06 Ekim 2026Kıbrıs Cep Haber
SON DAKİKA:
24 Eylül 2026

Lefkoşa’da iki aracın çarpıştığı kazada bir sürücü yaralandı

Polis Basın Subaylığından verilen bilgiye göre, 23 Eylül 2026 tarihinde saat 16.30 sıralarında Lefkoşa’da Dr. Fazıl Küçük Bulvarı üzerinde trafik kazası meydana geldi.

Müslüm Karabacak (E-21) yönetimindeki MK 782 plakalı saloon araç, doğu istikametine doğru dikkatsiz şekilde seyrettiği sırada, önünde aynı istikamete doğru seyreden Mehmet Bakırkol (E-46) yönetimindeki YZ 487 plakalı saloon aracın arka kısmına çarptı.

Çarpmanın ardından orta refüj üzerine çıkarak duran araçta bulunan sürücü Müslüm Karabacak yaralandı.

Karabacak, kaldırıldığı Lefkoşa Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’nde yapılan müdahalenin ardından KBB servisinde müşahede altına alındı.

Polis, kazayla ilgili soruşturmanın devam ettiğini bildirdi.

24 Eylül 2026

Taçoy: Doğalgaz boru hattı projesi KKTC için stratejik bir adım

Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy, doğalgaz boru hattı projesinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin enerji ihtiyacının karşılanması ve bugün yaşanan sorunların ortadan kalkması için atılmış en büyük adım olduğunu belirterek, projenin ilerliyor olmasını önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.

Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın bu yöndeki açıklamaları vesilesiyle KKTC Enerji ve Ekonomi Bakanı olarak kendisinin de söz konusu projeye ilişkin düşüncelerini paylaşmak istediğini ifade eden Taçoy, “Doğu Akdeniz’de varlığını artık çok iyi bildiğimiz hidrokarbon yatakları üzerinde Kıbrıs Türk Halkı’nın da hak sahibi olduğu gerçeğinden hareketle, bu konuda atmamız gereken çok önemli adımlar olduğunu düşünmekteyim. Doğalgazın çıkarılması kadar taşınması ve gerekli yerlere ulaştırılması da önemlidir” dedi.

Hasan Taçoy, “İşte tam bu noktada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti arasında doğalgaz akışını sağlayacak olan boru hattının tesis edilmesinin ne kadar stratejik bir adım olduğunu görmekteyiz” ifadelerine yer verdiği açıklamasında, projenin sadece ülkenin elektrik sorununu kökten çözecek bir adım değil, aynı zamanda bölgeden çıkarılacak doğalgazın taşınmasında yer alacak en akılcı yol olacağını ifade etti.

Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın da bu noktaya işaret ederek projenin inşasına yabancı şirketlerin gösterdiği ilginin altını çizdiğini anımsatan Taçoy, “Bu da projenin sadece bizleri heyecanlandırmadığını, benzer şekilde uluslararası camianın da benzer heyecanları duyup projeyi benimsemiş olduklarını göstermektedir” dedi.

“Anavatanımız sayesinde büyük projelere alıştık, büyük hedeflere yöneldik” diyen Taçoy, doğalgaz boru hattının sadece Kıbrıs Türk Halkı’nın değil, bölgenin de kaderini olumlu yönde değiştirecek bir adım olduğunu vurguladı.

Taçoy, “Ben bu vesileyle projenin her aşamasına katkı verip onay verenlere şahsım ve ülkem adına en derin şükranlarımı sunarım” dedi.

24 Eylül 2026

Üstel: 6 bölgede sosyal konut projeleri için başvurular başladı

Başbakan Ünal Üstel, sosyal konut projelerinde yeni bir aşamaya geçildiğini belirterek, Güzelyurt, Lefke, İskele, Mehmetçik, Akdoğan ve Yeniboğaziçi’ndeki projeler için başvuruların başladığını açıkladı.

Üstel, “İskele Merkez, Mehmetçik ve Akdoğan ve Gazimağusa’da Yeniboğaziçi’nde vatandaşlarımızın uygun koşullarda konuta erişimini sağlayacak projelerimiz için başvuru sürecini başlattık” dedi.

