06 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
21 Eylül 2026

Milli Eğitim Bakanlığı ile taşımacılar anlaştı: Servisler yarın başlıyor

Milli Eğitim Bakanlığı ile Kıbrıs Türk Çağdaş Kamu Araçları İşletmecileri Derneği (Kar-İş) ve Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği (KTTTB) arasında, 2026-2027 eğitim öğretim yılı öğrenci taşımacılığına ilişkin protokol imzalandı.

Protokole, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Murad Aktuğ, Kar-İş Başkanı Fuat Topaloğlu ile KTTTB Başkanı Berksan Bekir Akandere imza koydu.

Protokol çerçevesinde 2026-2027 eğitim öğretim yılı içerisinde yürütülecek öğrenci taşımacılığına Salı (Yarın) gününden itibaren ilgili birlikler tarafından başlanacaktır.

21 Eylül 2026

Öğrenci taşımacılığında uzlaşı sağlandı: Servisler yarın başlıyor!

Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla patlak veren öğrenci taşımacılığı krizinde uzlaşı sağlandı. Kıbrıs Türk Toplu Taşımacılar Birliği (KTTTB), yayımladığı kamuoyu duyurusuyla yarından itibaren öğrenci taşıma hizmetine başlayacaklarını açıkladı.

Hizmetin son iki yıldır herhangi bir protokole dayanmadan sürdürüldüğünü, resmi bir zemin oluşturulmaması ve taleplerin zamanında karşılanmaması nedeniyle döneme eylemle başladıklarını belirten KTTTB; Kar-İş ile birlikte bir haftadır yürütülen yoğun görüşme trafiğinde kilometre bazlı ücretlendirme, araç kriterleri, takip sistemleri ve refakatçi düzenlemesi gibi kritik konuları masaya yatırdıklarını kaydetti.

“Gecikme Faizi Talebimiz Sektörü Korumak İçindi”

Açıklamada, geçmiş yıllarda hak edişlerin geç ödenmesi sebebiyle üyelerin bankalardan faizle kredi çekmek zorunda kaldığı, bu nedenle sözleşmeye gecikme faizi maddesi konulmasını talep ettikleri ifade edildi.

“Çocuklar ve Aileler İçin Fedakarlık Yaptık”

Sürecin daha fazla kaosa sürüklenmemesi adına birlik olarak geri adım atıp sorumluluk aldıklarını vurgulayan KTTTB açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“Çocuklarımızın ve ailelerimizin daha fazla mağdur olmaması, sürecin daha fazla belirsizliğe ve kaosa sürüklenmemesi adına sorumluluk üstlenerek fedakârlık göstermeyi uygun bulduk. Bu doğrultuda, bugün hazırlanacak protokolün imzalanmasının ardından öğrenci taşımacılığı hizmetine yarın itibarıyla başlayacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz. Süreç boyunca anlayış ve destek gösteren halkımıza teşekkür ederiz.”

21 Eylül 2026

KTÖS, aynı grev için öğretmen maaşlarından yeniden kesinti yapılmak istendiğini ileri sürdü

Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS), nisan ayındaki genel grevler nedeniyle öğretmenlerin maaşlarından geriye dönük ilave kesinti yapılmak istendiğini savundu.

Sendika, söz konusu grevlerin mali karşılığının hali hazırda üyelerin maaşlarından kesildiğini ve işlemin hukuka uygun biçimde tamamlandığını söyledi.

KTÖS Başkanı Mustafa Baybora, yaptığı yazılı açıklamada, ilave kesinti yapılması halinde kesintilerin faiziyle geri alınması ve üyelerin uğrayacağı zararların tazmini için hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı.

Baybora, nisanda dört gün süren genel grevlere sendika üyelerinin de katıldığını hatırlatarak, maaş kesintilerinin “Lefkoşa Kaza Mahkemesi’nin 31 Mayıs 2024 tarihli, 1521/2023 ve 1520/2023 sayılı konsolide davalarda verdiği karar doğrultusunda” fiilen greve katıldıkları saatler esas alınarak yapıldığını kaydetti.

Buna rağmen Eğitim Bakanı’nın beş ay sonra aynı grevler için ilave kesinti yapılması yönünde girişimde bulunduğuna ilişkin sendikaya bilgiler ulaştığını söyleyen Baybora, “Mahkeme kararı açıktır. Öğretmenin fiilen katıldığı grev saatleri dışında ilave maaş kesintisi yapılamaz.” ifadelerini kullandı.

 “Aynı grev nedeniyle ikinci kez kesinti yapmak keyfilik ve öğretmen düşmanlığı olur”

Baybora, tamamlanmış bir işlemin aylar sonra öğretmenlerin aleyhine değiştirilmesinin ve aynı grev nedeniyle ikinci kez kesinti yapılmasının “Keyfilik ve öğretmen düşmanlığı” olacağını savundu; Eğitim ve Maliye bakanlıklarındaki yetkililere uyarıda bulundu.

“Böyle bir kararın hazırlanmasına, imzalanmasına veya uygulanmasına katkı koyan herkes, işlemin hukuki ve mali sonuçlarından sorumlu olacaktır.” diyen Baybora, şunları kaydetti:

“KTÖS, haksız kesintilerin faiziyle birlikte geri alınması, üyelerimizin uğrayacağı bütün zararların tazmini, yargılama giderlerinin tahsili ve hukuka aykırı işlemde sorumluluğu bulunan tüm kişiler hakkında gerekli süreçlerin başlatılması için her türlü hukuki girişimde bulunacaktır.

