonomik sorunların yanı sıra Kıbrıs Sorunu ve yönetim sorunlarının en büyük sorunlar arasında görülmeye devam etmesi, geleceğe ilişkin beklentilerin yalnızca ekonomik koşulların iyileşmesine değil, siyasal ve yönetsel alanda yaşanacak değişimlere de bağlı olduğunu gösteriyor.
Çalışmada, toplumun geleceğe ilişkin kaygılarının yalnızca hayat pahalılığı ve ekonomik belirsizliklerle sınırlı kalmadığı; ülkenin nasıl yönetildiği, kamu kurumlarının sorun çözme kapasitesi ve Kıbrıs Sorunu’nun geleceğine ilişkin belirsizliklerin de gelecek algısını şekillendirdiği ifade edildi.
Ekonomik koşullarda yaşanabilecek bir iyileşmenin dahi yönetim ve siyasal gelecek konusunda oluşan güvensizlikler giderilmediği sürece toplumun genel gelecek algısını bütünüyle değiştirmeyebileceği belirtildi.
Katılımcılara, ülkede yalnızca bir sorunun çözülebilecek olması halinde hangi sorunun öncelikli olarak çözülmesi gerektiği de soruldu.
Buna göre ilk üç sırada hayat pahalılığı, altyapı ve Kıbrıs Sorunu yer aldı.
Sıra Çözülmesi öncelikli görülen sorun:
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 58,71’i iki yıl içerisinde kendi ekonomik durumunun daha kötü olacağını düşünüyor.
Katılımcıların yüzde 32,06’sı kendi mali durumunun iki yıl içinde aynı kalacağını belirtirken, yalnızca yüzde 9,22’si ekonomik durumunun daha iyi olacağını düşünüyor.
Kendi mali durumuna ilişkin beklenti oranı:
Ülke ekonomisine ilişkin beklentilerde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 64,33’ü ülke ekonomisinin iki yıl içerisinde daha kötü olacağını düşünüyor.
Yüzde 27,25’lik kesim ülke ekonomisinin aynı kalacağını belirtirken, ülke ekonomisinin iki yıl içerisinde daha iyi olacağını düşünenlerin oranı yüzde 8,41’de kaldı.
Ülke ekonomisine ilişkin beklenti oranı:
CMIRS’in Eylül 2026 araştırmasına göre toplumda en çok güven duyulan kurumlar polis, yargı ve Cumhurbaşkanlığı oldu.
En az güven duyulan kurumlar ise hükümet, Meclis, siyasi partiler ve finansal kurumlar olarak sıralandı.
| Kurum | Güven |
|---|---|
| Polis | 3,61 |
| Yargı | 3,53 |
| Cumhurbaşkanlığı | 3,28 |
| Ombudsman | 3,00 |
| Sendikalar | 2,69 |
| Medya | 2,68 |
| Siyasi partiler | 2,49 |
| Finansal kurumlar | 2,49 |
| Meclis | 2,37 |
| Hükümet | 2,19 |
Araştırmada kurumlara yönelik memnuniyet verileri de yer aldı.
Eylül 2026 verilerine göre en çok memnun olunan kurumlar polis ve yargı, Cumhurbaşkanlığı ve Ombudsman olarak sıralandı. En az memnun olunan kurumlar ise hükümet, Meclis ve finansal kurumlar oldu.
| Kurum | Memnuniyet |
|---|---|
| Polis | 3,53 |
| Yargı | 3,53 |
| Cumhurbaşkanlığı | 3,38 |
| Ombudsman | 2,98 |
| Sendikalar | 2,73 |
| Medya | 2,65 |
| Finansal kurumlar | 2,51 |
| Meclis | 2,44 |
| Hükümet | 2,31 |
Araştırmaya göre ülkede demokrasinin işleyişinden memnun olanların oranı yüzde 17,48 olurken, memnun olmayanların oranı yüzde 58,64 olarak ölçüldü.