Üstel’in tam açıklaması şöyle:

“Halkımıza verdiğimiz sözleri birer birer yerine getiriyor, sosyal konut hamlemizi ülke geneline yayıyoruz.

Dar ve orta gelirli vatandaşlarımızı uygun koşullarda konut sahibi yapmak, özellikle gençlerimizin kendi bölgelerinde yaşamlarını sürdürmelerini ve geleceklerini vatanımızda kurmalarını sağlamak amacıyla yeni bir aşamaya geçtik.

Güzelyurt Merkez II. Etap, Lefke Merkez, İskele Merkez, Mehmetçik ve Akdoğan ve Yeniboğaziçi sosyal konut projelerimiz için başvuruları başlattık.

Güzelyurt II. Etap Sosyal Konut Projemiz Güneşköy, İsmet Paşa, Lala Mustafa Paşa, Mevlevi, Piyale Paşa, Yayla, Yuvacık ve Zümrütköy mahallelerini kapsıyor.

Lefke’deki projemiz ise Bademliköy, Bağlıköy, Cengizköy, Çamlıköy, Denizli, Doğancı, Gaziveren, Gemikonağı, Lefke, Süleymaniye, Taşpınar ve Yedidalga mahallelerini kapsayacak.

İskele Merkez, Mehmetçik ve Akdoğan ve Gazimağusa’da Yeniboğaziçi’nde vatandaşlarımızın uygun koşullarda konuta erişimini sağlayacak projelerimiz için başvuru sürecini başlattık.

Bu projelerle birlikte ülke genelinde 3 binin üzerinde sosyal konut hedefimize ulaşıyoruz.

Yeni dönemde bu hamleyi çok daha ileri taşıyacağız. Önümüzdeki beş yılda hayata geçireceğimiz projelerle 15 bin sosyal konut hedefi koyuyoruz.

Sosyal konut, gençlerimizin kendi bölgelerinde kalması, ailelerimizin güvenli bir geleceğe kavuşması ve bölgelerimizin sosyal ve ekonomik açıdan güçlenmesi demektir.

Bizim siyasetimiz söz değil, eser ve hizmet siyasetidir.

Söz verdik, yapıyoruz. Projeleri başlattık, büyütüyoruz.

Vatandaşımızı ev sahibi yapmak, gençlerimizin geleceğine sahip çıkmak ve sosyal devlet anlayışımızı güçlendirmek için çalışmaya devam edeceğiz.

Projelerimizin ülkemize, bölgelerimize ve halkımıza hayırlı olmasını diliyorum.”

24 Eylül 2026

Türkiye MSB: Kıbrıs’taki askeri gelişmeler yakından izleniyor

Türkiye Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin yakından takip edildiğini, gerekli tedbirlerin alındığını belirtti. 

Denizkurdu-I Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü dolayısıyla Aksaz açıklarında bulunan TCG Anadolu’da düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısının ardından Bakanlık tarafından basın mensuplarının sorularına ilişkin açıklama yapıldı.

Doğu Akdeniz’deki son gelişmelere ilişkin soru üzerine “Bölgemizde kriz ve gerginliklerin arttığı mevcut dönemde, Kıbrıs Adası’ndaki askeri gelişmeler tarafımızca yakından takip edilmektedir. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) devam eden silahlanma faaliyetleri ile üçüncü ülkelerle geliştirdiği askeri işbirliklerinin, Ada’daki hassas dengeleri ve güven ortamını olumsuz etkileyebilecek nitelikte olduğunu, bu tür adımların taraflar arasındaki güvenin tesisine ve Ada’daki barış ve istikrara katkı sağlamadığını bir kez daha vurguluyoruz.” açıklaması yapıldı.