Mahkeme kararını bildiği halde aynı hukuksuzluğu yeniden üretenlerin neden olacağı kamu zararının öğretmenlerin ve toplumun üzerine bırakılmasına da izin vermeyeceğiz. Gerekli koşulların oluşması halinde, kamu zararının kusuru bulunan sorumlulara rücu ettirilmesi için de yasal yollara başvuracağız.”

21 Eylül 2026

TC MSB: Türk Hava Kuvvetleri, Kıbrıs’ın güneyinde eğitim uçuşu yaptı

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli üslerden havalanan uçaklarla Kıbrıs’ın güneyinde ve Akdeniz’de eğitim uçuşu yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, şu ifadelere yer verildi:

“Çelik kanatlar, Akdeniz’in semalarında… Ülkemizin Akdeniz’deki hak ve menfaatlerinin korunması, harekat kabiliyetlerimizin geliştirilmesi ve birliklerimizin hazırlık seviyesinin en üst düzeyde tutulmasına yönelik faaliyetlerimiz kararlılıkla devam ediyor. Bu kapsamda, Hava Kuvvetleri Komutanlığımıza bağlı çeşitli üslerden havalanan muharip ve destek uçaklarımızın katılımıyla Kıbrıs Adası’nın güneyinde ve Akdeniz’in uluslararası hava sahasında kapsamlı bir eğitim uçuşu başarıyla gerçekleştirildi.”

Paylaşımda, eğitim uçuşuna ilişkin görüntülere de yer verildi.

21 Eylül 2026

Güney Kıbrıs turizminde yılın ilk yedi ayında yüzde 8’lik gerileme

Rum Turizm Müsteşarı Kostas Kumis, Güney Kıbrıs turizmindeki gerilemenin yılın ilk yedi ayında yüzde 8’le sınırlı kaldığını, yıl sonuna kadar yüzde 5’lik bir düşüş beklendiğini dile getirdi.

Fileleftheros gazetesinde yer alan açıklamasında, 2026 yılının ülke turizmi açısından iyi başladığını, ocak ve şubat aylarının turizm tarihindeki en iyi aylar olduğunu dile getiren Kumis, ancak 1 Mart tarihinde başlayan İran savaşının olguları değiştirerek, turizmi olumsuz etkilediğini savundu.

Bu gelişmenin ardından Güney Kıbrıs’tan gerçekleştirilen uçuş programlarının yüzde 70’inin bir gecede ve süresiz iptal edildiğini dile getiren Kumis, bunun sonucuna turizmde ilk 4 aylık gerilemenin yaklaşık yüzde 18’e ulaştığını kaydetti.

Kumis, bunun akabinde yaşanan iyileşmenin havayolu şirketleri, turizm acenteleri ve iş birliğinde bulundukları diğer mercilerle temaslardan kaynaklandığını da dile getirdi.

Haberde, yaşanan iyileşmeye rağmen hükümetin yıl sonuyla ilgili tahmininin, yılın yaklaşık yüzde 5’lik bir gerilemeyle kapanması yönünde olduğu kaydedildi.

21 Eylül 2026

Hristodulidis’in New York temaslarında Kıbrıs sorunu gündemde

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, New York’ta bu hafta gerçekleştireceği temaslar ve Kıbrıs sorunuyla ilgili haberler bugünkü Rum basınında da yer aldı.

Fileleftheros gazetesi, “Ankara’nın Olmadığı Puzzle (Yapboz)- Türk Muhalefeti ve Kıbrıs Türk Liderliğinin Tutumu Guterres İçin Engel” başlıklarıyla manşetten ve iç sayfadan yer verdiği haberinde, BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs sorunuyla ilgili üç veya çok taraflı yeni bir toplantı düzenleyebilmesi için “yapbozun tüm parçalarının emrinde olması” gerektiğini yazdı.

Bunun şu ana kadar Ankara olmadan bir araya getirildiğini, Cumhurbaşkanı Erhürman’ın ise tereddüt etmeye devam ettiğini öne süren gazete, önümüzdeki yedi gün boyunca Kıbrıs sorunuyla ilgili dikkatlerin New York’a çevrileceğini belirtti.

BM Genel Sekreteri Guterres’in tüm paydaşlarla bir araya geleceğini ve bu görüşmeler çerçevesinde daha net bir tablo ortaya çıkacağını yazan gazete, buna paralel olarak BM Genel Sekreteri Guterres’in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in de liderler arasında yapılan görüşmelerde şimdiye kadar kaydedilen ilerlemeyi incelemek için, iki liderle görüşeceğini ifade etti.

Guterres’in, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile yapacağı görüşmenin ardından haftanın sonunda ise, BM Genel Sekreteri tarafından bazı açıklamalar yapılması ihtimali bulunduğunu yazan gazete, Holguin’in liderlerle yapacağı görüşmeler sonrasında BM’nin hazırlamayı üstlendiği görüş birlikleri içeren belgeyi ilgili taraflara vermesinin ihtimal dahilinde olduğuna işaret etti.

KONSTANTİNOS LETİMBİOTİS

Gazeteye göre, Rum Hükümeti Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis ise açıklamasında, BM Yüksek Temas Haftasının yılın en önemli diplomatik etkinliği olduğunu, etkinliğe, Kıbrıs sorunu ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in özlü müzakerelerin yeniden başlaması için gösterdiği çabaları göz önünde bulundurarak gittiklerini söyledi.

Bu yıl 81’incisi düzenlenecek BM Genel Kurulu’nun konusunun güvenin yeniden inşa edilmesi yanı sıra çok taraflılığın savunulması ve ileriye götürülmesi olduğunu da dile getiren Letimbiotis, bunların Rum Yönetimi’nin savunduğu ve desteklediği ayrıca 52 yıldır talep ettiği meseleler ve ilkeler olduğunu ileri sürdü.