Çevrenin korunmasından memnun olanların oranı yüzde 12,65’te kalırken, memnun olmayanların oranı yüzde 70,28 oldu.
Yargının siyasi etkilerden bağımsız işlemesinden memnun olanların oranı yüzde 18,07, memnun olmayanların oranı yüzde 55,62 olarak belirlendi.
Yolsuzlukla mücadele konusunda ülke yönetiminden memnun olanların oranı yüzde 11,44 olurken, memnun olmayanların oranı yüzde 65,46 olarak kaydedildi.
Nüfus kontrolü/planlaması konusunda memnun olmayanların oranı yüzde 70,88, memnun olanların oranı yüzde 8,84 oldu.
Trafikten memnun olanların oranı yüzde 14,66 olurken, memnun olmayanların oranı yüzde 66,66 olarak ölçüldü.
Ekonomi yönetiminden memnun olanların oranı yüzde 6,02, memnun olmayanların oranı yüzde 81,12 oldu.
Sağlık yönetiminden memnun olanların oranı yüzde 5,82 olurken, memnun olmadığını belirtenlerin oranı yüzde 80,72 olarak kaydedildi.
Eğitimden memnun olanların oranı yüzde 13,45, memnun olmayanların oranı yüzde 61,85 oldu.
Ulaşım ve altyapıdan memnun olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 3,21’de kalırken, yüzde 86,95’lik kesim memnun olmadığını belirtti.
Kamu hizmetlerinden memnun olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 5,22 olurken, memnun olmadığını belirtenlerin oranı yüzde 72,29 oldu.
Sosyal politikalar/sosyal destekten memnun olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 8,03, memnun olmadığını belirtenlerin oranı ise yüzde 53,61 olarak ölçüldü.
Kıbrıs Sorunu ile ilgili müzakerelerden memnun olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 14,85 olurken, memnun olmayanların oranı yüzde 50,6 oldu.
Güvenlikten memnun olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 23,30, memnun olmayanların oranı ise yüzde 50 olarak belirlendi.
Araştırmanın sonuç bölümünde, ülkede memnun olunmayan başlıklar oranlarıyla birlikte sıralandı:
| Alan | Memnun olmayanların oranı |
|---|---|
| Ulaşım ve altyapı | %86,95 |
| Ekonomi yönetimi | %81,12 |
| Sağlık yönetimi | %80,72 |
| Kamu hizmetleri | %72,29 |
| Nüfus kontrolü / planlaması | %70,88 |
| Çevrenin korunması | %70,28 |
| Trafik | %66,66 |
| Yolsuzlukla mücadele | %65,46 |
| Eğitim | %61,85 |
| Demokrasinin işleyişi | %58,64 |
| Yargının siyasi etkilerden bağımsız işlemesi | %55,62 |
| Sosyal politika / destek | %53,61 |
| Kıbrıs Sorunu görüşmeleri | %50,60 |
| Güvenlik | %50,00 |
Araştırmanın sonuç bölümündeki sıralamaya göre ulaşım ve altyapı yüzde 86,95 ile ilk sırada, ekonomi yönetimi yüzde 81,12 ile ikinci, sağlık yönetimi ise yüzde 80,72 ile üçüncü sırada yer aldı.
Fox kanalından Trey Yingst’e konuşan ABD Başkanı, Tahran’ın taleplerini kabul etmemesi durumunda ülkeyi “havaya uçurmanın” gerekip gerekmeyeceğinin bir zaman meselesi olduğunu belirtti.
Trump, seçenekler arasında İran’ı tamamen silmek, ekonomik olarak çökmeye terk etmek veya bir anlaşma yapmak bulunduğunu ifade etti.
Bu açıklamalar, Tahran yönetiminin ABD ve Orta Doğu’da hata yapılması durumunda “ağır darbelerle” hedef alınacakları yönündeki uyarısının ardından geldi.
Diğer yandan ABD Dışişleri Bakanlığı, bölgedeki Amerikalılar için güvenlik uyarısı yayımladı.