“Son olarak gündeme gelen GKRY’deki hava savunma sisteminin de Kıbrıs Türk halkı ve KKTC açısından doğrudan bir tehdit oluşturmadığı yönündeki iddialar, Kıbrıs Türk halkının güvenliği ile meşru hak ve menfaatlerinin göz ardı edilmesine gerekçe teşkil edemez.” ifadesinin yer aldığı açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Bakanlığımız da bölgedeki her türlü gelişmeyi yakından takip etmekte, gerekli tedbirleri almaktadır. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz de Akdeniz’in uluslararası sularında ve hava sahasında icra ettiği faaliyetlerle eğitimlere aralıksız devam etmektedir. Ülkemiz, garantör ülke olarak, geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da Kıbrıs Türk halkının güvenliği, huzuru ve refahının korunmasına yönelik gerekli tedbirleri KKTC makamlarıyla işbirliği içerisinde almaya devam edecektir.”

 Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırması

Yunanistan’ın gayri askeri statüdeki adaları silahlandırmasına yönelik soru üzerine, “Doğu Ege Adaları’nın gayri askeri statüsü, 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmaları ile açık şekilde düzenlenmiştir. Bu statünün aksine gerçekleştirilen silahlanma faaliyetleri ile bunu meşrulaştırmaya yönelik açıklamalar, mevcut hukuki durumu değiştirmemektedir. Beklentimiz, Yunanistan’ın bölgede barış ve istikrara zarar verebilecek bu tür faaliyetlerden kaçınması ve antlaşmalardan kaynaklanan yükümlülüklerine riayet etmesidir. Türkiye, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iyi komşuluk ve diyalogdan yana yapıcı yaklaşımını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan hak ve menfaatlerini korumaya ve ülkemizin güvenliğine yönelik gerekli tedbirleri kararlılıkla almaya devam edecektir.” ifadeleri kullanıldı.

  “(Denizaltı elektrik kablosu) İzinsiz faaliyetlere müsaade edilmeyecek”

Yunanistan, GKRY ve İsrail’i birbirine bağlaması planlanan denizaltı elektrik kablosuna ilişkin soru üzerine ise şu açıklama yapıldı:

“Doğu Akdeniz’deki deniz yetki alanlarımız ile kıta sahanlığımızdan kaynaklanan hak ve menfaatlerimizin korunması konusundaki kararlılığımız devam etmektedir. Libya ile akdettiğimiz Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası ve 18 Mart 2020’de Birleşmiş Milletlere bildirdiğimiz kıta sahanlığı sınırlarımız bu konudaki hukuki çerçevemizi ortaya koymaktadır. Uluslararası hukuk uyarınca kıta sahanlığımızda gerçekleştirilecek kablo veya boru döşeme ile bilimsel araştırma gibi faaliyetlerin ülkemizle önceden koordine edilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, ülkemizin hak ve menfaatlerini göz ardı eden izinsiz faaliyetlere müsaade edilmemekte, bölgedeki gelişmeler yakından takip edilerek gerekli tedbirler alınmaktadır. Türkiye, Doğu Akdeniz’de kıyı devleti olmaktan kaynaklanan hak ve yetkilerini kullanmaya, deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerini kararlılıkla korumaya devam edecektir.”

24 Eylül 2026

DEMİR YUMRUK METİN TURUNÇ, WCB KEMERİ İÇİN KASIMDA RİNGE ÇIKIYOR

KKTC’li milli boksör “Demir Yumruk” Metin Turunç, eylül ayında yapılması planlanan WCB kemer maçının kasım ayına ertelendiğini açıkladı. Turunç’un rakibi ve maçın kesin tarihi yapılacak kura çekiminin ardından belli olacak.

KKTC’yi uluslararası arenada temsil eden milli boksör Metin Turunç, hazırlıklarını WCB kemeri hedefiyle sürdürüyor. Eylül ayında yapılması planlanan karşılaşmanın kasım ayına ertelendiğini belirten Turunç, ertelemenin kendisine daha güçlü hazırlanma fırsatı verdiğini söyledi.

Rakibinin yabancı uyruklu olacağını ve ismin kura çekimi sonrasında açıklanacağını belirten Turunç, maç tarihinin de kasım ayı içerisinde kesinleşeceğini ifade etti.

Turunç, hedefinin önemli bir uluslararası kemeri KKTC’ye getirmek olduğunu belirterek, “Daha çok çalışacağım, daha iyi hazırlanacağım. KKTC bayrağını dünyanın farklı noktalarında dalgalandırmaya devam edeceğim” mesajını verdi.