20 Eylül tarihinin “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” 1960 yılında BM resmi üyesi olarak bu büyük aileye dahil olmasının yıl dönümü olduğunu söyleyen Letimbiotis, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, BM Genel Sekreteri Guterres’le yapacağı görüşmenin, bu hafta çerçevesinde yapacağı diğer ikili görüşmeler dışında çok önemli bir toplantı olduğunu savundu.

Hristodulidis ile Guterres arasındaki görüşmenin, 24 Eylül’de yapılmasının planlandığını anımsatan Letimbiotis, Hristodulidis’in bunun öncesinde Holguin’le görüşeceğini belirtti.

Açıklamasında hedeflerinin değişmediğini de dile getiren Letimbiotis, bunun “BM Genel Sekreterinin ortaya koyduğu hedefle birlikte, genişletilmiş bir toplantının düzenlenebilmesi için, kendi imkanları ölçüsünde buna nasıl katkıda bulunabilecekleri olduğuna” işaret etti.

Üçlü bir görüşme yapılması ihtimaliyle ilgili bir soruya karşılık ise Letimbiotis, şu ana kadar gerek BM Genel Sekreteri gerekse BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Kişisel temsilcisiyle ortak bir görüşme yapılması olasılığı bulunmadığını söyledi.

Bunun tabi ki olumlu yaklaştıkları bir ihtimal olduğunu dile getiren Letimbiotis, bizzat Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, yüksek temas haftasının ardından BM Genel Sekreterinin programının izin vermesi halinde, bu görüşmenin gerçekleşmesinin mümkün olması için New York’ta kalışlarını uzatma ihtimallerini değerlendiklerini söylediğini anımsattı.

Holguin’in New York’a Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’le görüşeceği salı günü gideceğini söyleyen Letimbiotis, görüş birlikleri belgesi konusunda ise Holguin tarafından bilgilendirilmeyi beklediklerini sözlerine ekledi.

NİKOS HRİSTODULİDİS

Alithia gazetesi konuya “Kıbrıs Sorunu New York’ta” başlığıyla yer verirken, Haravgi gazetesi ise “Gözler Müzakerelerin Yeniden Başlamasında- Diplomatik ve Enerji Çevreleriyle Bir Dizi Temas” başlıklı haberlerinde Hristodulidis’in New York’ta yapacağı diğer temaslara yer verdi.

Hristodulidis’in yarın Holguin’le yapacağı görüşmenin New York saatiyle 18.00’de, Kıbrıs saatiyle ise çarşamba sabahı 01.00’de gerçekleşeceğini yazan gazete, Rum Yönetimi Başkanı Hristodulidis’in New York temasları çerçevesinde bugün Ürdün Kralı Abdullah’la görüşeceğini, daha sonra ise Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile Kanada Başbakanı Mark Carney’in düzenleyeceği bir toplantıya katılacağını belirtti.

Hristodulidis yarın ise 81’inci BM Genel Kurulu genel görüşmelerinin açılışına katılacak ve enerji konulu temasları çerçevesinde Chevron şirketi yetkilisi Javier La Rosa’yla bir araya gelecek

Hristodulidis, çarşamba günü ise genel kuruldaki konuşmasının haricinde iklim değişikliğiyle ilgili üst düzey toplantıya katılacak ve ExxonMobil şirketi başkan yardımcısı John Ardill’le görüşecek, cuma günü ise Çin Cumhurbaşkanı yardımcısı Han Zheng’le görüşecek ve Amerikan Yahudi Komitesi temsilcileriyle temaslarda bulunacak.

21 Eylül 2026

İncirli: CTP açık ara birinci partidir; seçimlerin tümüne hazırdır

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli, seçimlerin tümüne hazır olduklarını belirterek, hedeflerinin, Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bir yapı inşa etmek olduğunu kaydetti.

CTP’nin ortak gelecek programını oluşturan beş sözünü kamuoyu ile paylaşan İncirli, bunları; “iyi yönetim, dürüst yönetim ve yolsuzlukla mücadele”, “büyüyen ekonomi ve hayat pahalılığıyla mücadele”, “sağlık ve eğitimde kamusal dönüşüm”, “daha az bürokrasi, daha hızlı ve güçlü kamu hizmeti” ile “nüfus, muhaceret ve güvenlik” olarak sıraladı.

CTP, “Şimdi Söz Bizde… Dürüst Yönetim, Güçlü Hizmet, Güvenli Gelecek” sloganıyla Paradise Park’ta basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda, İncirli’nin yanı sıra CTP Genel Sekreteri Mehmet Kale Kişi, CTP Grup Başkan Vekilleri Asım Akansoy ve Erkut Şahali, CTP Kadın Örgütü Başkanı Doğuş Derya, CTP Gençlik Örgütü Genel Sekreteri Enç Yılmaz ile CTP MYK üyeleri de hazır bulundu.

“Bugün yeni bir dönem başlıyor. Ülkemiz seçimlere doğru yol alıyor. Artık söz halkta.” diyen İncirli, hedeflerinin Kıbrıslı Türklerin kendi kurumlarını güvenle yönettiği, ekonomik ve toplumsal gücünü geliştirdiği ve dünyayla bütünleştiği bir yapı kurmak olduğunu belirtti.

Çözüm ve barış iradesini koruyarak kurumları Avrupa Birliği’ne hazırlayacaklarını söyleyen İncirli, Türkiye Cumhuriyeti ile tarihsel bağları, karşılıklı saygıya dayalı kurumsal ilişki zemininde ilerleteceklerini ifade etti.

“İhtiyacımız olan şey dürüst bir yönetimdir.” vurgusu yapan İncirli, liyakate, şeffaflığa ve hesap verebilirliğe büyük önem vereceklerini kaydetti.

Sağlık, eğitim ve ulaşım başta olmak üzere kamu kurumlarının hizmet kapasitesinde gerileme yaşandığını ifade eden İncirli, yeni dönemde güçlü hizmet anlayışıyla kurumları ayağa kaldıracaklarını söyledi.

İncirli, insanların, işletmelerin, emekçilerin, esnafın ve üreticilerin güvenli ve öngörülebilir bir geleceğe ihtiyacı olduğunu belirterek, insanların kendilerini yolda, sokakta, araçlarında, gemide, uçakta ve evlerinde güvenli hissedeceği bir ülke hedeflediklerini kaydetti.

-“Yönetimde güven, ekonomide istikrar, üretimde büyüme”

Hükümete yönelik eleştirilerde bulunan ve “kirli yönetimi” değiştireceklerini söyleyen İncirli, ortak bir gelecek programı hazırladıklarını belirtti.

Sorunlara bütünlüklü bir programla yaklaşacaklarını dile getiren İncirli, programın ekonomiden kamu yönetimine, sağlıktan eğitime, üretimden çalışma yaşamına, enerjiden çevreye, nüfus ve muhaceretten sosyal politikalara uzandığını ifade etti.

İncirli, ortak programın hedeflerini “Yönetimde güven, ekonomide istikrar, üretimde büyüme” olarak sıralayarak, “Dayanıklı bir ülke, yaşanılası bir yurt” hedefine de vurgu yaptı.

Yönetimde güven olmadan ekonominin düzelemeyeceğini, üretimin büyüyemeyeceğini ve sosyal adalet ile toplumsal eşitliğin sağlanamayacağı görüşünü dile getiren İncirli, devlet kurumlarına güveni yeniden oluşturacaklarını söyledi.

Sorunların birbirleriyle bağlantılı olduğunu kaydeden İncirli, nüfus verilerindeki belirsizliğin de hastane, konut, okul ve ulaşım gibi alanlarda sağlıklı planlama yapılmasını engellediğini belirtti.

Sokakta büyük bir değişim isteği olduğunu söyleyen İncirli, insanların yalnızca hükümetin değil, yönetim anlayışının da değişmesini istediğini söyledi.

“Bu kötü gidişat bize son beş yılda çok şey kaybettirdi.” diyen İncirli, önce kötü gidişatı durduracaklarını, ardından kurumları ve hizmetleri güçlendireceklerini söyledi.

Yapılacak işlerin takvimi, kaynağı, bütçesi, sorumlusu ve başarı ölçütünün önceden belli olacağını ifade eden İncirli, çalışmaların toplum tarafından şeffaf şekilde izlenebileceğini belirtti.

-“6 Aralık büyük bir gün olacak”

“6 Aralık büyük bir gün olacak. Siyasi tarihimizin en önemli günlerinden biri olacak.” diye konuşan İncirli, yerelde başardıklarını ülkenin geneline yayacaklarını söyledi.

CTP’li belediyelerin mali disiplin, şeffaflık, sosyal belediyecilik, altyapı yatırımları ve çevrenin korunması alanlarında çalışmalar yürüttüğünü belirten İncirli, bu anlayışı ülke genelinde uygulamayı hedeflediklerini kaydetti.

-“CTP açık ara birinci partidir”

Son dönemde yöntemi ve kim tarafından yapıldığı belli olmayan kamuoyu araştırmalarının yayımlandığını belirten İncirli, CTP’nin Şubat, Mayıs ve Ağustos aylarında Metron Araştırma Şirketi’ne yaptırdığı üç ayrı kamuoyu araştırmasının sonuçlarını paylaştı.

Araştırma sonuçlarına ilişkin, “CTP açık ara birinci partidir.” diyen İncirli, partinin oy oranında düşüş yaşanmadığını, güçlü konumunu koruduğunu ve Meclis’te çoğunluğu sağlayabilecek bir durumda bulunduğunu söyledi.

“Bizim için toplumsal uzlaşı önemlidir.” diyen İncirli, kamuoyu yoklamalarının, farklı görüşlerden yurttaşların CTP’de birleştiğini gösterdiğini dile getirerek, CTP’nin kuracağı iktidarın “halkın iktidarı” olacağını ifade etti.

-CTP’den beş söz

Basın toplantısında, Ortak Gelecek Programı’nı oluşturan CTP’nin beş sözünü de kamuoyuyla paylaşan İncirli, bunları; “iyi yönetim, dürüst yönetim ve yolsuzlukla mücadele”, “büyüyen ekonomi ve hayat pahalılığıyla mücadele”, “sağlık ve eğitimde kamusal dönüşüm”, “daha az bürokrasi, daha hızlı ve güçlü kamu hizmeti” ile “nüfus, muhaceret ve güvenlik” olarak sıraladı.

Ortak Gelecek Programı’nın yalnızca bu beş başlıktan ibaret olmadığını kaydeden İncirli, diğer alanlardaki politikaları da ülkenin farklı bölgelerinde düzenlenecek toplantılarla açıklayacaklarını söyledi.

-“Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi kuracağız”

CTP’nin ilk sözünün iyi ve dürüst yönetim ile yolsuzlukla mücadele olduğunu belirten İncirli, yeni dönemde kapsamlı bir mücadele yürüteceklerini ve Başbakanlık altında koordine edilecek bir “Yolsuzlukla Mücadele Otoritesi” kuracaklarını söyledi.