Rakip ve kesin maç tarihinin açıklanmasının ardından karşılaşmaya ilişkin yeni detayların kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.

24 Eylül 2026

CTP Gönyeli İlkokulu’nu ziyaret etti

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Sıla Usar İncirli ile CTP Gönyeli-Alayköy Belediye Başkanı adayı Damla Soyalp Gönyeli İlkokulu’nu ziyaret etti.
CTP Basın Bürosu’ndan verilen bilgiye göre, milletvekilleri Sami Özuslu, Devrim Barçın ile Ürün Solyalı’nın da yer aldığı CTP heyeti  öğretmenlerle bir araya geldi.
Sıla Usar İncirli, rasyonel yatırım ; sendika, uzman, okul temsilcisi ve yerel yönetimlerin dahil olduğu teknik/izleme kurullarıyla kamusal eğitimin birlikte yönetildiği bir mekanizma inşa edeceklerini söyledi.
İncirli, “Bu nedenle de Damla Soyalp ile Gönyeli Belediyesi’ni geri almayı çok önemsiyoruz” dedi.
CTP’nin tam gün eğitime geçiş için 5 yıllık bir süreç hedeflediğini kaydeden İncirli, şunları da söyledi:
“Bu sürecin ilk yılı öğrencilerin beslenmesinden, serbest oyun alanlarına, okulların tüm altyapılarının yine kademeli olarak tamamlanması, ortaya çıkacak öğretmen, rehberlik ve özel eğitim uzmanı ihtiyaçlarının planlı bir şekilde giderilmesi, okullarda uygulanacak faaliyet ve müfredatların hazırlanmasını kapsayacak. Ardından okul öncesinden başlanarak, kademeli ve pilot uygulamalı geçişle 5 yıllık sürecin sonunda sistem, tam gün eğitime ulaşmış olacak.”
Soyalp: Nitelikli, eğitim ortamlarına ihtiyacımız var
CTP Gönyeli-Alayköy Belediye Başkan adayı Damla Soyalp ise bölgedeki hızlı nüfus artışının eğitim altyapısına yönelik ihtiyacı da büyüttüğünü, Gönyeli-Alayköy’de yeni okul yapımının artık elzem hale geldiğini söyledi.
CTP yönetimindeki bir Gönyeli-Alayköy Belediyesi’nin yeni okul yapımı konusunda elini taşın altına koyacağını kaydeden Soyalp, şunları da ifade etti:
“Gönyeli-Alayköy’ün nüfusu artıyor, kentimiz büyüyor. Kent büyürken çocuklarımızın eğitim göreceği alanları da aynı hızla planlamak zorundayız. 800 öğrencinin aynı okulda eğitim görmesi, artık üzerinde düşünülmesi gereken çok ciddi bir meseledir. Çocuklarımızın daha nitelikli, öğretmenlerimizin daha sağlıklı koşullarda çalışabileceği eğitim ortamlarına ihtiyacımız var.”
Eğitime yatırımlarının merkezi hükümet, belediye ve ilgili tüm paydaşların iş birliğiyle ele alınması gerektiğini belirten Soyalp, “Çocuklarımızın geleceğine yapılan yatırım da kent yönetiminin sorumluluğudur.” dedi.
“Merkezi hükümetin eğitim alanındaki politikaları ve yatırımları doğrultusunda üzerimize düşen altyapı çalışmalarını yapmaya, gereken desteği vermeye hazır olacağız” diyen Soyalp, “Çünkü daha iyi bir kent, ancak çocuklarımızın daha iyi eğitim aldığı bir kent olabilir” ifadelerini kullandı.
24 Eylül 2026

Üstel’den Hristodulidis’e yanıt: “Kıbrıs Türk halkını kendi devletinden dışlayanlar bellidir”

Başbakan Ünal Üstel, Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler kürsüsünden Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik kullandığı ifadelere tepki gösterdi.

Üstel şu açıklamayı yaptı:

“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Lideri Nikos Hristodulidis’in, BM kürsüsünü kullanarak Anavatan Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik sarf ettiği ifadeleri şiddetle kınıyorum.

Kıbrıs’ta ikiyüzlülük aranıyorsa, adresi bellidir:

Güney Kıbrıs Rum liderliği ve onu koşulsuz biçimde alkışlayanlardır.

Kıbrıs’ta işgal varsa, o da Rumların 1960 Cumhuriyeti’ni gasp ederek Kıbrıs Türk halkını kendi ortak devletinden dışlamasıdır.

Kıbrıs’ta hukuksuzluk varsa, o da Kıbrıs Türk halkına yıllardır uygulanan insanlık dışı ambargolar ve izolasyonlardır.

Kıbrıs’ta zulüm varsa, o da 1963-1974 yılları arasında Kıbrıs Türk halkına reva görülen katliamlar, saldırılar ve sürgünlerdir.

Kıbrıs’ta bugün huzur ve güvenlik varsa, bu da “işgalci” diyerek iftira attıkları Türk askerinin adadaki varlığı ve sağladığı güvenlik sayesindedir.

Hristodulidis ve çevresi artık şunu çok net bilmelidir;

Kimlerden destek alırlarsa alsınlar, Kıbrıs’ın gerçeklerini değiştiremeyeceklerdir.

Kıbrıs Türk halkı; Anavatan Türkiye’nin ve Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü desteğiyle kendi yolunda, kendi iradesiyle ve kararlılıkla yürümeye devam edecektir.

Kıbrıs Türk halkı vardır, egemendir ve geleceğine başkalarının karar vermesine asla izin vermeyecektir.”

24 Eylül 2026

Guterres’ten üçlü görüşme hazırlığı: Gözler New York’ta

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, New York’taki BM Kurul çalışmaları kapsamında, Kıbrıs’taki liderlerle yapacağı ayrı ayrı görüşmeler çerçevesinde üçlü bir görüşme olasılığını incelediği belirtildi.

Alithia gazetesi, “Cumartesi, Çok Şey Değerlendirilecek- Beşli Konferans İçin Önkoşul Olarak Kendisinin Koyduğu Konular Askıda Olmasına Karşın Guterres’in New York’ta Üçlü Görüşme Niyeti” başlıklı haberinde, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in, Kıbrıs’taki liderlerle ayrı ayrı görüşeceğini, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile bugün, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile cumartesi bir araya geleceğini anımsattı.

Gazete elde ettiği bilgilere atıfta bulunarak, Guterres’in, beşli konferansın toplanabilmesi için önkoşul olarak ortaya koyduğu ilerlemeyi tespit etmemesine karşın, hafta sonu içerisinde New York’ta üçlü bir görüşme olanağını araştırdığını yazdı.

Habere göre Guterres ayrıca iki liderin, onun huzurunda, 5+1 formatındaki bir sonraki adımın açıklanmasına olanak sağlayacak ortak zemini bulup bulmayacaklarını belirlemeye de çalışacağını yazan gazete, Guterres’in geçen hafta kamuoyu önünde, New York’taki BM Genel Kurul çalışmaları kapsamında, üçlü veya beşli konferansın toplanmasını ihtimal dışı bırakmadığını da anımsattı.

Habere göre, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres bugün Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile bir araya gelecek.

Genel Sekreterin, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile görüşmesinin ise cumartesi günü gerçekleştirileceğini anımsatan gazete, Erhürman’ın bugün BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin ile bir araya geleceğini belirtti.

Habere göre, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ilk önce Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in düşüncelerini, akabinde ise Kıbrıs Türk tarafının yanıtını dinleyecek.

Gazete, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile gerçekleştirdiği görüşmeye yer verdi.

-Holguin’in New York temasları

Fileleftheros gazetesi, BM Genel Sekreterinin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in New York’ta gerçekleştirdiği temaslara yer verdi.

Holguin’in temaslar maratonuna başladığını yazan gazete, Holguin’in Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis ile bir araya geldiğini ayrıca Rum müzakereci Menelaos Menelau ile de görüşeceğini yazdı.

Hristodulidis’in, Holguin ile gerçekleştirdiği ve bir saat süren görüşmesinde gelişmeleri ele aldığını yazan gazete, Hristodulidis’in ayrıca bir hafta önce Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile gerçekleştirdiği son görüşmeyle ilgili, Kıbrıs sorunundaki çabanın nasıl ilerleyebileceği yönündeki görüşlerini ortaya koyduğunu belirtti.