Mal beyanlarının fiilen denetleneceğini belirten İncirli, özellikle seçilmişler, üst düzey atanmışlar ve kritik görevlerde bulunan kişilerin yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Yolsuzluk ve usulsüzlüğün münferit olaylar olmadığını kaydeden İncirli, bunların toplumun tümüne ve kamu hizmetlerine zarar verdiğini belirtti.

Ülkede yolsuzluk nedeniyle “muazzam bir yozlaşma ve çürüme” yaşandığı görüşünü dile getiren İncirli, Başbakanlık Denetleme Kurulu ve Sayıştay gibi denetim kurumlarını da daha etkin hale getireceklerini söyledi.

Kendi dönemlerinde kamu ihaleleri ve harcamaların şeffaf, izlenebilir ve denetlenebilir olacağını kaydeden İncirli, “Gizli saklı işler dönemini bitireceğiz. Dört duvar arasında alınan kararlar dönemini bitireceğiz.” dedi.

Kararların veriye dayalı ve şeffaf şekilde alınacağını ifade eden İncirli, yurttaşın yönetime yeniden güveneceği bir dönem başlatmayı hedeflediklerini belirtti.

-“Üreten kazanacak ve adil paylaşım olacak”

İkinci sözlerinin ekonomi olduğunu belirten İncirli, büyüyen ekonomi, hayat pahalılığıyla mücadele ve mali disiplini hedeflediklerini söyledi.

Ekonominin günübirlik kararlarla ve sürekli borçlanmayla yönetilemeyeceğini söyleyen İncirli, ekonomi politikalarının planlı şekilde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.

Hayat pahalılığının yalnızca ücretliler değil, işletmeler, esnaf ve üreticiler üzerinde de yük oluşturduğunu söyleyen İncirli, piyasaların izlenmesi ve denetlenmesi ile hedefli sosyal desteklerin bütüncül mücadelenin parçaları olacağını belirtti.

Vergi adaletini sağlamanın ve kayıt dışılıkla mücadelenin önemli olduğunu ifade eden İncirli, yerli katma değeri artırmayı ve üretime dayalı ekonomik modelle ilerlemeyi hedeflediklerini söyledi.

Desteklerin sonuç odaklı olacağını belirten İncirli, çalışanların refahtan pay alması gerektiğini de kaydetti.

Kısa vadeli borç baskısını kaldıracaklarını söyleyen İncirli, borç yönetimini mali disiplin içerisinde orta vadeye yayacaklarını belirtti.

“Hedefimiz kalıcı bir kalkınmadır. Önce ekonomiyi büyütecek düzeni kuracağız, sonra piyasaya güveni yeniden tesis edeceğiz ve ardından kalıcı kalkınmayı inşa edeceğiz.” diyen İncirli, “Üreten kazanacak ve adil paylaşım olacak.” ifadelerini kullandı.

-“Sağlık sistemini baştan sona güçlendireceğiz”

Üçüncü sözlerinin sağlık ve eğitimde kamusal dönüşüm olduğunu belirten İncirli, sağlık sistemini baştan sona güçlendirecek bir dönüşüm hedeflediklerini söyledi.

Birinci basamak sağlık hizmetlerini güçlendireceklerini ifade eden İncirli, bunun hastanelerdeki yoğunluk ve kuyrukların azaltılmasına katkı sağlayacağını kaydetti.

Acil servisleri “kanayan yara” olarak nitelendiren İncirli, acil servislerde triyaj sistemi uygulanacağını ve sıranın hastaların aciliyet durumuna göre belirleneceğini söyledi.

İlaç takip sistemi kuracaklarını ve ilaç tedarikinin kesintisiz sürdürülmesini hedeflediklerini belirten İncirli, vatandaşların ilaçlarını kendilerine en yakın eczaneden temin edebilmelerinin önünü açacaklarını kaydetti.

Koruyucu sağlık hizmetlerine özel önem vereceklerini ifade eden İncirli, hastalıkların erken dönemde tespit edilmesini ve kronik hastaların düzenli takip edilmesini hedeflediklerini söyledi.

“Dijital sağlık sistemi kurulacak.” diyen İncirli, dijitalleşmenin yalnızca bilgilerin bilgisayara aktarılması değil, hizmetleri hızlandıran ve denetimi sağlayan bir sistem olması gerektiğini ifade etti.

Sağlıkta tam gün çalışma modelinin de önemli olduğunu dile getiren İncirli, poliklinik, laboratuvar, radyoloji ve ameliyat hizmetlerinin mesai saatinin tamamına dengeli şekilde yayılması için çalışma yapacaklarını kaydetti.

İncirli, Genel Sağlık Sigortası’nı da kademeli olarak hayata geçirmek için takvim hazırladıklarını söyledi.

-“Tam gün eğitim planlı ve kademeli şekilde beş yıla yayılacak”

Eğitimde büyük sorunlar yaşandığını söyleyen İncirli, ailelerin sosyoekonomik durumu veya yaşadıkları bölge ne olursa olsun her çocuğun eğitimde eşit fırsata sahip olmasının temel hedefleri olduğunu belirtti.

Tam gün eğitimi önlerine hedef olarak koyduklarını ifade eden İncirli, geçişi planlı ve kademeli şekilde beş yıla yayacaklarını söyledi.

Okulların fiziki durumunun, bütçenin, eksik öğretmen ve personelin, çocukların beslenmesi, güvenli alanları ve ulaşımının birlikte ele alınacağını kaydeden İncirli, eğitimin içinde bulunduğu durumun geleceğe güvenle ve umutla bakılmasının önünde engel olduğunu söyledi.