Rum hükümetinin, Hristodulidis ile Holguin arasındaki görüşmeyi “çok iyi” olarak nitelendirdiğini belirten gazete, tüm tarafların Holguin’in bir sonraki temaslarının ne sonuç getireceğini görmeyi beklediğini de yazdı.

Gazete, Holguin ve Hristodulidis’in görüşme sonrasındaki açıklamalarının “kısa ve özlü” olduğunu yazdı.

Habere göre Rum Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Hristodulidis ile Holguin arasındaki görüşme “iyi ve yapıcı” olarak nitelendirildi.

Hristodulidis ile Holguin arasındaki görüşmede, Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, Hükümet Sözcüsü Konstantinos Letimbiotis, müzakereci Menelaos Menelau da yer aldı.

Gazete, Rum tarafının ayrıca, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ile TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki görüşmeye ilişkin BM Genel Sekreterliği tarafından yapılan kısa açıklamada görüşülen konular arasında ilk olarak Kıbrıs sorununun yer almasını, tesadüf olarak addetmediğini de belirtti.  

24 Eylül 2026

Hristodulidis BM’de konuştu: “Çözüm zemini iki bölgeli, iki toplumlu federasyon”

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in BM Genel Kurulu’nun 81’inci oturumunda dün akşam yaptığı konuşma Rum basınında geniş yer buldu.

Hristodulidis BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında, Rum siyasi partileri de yazılı açıklamalarla Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu kürsüsünden yaptığı KKTC’nin tanınması çağrısına tepki gösterdi.

Fileleftheros ve diğer gazetelere göre Hristodulidis Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kurulu kürsüsünden yaptığı KKTC’nin tanınması çağrısına karşılık “Kıbrıs sorununun çözüm çerçevesinin BM Güvenlik Kurulu tarafından belirlenen iki bölgeli iki toplumlu siyasi eşitliğe sahip federasyon olduğunu, kapsamlı bir çözümün de bu zeminde bulunması gerektiğini” söyledi. Hristodulidis “iki devlet çözümünün kabulünün söz konusu olmadığını” öne sürdü.

Hristodulidis “ortak zeminin, BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararları, uluslararası hukuk ve Avrupa Birliği’nin hukuk ilke ve değerleri olduğu” görüşünü ortaya koyarak, “Gereken a)bütün tarafların siyasi iradesi, b) özlü müzakerelere geri dönüş için samimi irade, c) ciddi katılım, d) daha önce üretilen çalışmanın üzerine inşa edilmesidir.  Nihai hedef de ülkemizi ve halkımızı yeniden birleştirecek bir çözümdür.” ifadesini kullandı.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, bir “taksim” diye nitelediği iki devlet çözümün kabul edilmeyeceğini” söyleyen Hristodulidis, Kıbrıslı Türklere de “Ortak geleceğimizin refah için yegane fırsat olduğunu anlayın.” çağrısı yaptı.

Hristodulidis Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında atıf yaptığı, uluslararası hukuk, bütün devletlerin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı ve diğer konularda “Kıbrıs’ta aksini yaptığı” ve “BM Anayasası’na atıf yapmak istiyorsa önce kendisinin uygulaması gerektiği” iddialarında bulundu.

Gazete Hristodulidis’in konuşmasında, “BM Genel Sekreteri’nin, yeni bir müzakere sürecini başlatacak 5+1 formatındaki yeni bir gayriresmi genişletilmiş görüşme düzenleme çabasının sonuç vermemesinden Türkiye’yi sorumlu tuttuğu” şeklinde yorumladı.

Habere göre Hristodulidis konuşmasının devamında Güney Kıbrıs’ın “kendi anayasasını koruyan ve bu yasaya uygun hareket edebilen bir BM’ye, her bir devletin hakları ve sorumluluklarının olduğu çok taraflı bir sisteme inandığını söyledi. Küçük devletlerin, ortak geleceğin şekillendirilmesinde aktif katılımcılar olarak özel bir rol oynadıkları görüşünü dile getirdi.

Nikos Hristodulidis konuşmasının önemli bölümünde Güney Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz bölgesinde, özellikle Filistinliler konusunda oynadığı role yer verdi. Gazze’deki yıkıcı insani duruma, bütçesindeki insani yardım olanağının yüzde 25’ini Filistin’e sağlaması dışında denizden insani yardım koridorunu uygulamaya koyduğunu hatırlattı.

Hristodulidis Güney Kıbrıs’ın, bu yılın ilk yarısında Avrupa birliği Konseyi dönem başkanlığında “farklı çıkarların üzerine köprü kurma kabiliyeti sergilediğini” söyledi.

Aynı gazete DİSİ, AKEL ve ELAM’ın Erdoğan’ın KKTC’nin tanınması çağrısını “kınadığını” yazdı ve partilerin ilgili tepki açıklamalarına yer verdi.

Habere göre DİSİ ve Rum Meclis Başkanı Annita Dimitriu KKTC’nin tanınması çağrısını “tahrikkar” diye nitelediği yazılı açıklamasında “Erdoğan’ın sahte devletin tanınması yönündeki açıklamasını kınıyoruz.” dedi.  Dimitriu Rum yönetiminin “doğru yönde” alacağı inisiyatiflere destek vereceklerini açıkladı.

AKEL Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM Genel Kurulu kürsüsünden KKTC’nin tanınması çağrısı yaparak Güney Kıbrıs aleyhine “kabul edilemez taleplerini yeniden tekrarladığını” öne sürdü.

Erdoğan’ın BM Genel Kurulu kürsüsünden “elini kolunu sallayarak KKTC’nin tanınması çağrısı yaptığını” öne süren ELAM ise “Türkiye uzlaşmaz tutumunu ortaya koyarken Kıbrıs’taki siyasi güçler ve çevreler iki bölgeli iki toplumu federasyonda ısrar ediyor, yeni tavizler öneriyor.” görüşünü ortaya koydu.

24 Eylül 2026

Küçük’ten Hristodulidis’e çağrı: “Kıbrıs Türk halkını yok sayan anlayışı terk edin”

Ulusal Birlik Partisi (UBP) Girne Milletvekili Hasan Küçük, Rum Lider Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünden Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik açıklamalarını eleştirdi.

Hristodulidis’in “Siyasetçiler söylemleriyle değil, eylemleriyle değerlendirilir” sözünün Kıbrıs meselesinin gerçekleriyle çeliştiğini savunan Küçük, Rum lidere, “Önce kendi eylemlerinizle yüzleşin. Kıbrıs Türk halkını yok sayan anlayışı terk edin, haklarımıza saygı gösterin” diyerek seslendi.

Hristodulidis’i gerçeklerle yüzleşerek karşılıklı kabul edilebilir bir zeminin oluşmasına katkı koymaya da çağıran Küçük, “Madem ölçünüz sözler değil eylemlerdir; o halde eylem sırası sizde” dedi.

Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a BM kürsüsünden mesaj verilmesinin çözüm iradesi olmadığını vurgulayan Küçük, asıl duyurulması gerekenin Kıbrıs Türk halkının sesi olduğunu belirtti.

Küçük, “Bu topraklarda varız; eşitiz ve egemeniz. Haklarımızı yok sayan hiçbir gelecek tasarımı bizi bağlamaz. Eşitliğimizden, egemenliğimizden ve geleceğimizden geri adım atmayacağız” dedi.

Türkiye’nin Kıbrıs Türk halkının haklarına ilişkin tutumunun açık olduğunu söyleyen Küçük, kendi siyasi duruşlarının da egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü temelinde şekillendiğini kaydetti.

Bu unsurların görmezden gelindiği hiçbir denklemin kalıcı ve sürdürülebilir olamayacağını vurgulayan Küçük, Kıbrıs Türk halkının bu adanın eşit sahibi olduğunu söyleyerek, “Kıbrıs Türk halkı bu adanın seyircisi veya azınlığı değildir; birilerinin kendisine hak bahşetmesini bekleyen bir toplum hiç değildir.” dedi.