Eğitim ve istihdamı birbirine bağlayacaklarını dile getiren İncirli, mesleki eğitim ile iş yaşamı arasındaki bağı güçlendireceklerini ve bu alanda iş dünyasının ihtiyaçlarını da dikkate alacaklarını kaydetti.

Yükseköğretimde “çok yara aldıklarını” söyleyen İncirli, kaybedilen itibarı yeniden kazanmayı hedeflediklerini, denetimi güçlendireceklerini ve niceliği değil niteliği esas alan bir yükseköğretim anlayışı benimseyeceklerini belirtti.

“Sahte diploma konusunu artık tarihin içine gömmek zorundayız.” diyen İncirli, ülkenin bu şekilde anılmasının önüne geçeceklerini, konuyla ilgili soruşturmaların süreceğini ve “yapanın yanına kâr kalmayacağını” söyledi.

Özel eğitimin bir lütuf değil, temel bir hak olduğuna da dikkat çeken İncirli, özel gereksinimli çocukların kapsayıcı şekilde eğitim sistemi içerisinde yer almasının sağlanacağını belirtti.

Atatürk Öğretmen Akademisi’nin tarihsel önemini, kimliğini ve kültürünü koruyacaklarını ifade eden İncirli, öğretmenlerin yetiştirilmesi ve hizmet içi eğitimlerine önem vereceklerini kaydetti.

İncirli, “Eğitimi siyasetten arındıracağımız bir döneme başlıyoruz. Eğitimi laik, bilimsel, demokratik, kapsayıcı ve fırsat eşitliğini esas alan temel kamusal hak olarak görüyoruz.” dedi.

-“Kamu hizmetlerinde sadeleşmeye gideceğiz”

Dördüncü sözlerinin daha az bürokrasi, daha hızlı ve güçlü kamu hizmeti olduğunu belirten İncirli, mevcut kamu düzeninin yurttaşı yorduğunu söyledi.

Devletin hantallığını azaltmak için kamu hizmetlerinde sadeleşmeye gideceklerini kaydeden İncirli, mükerrer başvuru ve belgeleri ortadan kaldıracaklarını belirtti.

Başvuru, izin, ruhsat, ödeme ve belge süreçlerini baştan sona gözden geçireceklerini söyleyen İncirli, gereksiz belge, onay ve işlem adımlarının kaldırılacağını ifade etti.

İşlemlerin sadeleştirilmesinin ardından kurumları bütünleşik dijital sisteme kavuşturacaklarını belirten İncirli, kurumların birbiriyle yeterince iletişim ve koordinasyon içinde olmamasının hizmet kapasitesini zayıflattığını söyledi.

İncirli, kurumlar arası koordinasyonu güçlendireceklerini ve kamu görevlileri üzerindeki siyasi baskıyı ortadan kaldıracak reformları gerçekleştireceklerini söyledi.

Kamu görevlilerinin uzmanlıkları ve niteliklerine göre, siyasi baskıdan uzak biçimde hizmet vereceğini belirten İncirli, işlem süreleri, hizmet kalitesi ve yurttaş memnuniyetinin ölçüleceğini kaydetti.

-“Nüfus sayımı için 15-18 aylık takvim”

Beşinci sözlerinin nüfus, muhaceret ve güvenlik olduğunu ifade eden İncirli, gerçek nüfus bilinmeden sağlıklı planlama yapılamayacağını söyledi.

Kapsamlı nüfus sayımını hazırlık süreciyle birlikte 15-18 aylık takvim içerisinde tamamlamayı hedeflediklerini belirten İncirli, sayım sonucunda nüfusun yanı sıra yaş, cinsiyet, yaşanılan bölge, ekonomik faaliyet, eğitim düzeyi ve ikamet statülerini içeren geniş bir envanter oluşturulacağını kaydetti.

Nüfus verilerinin bir defalık sayımla sınırlı kalmaması, sürekli takip edilebilmesi gerektiğini ifade eden İncirli, bütün yatırımları ve planları gerçek nüfus verilerine göre hayata geçireceklerini söyledi.

Muhaceret konusunda ülkeye girişte elektronik ön bildirim ve güvenlik filtresi kuracaklarını belirten İncirli, turizm, çalışma, öğrenim ve ikamet statülerini yakından takip edeceklerini kaydetti.

Statü değişikliklerinin erken uyarı sistemiyle tespit edileceğini söyleyen İncirli, yabancı iş gücü ihtiyacının da iş dünyasıyla birlikte değerlendirileceğini ifade etti.

Bakanlar Kurulu’nun istisnai yurttaşlık yetkisini sınırlandıracaklarını da dile getiren İncirli, yurttaşlığa başvuru, kabul ve istisnai karar istatistiklerini düzenli yayımlayacaklarını söyledi.

-“Güvenlikte kurumlar arasında koordinasyon mekanizması”

Güvenlik konusunun son beş yılda hafife alındığını söyleyen İncirli, toplumsal güvenlikte merkezi hükümet, Polis Genel Müdürlüğü, yerel yönetimler ve ilgili kamu kurumları arasında sürekli çalışan koordinasyon mekanizması kuracaklarını belirtti.

Kurumların ortak veri ve risk analizleriyle çalışacağını söyleyen İncirli, riskleri önceden gören ve tedbir alan bir anlayışla hareket edeceklerini kaydetti.

Kadına ve kırılgan gruplara yönelik şiddeti de güvenlik başlığı altında değerlendireceklerini belirten İncirli, Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Şubeleri ile Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Dairesi’nin etkin şekilde çalıştırılacağını ifade etti.

Ceza İnfaz Yasası’nı çağdaş biçimde ele alacaklarını da kaydeden İncirli, “Mahkemenin verdiği kararların siyasi makamlar tarafından anlamsızlaştırılmasına izin vermeyeceğiz.” dedi.

Güvenlik politikalarının evrensel insan hakları çerçevesinde yürütüleceğini ifade eden İncirli, insanların doğdukları yer, cinsiyet, köken veya inançlarına göre ayrılmayacağını söyledi.

İncirli, “Sorunu çıkaran kişiler değildir. Güvenlikte sorun, önleyemeyen, tedbir almayan sistemdir.” dedi.

-“Kuracağımız hükümet hesap verecek, hiçbir genç geleceğini bir bavula sığdırmayacak”

“Kuracağımız hükümet yapılan her işin hesabını verecek.” diyen İncirli, yönetimde yapılacak her işte hangi kurumun sorumlu olduğunun, ne zaman başlanacağının, hangi kaynakla yürütüleceğinin ve sonuçların nasıl ölçüleceğinin belli olacağını kaydetti.

Yönetime başladıklarında üç aşamalı şekilde sorumluluk alacaklarını ifade eden İncirli, ilk olarak kötü gidişatı durduracaklarını, ardından kurumları, kamu hizmetlerini ve ekonomiyi güçlendireceklerini, sonrasında ise kalıcı reformlar ve yatırımlarla geleceği kuracaklarını belirtti.

İncirli, “CTP seçimlerin tümüne hazırdır. Yurdumuzu iyi yönetmeye ve gençlerin bu ülkede gelecek kurabileceği düzeni oluşturmaya hazırız. Hiçbir genç geleceğini bir bavula sığdırmak zorunda kalmayacak.” dedi.

21 Eylül 2026

Güney Kıbrıs ile Fransa arasında Uzay Bilimi İş Birliği Deklarasyonu imzalandı

Güney Kıbrıs ve Fransa arasında uzay bilimi alanında iş birliği sağlanması konusunda deklarasyon imzalandığı belirtildi.

Alithia gazetesi, Rum Araştırma, İnovasyon ve Dijital Politika Müsteşarı Nikodimos Damianu’nun konuyla ilgili açıklamalarına yer verdi.

Habere göre, Paris’te düzenlenen Uluslararası Uzay Zirvesi çerçevesindeki temaslarından söz eden Damianu, Güney Kıbrıs ile Fransa arasında kısa bir süre önce imzalanan uzay bilimi alanında iş birliğini öngören ortak deklarasyon hakkında da açıklamalarda bulundu.

İmzalanan ortak deklarasyona ilişkin memnuniyetini dile getiren Damianu, iklim değişikliğini anlama, doğal afetler karşısında müdahalede bulunma, bağlantıları ve sanayi olanaklarını güçlendirme, kritik altyapıların korunması, inovasyonun desteklenmesi ayrıca savunma olanakları, teknoloji egemenliği ve stratejik özerkliğinin giderek daha fazla uzaya bağlı hale geldiğini belirtti.

Damianu açıklamasında ayrıca, Güney Kıbrıs’ın son yıllarda, uzay olanaklarını kullanan bir ülke olmaktan çıkıp Avrupa uzay ekosisteminde yükselen bir rol konumuna evrildiğini ifade etti.

Damianu açıklamasında ayrıca Fransa ile sağlanan iş birliğinin, dünya gözlemi, uzay bilimi ve uydu iletişimi alanlarını ön gördüğünü de belirtti.

21 Eylül 2026

Arapköy’de gölete 500 metreden yakın mesafede avlanan iki kişiye ceza

Polis Basın Subaylığı’ndan verilen bilgiye göre, 20 Eylül 2026 tarihinde İkinci İnce Av Mevsimi nedeniyle ülke genelinde rutin avcı kontrolleri gerçekleştirildi.

Kontroller kapsamında S.A. (E-73) ve A.Ö. (E-73)’nün Arapköy’de gölet çevresinde 500 metreden daha yakın mesafede kanunsuz olarak avlandıkları tespit edildi.

Bahse konu şahıslara idari para cezası kesilirken, olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

21 Eylül 2026

Hasipoğlu: 5 yılda asgari ücreti 5 katına çıkardık

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Oğuzhan Hasipoğlu, Başbakan Ünal Üstel’in hayat pahalılığına ilişkin açıklamalarını eleştiren Ana Muhalefet CTP’ye tepki gösterdi.

Hasipoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Başbakan Ünal Üstel’in gerçekleştirilen projeler ve icraatlarla ilgili açıklamasında yer alan, “Gelirler artsa da evlerin içinde yaşanan sıkıntıları görüyoruz. Hayat pahalılığıyla mücadeleyi halkımızla birlikte yaşıyoruz” ifadelerini hatırlattı.

Bu açıklamanın Ana Muhalefet tarafından eleştirildiğini belirten Hasipoğlu, CTP’nin geçmişte “hayat pahalılığına” dayanan ödemeleri dondurduğu ve maaşları taksitler halinde ödediği dönemleri unuttuğunu savundu.

Hasipoğlu, hükümet olarak asgari ücretli çalışanları hayat pahalılığı karşısında ezdirmediklerini belirterek, bu yıl içerisinde asgari ücretlilere 12 bin TL’lik ek katkı sağladıklarını ve asgari ücret artışının hayat pahalılığının üzerinde gerçekleşmesini sağladıklarını ifade etti.

Son beş yılda asgari ücreti beş katına çıkardıklarını belirten Hasipoğlu, asgari ücreti döviz bazında Avrupa ortalamasının üzerine taşıdıklarını ve kişi başına düşen milli geliri tarihin en yüksek seviyelerine yükselttiklerini kaydetti.

“ASGARİ ÜCRETİ ARTIRMAMIZ İLE VATANDAŞIN HAYAT PAHALILIĞINDAN ETKİLENMESİ ARASINDA ÇELİŞKİ YOK”

Ana Muhalefet CTP’nin önemli bir noktayı göz ardı ettiğini belirten Hasipoğlu, asgari ücretin beş kat artırılmış olması ile vatandaşların hayat pahalılığından etkilendiğinin kabul edilmesi arasında çelişki bulunmadığını savundu.

Hasipoğlu, “Tam tersine, asgari ücrette yaptığımız artışların temel amacı çalışanımızın gelirini ve alım gücünü değişen ekonomik koşullar karşısında korumaktır” ifadelerini kullandı.

Çalışma hayatına yalnızca ücret artışı üzerinden bakmadıklarını belirten Hasipoğlu, ücretler artırılırken işletmelerin ayakta kalmasının, istihdamın korunmasının ve yeni istihdam yaratılmasının da aynı derecede önemli olduğunu vurguladı.

Bu doğrultuda çalışma hayatına yönelik destekleri artırdıklarını belirten Hasipoğlu, yaklaşık 80 bin çalışana dokunan desteklerin aylık hacmini yaklaşık 400 milyon TL seviyesine çıkardıklarını açıkladı.

“DESTEKLERDEN ÇOK SAYIDA SEKTÖR YARARLANIYOR”

Hasipoğlu, söz konusu desteklerden yararlanan sektörleri şöyle sıraladı:

  • Tarım
  • Hayvancılık
  • Üretim ve imalat sanayi
  • Oto sanayi
  • İnşaat
  • Ulaşım ve nakliyat
  • Hizmet sektörü
  • Restoran, lokanta ve kafeler
  • Genel ticaret
  • Oteller
  • Berber, kuaför ve güzellik merkezleri
  • Eczaneler
  • Muhasebe hizmetleri
  • Kreş ve etüt merkezleri
  • Tıbbi tahlil laboratuvarları
  • Üretim faaliyeti yürüten kooperatifler
  • Dernekler
  • Meslek birlikleri
  • Odalar

Hasipoğlu, bu sektörlere yönelik prim desteklerinin sürdürüldüğünü belirterek, “Her ay bakanlığımızdan çıkan 400 milyon Türk liralık bu hacimdeki aylık katkıyı, bırakın verebilmeyi, CTP hayalini bile kuramamıştır” ifadelerini kullandı.

“ÇALIŞMA HAYATINDA BİR İLK: MAAŞ KATKISI”

Çalışma hayatında ilk kez sigortalı olacak KKTC vatandaşı gençlere yönelik yeni destekler de uygulamaya koyduklarını belirten Hasipoğlu, yüzde 100 prim desteğinin yanı sıra aylık 35 bin TL ücret desteği sağladıklarını açıkladı.

Kadın çalışanlar için sosyal sigorta primlerinin yüzde 80’ine, erkek çalışanlar için ise yüzde 60’ına kadar destek sağladıklarını ifade eden Hasipoğlu, engelli bireylerin istihdamında 48 aya kadar yüzde 100 prim desteği ve asgari ücretin yüzde 50’si oranında ücret desteği verdiklerini kaydetti.

Hasipoğlu ayrıca üretim, imalat, tarım-hayvancılık ve turizm gibi istihdam açısından stratejik sektörlere yönelik ilave destek mekanizmaları oluşturduklarını belirtti.

“ÇALIŞMA HAYATININ HER İKİ TARAFINI DA DESTEKLEDİK”

Uygulanan politikaların bir taraftan çalışanların ücretini korurken diğer taraftan ücret artışlarının işverene getirdiği maliyetin bir bölümünün devlet tarafından üstlenilmesini sağladığını belirten Hasipoğlu, bu sayede ücret artışlarının işten çıkarmalara, kayıt dışılığa veya işletmelerin küçülmesine dönüşmemesinin hedeflendiğini ifade etti.

Hasipoğlu, “Dolayısıyla vatandaşımızın bugün hayat pahalılığından etkilendiğini görmek, bugüne kadar uyguladığımız politikaların başarısızlığını kabul etmek değildir. Aksine, ekonomik koşullar değiştikçe devletin de yeni tedbirler üretmesi gerektiğinin ifadesidir” dedi.

“Biz ‘asgari ücreti artırdık, görevimiz bitti’ demedik” diyen Hasipoğlu, “Ücreti artırdık, istihdamı destekledik ve çalışma hayatının sürdürülebilirliğini korumak için yüz milyonlarca liralık kaynağı doğrudan çalışma hayatına aktardık” ifadelerini kullandı.

Hasipoğlu, son belirlenen asgari ücrete ilişkin olarak da teşvikler nedeniyle işveren sendikasının itiraz etmediğini belirtti.

“ASGARİ ÜCRETLER YASASI’NI YENİDEN YAPILANDIRACAĞIZ”

Hasipoğlu, önümüzdeki dönemde Asgari Ücretler Yasası’nda değişiklik yaparak mevcut yapıyı yeniden düzenleyeceklerini açıkladı.

Aile bütçesine ve vatandaşların günlük yaşamına doğrudan dokunacak yeni desteklerin de hayata geçirileceğini belirten Hasipoğlu, hayat pahalılığıyla mücadeleyi sürdüreceklerini ifade etti.

Hasipoğlu, paylaşımını şu sözlerle tamamladı:

“Çünkü mesele yalnızca ücretin ne kadar arttığı değil; vatandaşımızın gelirini, işini ve çalışma hayatının sürdürülebilirliğini birlikte koruyabilmektir.”